Kıyâmet suresi

Kıyâmet suresi, 19. ayet

Kıyâmet suresi, 19. ayet. ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُۥ

ŝümme inne `aleynâ beyâneh.

Diyanet İşleri

Sonra onu açıklamak da bize aittir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kıyâmet 16–22 · surenin 19. ayeti / 40
  1. Kıyâmet 16

    (Ey Muhammed!) Onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma.

  2. Kıyâmet 17

    Şüphesiz onu toplamak ve okumak bize aittir.

  3. Kıyâmet 18

    O halde, biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna uy.

  4. 19

    Sonra onu açıklamak da bize aittir.

  5. Kıyâmet 20–21

    (20-21) Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.

  6. Kıyâmet 22

    O gün birtakım yüzler aydındır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 16–19. ayetler için yazılmıştır.

16. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e Cebrail vahiy getirip de Kur’ân’ı okumaya başladığında Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Kur’ân’ı belleme tutkusu dolayısı ile daha o vahyi bitirmeden onu telaffuz etmeye kalkışır, Cebrail’in okuması ile birlikte okumaya gayret ederdi. Yüce Allah, ona bu işten vazgeçmesini emretmiş ve şöyle buyurmuştur: “Sana onun vahyi tamamlanmadan önce Kur’ân’ı okumada acele etme!” (Tâ-Hâ, 20/114)

İşte burada da şöyle buyurmaktadır: “Onu çabuklaştırmak için dilini onunla kıpırdatma!”

17. Daha sonra Yüce Allah, ona Kur’ân-ı Kerîm’i bellemesini, okumasını ve kalbinde onu toplayacağını taahhüt ederek şöyle buyurmaktadır: “Çünkü onu (sana) belletmek de okutmak da Bize düşer.” Senin bu tutkuna sebep teşkil eden şey de onun bazı kelimelerini kaçırmak ve unutmak korkusudur. Allah ise sana bunun teminatını verdiğine göre artık bunu gerektiren bir sebep kalmamıştır.

18. “O halde Biz onu okuduğumuz zaman sen, onun okunuşunu takip et.” Yani Cebrail, sana getirdiği vahyi tamamladıktan sonra o vakit sen de onun okumasını takip et ve onun arkasından sen de oku.

19. “Sonra onu açıklamak da hiç şüphesiz Bize düşer.” Yani manalarını açıklamak da bize aittir. Yüce Allah, ona lafzını korumayı da manalarını korumayı da taahhüt etmiştir. Bu ise korumanın olabilecek en ileri derecesidir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de Allah’ın istediği bu edebi takındı. Cebrail, ona bundan böyle Kur’ân okudu mu (vahyetti mi) onu dinler, o bitirdikten sonra kendisi onu okurdu.

Bu âyet-i kerimede ilim öğrenme edebi de gösterilmektedir. Öğrenci, hoca açıklamakta olduğu meseleyi bitirmeden önce acele etmemelidir. Aksine hoca, açıkladığı meseleyi bitirdikten sonra kavrayamadığı hususu sorma yolunu seçmelidir.

Aynı şekilde eğer sözlerinin baş tarafında reddi yahut güzel bulup onaylamayı gerektiren bir husus var ise yine yapılan bu açıklamayı bitirmeden önce o hususu ret veya kabule kalkışmamalıdır. Böylelikle yapılan açıklamanın doğru veya yanlış olduğu tam manasıyla anlamış olur, anlatılan hususu iyice beller ve o konuda doğru bir şekilde açıklamalarda bulunmak imkânını elde eder.

Aynı şekilde bu ayetler, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in ümmete vahyin lafızlarını açıkladığı gibi manalarını da açıklamış olduğunu göstermektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sonra, onun sana tefsir edilmesi de yine bize aittir.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. إِنَّ inne şüphesiz
  3. عَلَيْنَا aleyna bize düşer
  4. بَيَانَهُۥ beyanehu onu açıklamak kök: بين

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

49 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonra onu açıklamak da sadece bize aittir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada ele alınan konu, mahşerdeki suçluların mazeretlerinin reddedilmesi ve onlarla ilgili verilecek karara uymalarıdır. Ayetlerin Hz. Peygamber'e yönelik olduğu iddiası, bağlama ve ifadelere uymadığı için doğru değildir.

Mustafa İslamoğlu

sonra elbet onu beyan etmek de yine Bize düşer.

Muhammed Esed

sonra onun anlamını açıklamak da Bize düşer.

Ahmed Hulusi

Sonra, muhakkak ki Onun beyanı (açığa çıkarılması) da bize aittir.

Ali Bulaç

Sonra muhakkak onu açıklamak Bize ait (bir iş)tir.

Ali Özek ve heyeti

Sonra şüphen olmasın ki, onu açıklamak da bize aittir.

Ali Rıza Safa

Sonra, kuşkusuz, Onun anlamını açıklamak, Bize özgüdür.

Bayraktar Bayraklı

Sonra onu açıklamak da yalnız bize düşer.

Edip Yüksel

Sonra, onu açıklamak da bizim görevimizdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sonra, onu açıklamak da bizim görevimizdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra onun açıklaması da yine Bize aittir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra bize aiddir yine onun beyanı

Erhan Aktaş

Sonra, onun beyanı yalnızca Biz'e aittir. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yaptıklarının ve ihmal ettiklerinin kanıtlarıyla ortaya konması, tek tek açıklanması Bize aittir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra, onun beyanı yalnızca Bize aittir. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yaptıklarının ve ihmal ettiklerinin kanıtlarıyla ortaya konması, tek tek açıklanması Bize aittir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra, onun beyanı yalnızca Bize aittir. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yaptıklarının ve ihmal ettiklerinin kanıtlarıyla ortaya konması, tek tek açıklanması Bize aittir.

Gültekin Onan

Sonra muhakkak onu açıklamak bize ait (bir iş)tir.

Hasan Basri Çantay

Sonra onu açıklamak da hakıykat bize aiddir.

İbni Kesir

Sonra şüphesiz onu açıklamak da Bize aittir.

Mehmet Alagaş

(16-19) Onunla, aceleyle dilini kımıldatma hareket ettirme. Mutlaka onu toparlaması ve onun okutulması bizim üzerimizedir. (O senin işin değil) O sana okunduğunda o okunana uy / tabi ol. Sonra onun açıklaması da bizim üzerimizedir (O da senin işin değil)

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra onu açıklamak yine bize aittir.

Süleyman Ateş

Sonra onu açıklamak da bize düşer.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Artık onları sayıp dökmek bizim işimizdir dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İnsanlar sıralar halinde Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. (Onlara denir ki) "Karşımıza ilk yarattığımız gibi (tek tek) geldiniz. Aslında sizin için buluşma yeri ve zamanı belirlemeyeceğimizi sanmıştınız." Defterleri önlerine konur. Günahkarların, defterde olanlardan korkuya kapıldıklarını görürsün. Derler ki "Eyvah! Bu nasıl defter ki küçük-büyük bırakmadan hepsini sayıp dökmüş." Yaptıkları her şeyi karşılarında hazır bulurlar. Senin Rabbin kimseye yanlış yapmaz." (Kehf 18/48-49)

Şaban Britch

Sonra onu açıklamak yine bize aittir.

Şaban Piriş

Sonra onu açıklamak yine bize aittir.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra onu açıklamak da bizim işimiz olacaktır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We are responsible for its interpretation.

Abdul Haleem

and We shall make it clear.

Abdullah Yusuf Ali

Nay more, it is for Us to explain it (and make it clear):

Abul A'la Maududi

then it will be for Us to explain it. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This gives the feeling, and some early commentators have also given expression to the same, that probably in the beginning the Messenger (peace be upon him) of Allah used to ask of the Angel Gabriel the meaning of a verse or a word or a command of the Quran even in the very midst of the revelation itself. Therefore, the Prophet (peace be upon him) was not only given the instruction that he should listen quietly to revelation when it came down to him, and assured that its each word would be preserved in his memory precisely, and he would be enabled to recite the Quran exactly as it was revealed, but at the same time it was also promised that he would be made to understand the meaning and intention of each command and each instruction of divine revelation.

Aisha Bewley

Then its explanation is Our concern.

Al-Hilali & Khan

Then it is for Us (Allâh) to make it clear (to you).

Ali Quli Qarai

Then, its exposition indeed [also] lies with Us.

Amatul Rahman Omar

The responsibility of explaining it lies again on Us.

Arthur John Arberry

Then Ours it is to explain it.

Bijan Moeinian

It is only God Who will explain Qur’an to you.

E. Henry Palmer

And again it is for us to explain it.

Edip-Layth

Then it is for Us to clarify it.

George Sale

And afterwards it shall be our part to explain it unto thee.

Hamid S. Aziz

Nay, more, it is for Us to explain (and clarify) it.

Mahmoud Ghali

Thereafter surely upon Us is its evident (exposition).

Marmaduke Pickthall

Then lo! upon Us (resteth) the explanation thereof.

Mohamed Ahmed - Samira

The exposition of its meaning surely rests on Us.

Muhammad Asad

and then, behold, it will be for Us to make its meaning clear.

Mustafa Khattab

Then it is surely upon Us to make it clear ˹to you˺.

Progressive Muslims

Then it is for Us to clarify it.

Rashad Khalifa

Then it is we who will explain it.

Sahih International

Then upon Us is its clarification [to you].

Sam Gerrans

Then upon Us is its clarification.)

Shabbir Ahmed

Then, behold! It is for Us to explain it. (The Qur'an is its own best commentary. It explains itself).

Syed Vickar Ahamed

Then, it is for Us to explain it (and to make it clear):

Taqi Usmani

Then, it is undertaken by Us to explain it.

The Monotheist Group

Then it is for Us to explain it.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 19. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 19. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 19. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩