Kureyş suresi

Kureyş suresi, 4. ayet

Kureyş suresi, 4. ayet. ٱلَّذِىٓ أَطْعَمَهُم مِّن جُوعٍ وَءَامَنَهُم مِّنْ خَوْفٍۭ

elleẕî aṭ`amehüm min cû`iv veâmenehüm min ḫavf.

Diyanet İşleri

(1-4) Kureyş'i ısındırıp alıştırdığı; onları kışın (Yemen'e) ve yazın (Şam'a) yaptıkları yolculuğa ısındırıp alıştırdığı için, Kureyş de, kendilerini besleyip açlıklarını gideren ve onları korkudan emin kılan bu evin (Kabe'nin) Rabbine kulluk etsin.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kureyş 1–4 · surenin 4. ayeti / 4

Konu Kureyş'in yolculukları ve Beyt'in Rabbine kulluk Kureyş 1–4 3

Sure tek cümlelik bir yapı kurar (1-2 şart, 3-4 sonuç); bölünmesi cümleyi keserdi.

  1. 1–4

    (1-4) Kureyş'i ısındırıp alıştırdığı; onları kışın (Yemen'e) ve yazın (Şam'a) yaptıkları yolculuğa ısındırıp alıştırdığı için, Kureyş de, kendilerini besleyip açlıklarını gideren ve onları korkudan emin kılan bu evin (Kabe'nin) Rabbine kulluk etsin.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–4. ayetler için yazılmıştır.

1-2. Pek çok müfessirin dediğine göre bu sûrenin başı bundan önceki sûre ile alakalıdır. Yani Biz, fil ashabına yaptıklarımızı Kureyşliler için, onların güvenlikleri, işlerinin doğru dürüst ve yolunda gitmesi, ticaret ve kazanç sağlamak amacı ile kış mevsiminde Yemen’e, yazın da Şam’a doğru yaptıkları yolculuklarının düzeninin bozulmaması için yaptık. Yüce Allah, işte bundan ötürü onlara kötülük yapmak isteyenleri helâk etmiştir. Böylelikle Arapların kalplerinde Harem bölgesinin ve o bölgede yaşayan insanların konumu anlaşılmıştır. O bakımdan onlara saygı duymaya başlamışlar ve onların yaptıkları herhangi bir yolculukta onlara ilişmediler. İşte bundan dolayı Yüce Allah, onlara bu nimete karşılık şükretmelerini emrederek şöyle buyurmaktadır:

3. “O halde artık onlar, bu Beyt’in Rabbine ibadet etsinler.” Yani O’nu tevhid etsinler ve yalnızca O’na ihlâsla ibadette bulunsunlar.

4. “Ki kendilerini açlıktan kurtarıp doyuran ve korkudan kurtarıp güvende kılan da O’dur.” Çünkü bol rızık ve korkulardan yana emin olmak, Yüce Allah’a şükretmeyi gerektiren dünyevî nimetlerin en büyüklerindendir.

Açık ve gizli bütün nimetlerine karşılık hamd ve şükür yalnız Senindir Allah’ım!

Yüce Allah'ın burada özellikle Beyt’in Rabbi olduğunu dile getirmesi, bu Beyt’in şeref ve faziletinden dolayıdır. Yoksa o, her şeyin Rabbidir.

Kureyş Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onları açken besleyen ve Araplar'ın kalbine yerleştirdiği Harem’i (Kâbe'yi) ve ahalisini tazim etme hissiyle korkudan emin kılan.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِىٓ ellezi o ki
  2. أَطْعَمَهُم et'amehum onları yedirdi kök: طعم
  3. مِّن min -tan
  4. جُوعٍۢ cuin açlık- kök: جوع
  5. وَءَامَنَهُم ve amenehum ve onları güvene kavuşturdu kök: امن
  6. مِّنْ min -dan
  7. خَوْفٍۭ havfin korku- kök: خوف

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جوع (5 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.

  • Aynı kök: جوع (5 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük…

  • Aynı kök: جوع (5 geçiş)

    "Şüphesiz senin için orada aç kalmak, çıplak kalmak yoktur."

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: طعم (48 geçiş)

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: طعم (48 geçiş)

    Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

41 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O ki onları açlıktan (kurtarıp) doyurdu ve korkudan güvene kavuşturdu. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen [âmene] fiili "iman etmek" değil, "güven vermek, güvene kavuşturmak" demektir.

Mustafa İslamoğlu

Ki O, onları açlığa rağmen doyurmuş, her tür tehlike ve tehdide rağmen güvende kılmıştır.

Muhammed Esed

O ki, aç kalmasınlar diye onları beslemiş ve tehlikelerden emin kılmıştır.

Ahmed Hulusi

O ki, onları açlıktan doyurdu ve korkudan emin etti.

Ali Bulaç

Ki O, kendilerini açlıktan (kurtarıp) doyuran ve korkudan güvenliğe kavuşturandır.

Ali Özek ve heyeti

Kendilerini açlıktan doyuran ve her çeşit korkudan emin kılan.

Ali Rıza Safa

O, onları açlıktan doyurdu ve korkudan güvene kavuşturdu.

Bayraktar Bayraklı

O ki onları yedirip açlıktan kurtardı ve onları korkudan güvene kavuşturdu.

Edip Yüksel

O ki onları açlıktan kurtarıp doyurdu ve korkudan güvene kavuşturdu.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O ki onları açlıktan kurtarıp doyurdu ve korkudan güvene kavuşturdu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ki kendilerini açlıktan doyurdu ve onları korkudan emin kıldı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki onları açlıktan doyurdu ve korkudan emin buyurdu.

Erhan Aktaş

Onları yedirip açlıktan korudu ve onları korkudan güvene kavuşturdu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onları yedirip açlıktan korudu ve onları korkudan güvene kavuşturdu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onları yedirip açlıktan korudu ve onları güvene kavuşturdu.

Gültekin Onan

Ki O, kendilerini açlıktan (kurtarıp) doyuran ve korkudan güvenliğe kavuşturandır (amenehüm).

Hasan Basri Çantay

(O Rab ki) onları açlıkdan (kurtarıb) doyuran, kendilerine korkudan eminlik verendir O.

İbni Kesir

Ki o, kendilerini açlıktan kurtarmış ve korkudan emin kılmıştır.

Mehmet Alagaş

(1-4) Kureyş’i Yaz ve kış iş yolculuğuna / rıhlesine alıştırdığı / ülfet ettiği için , bu evin / beytin Rabbine kulluk / ibadet edin . Öyle ki onları açken doyurur, korkudan güvenli / emniyetli kılar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onları açlıktan doyuran ve korkularından emin kılana.

Süleyman Ateş

O ki onları yedirip açlıktan kurtardı ve onları korkudan güvene kavuşturdu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onları, açken doyurana, korku içinde olduklarında güvene kavuşturana...

Şaban Britch

Onları açlıktan doyuran ve korkularından emin kılana…

Şaban Piriş

Onları açlıktan doyuran ve korkularından emin kılana..

Yaşar Nuri Öztürk

O ki, onları doyurup kurtardı açlıktan ve kendilerini güvene çıkardı korkudan.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He saved them from hunger and gave them the security they longed for.

Abdul Haleem

who provides them with food to ward off hunger, safety to ward off fear.

Abdullah Yusuf Ali

Who provides them with food against hunger, and with security against fear (of danger).

Abul A'la Maududi

Who fed them against hunger, dipnot 1 and secured them against fear. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The allusion implies that before the Quraish came to Makkah, they were a scattered people in Arabia and living miserable lives. After their gathering together in Makkah they began to prosper, and the Prophet Abraham’s (peace be upon him) prayer for them was literally fulfilled when he had prayed: Lord, I have settled some of my descendents in a barren valley near Thy sacred House. Lord, I have done this in the hope that they will establish salat there. So turn the hearts of the people towards them, and provide fruits for their food. (Surah Ibrahim, Ayat 37).
  2. metne dön, dipnot 2
    Secure against fear: Secure from the fear from which no one anywhere in Arabia was safe. There was no settlement anywhere in the country the people of which could sleep peacefully at night, for they feared an attack any time from any quarter by some unknown enemy. No one could step out of the bounds of his tribe for fear of life or of being taken prisoner and made a slave. No caravan could travel safely from fear of attack, or without bribing influential chiefs of the tribes on the way for safe conduct. But the Quraish were immune from every danger; they had no fear of an attack from an enemy. Their caravans, small or big, freely passed on the trade routes everywhere in the country. As soon as it became known about a certain caravan that it belonged to the keepers of the Kabah, no one could dare touch it with an evil intention, so much so that even if a single Quraishite was passing on the way, he was allowed to pass unharmed and untouched as soon as the word hara-mi or ana min hara-millah" was heard from him.

Aisha Bewley

who has preserved them from hunger and secured them from fear.

Al-Hilali & Khan

(He) Who has fed them against hunger, and has made them safe from fear.

Ali Quli Qarai

who has fed them [and saved them] from hunger, and secured them from fear.

Amatul Rahman Omar

Who has fed them against hunger, and given them peace and security against all fear.

Arthur John Arberry

who has fed them against hunger and secured them from fear.

Bijan Moeinian

The same Lord who provides them with food when they are hungry and with security when they are in danger.

E. Henry Palmer

who feeds them against hunger and makes them safe against fear.

Edip-Layth

The One who fed them from hunger, and protected them from fear.

George Sale

who supplieth them with food against hunger, and hath rendered them secure from fear.

Hamid S. Aziz

Who feeds them against hunger, and makes them safe against fear?

Mahmoud Ghali

Who has fed them against hunger and secured them from fear.

Marmaduke Pickthall

Who hath fed them against hunger and hath made them safe from fear.

Mohamed Ahmed - Samira

Who provided them against destitution and gave them security against fear.

Muhammad Asad

who has given them food against hunger, and made them safe from danger.

Mustafa Khattab

Who has fed them against hunger and made them secure against fear.[1]

Progressive Muslims

The One who fed them from hunger, and protected them from fear.

Rashad Khalifa

For He is the One who fed them after hunger, and provided them with security after fear.

Sahih International

Who has fed them, [saving them] from hunger and made them safe, [saving them] from fear.

Sam Gerrans

Who fed them against hunger, and made them safe against fear.

Shabbir Ahmed

Who has given them freedom from want, and has made them secure against fear. ('Ta'm' = Feeding = Taking care = Fulfilling needs = Freeing from want).

Syed Vickar Ahamed

(The One) Who provides them with food against hunger, and with security against fear (of danger).

Taqi Usmani

who gave them food against hunger, and gave them security against fear.

The Monotheist Group

The One who fed them from hunger, and protected them from fear.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kureyş suresi, 4. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kureyş suresi, 4. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kureyş suresi, 4. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩