Lokmân suresi

Lokmân suresi, 18. ayet

Lokmân suresi, 18. ayet. وَلَا تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمْشِ فِى ٱلْأَرْضِ مَرَحًا إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍ

velâ tüṣa``ir ḫaddeke linnâsi velâ temşi fi-l'arḍi meraḥâ. inne-llâhe lâ yüḥibbü külle muḫtâlin feḫûr.

Diyanet İşleri

"Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah, hiçbir kibirleneni, övüngeni sevmez."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Lokmân 15–21 · surenin 18. ayeti / 34
  1. Lokmân 15

    "Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonra dönüşünüz ancak banadır. Ben de size yapmakta olduğunuz şeyleri haber vereceğim."

  2. Lokmân 16

    (Lokman, öğütlerine şöyle devam etti:) "Yavrum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde, yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır."

  3. Lokmân 17

    "Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir."

  4. 18

    "Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah, hiçbir kibirleneni, övüngeni sevmez."

  5. Lokmân 19

    "Yürüyüşünde tabii ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini, şüphesiz eşeklerin sesidir!"

  6. Lokmân 20

    Göklerde, yerde ne varsa hepsini Allah'ın sizin hizmetinize verdiğini ve açıkça yahut gizlice üzerinizdeki nimetlerini tamamladığını görmediniz mi? Yine de insanlar arasında, hiçbir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan Allah hakkında tartışıp duranlar vardır.

  7. Lokmân 21

    Kendilerine, "Allah'ın indirdiğine uyun" denildiği zaman, "Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız" derler. Şeytan, kendilerini cehennem azabına çağırıyor olsa da mı?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

18. “Kibirle insanlardan yüzünü çevirme” İnsanlara karşı büyüklenerek, onlara karşı büyüklük taslayarak yüzünü onlardan başka tarafa çevirme, onlara surat yapma!

“Yeryüzünde böbürlenerek” nimetleri ihsan edeni unutup nimetlerle şımararak ve kendini beğenerek “yürüme!”

“Çünkü Allah kendini beğenmiş” kendi nefsini büyük gören, tavırları ile büyüklük taslayan ve sözleri ile de “böbürlenen kimseleri sevmez.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kibirlenerek insanlardan yüz çevirme. Kendini beğenmiş bir şekilde yeryüzünde yürüme. Şüphesiz Allah; böbürlenerek yürüyen, kendisine verilen nimet ile insanlara karşı büyüklük taslayıp övünen ve bu nimetlerden dolayı Allah'a şükretmeyen hiçbir kimseyi sevmez.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la asla
  2. تُصَعِّرْ tusaair çevirne kök: صعر
  3. خَدَّكَ haddeke yüzünü kök: خدد
  4. لِلنَّاسِ linnasi insanlardan kök: نوس
  5. وَلَا ve la ve
  6. تَمْشِ temşi yürüme kök: مشي
  7. فِى fi
  8. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  9. مَرَحًا ۖ merahen böbürlenerek kök: مرح
  10. إِنَّ inne zira
  11. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  12. لَا la
  13. يُحِبُّ yuhibbu sevmez kök: حبب
  14. كُلَّ kulle hepsini kök: كلل
  15. مُخْتَالٍۢ muhtalin kendini beğenenleri kök: خيل
  16. فَخُورٍۢ fehurin övünenleri kök: فخر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: مرح (3 geçiş) · Ortak kavram: Tevazu · Aynı kök: مشي (23 geçiş)

    Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin.

  • Aynı kök: فخر (6 geçiş) · Aynı kök: خيل (9 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş)

    Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki…

  • Aynı kök: فخر (6 geçiş) · Aynı kök: خيل (9 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş)

    Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (böyle yaptık.) Çünkü Allah, kendini beğenip övünen hiçbir…

  • Aynı kıssa: Lokmân · Ortak kavram: Tevazu · Aynı kök: مشي (23 geçiş)

    "Yürüyüşünde tabii ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini, şüphesiz eşeklerin sesidir!"

  • Aynı kıssa: Lokmân · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    (Lokman, öğütlerine şöyle devam etti:) "Yavrum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde, yahut göklerde ya da…

  • Aynı kök: خدد (2 geçiş)

    (3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.

  • Aynı kök: خيل (9 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…

  • Aynı kök: مرح (3 geçiş)

    Bu, sizin yeryüzünde haksız yere şımarmanızdan ve böbürlenmenizden ötürüdür.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

"Kasıntılık yapıp insanlara karşı böbürlenme ve yeryüzünde çalım satarak dolaşma! Zira unutma ki Allah kendini beğenmiş kibirliyi sevmez.

Muhammed Esed

"(Yersiz) bir gurura kapılarak insanlara üstünlük taslama ve yeryüzünde küstahça gezip durma! Unutma ki Allah, böbürlenerek küstahlık yapanları sevmez.

Ahmed Hulusi

"Kibirlenerek insanlardan yüzünü çevirme ve yeryüzünde kendini beğenerek yürüme! Muhakkak ki Allah, elindekilerle gururlanan kibirli hiçbir kimseyi sevmez!"

Ali Bulaç

"İnsanlara yanağını çevirip (büyüklenme) ve böbürlenmiş olarak yeryüzünde yürüme. Çünkü Allah, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez."

Ali Özek ve heyeti

Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez.

Ali Rıza Safa

"İnsanları küçümseme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Kuşkusuz, Allah, kendini beğenip övünenlerin hiçbirini sevmez!" dipnot 345

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 345
    Kendini beğenip övünenlerin, Allah tarafından sevilmemesi konusu, Tevrat,
    Hezekiel 21:26 — Eski Ahit, Hezekiel; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Hezekiel 21:26

    Egemen RAB şöyle diyor: Sarığı çıkar, tacı kaldır. Artık eskisi gibi olmayacak. Alçakgönüllü yükseltilecek, gururlu alçaltılacak.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ayetinde, şöyle yazılıdır: "Egemen Rab, şöyle diyor: ‘Sarığı çıkar, tacı kaldır. Artık, eskisi gibi olmayacak. Alçakgönüllü yükseltilecek; gururlu alçaltılacak.'"

Bayraktar Bayraklı

"Küçümseyerek insanlardan yüzçevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Zira Allah, kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri asla sevmez."

Edip Yüksel

"Büyüklük taslayarak halkı küçümseme, yeryüzünde de böbürlenerek dolaşma. ALLAH kendini beğenip övüneni sevmez."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Büyüklük taslayarak halkı küçümseme, yeryüzünde de böbürlenerek dolaşma. ALLAH kendini beğenip övüneni sevmez.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem insanlara karşı avurdunu şişirme (böbürlenme), yeryüzünde çalımla yürüme! Çünkü Allah övüngen kurulganın hiçbirini (kendini beğenen hiçbir kimseyi) sevmez.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem nasa avurdunu şişirme ve Yer yüzünde çalımla yürüme, çünkü Allah, öğüngen kurulganın hiç birini sevmez

Erhan Aktaş

"Kibirli bir tavırla insanları küçümseyerek onlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Kuşkusuz Allah, kendisini beğenen ve övünüp duranları sevmez."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Kibirli bir tavırla insanları küçümseyerek onlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Kuşkusuz Allah, kendisini beğenen ve övünüp duranları sevmez."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"İnsanları küçümseyerek yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Kuşkusuz Allah, kendisini beğenen ve övünüp duranları sevmez."

Gültekin Onan

"İnsanlara yanağını çevirip (büyüklenme) ve böbürlenmiş olarak yeryüzünde yürüme. Çünkü Tanrı, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez."

Hasan Basri Çantay

"İnsanlardan (kibirlenib) yüzünü çevirme. Yer (yüzün) de şımarık yürüme. Zira Allah her kibir taslayanı, kendini beğenib öğüneni sevmez".

İbni Kesir

İnsanları küçümseyip yüz çevirme. Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Allah kendini beğenip böbürleneni şüphesiz ki hiç sevmez.

Mehmet Alagaş

(1, 12, 13, 14, 15, 17, 18, 19) Lokman’a Allaha teşekkür etmesi için Hikmeti verdik , kim ki şükrederse, kendi faydasına şükreder , kim yok sayarsa / küfrederse, Allah zengindir ve övülendir. (Onun yok sayması Allaha bir şey yapmaz.) Lokman oğluna vaaz şeklinde dedi ki Ey oğlum Allaha ortak koşma! Ortak koşmak çok büyük bir zulümdür. İnsana ana babasını vasiyet ettik / tavsiyede bulunduk, onu, annesi bir zorluk üzere taşıdı / hamileliğini yaptı, onun annesinden ayrılması (emzirmesi dahil) iki yıldır, bana da ebeveynine de teşekkür et , tekrar gelişiniz banadır , eğer ki bana hakkında iliminin olmadığı bir şeyi ortak koşman için bir gayret içindelerse, o ikisine de uyma / tabi olma , onlara normal olarak /örfe uygun olarak sahip çık , bana yönelenin yoluna uy / tabi ol , sonra tekrar dönüşünüz banadır , size yapıyor olduklarınızı haber veriyorum , ey oğlum, kesinlikle o şey, taş içinde olan hardal tohumu dahi olsa veya göklerde yahut yerde dahi olsa Allah onu sana verir, Allah nazik davranandır / latiftir, haberdardır, ey oğlum , namazını kıl, bilineni / tanınanı e mret, belirsizden / tanınmayandan sakındır / yasak et, sana isabet edene sabret, işte bu, işlerin en büyüğündendir , yanağını insanlara kırıştırma / buruşturma, yer de şen şakrak yürüme , muhakkak ki Allah her bir kendini belirginleştireni, böğüreni sevmez, yürüyüşünü kısıtla, sesini alçalt, muhakkak ki kabul edilemeyen seslerden biri eşek sesidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

İnsanlara yüzünü çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü Allah kendini beğenip böbürlenen hiçbir kimseyi sevmez.

Süleyman Ateş

"İnsanlara yanağını bükme (kibirlenerek boynunu bir yana büküp yüzünü insanlardan öte çevirme) ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenip övünen kimseyi sevmez."

Süleymaniye Vakfı

İnsanlara burun kıvırma dipnot 1 , yeryüzünde böbürlenerek yürüme dipnot 2 ; Allah, kendini beğenen ve övünen hiç kimseyi sevmez dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Burun kıvırma!" şeklinde tercüme edilen deyimin Arapça kelime karşılığı "Avurdunu çevirme!"dir. Arapçada karşısındakini küçümseme ve kibirlenme anlamlarına gelen bu deyim, Türkçede "Beğenmeyip küçümsemek, değer vermemek" anlamına gelen "burun kıvırmak" deyimiyle karşılanmıştır.
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"İnsanlara dudak bükme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme; Allah, kendini beğenip övünenlerin hiçbirini sevmez."

Şaban Britch

Halktan yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek çalımlı yürüme! Çünkü Allah, övünen ve büyükleneni sevmez.

Şaban Piriş

Halktan yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek çalımlı yürüme! Çünkü Allah, övünen ve büyükleneni sevmez.

Yaşar Nuri Öztürk

"Kibirlenerek insanlardan yüzünü çevirme, yeryüzünde kasılarak yürüme. Çünkü Allah, kurula kurula kendini övenlerin hiçbirini sevmez."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And do not", he continued, "give cheek to people nor inflate it with pride and vanity nor should you walk on earth displaying inordinate self-esteem or with an overweening opinion of your qualities, attainments or estate". "And do realize that Allah detests every boastful who exalts himself and displays inordinate self-esteem".

Abdul Haleem

Do not turn your nose up at people, nor walk about the place arrogantly, for God does not love arrogant or boastful people.

Abdullah Yusuf Ali

"And swell not thy cheek (for pride) at men, nor walk in insolence through the earth; for Allah loveth not any arrogant boaster.

Abul A'la Maududi

Do not (contemptuously) turn your face away from people, dipnot 1 nor tread haughtily upon earth. Allah does not love the arrogant and the vainglorious. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mukhtal in the original implies a person who has a very high opinion of himself, and fakhur is the one who boasts of his superiority over others. A man becomes haughty and arrogant and vain in his gait only when he is puffed up with pride, and wants that others should feel his superiority.
  2. metne dön, dipnot 2
    According to some commentators it means this: "Walk neither fast nor slow but at a moderate pace", but the context shows that here the pace or the rate of walking is not the question. There is nothing morally wrong with a fast or a slow pace in itself, nor can there be a rule made for it. When a man is in a hurry, he has to walk fast, and there is nothing wrong if one walks slow when walking for pleasure. Even if there is a standard for the moderate pace, it cannot be made a law for every person at all times. What is actually meant by this is to reform the state of the self under which a person walks haughtily. The haughtiness and arrogance of a person inevitably manifests itself in his gait and style of walking, which shows the state of his mind and also the cause of his pride and haughtiness. Wealth, authority, beauty, knowledge, power and such other things cause a man to become proud and vain, and each of these gives him a special style of gait. Contrary to this, manifestation of humility in the gait is also the result of one or the other morbid mental state. Sometimes the hidden conceit of the self of a man takes on the form of ostentatious humility, piety and godliness and this is shown by his gait; and sometimes man really feels so embittered by the frustrations of the world that he adopts a sick man’s gait. What Luqman meant to say is this: “Avoid these states of the mind and self and walk the gait of a simple, honest and noble person, which neither shows any vanity and haughtiness nor weakness nor ostentatious piety and humility.”

Aisha Bewley

Do not avert your face from people out of haughtiness and do not strut about arrogantly on the earth. Allah does not love anyone who is vain or boastful.

Al-Hilali & Khan

"And turn not your face away from men with pride, nor walk in insolence through the earth. Verily, Allâh likes not any arrogant boaster.[1]

Ali Quli Qarai

Do not turn your cheek disdainfully from the people, and do not walk exultantly on the earth. Indeed Allah does not like any swaggering braggart.

Amatul Rahman Omar

`And do not turn your face away from people in scorn and pride, nor walk about on the earth haughtily. Surely, Allâh does not love any self-conceited boaster.

Arthur John Arberry

Turn not thy cheek away from men in scorn, and walk not in the earth exultantly; God loves not any man proud and boastful.

Bijan Moeinian

"Do not treat people with arrogance and do not walk proudly on the earth [an excellent advice for people with the colonialist attitude]. Know that God does not like proud people."

E. Henry Palmer

'And twist not thy cheek proudly, nor walk in the land haughtily; verily, God loves not every arrogant boaster:

Edip-Layth

"Do not turn your cheek arrogantly from people, nor shall you roam the earth insolently. For God does not like the arrogant show offs."

George Sale

Distort not thy face out of contempt to men, neither walk in the earth with insolence; for God loveth no arrogant, vain-glorious person.

Hamid S. Aziz

"O my dear son! Establish worship, and enjoin what is just and forbid iniquity; be patient (constant) whatever befalls you, verily, that is of the steadfast heart of affairs.

Mahmoud Ghali

And do not turn your cheek away haughtily from mankind, and do not walk in the earth merrily. Surely Allah does not love everyone (who is) always conceited, (and) constantly boastful.

Marmaduke Pickthall

Turn not thy cheek in scorn toward folk, nor walk with pertness in the land. Lo! Allah loveth not each braggart boaster.

Mohamed Ahmed - Samira

Do not hold men in contempt, and do not walk with hauteur on the earth. Verily God does not like the proud and boastful.

Muhammad Asad

"And turn not thy cheek away from people in [false] pride, and walk not haughtily on earth: for, behold, God does not love anyone who, out of self- conceit, acts in a boastful manner.

Mustafa Khattab

"And do not turn your nose up to people, nor walk pridefully upon the earth. Surely Allah does not like whoever is arrogant, boastful.

Progressive Muslims

"And do not turn your cheek arrogantly from people, nor shall you roam the Earth insolently. For God does not like the arrogant show offs."

Rashad Khalifa

"You shall not treat the people with arrogance, nor shall you roam the earth proudly. GOD does not like the arrogant showoffs.

Sahih International

And do not turn your cheek [in contempt] toward people and do not walk through the earth exultantly. Indeed, Allah does not like everyone self-deluded and boastful.

Sam Gerrans

“And turn thou not thy cheek to men, and walk thou not in the earth haughtily; God loves not every conceited boaster.

Shabbir Ahmed

"And never be arrogant with people, and walk not haughtily on the earth. Behold, Allah does not love any bragging boaster. (17:37), (57:23).

Syed Vickar Ahamed

"And do not turn your cheek (with pride) from men, and do not walk in (rude) arrogance on the earth; Verily, Allah does not love any arrogant boaster.

Taqi Usmani

and do not turn your cheek away from people, and do not walk on the earth haughtily. Surely, Allah does not like anyone who is arrogant, proud;

The Monotheist Group

"And do not turn your cheek arrogantly from people, nor shall you roam the earth insolently. For God does not love the arrogant show off."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Lokmân suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Lokmân suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Lokmân suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩