Diyanet İşleri
Kur'an'ı sana farz kılan Allah, şüphesiz seni dönülecek bir yere döndürecektir. De ki: "Rabbim hidayetle geleni ve apaçık bir sapıklık içinde olanı daha iyi bilir."
Kasas suresi · 85–88. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Kasas suresi, 85. ayet. إِنَّ ٱلَّذِى فَرَضَ عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ لَرَآدُّكَ إِلَىٰ مَعَادٍ قُل رَّبِّىٓ أَعْلَمُ مَن جَآءَ بِٱلْهُدَىٰ وَمَنْ هُوَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ
Kur'an'ı sana farz kılan Allah, şüphesiz seni dönülecek bir yere döndürecektir. De ki: "Rabbim hidayetle geleni ve apaçık bir sapıklık içinde olanı daha iyi bilir."
Kur'an'ı sana farz kılan (Allah) elbette seni dönülecek yere (Mekke'ye) döndürecektir. dipnot 1 De ki: "Rabbim, kimin hidayetle geldiğini, kimin de apaçık bir şaşkınlık içinde olduğunu çok iyi bilendir." dipnot 2
(Ey bu vahyin muhatabı!) Senin hayatına Kur'an'ın kuşatıcı mesajıyla (istikamet) tayin eden (Allah), elbet seni yapyeni bir hayata kavuşturacaktır. (Şu halde) de ki: "Kimin hidayete erdiğini ve apaçık bir sapıklığa gömülenin de kim olduğunu asıl bilen Rabbimdir."
(Ey inanan kişi,) apaçık bir üslupla bu Kuran'ı sana vaz'eden (Allah), şüphe yok ki, seni (ölümden sonra) yeni bir hayata döndürecektir. (Hakkı kabule yanaşmayanlara) de ki: "Kimin doğru yolda yürüdüğünü ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi bilen Rabbimdir!"
Kuran'ı (Hakikat bilgisi ve Sünnetullah'a uymayı) sana farz kılan, şüphesiz ki seni nihai hedefine de ulaştıracaktır! De ki: "Rabbim daha iyi bilir kimin Hakikat rehberi olarak geldiğini ve kimin apaçık sapık inanç içinde olduğunu. "
Şüphesiz, sana Kur'an'ı farz kılan, seni dönülecek yere elbette döndürecektir. De ki: "Rabbim, hidayetle geleni de, açıkca bir sapıklık içinde olanı da daha iyi bilmektedir."
(Rasûlüm!) Kur’an'ı (okumayı, tebliğ etmeyi ve ona uymayı) sana farz kılan Allah, elbette seni (yine) dönülecek yere döndürecektir. De ki: Rabbim, kimin hidayeti getirdiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi bilendir.
Kuşkusuz, Kur'an'ı sana zorunlu yapan, dönülecek yere, kesinlikle seni döndürecektir. De ki: "Benim Efendim, kimin doğru yol üzerinde olduğunu ve kimin apaçık bir sapkınlık içinde olduğunu bilir!"
Şüphesiz ki seni Kur'an'a uymaya zorunlu kılan Allah, seni vaad ettiği yere ulaştıracaktır. De ki: "Rabbim, kimin hidayeti getirdiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi bilendir."
Sana Kuran'ı özgüleyen, kuşkusuz seni kararlaştırılmış noktaya döndürecektir. De ki: "Kimin hidayet getirdiğini ve kimin açık bir sapıklık içinde olduğunu Efendim iyi bilir."
Sana Kuran'ı özgüleyen, kuşkusuz seni kararlaştırılmış noktaya döndürecektir. De ki, 'Kimin hidayet getirdiğini ve kimin açık bir sapıklık içinde olduğunu Rabbim iyi bilir.'
Herhalde o Kur'an'ı sana farz kılan, seni mutlaka bir döndürülecek yere kadar geri getirecektir. De ki: "Rabbim kimin hidayetle geldiğini ve kimin açık bir sapıklıkta bulunduğunu daha iyi bilir."
Her halde sana o Kur'anı farz kılan seni muhakkak bir meada kadar geri getirecektir, de ki: rabbım daha iyi bilir! Hidayetle gelen kim? Açık bir dalal içinde olan kim?
Sana Kur'an'ı farz kılan, dipnot 1 elbette seni dönülecek yere döndürecektir. De ki: "Kimin doğru yolda olduğunu ve kimin sapkın olduğunu Rabb'im bilir."
Sana Kur'an'ı farz kılan dipnot 1 , elbette seni dönülecek yere döndürecektir. De ki: "Kimin doğru yolda olduğunu ve kimin sapkın olduğunu Rabb'im bilir."
Sana Kur'an'a uymayı zorunlu kılan, elbette seni dönülecek yere döndürecektir. De ki: "Kimin doğru yolda olduğunu ve kimin sapkın olduğunu Rabb'im daha iyi bilir."
Şüphesiz sana Kuran'ı farz kılan, seni dönülecek yere elbette döndürecektir. De ki: "Rabbim, hidayetle geleni de, açıkca bir sapıklık içinde olanı da daha iyi bilmektedir."
Her halde o Kur'anı (n tilavetini, tebliğını ve mucibince amel etmeni) senin üzerine farz kılan (Allah) seni (yine) dönülecek yere döndürecekdir. De ki: "Hidayetle gelen kim, o apaçık bir sapıklık içinde olan kim, Rabbim çok iyi bilendir".
Kur'an'ı senin üzerine farz kılan Allah; elbette seni döneceğin yere döndürecektir. De ki: Kimin doğrulukla geldiğini, kimin apaçık sapıklıkta bulunduğunu en iyi bilen Rabbımdır.
(85-88) Muhakkak ki sana Kuran’ı farz kılan / zorunlu kılan , dönülecek yere de seni döndürecektir de ki Rabbim kim yola iletilecek, kim a paçık bir şekilde sapmış halde kalacak en iyi bilendir. Sen bu kita pla kavuşmayı / buluşmayı ummuyordun, o rabbinden bir rahmettir, kafirlere arka çıkan asla olma, sana indirildikten sonra Allah’ın ayetlerinden seni uzaklaştırmasınlar , Rabbine dua et ve ortak koşanlardan olma , Allah’la beraber başka ilaha çağrıda bulunma, O’ndan başka ilah yoktur, O’nun yüzü / veçhi hariç her şey helâk olacaktır, Yargılama / hüküm verme onundur ve ona geri döndürüleceksiniz.
Kur’an’ı sana farz kılan Allah, şüphesiz seni dönülecek bir yere döndürecektir. De ki: “Rabbim hidayetle geleni ve apaçık bir sapıklık içinde olanı daha iyi bilir.”
Kur'an'ı sana (indiren ve) gerekli kılan (Allah), elbette seni varılacak yere döndürecektir. De ki: "Rabbim kimin hidayet getirdiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde bulunduğunu bilir."
Kur'an'a uymayı sana farz kılan Allah, elbette seni sılana (Mekke'ye dipnot 1 ) döndürecektir. De ki: "Bu rehberi kimin getirdiğini, kimin de açık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi Rabbim bilir dipnot 2 ."
Kur'an'ı sana görev olarak yükleyen Allah, elbette seni döneceğin yere döndürecektir. De ki: "Doğruyu getirenin kim olduğunu, kimin de açık bir sapıklıkta olduğunu en iyi Rabbim bilir."
Kur’an’ı (indirip) sana farz kılan, seni döneceğin yere döndürecektir. De ki: Kimin doğru yolda, kimin de apaçık sapıklıkta olduğunu en iyi Rabbim bilir.
Kur'an'ı (okumayı) sana farz kılan, seni döneceğin yere döndürecektir. De ki: -Kimin doğru yolda, kimin de apaçık sapıklıkta olduğunu en iyi Rabb'im bilir.
Bu Kur'an'ı sana farz kılan, elbette ki seni vaat edilen yere/belirlenen sona götürecektir. De ki: "Hidayeti getireni de açık bir sapıklık içinde olanı da en iyi Rabbin bilir."
Kasas suresi, 86. ayet. وَمَا كُنتَ تَرْجُوٓا۟ أَن يُلْقَىٰٓ إِلَيْكَ ٱلْكِتَٰبُ إِلَّا رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ ظَهِيرًا لِّلْكَٰفِرِينَ
Sen, bu kitabın sana verileceğini ummuyordun. Ancak o, Rabbinden bir rahmet olarak sana verildi. Öyle ise kafirlere sakın arka çıkma.
Bu Kitabın sana vahyolunacağını ummuyordun. dipnot 1 (Bu) ancak Rabbinden sana bir rahmet olarak (verilmiş)tir. Kâfirlere sakın arka çıkma!
Ve sen (ey bu vahyin muhatabı); bu ilahi mesajın sana kadar ulaşacağını ümit etmezdin! Sadece Rabbinin rahmeti sayesinde oldu bu: o halde inkar edenlere asla arka çıkma!
Ve (sen ey inanan kişi,) bu kitabın sana ulaşacağını ummazdın; fakat işte Rabbinden bir rahmet olarak (sana ulaştı). Öyleyse, artık hakkı inkara kalkışan kimselere asla arka çıkma;
Kitabın (Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsinin) sende açığa çıkarılacağını ummuyordun; Rabbinden bir rahmet oldu! Sakın hakikat bilgisini inkar edenlere arka çıkma!
Kitabın sana (kalbine vahy ile) bırakılacağını umud etmezdin; (bu,) Rabbinden ancak bir rahmettir. Öyleyse sakın kafirlere arka olma.
Sen, bu Kitab’ın sana vahyolunacağını ummuyordun. (Bu) ancak Rabbinden bir rahmet (olarak gelmiş) tir. O halde sakın kâfirlere arka çıkma!
Kitap'ın, sana ulaşacağını da umut etmezdin. Ancak, Efendinden bir rahmettir. Artık, nankörlük edenlere sakın arka çıkma.
Bu kitabın sana indirileceğini ummuyordun. Ancak Rabbinin bir merhameti gereği sana indirildi. Artık asla inkar edenlere destek olma!
Sana bu kitabın verileceğini ummazdın; ancak bu Efendinden bir rahmettir. Kafirlere arka olma.
Sana bu kitabın verileceğini ummazdın; ancak bu Rabbinden bir rahmettir. Kafirlere arka olma.
Sen, sana kitap indirileceğini ümit etmiyordun; fakat Rabbinden bir rahmettir o. O halde sakın kafirlere arka çıkma!
Sen, sana kitab indirileceğini ümid eder değildin fakat rabbından bir rahmet, o halde sakın kafirlere zahir olma
Sen, Kitap'ın sana iletileceğini beklemiyordun. O, ancak Rabb'inden bir rahmet olarak verildi. Öyleyse sakın Kafirlere destek dipnot 1 olma.
Sen, Kitap'ın sana iletileceğini beklemiyordun. O, ancak Rabb'inden bir rahmet olarak verildi. Öyleyse sakın Kafirlere destek dipnot 1 olma.
Sen, Kitap'ın sana iletileceğini beklemiyordun. O, ancak Rabb'inden bir rahmet olarak verildi. Öyleyse sakın gerçeği yalanlayan nankörlere destek dipnot 1 olma.
Kitabın sana (kalbine vahy ile) bırakılacağını umud etmezdin; (bu) rabbinden ancak bir rahmettir. Öyleyse sakın kafirlere arka olma.
Sen (bu) kitabın sana vahyolunacağını ummuyordun. (Bu), ancak Rabbinden bir rahmetdir. O halde kafirlere arka olma sakın!
Sen; sana bu Kitab'ın verileceğini ummazdın. Bu; ancak Rabbının bir rahmetidir. Öyle ise, sakın kafirlere yardımcı olma.
(85-88) Muhakkak ki sana Kuran’ı farz kılan / zorunlu kılan , dönülecek yere de seni döndürecektir de ki Rabbim kim yola iletilecek, kim a paçık bir şekilde sapmış halde kalacak en iyi bilendir. Sen bu kita pla kavuşmayı / buluşmayı ummuyordun, o rabbinden bir rahmettir, kafirlere arka çıkan asla olma, sana indirildikten sonra Allah’ın ayetlerinden seni uzaklaştırmasınlar , Rabbine dua et ve ortak koşanlardan olma , Allah’la beraber başka ilaha çağrıda bulunma, O’ndan başka ilah yoktur, O’nun yüzü / veçhi hariç her şey helâk olacaktır, Yargılama / hüküm verme onundur ve ona geri döndürüleceksiniz.
Sen, bu kitabın sana verileceğini ummuyordun. Ancak o, Rabbinden bir rahmet olarak sana verildi. Öyle ise kâfirlere sakın arka çıkma.
Sen, o Kitabın, senin kalbine bırakılacağını ummazdın. Ancak Rabbinden bir rahmet olarak (Kitap senin kalbine bırakıldı). O halde kafirlere arka olma.
Bu kitabın sana verileceğini hiç beklemezdin dipnot 1 . Bu, sadece Rabbinin bir ikramı olarak sana verildi. Öyleyse sakın kafirlere arka çıkma dipnot 2 !
Böyle bir kitabın sana verileceğini hiç beklemiyordun. Bu, sadece Rabbinin bir ikramı olarak sana verildi. Sakın o nankörlere arka çıkma.
Sen, kitabı sana indireceğimizi ummuyordun. Ancak o, Rabbinden bir rahmettir. Öyleyse inkarcılara arka çıkma.
Sen, kitabı sana indireceğimizi ummuyordun. Ancak o, Rabbin'den bir rahmettir. Öyleyse inkarcılara arka çıkma.
Sen bu Kitap'ın sana indirileceği ummuyordun; Rabbinden bir rahmet olarak geldi. O halde küfre sapanlara sakın destekçi olma.
Kasas suresi, 87. ayet. وَلَا يَصُدُّنَّكَ عَنْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ بَعْدَ إِذْ أُنزِلَتْ إِلَيْكَ وَٱدْعُ إِلَىٰ رَبِّكَ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ
Allah'ın ayetleri sana indirildikten sonra, sakın seni onlardan çevirmesinler. Rabbine çağır ve sakın Allah'a ortak koşanlardan olma!
Sana indirildikten sonra, artık onlar seni Allah'ın ayetlerinden sakın ha alıkoymasınlar! Rabbine davet et dipnot 1 ve asla müşriklerden olma!
Ve sana indirilmiş olduğu şu vakitten sonra, onların seni Allah'ın ayetlerinden alıkoymalarına asla izin verme! Aksine (onları) Rabbine çağır! Sakın ha, Allah'a ortak koşanlardan biri olma!
ve bir kere Allah'ın ayetleri sana indirilmiş olduğuna göre, bundan sonra artık sakın seni onlardan alıkoymalarına fırsat verme; tersine, (insanları) Rabbine çağır. Ve sakın, Allah'tan başka varlıklara tanrısal güçler ve nitelikler yakıştıran kimselerden olma:
Sana inzal olunan Allah işaretlerinin gereğini yerine getirmekten seni engelleyemesinler! Rabbine davet et ve müşriklerden olma!
Sana indirildikten sonra, sakın seni Allah'ın ayetlerinden alıkoymasınlar. Sen Rabbine çağır ve sakın müşriklerden olma.
Allah'ın âyetleri sana indirildikten sonra, artık sakın onlar seni bu âyetlerden alıkoymasınlar. Rabbine davet et. Asla müşriklerden olma!
Allah'ın ayetleri sana indirildikten sonra, seni onlardan sakın alıkoymasınlar. Efendine çağır ve sakın ortaklar koşanlar arasında olma.
Allah'ın ayetleri sana indirildikten sonra, sakın onlar seni bu ayetlerden alıkoymasınlar. Rabbine davet et. Asla müşriklerden olma!
Sana indirildikten sonra seni ALLAH'ın ayetlerinden saptırmasınlar. Efendine çağır; ortak koşanlardan olma.
Sana indirildikten sonra seni ALLAH'ın ayetlerinden saptırmasınlar. Rabbine çağır; ortak koşanlardan olma.
Ve sakın sana indirildikten sonra, Allah'ın ayetlerinden seni çevirmesinler; hemen Rabbine davet et ve sakın ortak koşanlardan olma!
Ve sakın sana indirildikten sonra Allahın ayatından seni çevirmesinler, hemen rabbına davet et ve sakın müşriklerden olma
Sana indirilen, Allah'ın ayetleridir. Sakın seni ondan alıkoymasınlar. dipnot 1 Sen, İnsanları Rabb'ine çağır. Müşriklerden olma. dipnot 2
Sana indirilen, Allah'ın ayetleridir. Sakın seni ondan alıkoymasınlar dipnot 1 . Sen, insanları Rabb'ine çağır. Müşriklerden olma. dipnot 2
Sana indirilen, Allah'ın ayetleridir. Sakın seni ondan alıkoymasınlar dipnot 1 . Sen, insanları Rabb'ine çağır. Sakın müşriklerden olma. dipnot 2
Sana indirildikten sonra, sakın seni Tanrı'nın ayetlerinden alıkoymasınlar. Sen rabbine çağır ve sakın müşriklerden olma.
Allahın ayetlerinden — onların sana indirildiği andan i'tibaren — sakın (müşrikler) seni çevirmesinler! Sen (insanları) Allaha da'vet et. Zinhar müşriklerden olma!
Allah'ın ayetleri sana indirildikten sonra, sakın seni onlardan alıkoymasınlar. Rabbına davet et ve sakın müşriklerden olma.
(85-88) Muhakkak ki sana Kuran’ı farz kılan / zorunlu kılan , dönülecek yere de seni döndürecektir de ki Rabbim kim yola iletilecek, kim a paçık bir şekilde sapmış halde kalacak en iyi bilendir. Sen bu kita pla kavuşmayı / buluşmayı ummuyordun, o rabbinden bir rahmettir, kafirlere arka çıkan asla olma, sana indirildikten sonra Allah’ın ayetlerinden seni uzaklaştırmasınlar , Rabbine dua et ve ortak koşanlardan olma , Allah’la beraber başka ilaha çağrıda bulunma, O’ndan başka ilah yoktur, O’nun yüzü / veçhi hariç her şey helâk olacaktır, Yargılama / hüküm verme onundur ve ona geri döndürüleceksiniz.
Sana indirildikten sonra, sakın seni Allah'ın ayetlerinden alıkoymasınlar. Sen Rabbine çağır ve sakın müşriklerden olma.
Ve Allah'ın, ayetleri sana indirildikten sonra sakın seni onlardan alıkoymasınlar. Rabbine da'vet et, ortak koşanlardan olma.
Allah'ın ayetleri sana indirildikten sonra sakın seni onlardan uzaklaştırmasınlar dipnot 1 ! Sen Rabbine çağır; sakın müşriklerden olma dipnot 2 !
(Ya Muhammed!) Sana indirildikten sonra sakın seni Allah'ın ayetlerinden engellemesinler. Sen Rabbine çağır; asla müşriklerden olma.
Allah’ın ayetleri sana indirildikten sonra, sakın seni onlardan alıkoymasınlar. Rabbine davet et, müşriklerden olma!
Allah'ın ayetleri sana indirildikten sonra, sakın seni onlardan alıkoymasınlar. Rabb'ine yalvar, müşriklerden olma!
Allah'ın ayetleri sana indirildikten sonra sakın seni geri çevirmesinler. Rabbine yakar/Rabbine çağır. Sakın şirke bulaşanlardan olma.
Kasas suresi, 88. ayet. وَلَا تَدْعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ إِلَّا وَجْهَهُۥ لَهُ ٱلْحُكْمُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
Sen Allah ile beraber başka bir ilaha ibadet etme. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O'nun zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm yalnızca O'nundur ve kesinlikle O'na döndürüleceksiniz.
Allah ile birlikte başka bir ilaha yalvarma! (Çünkü) O'ndan başka ilah yoktur. O'nun yüzü (zatı) hariç, (geri kalan) her şey yok olacaktır. Hüküm, yalnızca O'na aittir ve yalnızca O'na döndürüleceksiniz.
Ve asla Allah'la beraber başka bir ilaha yalvarıp yakarma! O'ndan başka ilah yok: her şey yok olacak, sadece O'nun Zatı baki kalacak. Nihai yargı yalnız O'na aittir: sonunda elbet hepiniz O'na döndürüleceksiniz.
Yani, Allah'la beraber tutup başka bir tanrıya yalvarmaya kalkma! (Çünkü) O'ndan başka tanrı yok; (çünkü) O'nun (ebedi) Zatı'ndan başka her şey, herkes, yok olmaya mahkumdur; hüküm bütünüyle O'nun elindedir ve sonunda O'na döndürüleceksiniz.
Allah yanı sıra tanrıya (dışsal güce) yönelme! Tanrı yoktur, sadece "HU"; Her şey (şey'iyeti itibarıyla) yoktur sadece O'nun vechi (mevcuttur)! Hüküm O'nundur. . . O'na (hakikatiniz olan Esma mertebesinin farkındalığına) döndürüleceksiniz!
Ve Allah ile beraber başka bir ilaha tapma. O'ndan başka ilah yoktur. O'nun yüzünden (zatından) başka her şey helak olucudur. Hüküm O'nundur ve siz O'na döndürüleceksiniz.
Sakın Allah'la beraber başka bir ilâha ibadet etme (yalvarıp yakarma!); zira O'ndan başka ilâh yoktur. O'ndan başka her şey yok olacaktır. Hüküm O'nundur.Yine Ona döndürüleceksiniz.
Allah ile birlikte başka tanrılara da yakarışlarda bulunma. O'ndan başka Tanrı yoktur. O'nun varlığından başka, her şey yok olacaktır. Yargı da O'na özgüdür. Zaten O'na döndürüleceksiniz.
Allah ile birlikte başka bir tanrıya tapıp yalvarma! Ondan başka tanrı yoktur. O'nun zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm O'nundur ve siz ancak O'na döndürüleceksiniz.
ALLAH ile birlikte hiçbir tanrıyı çağırma. O'ndan başka tanrı yoktur. O'nun varlığı hariç her şey yok olmaya mahkûmdur. Yargı tümüyle O'nundur ve siz O'na döndürüleceksiniz.
ALLAH ile birlikte hiç bir tanrıyı çağırma. O'ndan başka tanrı yoktur. O'nun varlığı hariç her şey yok olmaya mahkumdur. Yargı tümüyle O'nundur ve siz O'na döndürüleceksiniz.
Allah'la birlikte diğer bir tanrıya daha çağırma; O'ndan başka tanrı yoktur. O'nun zatından başka herşey helak olacaktır. Hüküm O'nundur ve nihayet döndürülüp O'na götürüleceksiniz.
Allahın yanında diğer bir tanrıya daha çağırma, başka tanrı yok ancak o, onun vechinden başka her şey helaktedir, huküm onun ve nihayet döndürülüb ona götürüleceksiniz
Allah ile birlikte başka ilahtan istekte bulunma. O'ndan başka ilah yoktur. O'nun yüzü dipnot 1 hariç her şey yok olucudur. Hüküm O'nundur. Ve O'na döndürüleceksiniz.
Allah ile birlikte başka ilahtan istekte bulunma. O'ndan başka ilah yoktur. O'nun yüzü dipnot 1 hariç her şey yok olucudur. Hüküm O'nundur. Ve O'na döndürüleceksiniz.
Allah'ın yanı sıra başka bir ilaha kulluk etme. O'ndan başka ilah yoktur. O'ndan başka her şey yok olucudur. Hüküm O'nundur. Ve O'na döndürüleceksiniz.
Ve Tanrı ile beraber başka bir tanrıya tapma. O'ndan başka tanrı yoktur. O'nun yüzünden (zatından) başka her şey helak olucudur. Hüküm O'nundur ve siz O'na döndürüleceksiniz.
Allah ile birlikde diğer bir Tanrı daha (edinib) tapma (ona). Ondan başka hiç bir Tanrı yok. Onun zatinden başka her şey helak olucudur. Hüküm Onundur ve siz ancak Ona döndürül (üb götürül) eceksiniz.
Allah ile birlikte bir başka tanrıya yalvarma. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O'nun zatından başka her şey helak olacaktır. Hüküm O'nundur ve sadece O'na döndürüleceksiniz.
(85-88) Muhakkak ki sana Kuran’ı farz kılan / zorunlu kılan , dönülecek yere de seni döndürecektir de ki Rabbim kim yola iletilecek, kim a paçık bir şekilde sapmış halde kalacak en iyi bilendir. Sen bu kita pla kavuşmayı / buluşmayı ummuyordun, o rabbinden bir rahmettir, kafirlere arka çıkan asla olma, sana indirildikten sonra Allah’ın ayetlerinden seni uzaklaştırmasınlar , Rabbine dua et ve ortak koşanlardan olma , Allah’la beraber başka ilaha çağrıda bulunma, O’ndan başka ilah yoktur, O’nun yüzü / veçhi hariç her şey helâk olacaktır, Yargılama / hüküm verme onundur ve ona geri döndürüleceksiniz.
Sen Allah ile beraber başka bir ilâha ibadet etme. O’ndan başka hiçbir (hak) ilâh yoktur. O'nun yüzünden (zatından) başka her şey yok olacaktır. Hüküm O'nundur ve O'na döndürülürsünüz.
Allah ile beraber başka bir tanrıya yalvarma. O'ndan başka tanrı yoktur. O'nun yüzü (zatı)ndan başka herşey helak olacaktır. Hüküm O'nundur ve O'na döndürüleceksiniz.
Allah ile birlikte başka bir ilahı yardıma çağırma dipnot 1 ! Allah'tan başka ilah yoktur. Onun zatı dışında her şey helak olur dipnot 2 . Karar onundur. Siz onun huzuruna çıkarılacaksınız dipnot 3 .
Allah ile birlikte bir başka ilahı yardıma çağırma. Allah'tan başka ilah yoktur. Allah dışında her şey etkisizleşecektir. Karar yetkisi ondadır. Hepiniz ona döndürüleceksiniz.
Allah ile birlikte bir başka ilaha dua/ibadet etme. Çünkü O’ndan başka (hak) ilah yoktur. Her şey yok olacak, yalnızca O'nun yüzü kalacaktır. Hüküm O’nundur. O’na döndürüleceksiniz.
Allah ile birlikte bir başka ilaha yalvarma. Çünkü O'ndan başka ilah yoktur. Her şey yok olacak, yalnızca O (nun tarafı) kalacaktır. Hakimiyet O'nundur. O'na döndürüleceksiniz.
Allah'ın yanında diğer bir tanrıya daha kulluk etme. İlah yok O'ndan başka. O'nun yüzü dışında herşey helak olacaktır. Hüküm yalnız O'nundur ve O'na döndürüleceksiniz.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.