Diyanet İşleri
(24-25) (Allah, şöyle der:) "Atın cehenneme, (hakka karşı) inatçı, hayrı hep engelleyen, haddi aşan şüpheci her kafiri!"
Kâf suresi
Kâf suresi, 25. ayet. مَّنَّاعٍ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ مُّرِيبٍ
mennâ`il lilḫayri mü`tedim mürîbün.
(24-25) (Allah, şöyle der:) "Atın cehenneme, (hakka karşı) inatçı, hayrı hep engelleyen, haddi aşan şüpheci her kafiri!"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sûr, hesap ve cehennem Kâf 20–30 3
(Ona) "Andolsun ki sen bundan gaflette idin. Şimdi gaflet perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir" (denir.)
Beraberindeki (melek) şöyle der: "İşte bu yanımdaki hazır."
(24-25) (Allah, şöyle der:) "Atın cehenneme, (hakka karşı) inatçı, hayrı hep engelleyen, haddi aşan şüpheci her kafiri!"
"Allah ile beraber, başka bir ilah edinen o kimseyi atın şiddetli azabın içine!"
Arkadaşı (olan şeytan) der ki: "Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içinde idi."
Allah, şöyle der: "Benim huzurumda çekişmeyin. Çünkü ben bu (konudaki) uyarıyı size önceden yaptım."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
25. “Hayrı alabildiğine engelleyen” yani imkanı dahilindeki hayrı engelleyen ki bu hayrın en ileri derecesi Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine imandır. O, malının da bedeninin de başkalarına sağlayacağı faydayı önler. Allah’ın kullarına karşı da O’nun hudutlarını karşı da “haddi aşan” biridir, çok günahkardır. Allah’ın vaadinde ve tehdidinde şüphe eden “şüpheci” bir kimsedir. Böylelikle o, imanı ve ihsanı bulunmayan, buna karşılık küfür, haksızlık, şüphe, tereddüt ve cimrilik vasfına sahip olan biridir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah Teâlâ'nın farz kıldığı hakkı çokça engelleyen, Allah'ın koyduğu sınırları çiğneyen ve Yüce Allah'ın vaat ve tehdit olarak haber verdiği şeylerde şüphe eden kimseyi cehenneme atın.
Aynı kök: منع (17 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: Hayır
(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba;…
Aynı kök: منع (17 geçiş) · Ortak kavram: Hayır
Allah, "Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise…
Aynı kök: منع (17 geçiş) · Ortak kavram: Hayır
Ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır.
Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: Hayır
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: ريب (36 geçiş)
Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.
Aynı kök: ريب (36 geçiş)
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…
Aynı kök: ريب (36 geçiş)
Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…
Aynı kök: عدو (106 geçiş)
Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(24, 25, 26) (Görevlilerine şöyle denecektir:) "Siz ikiniz! Çok inatçı ısrarcı her kâfiri, iyiliğe bütün gücüyle engel olanı, Allah ile birlikte başka ilah edinen şüpheci saldırganı cehenneme atın; onu şiddetli azaba atın!"
her hayra engel olanları, her haddini bilmez saldırganı, her kuşku ve fesat yayanı,
"Bu (her) hayra engel olanları, günahkar saldırganları (ve insanlar arasında) güvensizlik ve şüphe yayanları,
"O her hayrı (Hakkani olanı) engelleyen, şüpheciyi. "
Hayra engel olan, saldırgan şüpheciyi,
hayra bütün gücüyle engel olanı, azgın şüpheciyi,
"İyiliğe engel olanı, saldırganı, kuşkucuyu!"
-Arkadaşı şöyle der: "İşte yanımdaki hazır." Siz iki melek! "Tüm nankörleri, inatçıları cehenneme atın! Her türlü hayra bütün gücüyle engel olanı, saldırgan şüphecileri de atın. Allah ile beraber başka tanrı kabul edenleri, haydi, böylelerini şiddetli azaba atın."
İyiliği engelleyen, azgın, kuşkucuyu...
İyiliği engelleyen, azgın, kuşkucuyu...
Hayra engel, haşarı, şüpheci kafiri!
hayra engel, haşarı işkilci kafiri
Hayra engel olan, haddi aşan, güvensizlik içinde olan.
Hayra engel olan, haddi aşan, güvensizlik içinde olan.
İyiliğe engel olan, haddi aşan, şüpheye tutulan.
Hayra engel olan, saldırgan şüpheciyi.
(24-25) (Ey iki melek, hakka karşı) alabildiğine inadeden, hayra bütün hızıyle engel olan, zaalim, şübheci her nankörü atın cehenneme!
Hayra bütün hızıyla engel olan azgın şüpheciyi.
(21-29) Her nefis beraberinde bir sürücü ile / sevk görevlisi ile ve bir de şahitle gelmiştir. (Kişiyi iletmekle görevli toplam iki görevli) Kesin olan şu ki sen bundan boş vermiş haldeydin / gafil idin. Şimdi sendeki perdeyi kaldırdık / açtık. Basiretin / görmen daha keskin. (Hz. Ali der ki insan bir tür uykudadır ölünce uyanır) Güdümüne girdiği yakın arkadaşı d er ki yanımda ki hazır. Her ikisini de inatçı her kafiri atın cehenneme denilir. Hayra engel olanı / hayrı önleyeni, haddi aşmış şüphe içinde olan ı, Öyle ki Allah ’tan başka ilahlar yaptı , Onu azabın şiddetlisine atın denilir. Yakın arkadaşı d er ki ; Rabbimiz, onu ben azdırmadım ve lakin o uzun uzadıya bir sapıklıkta idi / derin bir sapıklıkta idi. Der ki yanımda kavga etmeyin / hasımlaşmayın vadettiğim şeyleri size evvelden sunmuştum. Yanımda verilen söz, sözdür değiştirilmez / mübadele yoktur. Ben de kullarıma zaten zulmetmem.
Hayra bütün gücüyle engel olanı, azgın şüpheciyi.
"Hayra engel olan, saldırgan, şüpheciyi."
İyiliğe engel olup duran, saldırgan ve şüpheci olanları…
Atın o iyiliğe engel olup duranı; saldırgan(aşırılık yapan) ve şüphe içinde olanı.
Hayra engel olan saldırgan, şüpheciyi...
Hayra engel olan saldırgan, şüpheciyi...
Durmadan hayrı engelleyeni, azgını, işkilciyi...
Who was an opponent of a good deed and a hinderer of benevolence, symbolic of transgressive infirmity and disposed to suspicion,
everyone who hindered good, was aggressive, caused others to doubt,
"Who forbade what was good, transgressed all bounds, cast doubts and suspicions;
who hinders good, dipnot 1 exceeds the limits, dipnot 2 is immersed in doubts, dipnot 3
impeder of good, doubt-causing aggressor,
"Hinderer of good, transgressor, doubter,
[every] hinderer of all good, transgressor, and skeptic,
`Forbidder of good, transgressor, entertainer of doubts,
every hinderer of the good, transgressor, disquieter,
"Who was full of doubt, forbidding charity and passed the bounds of morality in everything he did. "
who forbids good, a transgressor, a doubter!
Denier of good, transgressor, doubter.
and every one who forbad good, and every transgressor, and doubter of the faith,
"Forbidder of good, exceeder of limits, doubter,
All) persistent preventers of charity, transgressors, (and the ones) causing suspicion,
Hinderer of good, transgressor, doubter,
"Every obstructor of good, transgressor, and the sceptic,
[every] withholder of good [and] sinful aggressor [and] fomentor of distrust [between man and man – everyone]
withholder of good, transgressor, and doubter,
Denier of good, transgressor, doubter.
Forbidder of charity, aggressor, full of doubt.
Preventer of good, aggressor, and doubter,
“Hinderer of good, transgressor, doubter,
"Every withholder of charity - given to extremes - fomenter of distrust between people. "
"Who prevented what was good, exceeded all bounds, created doubts and suspicions;
who used to prevent (others) from good (behavior), who transgressed all bounds, who cast doubts (in true faith),
"Denier of good, transgressor, doubter."