Diyanet İşleri
(Salih'e şöyle demiştik:) "Şüphesiz biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret."
Kamer suresi
Kamer suresi, 27. ayet. إِنَّا مُرْسِلُوا۟ ٱلنَّاقَةِ فِتْنَةً لَّهُمْ فَٱرْتَقِبْهُمْ وَٱصْطَبِرْ
innâ mürsilü-nnâḳati fitnetel lehüm ferteḳibhüm vaṣṭabir.
(Salih'e şöyle demiştik:) "Şüphesiz biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Semûd kavmi Kamer 23–32 3
(23-24) Semud kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız? (Asıl) o takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz."
"Bizim aramızdan vahiy ona mı verildi? Hayır o, yalancının, şımarığın biridir."
Onlar yarın bilecekler: Kimmiş yalancı, kimmiş şımarık!
(Salih'e şöyle demiştik:) "Şüphesiz biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret."
"Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun."
Derken, (kavmin en azgını olan) arkadaşlarını çağırdılar. O da işe koyuldu ve deveyi kesti.
Fakat azabım ve uyarılarım nasılmış!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
27. Hiç şüphesiz onların azgınlıkları artınca Yüce Allah, onları cezalandırdı. Allah onlara üzerlerindeki en büyük nimetlerden birisi olan dişi deveyi, Allah’ın bir âyeti/mucizesi olarak gönderdi. Ondan hepsine yetecek kadar süt sağıyorlardı. “Biz onlara bir imtihan olmak üzere” onları denemek ve sınamak için “dişi deveyi göndereceğiz. Artık onları gözetle ve sabret!” Onları davetine sabırla devam et! Onların başına gelecekleri de gözetle! Yahut onlar iman mı edecekler yoksa inkâra mı sapacaklar, bekle!
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz biz dişi deveyi kayadan çıkaracağız ve onu imtihan olması için onlara göndereceğiz. -Ey Salih!- Ona (dişi deveye) ne yapacaklarını ve onlara ne olacağını gözet. Onların eziyetlerine sabret.
Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan
Sonra şüphesiz ki Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah yolunda cihad edip sabreden kimselerin yanındadır. Şüphesiz Rabbin…
Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan
Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı…
Aynı kök: نوق (7 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…
Aynı kök: نوق (7 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Nihayet deveyi kestiler, Rablerinin emrine karşı geldiler ve "Ey Salih! Sen eğer (dediğin gibi) peygamberlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı…
Aynı kök: نوق (7 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih
"Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah'ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi…
Aynı kök: رقب (24 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan
Onlar, "Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık" dediler. Salih, "Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah katında (yazılı)dır. Aslında siz…
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan · Ortak kavram: Sabır
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.
Tamamı: yazma kataloğu
Arkeoloji
Nabatî dönemi yapılarıdır; Semûd ile özdeşliği kanıtlanmamıştır.
Ayet: Hicr 80-84 · Kamer 23-31
Ahmad AlHasanat · Own work · CC BY-SA 4.0
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Ey Salih)! Onları imtihan etmek için dişi devenin göndericileri biziz (onu biz belirledik). Sen onları sadece gözetle ve sabırlı olmaya devam et!
Unutma ki (Ey Salih); Biz bu dişi deveyi onları sınamak için göndermiş bulunuyoruz: artık onları gözetle ve sabırlı ol!
"Bak (ey Salih,) Biz bu dişi deveyi onlar için bir sınama olsun diye gönderiyoruz; sen onları sadece seyret ve sabırlı ol.
Muhakkak ki biz, onlara bir sınav objesi olarak dişi deve irsal ettik. . . Artık onları gözetle ve sabret.
Gerçek şu ki Biz, bir fitne (imtihan ve deneme konusu) olarak o dişi deveyi kendilerine göndereniz. Şu halde sen onları gözleyip bekle ve sabret.
Gerçekten onları imtihan etmek için dişi deveyi gönderen biziz. Sen onları gözetle ve sabret.
"Aslında, onları sınamak için, dişi deveyi göndereceğiz. Artık, onları seyret ve dirençli ol!"
Gerçekten, onları denemek için dişi deveyi gönderen biziz. Sen onları gözetle ve sabret!
Deveyi bir sınav olarak göndereceğiz. Onları gözetle, sabırlı ol.
Deveyi bir sınav olarak göndereceğiz. Onları gözetle, sabırlı ol.
İşte Biz onları imtihan etmek için o dişi deveyi salıyoruz; onun için onları gözet ve sabırlı ol!
İşte biz onlara bir fitne olmak üzere o Nakayı (o dişi deveyi) salıyoruz. Onun için gözet onları ve sabırlı ol
Biz, fitne dipnot 1 olsun diye onlara dişi deveyi dipnot 2 gönderdik. Artık onları gözetle ve sabret.
Biz, fitne dipnot 1 olsun diye onlara dişi deveyi dipnot 2 gönderdik. Artık onları gözetle ve sabret.
Biz, fitne dipnot 1 olsun diye onlara dişi deveyi dipnot 2 gönderdik. Artık onları gözetle ve sabret.
Gerçek şu ki biz, bir fitne (imtihan ve deneme konusu) olarak o dişi deveyi kendilerine göndereniz. Şu halde sen onları gözleyip bekle ve sabret.
Hakıykat, biz onlara, bir imtihaan olmak üzere, o dişi deveyi gönderenleriz. "Onları gözetle ve fezalarına) sabret".
Gerçekten onları, imtihan etmek için dişi deveyi gönderen Biziz. Onları gözetle ve sabret.
(23-32) Semûd ta uyarıları yalanladı. Dediler ki bizden beşer birine / bizim gibi derili birine mi uyacağız. (Melek falan olsaydı belki, fakat, bu bir beşer) Kesinlikle işte o zaman, sapmışlık ve çılgınlık içindeyiz demektir. Kur’an / Zikir içimizden gele gele ona mı geldi? Bilâkis o çok yalancı ve de şımarık biridir. İleride kim yalancı ve kim şımarmış bilecekler. Şimdi onlara, onları sınayıp ayrıştıracak / onlara fitne olacak bir deve gönderiyoruz, sen onları gözlemle ve de sabret. Onlara suyun aralarında (deve v e kavim arasında) bölüştürülmüş / ta ksimatlı olduğunu haber ver, her biri içeceği zaman hazır bulunsun. Onlar da arkadaşlarını yardıma çağırdılar, o da gaddarlaştı ve deveyi kesti. Azabım ve uyarılarım nasıl oldu? Biz de onlara tekbir ses gönderdik. Onlar da ağıllarda hayvanlara serilen ağıl çırpıntısı gibi oldular. Kesin olan şu ki biz, Kuranı hatıra gelebilmesi için kolaylaştırdık, ders alabilen var mı?
Gerçekten onları imtihan etmek için dişi deveyi gönderen biziz. Sen onları gözetle ve sabret.
Biz onlara, kendilerini sınamak için dişi deveyi göndereceğiz. Hele sen onları gözetle, sabret.
(Salih'e şöyle dedik:) "Biz, onları imtihan etmek dipnot 1 için bir dişi deve göndereceğiz dipnot 2 . Sen de onları gözetle ve sabırlı ol.
Onları imtihan için bir dişi deve gönderiyoruz. Sabırlı ol ve onları izle.
Biz onları fitne olsun diye dişi deveyi gönderiyoruz. Onları gözet ve sabret!
-Biz onları sınamak için dişi deveyi gönderiyoruz; Onları gözet ve sabret!
Bir imtihan aracı olarak kendilerine dişi deveyi göndereceğiz. Artık gözetle onları ve sabret!
"We are sending the she -camel as a trial to prove their wickedness". "And so keep them in view in order to observe their action, and have patience."
for We shall send them a she-camel to test them: so watch them [Salih] and be patient.
For We will send the she-camel by way of trial for them. So watch them, (O Salih), and possess thyself in patience!
We shall send the she-camel as a trial for them; so watch their end with patience.
We will send the she-camel as a trial for them. Just keep a watchful eye on them and be steadfast.
Verily, We are sending the she-camel as a test for them. So watch them [O Sâlih عليه السلام], and be patient!
We are sending the She-camel as a trial for them; so watch them and be steadfast.
`We, in order to distinguish the good from the bad of them, are going to send a she-camel (in a state that she is not to be interfered with, in anyway). Therefore, wait (till their end comes), and patiently persevere (against their insults).
They shall send the She-camel as a trial for them; so watch thou them and keep patience.
"Tomorrow we will send a camel to try their obedience with. Watch their behavior with patience."
'Verily, we are about to send the she-camel as a trial for them, then watch them and have patience!
We are sending the camel as a test for them. So observe them and be patient.
For We will surely send the she-camel for a trial of them; and do thou observe them, and bear their insults with patience:
Surely We shall send them the she-camel as a trial; therefore, watch them and have patience.
Surely We are sending the she-camel as a temptation for them; so be on the watch for them and constantly (endure) patiently.
Lo! We are sending the she-camel as a test for them; so watch them and have patience;
We shall send the she-camel to try them. So watch them, and be constant.
Behold, [O Salih] We are letting loose this she-camel as a test for them; and thou but watch them, and contain thyself in patience.
We are sending the she-camel as a test for them. So watch them ˹closely˺, and have patience.
We are sending the camel as a test for them. So observe them and be patient.
We are sending the camel as a test for them. Watch them and be patient.
Indeed, We are sending the she-camel as trial for them, so watch them and be patient.
“We are sending the she-camel as a means of denial for them; so watch thou them and be thou steadfast.
Behold, We are sending the she-camel as a test for them. So watch them (O Saleh) and hold yourself in patience.
Verily, We will send the she-camel by the way of trial for them. So watch them, (O Sálih) and keep yourself in patience!
We are going to send the she-camel as a trial for them; so watch them (O SāliH,) and keep patience,
We are sending the camel as a test for them. So watch them and be patient.