Kâf suresi

Kâf suresi, 27. ayet

Kâf suresi, 27. ayet. قَالَ قَرِينُهُۥ رَبَّنَا مَآ أَطْغَيْتُهُۥ وَلَٰكِن كَانَ فِى ضَلَٰلٍۭ بَعِيدٍ

ḳâle ḳarînühû rabbenâ mâ aṭgaytühû velâkin kâne fî ḍalâlim be`îd.

Diyanet İşleri

Arkadaşı (olan şeytan) der ki: "Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içinde idi."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kâf 24–30 · surenin 27. ayeti / 45
  1. Kâf 24–25

    (24-25) (Allah, şöyle der:) "Atın cehenneme, (hakka karşı) inatçı, hayrı hep engelleyen, haddi aşan şüpheci her kafiri!"

  2. Kâf 26

    "Allah ile beraber, başka bir ilah edinen o kimseyi atın şiddetli azabın içine!"

  3. 27

    Arkadaşı (olan şeytan) der ki: "Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içinde idi."

  4. Kâf 28

    Allah, şöyle der: "Benim huzurumda çekişmeyin. Çünkü ben bu (konudaki) uyarıyı size önceden yaptım."

  5. Kâf 29

    "Benim katımda söz değiştirilmez ve ben kullara zulmedici değilim."

  6. Kâf 30

    O gün Cehenneme, "Doldun mu?" deriz. O da, "daha var mı?" der.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

27. “Yanındaki” şeytan, ondan uzaklaştığını ilan ederek ve işlediği günahı kendisine yükleyerek “diyecek ki: Rabbimiz, onu ben azdırmadım.” Yani benim onun üzerinde herhangi bir nüfuzum, otoritem, ona karşı herhangi bir delil ve belgem yoktu. “Fakat o, uzak bir sapıklık içinde idi.” Kendi tercihi ile sapan ve haktan uzaklaşan odur. Nitekim Yüce Allah, bir başka âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır: “İş olup bitince şeytan da der ki: Doğrusu Allah’ın size verdiği söz gerçekti. Ben de size vaatte bulunmuştum. Ama size verdiğim sözde durmadım...” (İbrahim, 14/22)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şeytanlardan olan arkadaşı ondan beri olduğunu söyleyerek der ki: "Rabbimiz! Onu ben saptırmadım. Fakat o, haktan çok uzak bir sapıklık içinde idi."

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  2. قَرِينُهُۥ karinuhu arkadaşı kök: قرن
  3. رَبَّنَا rabbena Rabbimiz kök: ربب
  4. مَآ ma
  5. أَطْغَيْتُهُۥ etgaytuhu ben onu azdırmadım kök: طغي
  6. وَلَـٰكِن velakin zaten
  7. كَانَ kane idi kök: كون
  8. فِى fi içinde
  9. ضَلَـٰلٍۭ delalin bir sapıklık kök: ضلل
  10. بَعِيدٍۢ beiydin derin kök: بعد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur'an'a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tağut'u tanımamaları kendilerine…

  • Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    De ki: "Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah'ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar…

  • Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.

  • Aynı kök: قرن (36 geçiş)

    Bunlar, mallarını insanlara gösteriş için harcayan, Allah'a ve ahiret gününe de inanmayan kimselerdir. Şeytan kimin arkadaşı olursa, o ne kötü…

  • Aynı kök: قرن (36 geçiş)

    Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur…

  • Aynı kök: قرن (36 geçiş)

    Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helak ettik.…

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yakınındaki (şeytan): "Rabbimiz! Onu ben azdırmadım. Fakat kendisi derin bir sapkınlık içindeydi." diyecektir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: İbrâhîm 14:22; Meryem 19:85.

Mustafa İslamoğlu

Güdümüne girdiği (şeytani öteki kişilik): "Rabbimiz!" der, "Onu azdırıp saptıran ben değildim; kaldı ki o zaten derin bir sapıklığın içindeydi."

Muhammed Esed

İnsanın öteki kişiliği: "Ya Rabbi!" diyecek, "Onun aklını, bilincini kötülüğe bulaştıran ben değilim; (hayır,) ama o (kendi yüzünden) sapıklığa düştü!"

Ahmed Hulusi

Onun karini ("insan" olarak hitap bilince olup; karini, beden olarak da anlaşılabilir veya cinn dostu) dedi ki: "Rabbimiz, onu ben tuğyan ettirmedim (azdırmadım), ne var ki o (inanç olarak) uzak bir sapkınlık içinde idi. "

Ali Bulaç

Onun yakın dostu (saptırıcı) dedi ki: "Rabbimiz, ben onu kışkırtıp azdırmadım. Ancak kendisi (haktan) uzak bir sapıklık içindeydi."

Ali Özek ve heyeti

Müşrikin arkadaşı (şeytan) der ki: Rabbimiz! Ben onu azdırmadım. Fakat kendisi derin bir sapıklık içindeydi.

Ali Rıza Safa

Onun yanındaki, şöyle der: "Efendimiz! Onu, ben azdırmadım; zaten derin bir sapkınlık içindeydi!"

Bayraktar Bayraklı

Arkadaşı diyecek ki: "Rabbimiz, onu ben azdırmadım. Onun kendisi, dönüşü olmayan bir sapıklık içindeydi."

Edip Yüksel

Arkadaşı, "Efendim, ben onu azdırmadım; fakat o kendisi derin bir sapıklık içindeydi" der.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Arkadaşı, 'Rabbim, ben onu azdırmadım; fakat o kendisi derin bir sapıklık içindeydi,' der.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Arkadaşı: "Ey Rabbimiz onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içindeydi!" der.

Elmalılı Hamdi Yazır

Arkadaşı der: Ya rabbena onu ben azdırmadım velakin kendisi uzak bir dalal içinde idi.

Erhan Aktaş

Onun yakını: "Rabb'imiz! Onu ben azdırmadım, fakat o derin bir sapkınlık içindeydi." der.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onun yakını: "Rabb'imiz! Onu ben azdırmadım, fakat o derin bir sapkınlık içindeydi." der.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onun yakını: "Rabb'imiz! Onu ben azdırmadım, fakat o derin bir sapkınlık içindeydi." der.

Gültekin Onan

Onun yakın dostu (saptırıcı) dedi ki: "Rabbimiz, ben onu kışkırtıp azdırmadım. Ancak kendisi (haktan) uzak bir sapıklık içindeydi."

Hasan Basri Çantay

Arkadaşı (olan şeytan) "Ey Rabbimiz, onu ben azdırmadım. Fakat o, (zaten hakdan) uzak bir sapıklık içinde idi" dedi (ler),

İbni Kesir

Onun yakın dostu dedi ki: Rabbımız; onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklıktaydı.

Mehmet Alagaş

(21-29) Her nefis beraberinde bir sürücü ile / sevk görevlisi ile ve bir de şahitle gelmiştir. (Kişiyi iletmekle görevli toplam iki görevli) Kesin olan şu ki sen bundan boş vermiş haldeydin / gafil idin. Şimdi sendeki perdeyi kaldırdık / açtık. Basiretin / görmen daha keskin. (Hz. Ali der ki insan bir tür uykudadır ölünce uyanır) Güdümüne girdiği yakın arkadaşı d er ki yanımda ki hazır. Her ikisini de inatçı her kafiri atın cehenneme denilir. Hayra engel olanı / hayrı önleyeni, haddi aşmış şüphe içinde olan ı, Öyle ki Allah ’tan başka ilahlar yaptı , Onu azabın şiddetlisine atın denilir. Yakın arkadaşı d er ki ; Rabbimiz, onu ben azdırmadım ve lakin o uzun uzadıya bir sapıklıkta idi / derin bir sapıklıkta idi. Der ki yanımda kavga etmeyin / hasımlaşmayın vadettiğim şeyleri size evvelden sunmuştum. Yanımda verilen söz, sözdür değiştirilmez / mübadele yoktur. Ben de kullarıma zaten zulmetmem.

Rowwad Tercüme Merkezi

Arkadaşı (olan Şeytan) der ki: “Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içinde idi.”

Süleyman Ateş

Yanındaki arkadaşı dedi ki: "Rabbimiz, ben onu azdırmadım, zaten o kendisi derin bir sapıklık içinde idi."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Beraberinde olan (suç ortağı) der ki: "Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, ama o derin bir sapıklıktaydı".

Şaban Britch

Yanındaki (Şeytan) der ki: Rabbimiz, ben onu azdırmadım. Ama o, uzak bir sapıklık içindeydi.

Şaban Piriş

Yanındaki der ki: -Rabbimiz, ben onu azdırmadım. Ama o, uzak bir sapıklık içindeydi.

Yaşar Nuri Öztürk

Yoldaşı dedi ki: "Rabbimiz, onu ben azdırmadım. Onun kendisi, dönüşü olmayan bir sapıklık içindeydi."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

His satanic friend or companion will say: "My Creator, I never incited him to evil; he was already and thus early an opinionated man who had erred and strayed from your ways like lost sheep".

Abdul Haleem

and his [evil] companion will say, ‘Lord, I did not make him transgress; he had already gone far astray himself.’

Abdullah Yusuf Ali

His Companion will say: "Our Lord! I did not make him transgress, but he was (himself) far astray."

Abul A'la Maududi

His companion said:" I did not incite him to rebel; he was far gone into error of his own accord." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here by companion is meant the satan who was attached to the disobedient person in the world. And this also becomes evident from the style that both the person and his satan are disputing between themselves in the court of Allah. He says: My Lord, this wretched one pursued me in the world and did not leave me until he succeeded in misleading me, therefore he alone should be punished. And the satan replies: Lord, I had no power over him. Had he not himself willed to become rebellious, I could not have seduced him forcibly. This wretched person himself fled from goodness and was fascinated by evil. That is why he did not like anything that the Prophets presented and went on yielding to every temptation and inducement presented by me.

Aisha Bewley

His inseparable comrade will say, ‘Our Lord, I did not make him overstep the limits. He was, in any case, far astray.’

Al-Hilali & Khan

His companion (Satan - devil)] will say: "Our Lord! I did not push him to transgression, (in disbelief, oppression, and evil deeds) but he was himself in error far astray."

Ali Quli Qarai

His companion will say, ‘Our Lord! I did not make him a rebel, but he [himself] was in extreme error. ’

Amatul Rahman Omar

(The disbeliever will blame) his (evil) associate (who) will say, `O our Lord! it was not I that seduced him to transgress but he himself was deeply sunk in error. '

Arthur John Arberry

And his comrade shall say, 'Our Lord, I made him not insolent, but he was in far error. '

Bijan Moeinian

His companion (Satan) will say: "Our Lord, I did not misled him, he himself (in his freedom of choose) chose to rebel. "

E. Henry Palmer

His mate shall say, 'Our Lord! I seduced him not, but he was in a remote error. '

Edip-Layth

His constant companion said, "Our Lord, I did not corrupt him, but he was already far astray."

George Sale

His companion shall say, O Lord, I did not seduce him; but he was in a wide error.

Hamid S. Aziz

His companion will say, "Our Lord! I did not lead him into transgression but he himself was in great error. "

Mahmoud Ghali

His comrade will say, "Our Lord, in no way did I cause him to be inordinate; but he was in far error. "

Marmaduke Pickthall

His comrade saith: Our Lord! I did not cause him to rebel, but he was (himself) far gone in error.

Mohamed Ahmed - Samira

His companion will say: "O Lord, I did not lead him to wickedness, but he was himself far astray. "

Muhammad Asad

Man’s other self’ will say: "O our Sustainer! It was not I that led his conscious mind into evil [nay, ] but it had gone far astray [of its own accord]!

Mustafa Khattab

One’s ˹devilish˺ associate will say, "Our Lord! I did not make them transgress. Rather, they were far astray ˹on their own˺."

Progressive Muslims

His constant companion said: "Our Lord, I did not corrupt him, but he was already far astray. "

Rashad Khalifa

His companion said, "Our Lord, I did not mislead him; he was far astray."

Sahih International

His [devil] companion will say, "Our Lord, I did not make him transgress, but he [himself] was in extreme error. "

Sam Gerrans

His companion will say: “Our Lord: I did not cause him to transgress, but he was in extreme error.”

Shabbir Ahmed

Man's comrade (desire) will say, "Our Lord! I did not mislead him. He himself was far astray."

Syed Vickar Ahamed

His companion, (the Satan in the Hell) will say: "Our Lord! I did not make him transgress, but he was (himself) far away (from good). "

Taqi Usmani

His (evil) companion (i.e. the Satan) will say, "O our Lord, I did not cause him to rebel, but he was himself (involved) in straying far from the track."

The Monotheist Group

His associate said: "Our Lord, I did not corrupt him, but he was already far astray."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kâf suresi, 27. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kâf suresi, 27. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kâf suresi, 27. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩