Kamer suresi

Kamer suresi, 28. ayet

Kamer suresi, 28. ayet. وَنَبِّئْهُمْ أَنَّ ٱلْمَآءَ قِسْمَةٌۢ بَيْنَهُمْ كُلُّ شِرْبٍ مُّحْتَضَرٌ

venebbi'hüm enne-lmâe ḳismetüm beynehüm. küllü şirbim muḥteḍar.

Diyanet İşleri

"Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kamer 25–31 · surenin 28. ayeti / 55

Konu Semûd kavmi Kamer 23–32 3

  1. Kamer 25

    "Bizim aramızdan vahiy ona mı verildi? Hayır o, yalancının, şımarığın biridir."

  2. Kamer 26

    Onlar yarın bilecekler: Kimmiş yalancı, kimmiş şımarık!

  3. Kamer 27

    (Salih'e şöyle demiştik:) "Şüphesiz biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret."

  4. 28

    "Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun."

  5. Kamer 29

    Derken, (kavmin en azgını olan) arkadaşlarını çağırdılar. O da işe koyuldu ve deveyi kesti.

  6. Kamer 30

    Fakat azabım ve uyarılarım nasılmış!

  7. Kamer 31

    Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyip ufaladıkları kuru çöpler gibi oldular.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

28. “Onlara suyun aralarında pay edilmiş olduğunu haber ver.” Onların güzel ve tatlı olan sularının, kendileri ile dişi deve arasında pay edilmiş olduğunu bildir. Onun su içeceği belli bir günü olduğu gibi, kendilerinin de su içecekleri belli bir günleri vardır.

"Herkes kendi su içme sırasında hazır olacaktır.” Su içme sırası gelen o günde hazır bulunacaktır. Çünkü o gün sudan payı olmayana su içmek yasaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlara kuyularından çıkan suyun kendileri ve dişi deve arasında ortak olduğunu haber ver. Sıra bir gün dişi devenin, bir gün onlarındır. Kendine tahsis edilen günü geldiğinde herkes tek başına orada hazır bulunsun.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَنَبِّئْهُمْ ve nebbi'hum onlara haber ver kök: نبا
  2. أَنَّ enne muhakkak
  3. ٱلْمَآءَ l-mae suyun kök: موه
  4. قِسْمَةٌۢ kismetun paylaştırılacağını kök: قسم
  5. بَيْنَهُمْ ۖ beynehum aralarında kök: بين
  6. كُلُّ kullu her kök: كلل
  7. شِرْبٍۢ şirbin içme (sırası gelen) kök: شرب
  8. مُّحْتَضَرٌۭ muhtederun hazır bulunsun (suyunu alsın) kök: حضر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    O, gökten sizin için su indirendir. İçilecek su ondandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de onunla meydana gelir.

  • Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    De ki: "Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin." Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları…

  • Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk…

  • Aynı kök: حضر (25 geçiş) · Aynı kök: قسم (33 geçiş)

    Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara…

  • Aynı kök: حضر (25 geçiş) · Aynı kök: قسم (33 geçiş)

    Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut; seferde…

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: قسم (33 geçiş)

    Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne…

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: شرب (39 geçiş)

    Salih, şöyle dedi: "İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır."

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler1

Arkeoloji1
  • Hegra kaya mezarları

    Arkeoloji

    Hegra kaya mezarları

    Nabatî dönemi yapılarıdır; Semûd ile özdeşliği kanıtlanmamıştır.

    Ayet: Hicr 80-84 · Kamer 23-31

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Ahmad AlHasanat
    Tarih
    2017-02-16 17:38:22
    Lisans
    CC BY-SA

    Ahmad AlHasanat · Own work · CC BY-SA 4.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara, her biri kendi nöbetinde sudan yararlanacak şekilde suyun aralarında paylaşılarak kullanılacağını bildir!

Mustafa İslamoğlu

Ve onlara suyun aralarında taksim edildiğini haber ver: her sulama nöbetleşe yapılacaktır."

Muhammed Esed

Onlara (kuyu) sularının aralarında paylaştırılacağını bildir; her birine eşit paylar (şeklinde.)"

Ahmed Hulusi

Onlara haber ver ki, su aralarında paylaştırılmıştır. . . Her kısım sudan, nöbetleşe payını alsın.

Ali Bulaç

"Ve onlara, suyun aralarında kesin olarak pay edildiğini haber ver. Su alış sırası (kiminse, o) hazır bulunsun."

Ali Özek ve heyeti

Onlara, suyun aralarında paylaştırdığını haber ver. Her biri kendi içme sırasında gelsin.

Ali Rıza Safa

"Ve suyun aralarında paylaştırılacağını onlara haber ver; içecek olan hazır bulunsun!"

Bayraktar Bayraklı

Onlara, suyun aralarında paylaştırdığını haber ver! Her biri, kendi içme sırasında gelsin.

Edip Yüksel

Onlara, suyun (deveyle) aralarında paylaşılacağını bildir. Her içim sırayla sunulacaktır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlara, suyun (deveyle) aralarında paylaşılacağını bildir. Her içim sırayla sunulacaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlara haber ver ki su aralarında nöbetleşe taksim edilmiştir. Herkes suyu sırasına göre alacaktır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem haber ver onlara ki su aralarında nevbetle taksim ve her su alış huzur iledir

Erhan Aktaş

Onlara, suyun bölüşüldüğünü haber ver. Her içiş hazır kılınmıştır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, suyun bölüşüldüğünü haber ver. Her içiş hazır kılınmıştır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, suyun bölüşüldüğünü dipnot 1 haber ver. Her içiş hazır kılınmıştır. dipnot 2

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Suyun bölüşülmesinin halkla deve arasında bir paylaştırma olarak anlaşılması doğru değildir. Paylaşımda söz konusu edilen halktır. Ayette yer alan her iki "onlar" zamiri de halk için kullanılmıştır. Devenin muhatap alınmış olması düşünülemez.
  2. metne dön, dipnot 2
    Herkes payını alacaktır.

Gültekin Onan

"Ve onlara, suyun aralarında kesin olarak pay edildiğini haber ver. Su alış sırası (kiminse, o) hazır bulunsun."

Hasan Basri Çantay

"Bir de suyun her halde aralarında taksimli olduğunu kendilerine haber ver. Her su nevbetinde (saahibi) haazır (bulunsun" dedik.)

İbni Kesir

Onlara, suyun aralarında taksim olunduğunu da haber ver. Her biri su nöbetinde hazır bulunsun.

Mehmet Alagaş

(23-32) Semûd ta uyarıları yalanladı. Dediler ki bizden beşer birine / bizim gibi derili birine mi uyacağız. (Melek falan olsaydı belki, fakat, bu bir beşer) Kesinlikle işte o zaman, sapmışlık ve çılgınlık içindeyiz demektir. Kur’an / Zikir içimizden gele gele ona mı geldi? Bilâkis o çok yalancı ve de şımarık biridir. İleride kim yalancı ve kim şımarmış bilecekler. Şimdi onlara, onları sınayıp ayrıştıracak / onlara fitne olacak bir deve gönderiyoruz, sen onları gözlemle ve de sabret. Onlara suyun aralarında (deve v e kavim arasında) bölüştürülmüş / ta ksimatlı olduğunu haber ver, her biri içeceği zaman hazır bulunsun. Onlar da arkadaşlarını yardıma çağırdılar, o da gaddarlaştı ve deveyi kesti. Azabım ve uyarılarım nasıl oldu? Biz de onlara tekbir ses gönderdik. Onlar da ağıllarda hayvanlara serilen ağıl çırpıntısı gibi oldular. Kesin olan şu ki biz, Kuranı hatıra gelebilmesi için kolaylaştırdık, ders alabilen var mı?

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlara suyun aralarında taksim edildiğini de haber ver. Her biri kendi içme sırasında gelsin.

Süleyman Ateş

Onlara, suyun aralarında paylaştırılacağını, (bir gün devenin, bir gün de kendilerinin su içme nöbeti olacağını) haber ver; içme sırası kiminse o gelip suyunu alsın.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Suyu içme hakkının (deve ile kendi) aralarında paylaştırıldığını bildir. Sırası gelen suyun başında bulunsun.

Şaban Britch

Onlara suyun aralarında taksim edildiğini de haber ver. Su içme sırası gelen hazır bulunsun.

Şaban Piriş

Onlara suyun aralarında taksim edildiğini de haber ver. Su içme sırası gelen hazır bulunsun.

Yaşar Nuri Öztürk

Suyun, aralarında bölüştürüleceğini onlara bildir. Her su alış/içiş nöbetledir/içilecek her miktar hazırlanmıştır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And tell them that the water is to be distributed among their number including the she-camel, and that each share falls to each in turn. "

Abdul Haleem

Tell them the water is to be shared between them: each one should drink in turn.’

Abdullah Yusuf Ali

And tell them that the water is to be divided between them: Each one's right to drink being brought forward (by suitable turns).

Abul A'la Maududi

Let them know that the water should be divided between them and the she-camel, each availing their turn." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This explains the verse: We are sending the she-camel as a trial for them. The trial was that suddenly a she-camel was produced before them and they were told that one day she would drink the water all by herself and the next day they would be allowed to have water for themselves and their cattle. On the day of her turn neither would any of them himself come to any of the springs and wells to take water nor bring his cattle for watering. This challenge was given on behalf of the person about whom they themselves admitted that he had no army and no hosts to support him.

Aisha Bewley

Inform them that the water is to be shared out between them, each drinking by turn. ’

Al-Hilali & Khan

And inform them that the water is to be shared between (her and) them, each one’s right to drink being established (by turns).

Ali Quli Qarai

Inform them that the water is to be dispensed between them; every drinking will be attended. ’

Amatul Rahman Omar

`And inform them that their water is to be shared by them (and the she-camel), each time of drinking to be attended (by everyone) in turns. '

Arthur John Arberry

And tell them that the water is to be divided between them, each drink for each in turn.

Bijan Moeinian

Let them know that they have to share their spring water with the camel. "

E. Henry Palmer

and inform them that the water is shared between them (and her); each draught shall be sought by turns. '

Edip-Layth

Inform them that the water shall be divided between them; each shall be allowed to drink in the specified time.

George Sale

And prophesy unto them that the water shall be divided between them, and each portion shall be sat down to alternately.

Hamid S. Aziz

And inform them that the water is to be shared between them; every drinking shall be regulated.

Mahmoud Ghali

And fully inform them that the water is to a (fair) division between them; (i. e., between the she-camel and them) each drinking is for each presented in turn.

Marmaduke Pickthall

And inform them that the water is to be shared between (her and) them. Every drinking will be witnessed.

Mohamed Ahmed - Samira

Tell them that the water is to be apportioned between them (and her); and every turn of drinking will be fixed (for each). "

Muhammad Asad

And let them know that the water [of their wells] is to be divided between them, with each share of water equitably apportioned. "

Mustafa Khattab

And tell them that the ˹drinking˺ water must be divided between them ˹and her˺, each taking a turn to drink ˹every other day˺."

Progressive Muslims

And inform them that the water shall be divided between them; each shall be allowed to drink in the specified time.

Rashad Khalifa

Inform them that the water shall be divided among them; (the camel) shall be allowed to drink on her designated day.

Sahih International

And inform them that the water is shared between them, each [day of] drink attended [by turn].

Sam Gerrans

“And inform thou them that the water is to be divided between them — each drink attended.”

Shabbir Ahmed

And let them know that the water must be shared by all. Every drinking will be witnessed. (The she-camel was a symbol of obedience for them.)

Syed Vickar Ahamed

And tell them that the water is to be divided between them: Each ones right to drink being brought forward (by suitable turns).

Taqi Usmani

and tell them that water (of the well) is to be shared between them (and the she-camel), so as the right of having water shall be attended by each (alternatively).

The Monotheist Group

And inform them that the water shall be divided between them; each shall be allowed to drink in turn.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 28. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 28. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 28. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩