Diyanet İşleri
Musa, şöyle dedi: "Bu, seninle benim aramda bir iş. İki süreden hangisini tamamlarsam bana bir husumet yok. Allah, söylediklerimize vekildir."
Kasas suresi
Kasas suresi, 28. ayet. قَالَ ذَٰلِكَ بَيْنِى وَبَيْنَكَ أَيَّمَا ٱلْأَجَلَيْنِ قَضَيْتُ فَلَا عُدْوَٰنَ عَلَىَّ وَٱللَّهُ عَلَىٰ مَا نَقُولُ وَكِيلٌ
ḳâle ẕâlike beynî vebeynek. eyyeme-l'eceleyni ḳaḍaytü felâ `udvâne `aleyy. vellâhü `alâ mâ neḳûlü vekîl.
Musa, şöyle dedi: "Bu, seninle benim aramda bir iş. İki süreden hangisini tamamlarsam bana bir husumet yok. Allah, söylediklerimize vekildir."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Medyen ve Şu'ayb'ın kızları Kasas 22–28 3
Nihayet kızlardan biri utana utana yürüyerek ona gelip, "Bizim için koyunlarımızı sulamanın ücretini vermek üzere babam seni çağırıyor" dedi. Musa, onun (Şu'ayb'ın) yanına gelip başından geçenleri ona anlatınca Şu'ayb, "Korkma, o zalim kavimden kurtuldun" dedi.
Kızlardan biri, "Babacığım, onu ücretle tut. Herhalde ücretle tuttuklarının en hayırlısı, güçlü ve güvenilir olan bu adam olacaktır" dedi.
Şu'ayb, "Ben, sekiz yıl bana çalışmana karşılık, şu iki kızımdan birisini sana nikahlamak istiyorum. Eğer sen bunu on yıla tamamlarsan, o da senden olur. Ben seni zora koşmak da istemiyorum. İnşaallah beni salih kimselerden bulacaksın" dedi.
Musa, şöyle dedi: "Bu, seninle benim aramda bir iş. İki süreden hangisini tamamlarsam bana bir husumet yok. Allah, söylediklerimize vekildir."
Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tur tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum). Umarım oradan size bir haber ya da ısınmanız için ateşten bir kor getiririm" dedi.
Musa, ateşin yanına gelince, o mübarek yerdeki vadinin sağ tarafındaki ağaçtan şöyle seslenildi: "Ey Musa! Şüphesiz ben, evet, ben alemlerin Rabbi olan Allah'ım."
"Değneğini (yere) at." (Musa, değneğini attı). Onu bir yılanmış gibi süratle hareket eder görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. (Bu sefer şöyle seslenildi:) "Ey Musa! Beri gel, korkma. Çünkü sen güvenlikte olanlardansın."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
28. Mûsâ aleyhisselam, onun kendisinden istediklerini kabul ederek “dedi ki: Bu seninle benim aramdadır.” Yani senin söz konusu ettiğin bu şartı ben kabul ediyorum ve böylelikle benim ile senin aranda koşulan bu şartlar tamamen kabul edilmiş olmaktadır.
“İki süreden hangisini doldurursam doldurayım” Yani ister yerine getirmekle yükümlü bulunduğum sekiz yıl süre ile çalışayım, isterse de ondan fazlası olan süreyi tamamlayayım “(sözümü tutmuş olurum ve) bana bir haksızlık yapılamaz.”
“Allah da söylediklerimize şahittir.” Bizi görüp gözetmekte ve bu sözleşmemizi bilmektedir.
u iki hanımın babası olan Medyenli bu zat, çoğu kimsenin zannettiği gibi peygamber olan Şuayb aleyhisselam değildir. Çünkü buna dair herhangi bir delil yoktur. Burada en fazla şu ifade edilebilir. Şuayb aleyhisselam da Medyenli idi. Bu olay da Medyen’de cereyan etmiştir. Ama bu iki olayın bağlantılı olmasını gerektiren nedir? Diğer taraftan Mûsâ aleyhisselam’ın Şuayb aleyhisselam’ın dönemine yetiştiği bilinmemektedir. Kaldı ki onunla bizzat görüştüğü nasıl bilinsin?
âyet o kişi Şuayb aleyhisselam olsa idi şüphesiz Yüce Allah, bundan söz eder ve o iki hanım da onu ismen zikrederlerdi. Diğer taraftan Yüce Allah Şuayb aleyhisselam’ın kavmini kendisini yalanladıkları için helâk etmiştir. Geriye sadece ona iman edenler kalmıştır. Şanı Yüce Allah da ona iman eden kimseleri, peygamberlerinin kızlarının davarlarını sulamasına engel olmaktan, bu nedenle de yabancı bir kimsenin gelip onlara iyilik yaparak onların davarlarını sulayacak kadar ihmalkâr olmaktan korumuş olmalıdır.
uayb aleyhisselam’ın kendisi de Mûsâ aleyhisselam’ın kendisinin yanında çobanlık etmesine ve kendisine işçi olmasına razı olmazdı. Çünkü Mûsâ aleyhisselam ondan daha faziletli ve derece itibari ile ondan daha üstün idi. Ancak “Bu durum Mûsâ aleyhisselam’ın peygamberliğinden önce olmuştu”, denilebilir ki bu takdirde bir problem kalmaz. Durum ne olursa olsun, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den gelmiş sahih bir nakil olmaksızın o zatın, peygamber Şuayb olduğu görüşü, güvenilir bir görüş değildir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa -aleyhisselam- şöyle dedi: "Bu yaptığımız anlaşma benimle senin arandadır. Senin için, sekiz veya on sene olan bu iki süreden hangisini tamamlarsam tamamlayayım, vermiş olduğum sözü yerine getirmiş olacağım. Benden bu süreyi uzatmamı isteme. Yüce Allah yapmış olduğumuz anlaşmanın vekili ve denetleyicisidir."
Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
"Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi olmadıkça,…
Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben…
Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Ortak kavram: Ecel
O öyle bir Rab'dır ki, sizi çamurdan yaratmış, sonra (her birinize) bir ecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de O'nun…
Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Ortak kavram: Ecel
O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar…
Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Ortak kavram: Ecel
Eğer Allah, insanlara onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İşte biz,…
Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: عدو (106 geçiş)
Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi…
Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Nuh'un haberini onlara oku. Hani o, bir vakit kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Eğer benim konumum ve Allah'ın ayetleriyle öğüt vermem size ağır…
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Tevekkül
Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz…
Tamamı: yazma kataloğu
Harita
Tebük vilayetindeki Al-Bad' yerleşimi ve çevresi.
Medyen'in modern coğrafi konumu için kuzeybatı Arabistan ve Akabe Körfezi çevresinde çeşitli eşleştirmeler bulunmaktadır. Bu görüntü adaylardan birinin bugünkü hâlidir.
Ayet: A'râf 85-93 · Kasas 22-28
Wyvern Inc. · Wyvern Inc. via their AWS S3 Bucket. Further data via STAC API . View in STAC Browser . · CC BY 4.0
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Musa da) şöyle demişti: "Bu, benimle senin aranda (bir antlaşma)dır. İki süreden hangisini doldurursam bana düşmanlık (haksızlık) yapılmayacak (değil mi)? Allah söylediklerimize vekildir (şahittir)." dipnot 1
(Musa): "Bu seninle benim aramda kalsın!" dedi, "İki süreden hangisini doldurursam doldurayım, artık bana karşı bir husumet olmasın; ve Allah bu söylediklerimize tanık olsun!"
(Musa:) "Bu seninle benim aramızda kalsın" dedi, "artık hangi süreyi doldurursam doldurayım bana karşı bir husumet olmasın. Bu söylediklerimize Allah da şahit olsun!"
(Musa) dedi ki: "O (süre şartı) seninle benim aramda! İki süreçten hangisini tamamlarsam tamamlayayım, bana kızmak yok. . . Allah, sözümüze Vekiyl'dir. "
(Musa) Dedi ki: "Bu, benimle senin aranda olan (bir antlaşma)dır. Bu durumda iki süreden hangisini yerine getirirsem, artık bana karşı bir haksızlık söz konusu olamaz. Allah, söylediklerimize vekildir."
Musa şöyle cevap verdi: Bu seninle benim aramdadır. Bu iki süreden hangisini doldurursam doldurayım, demek ki bana karşı husumet yok. Söylediklerimize Allah vekîldir.
Dedi ki: "İşte bu, seninle benim aramızdadır. Madem öyle, iki süreden hangisini tamamlarsam, bana düşman olma. Zaten Allah, söylediklerimizi Destekleyendir!"
Musa, "Bu seninle benim aramdadır. Demek ki, bu iki süreden hangisini doldurursam doldurayım, bir düşmanlığa uğramayacağım. Söylediklerimize Allah vekildir" dedi.
Dedi ki, "Bu, seninle benim aramda bir sözleşmedir. Hangi süreyi yerine getirirsem bana düşmanlık yok. Konuştuklarımıza ALLAH garantördür" dedi.
Dedi ki, 'Bu, seninle benim arasında bir sözleşmedir. Hangi süreyi yerine getirirsem bana düşmanlık yok. Konuştuklarımıza ALLAH garantördür,' dedi.
Musa: "O, benimle senin arandadır. Bu iki süreden hangisini ödersem (doldurursam), bana karşı bir düşmanlık yok demektir ve sözleşmemize Allah kefildir!" dedi.
Dedi: o, benimle senin aramızda, iki müddetin her hangisini ödersem demek aleyhime husumet yok ve Allah mukavelemiz üzerine vekil
"Bu ikimizin arasındadır. Bu iki süreden hangisini tamamlarsam tamamlıyayım bana kırgınlık olmasın. Konuştuklarımıza Allah tanıktır." dedi.
"Bu ikimizin arasındadır. Bu iki süreden hangisini tamamlarsam tamamlıyayım bana kırgınlık olmasın. Konuştuklarımıza Allah tanıktır." dedi.
"Bu ikimizin arasındadır. Bu iki süreden hangisini tamamlarsam tamamlıyayım bana kırgınlık olmasın. Konuştuklarımıza Allah tanıktır." dedi.
(Musa) Dedi ki: "Bu, benimle senin aranda olan (bir antlaşma)dır. Bu durumda iki ecelden (süre) hangisini yerine getirirsem, artık bana karşı bir haksızlık söz konusu olamaz. Tanrı, söylediklerimize vekildir."
(Muusa) dedi: "O, seninle benim aramdadır. Bu iki müddetden hangisini ödersem demek ki bana karşı bir husumet yok. Allah da şu dediğimizin üstünde bir vekil".
Dedi ki: Bu, seninle benim aramdadır. Bu süreden hangisini doldurursam doldurayım, bir kötülüğe uğramam. Söylediklerimize Allah Vekil'dir.
(14-29) Ne zaman ki fiziksel erişkinliğe ve düzgünlüğe ulaşınca ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel iş yapanları böyle mükafatlandırırız. Yakın çevresinin uykuda / gaflette olduğu bir vakitte şehre girdi , orada iki tane birbirini katletmek isteyen adam buldu, bir tanesi kendi taraftarıydı diğeri düşmanı tarafındandı , kendi tarafından olan, düşman taraftan olana karşı ondan yardım istedi , O da bir yumruk attı ve o da gerçekleşti / öldü , dedi ki bu şeytanın bir amelidir, muhakkak ki o, apaçık bir saptırıcı ve düşmandır. (Günahını şeytana nispet et, günahına nişan al günahını kendinden bilen günahına ateş edemez ) dedi ki rabbim , ben kendime zulmettim beni bağışla! O da bağışladı , Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir. Dedi ki Rabbim, bana verdiğin nimet dolayısıyla, suçlulara asla arka çıkmayacağım. Şehirde korku içinde ve etrafı gözetleyerek / kolaçan ederek sabahladı, dün, kendisinden yardım talep eden kişi, yeniden feryat ettiğinde, Musa ona dedi ki muhakkak sen apaçık bir azgınsın, Musa her ikisine de düşman o kişiyi yakalamak istediğinde o kişi; ey Musa dün öldürdüğün adam gibi beni de mi öldürmek istiyorsun? Yeryüzünde arızda zorba biri mi / Cabbar biri mi olmak istiyorsun? Düzeltici / Islah edici olmak istemiyor musun? dedi. Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve dedi ki ey Musa, ileri gelenler senin kesinlikle öldürülmeni emrediyorlar, sen çık git, muhakkak ki ben sana nasihat verenlerdenim. O da g özetleyerek / kolaçan ederek ve korkarak oradan çıktı ve gitti . Ra bbim zalim kavimden beni kurtar dedi.
(Mûsâ) "Bu (sekiz ya da on sene), benimle senin arandadır. Bu iki süreden hangisini yerine getirirsem, bana bir haksızlık edilmesin. Allah, söylediklerimize vekildir." dedi.
(Musa) dedi: "Bu, seninle benim aramızda (bir sözleşme)dir. Demek hangi süreyi yerine getirsem, bana düşmanlık yok. Allah dediğimize vekildir."
Musa dedi ki: "Bu seninle benim aramdadır; iki süreden hangisini tamamlarsam bana karşı bir husumet olmayacak. Bu sözlerimize Allah vekildir."
Musa dedi ki; "Bu, aramızda kalsın; iki süreden hangisini doldurursam doldurayım, benden bir şey istenmeyecek. Sözlerimize vekil olan Allah'tır."
Bu (sekiz yada on sene), benimle senin arandadır. Bu iki süreden hangisini yerine getirirsem, bana bir haksızlık edilmesin. Allah, söylediklerimize vekildir, dedi.
Musa da: -Bu, benimle senin arandadır. Bu iki süreden hangisini yerine getirirsem, bana bir haksızlık edilmesin. Allah, söylediklerimize vekildir, dedi.
Musa dedi: "Bu seninle benim aramda. İki süreden hangisini tamamlasam bana kızıp darılmak yok. Allah, bizim şu konuştuğumuza Vekil'dir."
"This", he added, "is an agreement between me and you, whichever of the two terms be fulfilled, there shall be no injustice or ill-will to me and Allah is a Witness to our binding agreement".
Moses said, ‘Let that be the agreement between us- whichever of the two terms I fulfil, let there be no injustice to me- God is witness to what we say.’
He said: "Be that (the agreement) between me and thee: whichever of the two terms I fulfil, let there be no ill-will to me. Be Allah a witness to what we say."
Moses replied: "So that is agreed between me and you. Whichever of the two terms I fulfil, I trust that I shall not be wronged. Allah is a witness over the covenant we are committing ourselves to." dipnot 1
He said, ‘That is agreed between me and you. Whichever of the two terms I fulfil, there should be no bad feeling towards me. Allah is Guardian over what we say.’
He [Mûsâ (Moses)] said: "That (is settled) between me and you: whichever of the two terms I fulfil, there will be no injustice to me, and Allâh is Surety over what we say."
He said, ‘This will be [by consent] between you and me. Whichever of the two terms I complete, there shall be no reprisal against me, and Allah is witness over what we say.’
(Moses) said, (accepting the proposal), `This is (a covenant) between us; whichever of the two terms I complete, I will be free from obligation and there shall be no injustice to me, and Allâh is witness over what we have agreed. '
Said he, 'So let it be between me and thee. Whichever of the two' terms I fulfil, it shall be no Injustice to me; and God is guardian of what we say.
Moses replied: "Let us call it an agreement between you and me. When I finish eight or ten years of services to you, it will not be just from you to ask for more as God is witness for our agreement."
Said he, 'That is between you and me; whichever of the two terms I fulfil, let there be no enmity against me, for God over what we say keeps guard. '
He said, "It is then an agreement between me and you. Whichever period I fulfill, you will not be averse to either one. God is entrusted over what we said."
Moses answered, let this be the covenant between me and thee: Whichsoever of the two terms I shall fulfil, let it be no crime in me if I then quit thy service; and God is witness of that which we say.
Said he, "Verily, I desire to marry you to one of these daughters of mine, on condition that you do serve me for hire eight years; and if you shall fulfil ten it is of your own accord; for I desire not to make it hard for you. Allah willing, you will find me of the righteous."
He (Mûsa) (Moses) said, "That is between me and you. Whichever (one) of the two terms I accomplish, then there shall be no hostility against me; and Allah is Ever-Trusted Trustee over what we say."
He said: That (is settled) between thee and me. Whichever of the two terms I fulfil, there will be no injustice to me, and Allah is Surety over what we say.
(Moses) said: "This is (agreed) between you and me. Whichever term I fulfil, no injustice will be done to me. God is witness to our agreement."
Answered [Moses]: "Thus shall it be between me and thee! Whichever of the two terms I fulfill, let there be no ill will against me. And God be witness to all that we say!"
Moses responded, "˹Then˺ it is ˹settled˺ between you and I. Whichever term I fulfill, there will be no ˹further˺ obligation on me. And Allah is a Witness to what we say."
He said: "It is then an agreement between me and you. Whichever period I fulfill, you will not be averse to either one. And God is entrusted over what we said."
He said, "It is an agreement between me and you. Whichever period I fulfill, you will not be averse to either one. GOD is the guarantor of what we said."
[Moses] said, "That is [established] between me and you. Whichever of the two terms I complete - there is no injustice to me, and Allah, over what we say, is Witness."
He said: “That is between me and thee: whichever of the two terms I complete, let there be no enmity against me; and God is guardian over what we say.”
He (Moses) said, "Be that the agreement between me and you. Whichever of the two terms I fulfill, there will be no injustice to me. And Allah be Witness to all that we say." (Moses married Shoaib's daughter Zipporah and in time they had two sons).
He (Musa) said: "Let that be (the agreement) between me and you: Whichever of the two duration's I fulfill, let there be no bad feelings for me. Let Allah be a witness to what we say."
He (Mūsā) said, "This is (done) between me and you. Whichever of the two terms I fulfill, there should be no excess against me, and Allah is witness to what we are saying."
He said: "It is then an agreement between me and you. Whichever period I fulfill, you will not be averse to either one. And God is entrusted over what we said."