Diyanet İşleri
Şüphesiz bunda, aklı olan yahut hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.
Kâf suresi
Kâf suresi, 37. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَذِكْرَىٰ لِمَن كَانَ لَهُۥ قَلْبٌ أَوْ أَلْقَى ٱلسَّمْعَ وَهُوَ شَهِيدٌ
inne fî ẕâlike leẕikrâ limen kâne lehû ḳalbün ev elḳa-ssem`a vehüve şehîd.
Şüphesiz bunda, aklı olan yahut hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Cennet ve altı günde yaratılış Kâf 31–38 3
"Oraya esenlikle girin. İşte bu, ebedilik günüdür."
Orada kendileri için diledikleri her şey vardır. Katımızda daha fazlası da vardır.
Biz onlardan önce, kendilerinden daha zorlu nice nesilleri helak ettik de ülke ülke dolaşıp kaçacak delik aradılar. Kaçacak bir yer mi var?
Şüphesiz bunda, aklı olan yahut hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.
Andolsun, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde (altı evrede) yarattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı.
O halde onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbini hamd ederek tespih et.
Gecenin bir kısmında ve secdelerin ardından da O'nu tespih et.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
37. “Şüphesiz bunda kalbi olan” yani sağlam, diri, arınmış ve kavrayış sahibi bir kalbi olan. İşte böyle bir kimse, Allah’ın âyetlerinden birisini duysa hemen öğüt alır, ondan yararlanır ve onunla yükselir. Aynı şekilde Allah’ın âyetlerine kulak veren, bunları doğru yolu bulmak üzere dinleyen ve kalbi “hazır bulunup kulak veren kimse için bir öğüt vardır.” Böylesi için öğüt, ibret, şifa ve hidâyet söz konusudur. Allah’ın âyetlerine kulak vermeyip yüz çeviren kimseye gelince bu âyetler, böyle birisine hiçbir fayda vermez. Çünkü böyle bir kimse, kabul etmez. Yüce Allah’ın hikmeti de bu niteliğe sahip olan kimselere hidâyet vermemeyi gerektirir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz önceki ümmetlerin helakının zikredilmesinde, kendisi ile akıl ettiği bir kalbi olan yahut gafil olmayan ve hazır olan bir kalp ile işiten kimseler için bir hatırlatma ve bir öğüt vardır.
Ortak kavram: Şahitlik · Ortak kavram: Kalp
Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne…
Ortak kavram: Şahitlik · Ortak kavram: Kalp
İnsanlardan öylesi de vardır ki, dünya hayatına ilişkin sözleri senin hoşuna gider. Bir de kalbindekine (Sözünün özüne uyduğuna) Allah'ı şahit tutar.…
Ortak kavram: Şahitlik · Ortak kavram: Kalp
Eğer yolculukta olur da bir yazıcı bulamazsanız, o zaman alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz kendisine güvenilen kimse…
Ortak kavram: Kalp
Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.
Ortak kavram: Kalp
Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…
Ortak kavram: Kalp
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki bunda (akıl eden) bir kalbi olan, yani dipnot 1 görerek ona kulak verenler için gerçeği hatırlatan (dersler) vardır.
Elbet bunda, (akleden) bir kalbe sahip olanlar için ibretlik bir uyarı vardır; veya pür dikkat bir şahit olarak kulak verenler için...
Bunda şüphesiz kalpleri açık olanlar, (yani) uyanık bir zihinle kulak verenler için bir uyarı vardır;
Şüphesiz ki bu hatırlatıcı, şuur sahibi yahut uyanık olarak dinleyen kimse içindir!
Hiç şüphesiz, bunda, kalbi olan ya da bir şahid olarak kulak veren kimse için elbette bir öğüt (zikir) vardır.
Şüphesiz ki bunda aklı olan veya hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.
Aslında, işte bunda, yürekleri açık olanlar veya tanık olarak kulak verenler için kesinlikle bir öğüt vardır.
Şüphesiz ki bunda, aklı olan veya hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.
Bunda, zeka sahibi olan yahut tanık olarak kulak veren herkes için bir mesaj vardır.
Bunda, zeka sahibi olan yahut tanık olarak kulak veren herkes için bir mesaj vardır.
Şüphesiz ki, bu söylenende kalbi olan ve şuurla kulak tutan kimse için uyandıracak bir ihtar vardır.
Şübhesiz ki bu söylenende kalbi olan yahud şuhud halinde kulak tutan kimse için uyandıracak bir ıhtar vardır
Kuşkusuz bunda kalbi olan ve can kulağıyla dinleyen ve tanık olan kimseler için kesinlikle alınacak öğüt vardır.
Kuşkusuz bunda kalbi olan ve can kulağıyla dinleyen ve tanık olan kimseler için kesinlikle alınacak öğüt vardır.
Kuşkusuz bunda kalbi dipnot 1 olan ve can kulağıyla dinleyen ve tanık olan kimseler için kesinlikle alınacak öğüt vardır.
Hiç şüphesiz, bunda, kalbi olan ya da bir şahid olarak kulak veren kimse için elbette bir öğüt (zikir) vardır.
Şübhesiz ki bunda aklı olan, yahud, kendisi huzuur (-ı kalb) içinde olarak, kulak veren kimseler için elbette bir öğüd (ve haatıra) vardır.
Muhakkak ki bunda; kalbi olan veya hazır bulunup da kulak veren kimseler için elbette bir öğüt vardır.
(36-45) Onlardan önce memleketlerden nicelerini helak ettik. Onlar tutuş / güç olarak onlardan daha şiddetli idiler. Beldelerde kaçılacak yer arardılar şimdi sığınacak yerleri var mı? Kesinlikle bunda kalbi olan biri için , şahit olduğuna kulak veren kişi için hatırlatma / zikir vardır. Kesin olan şu ki, semaları ve arzı ve her ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize yorgunluk dokunmadı / temas etmedi. Ne diyorlarsa sen sabret, Rabbini hamd ederek, güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce (ikindi) ve de geceleyin, onu üstün tut, (suphanallah de) ardından da secdeler et. Yakın bir mekândan çağrıcının / dellalin çağırdığı gün sen de dinle. O gün gerçek bir ses / sayha işitilirler ve işte o gün çıkarılış günüdür. Muhakkak ki biz diriltir ve öldürürüz, geri dönüş te bizedir. O gün yarılan yerden süratle çıkarlar, bu bize göre kolay bir toplayış / bir araya getiriştir. Ne dediklerini çok iyi biliyoruz, sen onlara zorla kabul ettirici / Cabbar değilsin. Vadimden korkanlara Okunanla / Kuranla hatırlat / zikret.
Şüphesiz bunda, kalbi olana veya kulak verene ve şahit olana bir ibret vardır.
Muhakkak ki bunda, kalbi olan, yahut şahid olarak (zihnini toplayarak dikkatle) kulak veren kimse için bir öğüt vardır.
Bunda, (Allah'a yönelmiş) bir kalbe sahip olan dipnot 1 veya şahit olarak (anlayıp kavrayarak gerçeklere) kulak veren kişi için doğru bilgiler vardır dipnot 2 .
Bunda, kalp dipnot 1 sahibi olan veya gidip (oraları bizzat) görerek anlatılanları dinleyen birinin aklından çıkmayacak bilgiler vardır.
Şüphesiz bunda, kalbi olana veya kulak verene ve şahit olana bir ibret vardır.
Şüphesiz bunda, kalbi olana veya kulak verene ve şahit olana bir ibret vardır.
Hiç kuşkusuz, bunda, kalbi olan yahut tam bir tanık olarak kulak veren için mutlak bir öğüt vardır.
Indeed, there is what is commendable in this narrative and worthy of acceptance and regard for him whose heart has been touched with the Divine hand and has opened his heart's ears and his mind's eyes and has witnessed the ground for belief tending to prove the conclusion.
There truly is a reminder in this for whoever has a heart, whoever listens attentively.
Verily in this is a Message for any that has a heart and understanding or who gives ear and earnestly witnesses (the truth).
Verily there is a lesson in this for everyone who has a (sound) heart and who listens with an attentive mind. dipnot 1
There is a reminder in that for anyone who has a heart, or who listens well, having seen the evidence.
Verily, therein is indeed a reminder for him who has a heart or gives ear while he is heedful.
There is indeed an admonition in that for one who has a heart, or gives ear, being attentive.
All this contains a lesson for every such person as has (an understanding) heart, or gives ear (while) his mind is attentive.
Surely in that there is a reminder to him who has a heart, or will give ear with a present mind.
Indeed there is a lesson in this for the one who is conscious and have an ears which carefully listens.
Verily, in that is a reminder to whomsoever has a heart, or, gives ear, and is a witness thereto.
In this is a reminder for whoever has a heart, or cares to listen while he is heedful.
Verily herein is an admonition unto him who hath a heart to understand, or giveth ear, and is present with an attentive mind.
Most surely there is a reminder in this for him who has a heart or he gives ear and is a witness (or understands intelligently).
Surely in that there is indeed a Reminding to him who has a heart, or is eager (Literally: cast "his" hearing) on hearing, and is a constantly present witness (to the Truth).
Lo! therein verily is a reminder for him who hath a heart, or giveth ear with full intelligence.
Surely there is a reminder in this for whosoever has a heart (to feel), or takes heed.
In this, behold, there is indeed a reminder for everyone whose heart is wide-awake -that is, [everyone who] lends ear with a conscious mind -
Surely in this is a reminder for whoever has a ˹mindful˺ heart and lends an attentive ear.
In that is a reminder for whoever has a heart, or cares to listen while he is heedful.
This should be a lesson for everyone who possesses a mind, or is able to hear and witness.
Indeed in that is a reminder for whoever has a heart or who listens while he is present [in mind].
In that is a reminder for him who has a heart or gives ear with a conscious mind.
Therein, behold, is a reminder for him who has a heart, that is, listens with a presence of mind. ((50:21). 'Aw' = Or = That is = So that = As it is = And so).
Surely in this there is a Reminder and a Message for anyone who has a heart and understanding or who gives ear and truly sees (the truth).
Indeed, there is a lesson in all this for him who has a heart and gives ear (to the truth) attentively.
In that is a reminder for whoever has a heart, or cares to listen while he is heedful.