Kıyâmet suresi

Kıyâmet suresi, 17. ayet

Kıyâmet suresi, 17. ayet. إِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُۥ وَقُرْءَانَهُۥ

inne `aleynâ cem`ahû veḳur'âneh.

Diyanet İşleri

Şüphesiz onu toplamak ve okumak bize aittir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kıyâmet 14–20 · surenin 17. ayeti / 40
  1. Kıyâmet 14–15

    (14-15) Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.

  2. Kıyâmet 16

    (Ey Muhammed!) Onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma.

  3. 17

    Şüphesiz onu toplamak ve okumak bize aittir.

  4. Kıyâmet 18

    O halde, biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna uy.

  5. Kıyâmet 19

    Sonra onu açıklamak da bize aittir.

  6. Kıyâmet 20

    (20-21) Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 16–19. ayetler için yazılmıştır.

16. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e Cebrail vahiy getirip de Kur’ân’ı okumaya başladığında Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Kur’ân’ı belleme tutkusu dolayısı ile daha o vahyi bitirmeden onu telaffuz etmeye kalkışır, Cebrail’in okuması ile birlikte okumaya gayret ederdi. Yüce Allah, ona bu işten vazgeçmesini emretmiş ve şöyle buyurmuştur: “Sana onun vahyi tamamlanmadan önce Kur’ân’ı okumada acele etme!” (Tâ-Hâ, 20/114)

İşte burada da şöyle buyurmaktadır: “Onu çabuklaştırmak için dilini onunla kıpırdatma!”

17. Daha sonra Yüce Allah, ona Kur’ân-ı Kerîm’i bellemesini, okumasını ve kalbinde onu toplayacağını taahhüt ederek şöyle buyurmaktadır: “Çünkü onu (sana) belletmek de okutmak da Bize düşer.” Senin bu tutkuna sebep teşkil eden şey de onun bazı kelimelerini kaçırmak ve unutmak korkusudur. Allah ise sana bunun teminatını verdiğine göre artık bunu gerektiren bir sebep kalmamıştır.

18. “O halde Biz onu okuduğumuz zaman sen, onun okunuşunu takip et.” Yani Cebrail, sana getirdiği vahyi tamamladıktan sonra o vakit sen de onun okumasını takip et ve onun arkasından sen de oku.

19. “Sonra onu açıklamak da hiç şüphesiz Bize düşer.” Yani manalarını açıklamak da bize aittir. Yüce Allah, ona lafzını korumayı da manalarını korumayı da taahhüt etmiştir. Bu ise korumanın olabilecek en ileri derecesidir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de Allah’ın istediği bu edebi takındı. Cebrail, ona bundan böyle Kur’ân okudu mu (vahyetti mi) onu dinler, o bitirdikten sonra kendisi onu okurdu.

Bu âyet-i kerimede ilim öğrenme edebi de gösterilmektedir. Öğrenci, hoca açıklamakta olduğu meseleyi bitirmeden önce acele etmemelidir. Aksine hoca, açıkladığı meseleyi bitirdikten sonra kavrayamadığı hususu sorma yolunu seçmelidir.

Aynı şekilde eğer sözlerinin baş tarafında reddi yahut güzel bulup onaylamayı gerektiren bir husus var ise yine yapılan bu açıklamayı bitirmeden önce o hususu ret veya kabule kalkışmamalıdır. Böylelikle yapılan açıklamanın doğru veya yanlış olduğu tam manasıyla anlamış olur, anlatılan hususu iyice beller ve o konuda doğru bir şekilde açıklamalarda bulunmak imkânını elde eder.

Aynı şekilde bu ayetler, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in ümmete vahyin lafızlarını açıkladığı gibi manalarını da açıklamış olduğunu göstermektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz onu, senin kalbinde toplamamız ve okunuşunu dilinde sabit kılmamız bizim sorumluluğumuzdur.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. عَلَيْنَا aleyna bize düşer
  3. جَمْعَهُۥ cem'ahu onu toplamak kök: جمع
  4. وَقُرْءَانَهُۥ ve kur'anehu ve okumak kök: قرا

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

49 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki onun toplanması ve okunması sadece bize aittir.

Mustafa İslamoğlu

Şüphesiz onun toplanması da okunuşu da bize düşer;

Muhammed Esed

çünkü onu (senin kalbine) yerleştirmek ve (gerektiğinde) okutturmak Bizim işimizdir.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki Onu cem' etmek ve Onun okunması bize aittir.

Ali Bulaç

Şüphesiz, onu (kalbinde) toplamak ve onu (sana) okutmak bize ait (bir iş)tir.

Ali Özek ve heyeti

Şüphesiz onu, toplamak (senin kalbine yerleştirmek) ve onu okutmak bize aittir.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, Onu toplamak ve okutmak, Bize özgüdür. dipnot 552

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 552
    Bu ayet, Kur'an'ın, peygamberin ölümünden sonra insanlar tarafından toplandığını öne sürenlere kesin bir yanıttır. Parçalar biçiminde indirildiği ve Allah tarafından bölümlere ayrıldığı 17:106 ayetinde bildirilen Kur'an'ın, yine Allah tarafından toplandığı bu ayette açıkça bildirilmesine karşın, indiriliş sırası uydurmalarıyla, sure ve ayetlerin Allah tarafından yapılmış sıralaması değiştirilerek, kimi ayetlerin daha sonra indirildiği ve önceki ayetleri yürürlükten kaldırdığı yalanları yayılmıştır. Ayetteki tümce, kimi çevirilerde, "Senin kalbinde toplamak" biçiminde değiştirilerek, peygamberin yüreğinde toplandığı biçiminde anlamlar yüklenmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz onu kalbinde toplamak ve sana okutturmak yalnızca bize aittir.

Edip Yüksel

Onu toplamak da okutmak da bize düşer.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onu toplamak da okutmak da bize düşer.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü onun derlenip toplanması Bize aittir!

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü bize aiddir onun cem'i ve Kur'anı

Erhan Aktaş

Kuşkusuz, onun toplanması ve okunması Bize aittir. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hesaba çekilen kişinin yaptıklarının ve ihmal ettiklerinin bir bir okunması, ortaya konması Bizim işimizdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kuşkusuz, onun toplanması ve okunması Bize aittir. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hesaba çekilen kişinin yaptıklarının ve ihmal ettiklerinin bir bir okunması, ortaya konması Bizim işimizdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kuşkusuz, onun toplanması ve okunması Bize aittir. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yaptıklarının ve ihmal ettiklerinin bir bir okunması, ortaya konması Bizim işimizdir.

Gültekin Onan

Şüphesiz, onu (kalbinde) toplamak ve onu (sana) okutmak bize ait (bir iş)tir.

Hasan Basri Çantay

Onu (göğsünde) toplamak, onu (dilinde akıtıb) okutmak şübhesiz bize aiddir.

İbni Kesir

Şüphesiz onu toplamak ve okutmak Bize aittir.

Mehmet Alagaş

(16-19) Onunla, aceleyle dilini kımıldatma hareket ettirme. Mutlaka onu toparlaması ve onun okutulması bizim üzerimizedir. (O senin işin değil) O sana okunduğunda o okunana uy / tabi ol. Sonra onun açıklaması da bizim üzerimizedir (O da senin işin değil)

Rowwad Tercüme Merkezi

Şüphesiz onu toplamak (senin kalbine yerleştirmek) ve onu okutmak bize aittir.

Süleyman Ateş

Onu (senin kalbinde) toplamak ve (sana) okumak bize düşer.

Süleymaniye Vakfı

Onu bir araya getirmek ve bir kur'an /anlam kümesi yapmak kesinlikle bizim işimizdir dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Kur'an" kelimesi "toplamak, bir araya getirmek" anlamına gelen "k-r-e (ق-ر-أ)" kökünden mastardır. Bu fiilin ifade ettiği "toplama" anlamı bir "düzen ve ölçüt"ü içerir. Kur'an kelimesi pek çok ayette, "birbiriyle irtibatlı ayetlerin oluşturduğu küme" anlamında isim olarak kullanılır (İsra 17/106, Fussilet 41/3). Bir konuyu anlatan ana ayet (muhkem ayet) ile onu açıklayan benzer ayetler (müteşabih ayetler), o konuya ait anlam kümesini yani kur'an'ı oluşturur (Al-i İmran 3/7, Zümer 39/23). Allah'ın kitabına Kur'an denmesi de bütün sureleri toplayıp bir araya getiren büyük küme olması sebebiyledir. Kıyamet Suresi'nin bu ayetleri tefsirlerde, 'Muhammed aleyhisselamın kendisine gelen vahyin tamamlanmasını beklemeden tekrarlayarak ezberlemeye çalıştığı için uyarıldığı' şeklinde yorumlanır. Bu iddia, hem insan davranışı açısından hem de vahyin geliş şekline aykırılığı açısından yanlıştır (Cin 72/26-28). Ayetlerin Allah tarafından bir araya getirilip (cem' edilip) kur'an haline getirilmiş olması, Kur'an-ı Kerim'in tertibinin de Allah tarafından tamamlandığını, ayet ve surelerin düzenlenmesinin hiçbir insana bırakılmadığını gösterir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Yaptığını da yapmadığını da) toparlayıp bir araya getirmek bizim işimizdir.

Şaban Britch

Hiç şüphesiz onu (kalbinde) toplamak ve onu (diline salarak) okumak bize aittir.

Şaban Piriş

Şüphesiz, onu toplayıp, okumak bize düşer.

Yaşar Nuri Öztürk

Onu toplamak ve okumak bize düşer.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We are responsible for imprinting it in your heart and impressing it on your mind, and We are responsible for its compilation and for its perusal.

Abdul Haleem

We shall make sure of its safe collection and recitation.

Abdullah Yusuf Ali

It is for Us to collect it and to promulgate it:

Abul A'la Maududi

Surely it is for Us to have you commit it to memory and to recite it.

Aisha Bewley

Its collection and recitation are Our affair.

Al-Hilali & Khan

It is for Us to collect it and to give you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) the ability to recite it (the Qur’ân).

Ali Quli Qarai

Indeed it is up to Us to put it together and to recite it.

Amatul Rahman Omar

The responsibility of its collection and its arrangement lies on Us.

Arthur John Arberry

Ours it is to gather it, and to recite it.

Bijan Moeinian

I (God) am the only one to put this Qur’an together and its recitation is to please Me.

E. Henry Palmer

It is for us to collect it and to read it;

Edip-Layth

It is for Us to collect it and relate it.

George Sale

For the collecting the Koran in thy mind, and the teaching thee the true reading thereof are incumbent on Us.

Hamid S. Aziz

Surely it is for Us to collect it and to recite (or enact) it.

Mahmoud Ghali

Surely upon Us is the gathering of it and its all-evident reading.

Marmaduke Pickthall

Lo! upon Us (resteth) the putting together thereof and the reading thereof.

Mohamed Ahmed - Samira

Surely its collection and recitation are Our responsibility.

Muhammad Asad

for, behold, it is for Us to gather it [in thy heart,] and to cause it to be read [as it ought to be read].

Mustafa Khattab

It is certainly upon Us to ˹make you˺ memorize and recite it.

Progressive Muslims

It is for Us to gather it and relate it.

Rashad Khalifa

It is we who will collect it into Quran.

Sahih International

Indeed, upon Us is its collection [in your heart] and [to make possible] its recitation.

Sam Gerrans

Upon Us is its gathering and its recitation.

Shabbir Ahmed

Behold, it is up to Us to gather it (in your heart) and the reading of it. (He will bless whatever effort we put into learning it).

Syed Vickar Ahamed

It is for Us to put it together and to make it known and be recited.

Taqi Usmani

It is surely undertaken by Us to store it (in your heart), and to let it be recited (by you after revelation is completed).

The Monotheist Group

It is for Us to gather and relate it.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 17. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 17. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 17. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩