Diyanet İşleri
Onlar yarın bilecekler: Kimmiş yalancı, kimmiş şımarık!
Kamer suresi
Kamer suresi, 26. ayet. سَيَعْلَمُونَ غَدًا مَّنِ ٱلْكَذَّابُ ٱلْأَشِرُ
seya`lemûne gadem meni-lkeẕẕâbü-l'eşir.
Onlar yarın bilecekler: Kimmiş yalancı, kimmiş şımarık!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Semûd kavmi Kamer 23–32 3
(23-24) Semud kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız? (Asıl) o takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz."
"Bizim aramızdan vahiy ona mı verildi? Hayır o, yalancının, şımarığın biridir."
Onlar yarın bilecekler: Kimmiş yalancı, kimmiş şımarık!
(Salih'e şöyle demiştik:) "Şüphesiz biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret."
"Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun."
Derken, (kavmin en azgını olan) arkadaşlarını çağırdılar. O da işe koyuldu ve deveyi kesti.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 25–26. ayetler için yazılmıştır.
25 - 26. “Vahiy aramızdan ona mı gönderilmiş?” Nasıl olur da Allah aramızdan vahyi özellikle ona verir ve onun üzerine bu öğütleri indirir. Aramızdan özellikle onun seçilmesini gerektiren meziyeti nedir? Bu, tüm inkarcıların Yüce Allah’a karşı yaptıkları bir itirazlarıdır. Onlar bu itirazı hep yapagelmişlerdir. Sürekli olarak bunu ileri sürerek peygamberlerin çağrısını reddetmişlerdir.
Yüce Allah ise onların bu şüphelerini peygamberlerin ümmetlerine söylediklerini belirttiği şu buyruğu ile cevaplandırmaktadır: “Peygamberleri onlara şöyle demişti: Biz ancak sizin gibi bir insanız. Ancak Allah kulları arasından dilediği kimselere lütfeder.” (İbrahim, 14/15)
Yüce Allah, peygamberlere öyle birtakım nitelik, ahlâk ve mükemmel özellikler bahşetmiştir ki, bununla Rablerinin risâletini alabilecek ve özellikle kendilerine vahyedilmesine sebep teşkil edecek bir konuma gelmişlerdir. Onların insanlardan olmaları, Yüce Allah’ın rahmet ve hikmetinin bir tecellisidir. Şâyet onlar meleklerden olsalardı, insanların onlardan vahyi öğrenmelerine imkân bulunmazdı. Ayrıca eğer onlar melek olsalardı bu sefer onları yalanlayan kimselerin dünya hayatında derhal cezalandırılmaları gerekirdi.
Semûd kavminin peygamberleri Salih aleyhisselam hakkında söyledikleri bu sözlerden maksat, onu yalanlamaktır. Bundan dolayı onlar onun aleyhinde şu zalimce hükmü verdiler: “Hayır; aksine o, çok yalancı ve şımarık biridir.” Yalanı da kötülüğü de çok olandır, dediler.
Allah kahretsin onları! Ne kadar da akılsız, ne kadar da zalimdiler! Doğru sözlü, iyiliklerini samimi olarak isteyen kimselere ne kadar da çirkin sözlerle hitapta bulunarak karşılık verdiler!
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kıyamet günü Salih'in mi yoksa onların mı zorba yalancı olduğunu görecekler.
Aynı kök: اشر (2 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih
"Bizim aramızdan vahiy ona mı verildi? Hayır o, yalancının, şımarığın biridir."
Aynı kök: غدو (16 geçiş)
Hani sen mü'minleri (Uhud'da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla…
Aynı kök: غدو (16 geçiş)
Rab'lerinin rızasını isteyerek sabah akşam O'na dua edenleri yanından kovma. Onların hesabından sana bir şey yok, senin hesabından da onlara bir şey…
Aynı kök: غدو (16 geçiş)
Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma.
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, "Siz, Salih'in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu…
Tamamı: yazma kataloğu
Arkeoloji
Nabatî dönemi yapılarıdır; Semûd ile özdeşliği kanıtlanmamıştır.
Ayet: Hicr 80-84 · Kamer 23-31
Ahmad AlHasanat · Own work · CC BY-SA 4.0
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yarın (yakında) onlar şımarık yalancının kim olduğunu göreceklerdir.
(Allah dedi ki): "Onlar yarın 'yalanda sınır tanımayan mağrur' kimmiş bilecekler:
(Allah:) "Onlar yarın kimin küstah ve yalancı olduğunu görecekler!" dedi,
Yarın kimin küstah bir yalancı olduğunu bilecekler!
Onlar yarın, kimin çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarık olduğunu bilip öğreneceklerdir.
Yarın onlar, çok yalancının ve şımarığın kim olduğunu bileceklerdir.
"Kimin saygısız bir yalancı olduğunu yarın görecekler!"
Yarın onlar, yalancı ve şımarığın kim olduğunu bileceklerdir.
Yalancı küstahın kim olduğunu yarın öğreneceklerdir.
Yalancı küstahın kim olduğunu yarın öğreneceklerdir.
İleride o şımarık yalancı kimdir bilecekler.
İleride bilecekler o şımarık yalancı kimdir?
Onlar, yarın dipnot 1 küstah yalancının kim olduğunu anlayacaklar!
Onlar, yarın dipnot 1 küstah yalancının kim olduğunu anlayacaklar!
Onlar, yarın dipnot 1 küstah yalancının kim olduğunu anlayacaklar!
Onlar yarın, kimin çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarık olduğunu bilip öğreneceklerdir.
Şımarık, aşırı yalancı kimmiş, yarın bilecekler onlar.
Yarın kimin pek yalancı, şımarığın biri olduğunu bileceklerdir.
(23-32) Semûd ta uyarıları yalanladı. Dediler ki bizden beşer birine / bizim gibi derili birine mi uyacağız. (Melek falan olsaydı belki, fakat, bu bir beşer) Kesinlikle işte o zaman, sapmışlık ve çılgınlık içindeyiz demektir. Kur’an / Zikir içimizden gele gele ona mı geldi? Bilâkis o çok yalancı ve de şımarık biridir. İleride kim yalancı ve kim şımarmış bilecekler. Şimdi onlara, onları sınayıp ayrıştıracak / onlara fitne olacak bir deve gönderiyoruz, sen onları gözlemle ve de sabret. Onlara suyun aralarında (deve v e kavim arasında) bölüştürülmüş / ta ksimatlı olduğunu haber ver, her biri içeceği zaman hazır bulunsun. Onlar da arkadaşlarını yardıma çağırdılar, o da gaddarlaştı ve deveyi kesti. Azabım ve uyarılarım nasıl oldu? Biz de onlara tekbir ses gönderdik. Onlar da ağıllarda hayvanlara serilen ağıl çırpıntısı gibi oldular. Kesin olan şu ki biz, Kuranı hatıra gelebilmesi için kolaylaştırdık, ders alabilen var mı?
Yarın kimin kendini beğenmiş yalancı olduğunu bilecekler.
(Salih'e dedik ki): Yarın onlar, yalancı, küstahın kim olduğunu bilecekler.
Kimin yalancı ve ukala olduğunu yarın öğrenecekler.
Yalancının ve kendini beğenmişin kim olduğunu yarın öğrenecekler.
Yarın onlar kimin yalancı küstah olduğunu görecekler.
-Yarın onlar kimin yalancı küstah olduğunu görecekler.
Yarın bilecekler, kimmiş yalancı küstah!
But soon enough shall they know who the liar is!
‘Tomorrow they will know who is the insolent liar,
Ah! they will know on the morrow, which is the liar, the insolent one!
(We told Our Messenger): "Tomorrow they shall know who is the insolent liar.
‘They will know tomorrow who the impudent liar is.
Tomorrow they will come to know who is the liar, the insolent one!
‘Tomorrow they will know who is a self-conceited liar.
(God said to Sâlih, ) `Very shortly shall they know who is the impudent liar and selfconceited.
'They shall surely know tomorrow who is the impudent liar.
Tomorrow they will find out who the liar is. "
'They shall know to-morrow about the insolent liar!
They will find out tomorrow who the evil liar is.
But God said to Saleh, to morrow shall they know who is the liar, and the insolent person:
Ah, tomorrow shall they know who is the liar, the insolent one.
They will (soon) know tomorrow who is the insolent liar.
(Unto their warner it was said): To-morrow they will know who is the rash liar.
"Tomorrow they will know who is the impudent liar!
[And God said:] "On the morrow they will come to know who the boastful liar is!
˹It was revealed to Ṣâliḥ,˺ "They will soon know who the boastful liar is.
They will find out tomorrow who the evil liar is.
They will find out tomorrow who the flagrant liar is.
They will know tomorrow who is the insolent liar.
“They will come to know on the morrow who is the insolent liar!
Ah! They will come to know on the morrow who the flagrant liar is.
They will know the next day, who is the liar, the disrespectful one!
Tomorrow they will know who the bragging liar is!
They will find out tomorrow who the evil liar is.