Diyanet İşleri
Yoksa size ait bir kitabınız var da (bu batıl hükümleri) ondan mı okuyorsunuz?
Kalem suresi
Kalem suresi, 37. ayet. أَمْ لَكُمْ كِتَٰبٌ فِيهِ تَدْرُسُونَ
em leküm kitâbün fîhi tedrusûn.
Yoksa size ait bir kitabınız var da (bu batıl hükümleri) ondan mı okuyorsunuz?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sakınanların cenneti; "nasıl hüküm veriyorsunuz?" Kalem 34–41 3
Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında Naim cennetleri vardır.
Biz müslümanları suçlular gibi kılar mıyız?
Size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz?
Yoksa size ait bir kitabınız var da (bu batıl hükümleri) ondan mı okuyorsunuz?
Onda, "Seçip beğendiğiniz her şey mutlaka sizindir" (diye mi yazılı?)
Yahut bizden, her ne hükmederseniz mutlaka öyle olacağına dair Kıyamete kadar sürecek kesin sözler mi aldınız?
Sor onlara: "Onların hangisi bu (iddianın doğruluğu)na kefildir?"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 34–41. ayetler için yazılmıştır.
34. Yüce Allah, küfür ve masiyetlerden sakınan takvâ sahibi kimselere hazırlamış olduğu çeşitli nimetleri, rahat ve huzur dolu yaşamı haber vermektedir. Onlar, cömertler cömerdi âlemlerin Rabbine yakın bir yerde bu nimetlere mazhar olacaklardır.
35-36. Yüce Allah’ın hikmeti takvâ sahibi, Rablerine itaatle boyun eğen, emirlerine bağlı kalıp O’nun rızasına uyan kimselerin; masiyetlere dalan, âyetlerini inkâr eden, peygamberlerine karşı inatlaşan, O’nun gerçek dostlarına karşı savaşan günahkâr kimselerle bir olmamasını gerektirmektedir. Vereceği mükâfatta takvâ sahibi kimselerle günahkârları eşit kılacağını zanneden kimse, çok kötü bir hüküm vermiş demektir. Onun bu hükmü batıldır, görüşü tutarsızdır.
37-41. Günahkârlar böyle bir iddiada bulunacak olsalar bile onların hiçbir dayanakları yoktur. Ne içinde kendilerinin cennet ehli olduklarını ve dileyip istedikleri her şeyin kendilerine verileceklerini okudukları bir kitapları vardır. Ne de Kıyamet gününe kadar geçerli olacak şekilde neye hükmederlerse kendilerine verileceğine dair Allah katından alınmış bir yemin ve sözleri vardır. İstedikleri şeyi elde edeceklerine dair kendilerine yardımcı olacak ortakları da yoktur onların. Eğer onların ortakları ve yardımcıları var ise ve bu söylediklerinde doğru iseler, haydi onları getirsinler!
Bilindiği gibi bunların hiçbirisi mevcut değildir. Onların buna dair bir Kitapları da yoktur. Kurtuluşlarına dair Allah’tan alınmış bir sözleri de yoktur. Kendilerine yardımcı olacak ortakları da bulunmamaktadır. Böylelikle onların bu iddialarının batıl ve tutarsız olduğu ortaya çıkmaktadır.
Yüce Allah’ın: “Sor onlara, hangileri bu (iddiaya) kefildir?” buyruğu şu demektir: Yani batıl olduğu açıkça ortada bulunan bu iddialara hangileri kefildir? Böyle bir şeye kefil olmak, hiçbir kimse için mümkün değildir. Kimse bunlara dair en ufak bir teminat veremez.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yoksa sizin, içinde itaat edenlerin ve günahkârların eşit olduğunu okuduğunuz bir kitabınız mı var?
Aynı kök: درس (6 geçiş)
Allah'ın, kendisine Kitab'ı, hükmü (hikmeti) ve peygamberliği verdiği hiçbir insanın, "Allah'ı bırakıp bana kullar olun" demesi düşünülemez. Fakat…
Aynı kök: درس (6 geçiş)
Onlar, "Sen iyi ders almışsın" desinler diye ve bir de bilen bir toplum için onu (Kur'an'ı) açıklayalım diye ayetleri değişik biçimlerde işte böylece…
Aynı kök: درس (6 geçiş)
(156-157) "Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik" demeyesiniz,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(37, 38) Yoksa içinde beğendiğiniz her şeyin bulunduğu bir kitabınız var da onda(n) mı okuyorsunuz!
Yoksa bu konuda ders aldığınız size ait bir kitap mı var;
Yoksa dönüp baktığınız (özel) bir kitabınız mı var,
Yoksa sizin bir kitabınız var da ondan mı ders alıyorsunuz?
Yoksa (elinizde) ders okumakta olduğunuz bir kitap mı var?
Yoksa size ait bir kitap var da, (bu bâtıl inanışları) onda mı okuyorsunuz?
Yoksa bir kitabınız var da onu mu okuyorsunuz?
- Yoksa size ait bir kitap var da, beğendiğiniz her şeyin sizin için olacağını onda mı okuyorsunuz?
Yoksa bir kitabınız var da onu mu okuyup duruyorsunuz?
Yoksa bir kitabınız var da onu mu okuyup duruyorsunuz?
Yoksa size ait bir kitap var da onda şu dersi mi okuyorsunuz?
Yoksa size mahsus bir kitab var da onda şu dersi mi okuyorsunuz
Yoksa bir kitabınız var da bu bilgileri oradan mı öğreniyorsunuz?
Yoksa bir kitabınız var da bu bilgileri oradan mı öğreniyorsunuz?
Yoksa bir kitabınız var da bu bilgileri oradan mı öğreniyorsunuz?
Yoksa (elinizde) ders okumakta olduğunuz bir kitap mı var?
Yoksa size mahsus (indirilmiş) bir kitab var da onda mı okuyorsunuz?!
Yoksa size mahsus bir kitab var da ondan mı okuyorsunuz?
(34-45) Sakınanlara Rableri yanında naim cennetleri kesin olarak vardır. Teslim olanları /Müslümanları, suçlular /cürümlüler gibi hiç yapar mıyız? Ne oluyor size, nasıl yargılıyorsunuz / hükmediyorsunuz? Yahut sizin bir kitabınız var da ondan mı ders alıyorsunuz? Onda, siz neyi beğenip seç erseniz / tehayyer ederseniz o, kesinlikle sizindir mi? yazıyor, ya da geçerliliği / beeliğası kıyamete kadar / kalkış gününe kadar süren, yeminlerimiz mi var size? Her neye hükmederseniz / kararınız her neyse mutlak mıdır? Sor onlara onlardan hangisi b öyle bir şeyin sorumlusu olacak / kefili olacak. Ya da ortak birileri mi var ? Eğer dürüstseler ortaklarını da getirsinler. O gün ayaklar bacaklar açılır, secde etmeye davet edilirler ama istidatları yetmez / güçleri yetmez ki secde etsinler. Bakışları düşmüş / gözler yerde , onları zillet sarmıştır. Becerebilirken / sağ salim iken secde etmeye davet ediliyorlardı. Artık bu olayları / hâdiseleri yalanlayanı bana bırak/ sal gelsin bana. Onları bilmedikleri taraftan derece derece / tedrici bir biçimde azaba yaklaştıracağız. Onlara mühlet veririm kesinlikle benim tuzağım sağlamdır / metindir.
Yoksa sizin bir kitabınız var da ondan mı okuyorsunuz?
Yoksa sizin bir Kitabınız var da onda mı (bu hükümleri) okuyorsunuz?
Yoksa bir kitabınız var da ondan mı okuyup öğreniyorsunuz dipnot 1 ?
Sizin başka bir kitabınız var da onu mu okuyorsunuz?
Yoksa sizin bir kitabınız var da oradan mı ders alıyorsunuz?
Yoksa sizin bir kitabınız var da oradan mı ders çıkarıyorsunuz?
Yoksa sizin bir kitabınız var da ondan ders mi görüyorsunuz?
Or do you people have a Book which was revealed to you and you use it as a valid reference and you apply the rules which bear upon it. ,
Do you have a Scripture that tells you
Or have ye a book through which ye learn-
Or do you have a Book dipnot 1 wherein you read
Or do you have a Book which you study,
Or have you a Book wherein you learn,
Do you possess a scripture in which you read
(O Makkans!) have you a Book wherein you read;
Or have you a Book wherein you study?
In which book did you read that …
Or have ye a book in which ye can study,
Or do you have another book which you study?
Have ye a book from heaven, wherein ye read
Or have you a Book wherein you learn,
Or even do you have a Book wherein you study?
Or have ye a scripture wherein ye learn
Or have you a Book in which you read
Or have you, perchance, a [special] divine writ which you study,
Or do you have a scripture, in which you read
Or do you have another book which you study
Do you have another book to uphold?
Or do you have a scripture in which you learn
If you have a Writ wherein you study: —
Or do you have a scripture wherein you learn -
Or do you have a Book through which you learn—
Do you have a book in which you read
Or do you have a book which you study?