Lokmân suresi

Lokmân suresi, 20. ayet

Lokmân suresi, 20. ayet. أَلَمْ تَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَأَسْبَغَ عَلَيْكُمْ نِعَمَهُۥ ظَٰهِرَةً وَبَاطِنَةً وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُجَٰدِلُ فِى ٱللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَٰبٍ مُّنِيرٍ

elem terav enne-llâhe seḫḫara leküm mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍi veesbega `aleyküm ni`amehû żâhiratev vebâṭineh. vemine-nnâsi mey yücâdilü fi-llâhi bigayri `ilmiv velâ hüdev velâ kitâbim münîr.

Diyanet İşleri

Göklerde, yerde ne varsa hepsini Allah'ın sizin hizmetinize verdiğini ve açıkça yahut gizlice üzerinizdeki nimetlerini tamamladığını görmediniz mi? Yine de insanlar arasında, hiçbir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan Allah hakkında tartışıp duranlar vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Lokmân 17–23 · surenin 20. ayeti / 34

Konu Hizmete verilenler ve atalara uyma Lokmân 20–24 3

  1. Lokmân 17

    "Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir."

  2. Lokmân 18

    "Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah, hiçbir kibirleneni, övüngeni sevmez."

  3. Lokmân 19

    "Yürüyüşünde tabii ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini, şüphesiz eşeklerin sesidir!"

  4. 20

    Göklerde, yerde ne varsa hepsini Allah'ın sizin hizmetinize verdiğini ve açıkça yahut gizlice üzerinizdeki nimetlerini tamamladığını görmediniz mi? Yine de insanlar arasında, hiçbir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan Allah hakkında tartışıp duranlar vardır.

  5. Lokmân 21

    Kendilerine, "Allah'ın indirdiğine uyun" denildiği zaman, "Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız" derler. Şeytan, kendilerini cehennem azabına çağırıyor olsa da mı?

  6. Lokmân 22

    Kim iyilik yaparak kendini Allah'a teslim ederse, şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur. İşlerin sonu ancak Allah'a varır.

  7. Lokmân 23

    Kim inkar ederse, onun inkarı seni üzmesin. Onların dönüşleri ancak bizedir. Biz de onlara yaptıklarını haber veririz. Allah, göğüslerin içindekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 20–21. ayetler için yazılmıştır.

20. Yüce Allah, kullarına ihsan etmiş olduğu nimetlerini hatırlatmakta, onları bu nimetlere şükretmeye, onları görmeye ve onlardan gafil olmamaya davet ederek şöyle buyurmaktadır: “Göklerde” güneş, ay ve yıldız gibi var “olanları da yerde olanları da” hayvanları, ağaçları, ekinleri, nehirleri, madenleri vb. “Allah’ın emrinize verdiğini” bunların tümünün, kulların faydasına amade kılınmış olduklarını gözlerinizle ve kalplerinizle “görmez misiniz?” Bu buyruk Yüce Allah’ın: “Yerde ne varsa hepsini sizin için yaratan... O’dur.” (el-Bakara, 2/29) buyruğuna benzemektedir.

“açık ve gizli nimetlerini size bol bol verdiğini…” Yüce Allah, açık ve gizli nimetlerine sizleri gark etmiş bulunuyor. Bu nimetler, her tarafınızı kuşatmıştır. Biz, bunların bir kısmını biliyoruz, onların bir bölümü de bize gizlidir. Dünya nimetleri, din nimetleri, pek çok menfaatlerin elde edilmesi, zararların bizden uzak kılınması vb. gibi pek çok nimetler buna dahildir. O halde sizin göreviniz bu nimetlere karşı şükür vazifesini yerine getirmektir. Bu ise o nimetleri ihsan edeni sevmekle, O’na boyun eğmekle, bu nimetleri O’na itaat uğrunda kullanmakla, bunların hiçbirisini O’na isyan yolunda kullanmamakla olur.

Ama bu ardı arkası kesilmeyen nimetlere rağmen “insanlar içinde” bu nimetlere şükretmeyip aksine nankörlük eden, dahası bunları ihsan edeni de inkâr edip kitaplarında indirmiş olduğu ve peygamberleri ile göndermiş olduğu hakkı reddeden “hiçbir bilgi” ve basireti olmadan, herhangi bir ilme dayanmadan “rehber” bu konuda hidâyet bulanlara uymadan “ve aydınlatıcı bir kitaba sahip olmaksızın” hakkı beyan eden apaydınlık bir kitabı böylelikle ilmi de olmaksızın “Allah hakkında tartışan kimseler vardır.”

İşte böyleleri kendi hallerine bırakılır ve akıllarına esen şekilde konuşmalarına müsaade edilir. Zira onlar, bu tartışmaları ile hakkı çürütmeye, peygamberin getirmiş olduğu yalnızca Allah’a ibadet etme emrini ortadan kaldırmaya çalışırlar. Ancak bu tartışmaları ile ne aklî bir dayanağa ne de naklî bir dayanağa sahiptirler, ne de hidâyet bulan rehberlere uymaları söz konusudur. Böylelerinin Allah hakkındaki tartışmaları rehbersizdir, aksine sapkın ve saptırıcı olan atalarını taklide dayalıdır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

21. “Onlara: “Allah’ın” rasûlleri vasıtası ile “indirdiğine uyun.” Çünkü o haktır; “denildiğinde” ve onlara bu hakkın apaçık delilleri açıklandığında, buna karşı çıkarak “Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız” O nedenle -kim olursa olsun- biri, bir söz söyledi diye atalarımızı üzerinde bulduğumuz yolu terk edecek değiliz, “derler.”

Yüce Allah hem onların bu iddialarını, hem de babalarının tuttukları yolu reddetmek üzere şöyle buyurmaktadır: “Peki, şeytan onları alevli ateşin azabına çağırıyor idiyse de mi (onlara uyacaklar)?” Onların ataları şeytanın çağrısını kabul ettiler, onun ardından yürüdüler. Böylelikle şeytanın öğrencilerinden oldular. Dalalet onları her bir yandan kuşatıverdi. Peki, bu durum onlara tâbi olmayı, onların yolundan yürümeyi mi gerektirir yoksa atalarının yolunu izlemekten sakınmalarını mı? Yine bu, hem atalarının hem atalarına uyanların da sapmış olduklarını mı ilan etmektedir?

Diğer taraftan şeytanın, atalarını da kendilerini de çağırması onları sevdiğinden, onlara karşı muhabbetinden kaynaklanmamaktadır. Bu, ancak onlara beslediği bir düşmanlığın, onları tuzağa düşürmek isteyişinin bir sonucudur. Gerçek şu ki ona uyanlar, aslında şeytanın kendilerine üstün gelip yenik düşürdüğü düşmanlarındandır. Bunların çağrısını kabul etmeleri dolayısı ile cehennem azabını hak etmiş olmaları, şeytanın mutlu eden, onun için son derece sevindirici bir olaydır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey İnsanlar!- Yüce Allah'ın göklerdeki; Güneş, Ay ve yıldızları, aynı zamanda yeryüzünde hayvan, ağaç ve bitkileri hizmetinize sunduğuna şahit olup görmez misiniz? Güzel şekil ve iyi görünümlü açıkça görülen nimetlerini, akıl ve ilim gibi soyut olan nimetlerini sizin üzerinize tamamlamıştır. Bu nimetleri bahşetmiş olmasına rağmen insanlardan bazıları Allah'ın vahyine dayanmadan, ilimsizce ya da kendisine ışık tutacak akıl yahut Allah katından indirilen açık bir kitap olmadan Allah'ın tevhidi hakkında tartışırlar.

Kelimeler

30 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَلَمْ elem
  2. تَرَوْا۟ terav görmediniz mi? kök: راي
  3. أَنَّ enne elbette
  4. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  5. سَخَّرَ sehhara boyun eğdirdi kök: سخر
  6. لَكُم lekum size
  7. مَّا ma bulunanları
  8. فِى fi
  9. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde kök: سمو
  10. وَمَا ve ma ve bulunanları
  11. فِى fi
  12. ٱلْأَرْضِ l-erdi ve yerde kök: ارض
  13. وَأَسْبَغَ ve esbega ve bol bol verdi kök: سبغ
  14. عَلَيْكُمْ aleykum size
  15. نِعَمَهُۥ niamehu ni'metlerini kök: نعم
  16. ظَـٰهِرَةًۭ zahiraten görünür kök: ظهر
  17. وَبَاطِنَةًۭ ۗ ve batineten ve gizli kök: بطن
  18. وَمِنَ vemine ve
  19. ٱلنَّاسِ n-nasi insanlardan kök: نوس
  20. مَن men kimi var ki
  21. يُجَـٰدِلُ yucadilu tartışır (durur) kök: جدل
  22. فِى fi hakkında
  23. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  24. بِغَيْرِ bigayri olmadan kök: غير
  25. عِلْمٍۢ ilmin bilgisi kök: علم
  26. وَلَا ve la ve olmadan
  27. هُدًۭى huden yol göstereni kök: هدي
  28. وَلَا ve la ve olmadan
  29. كِتَـٰبٍۢ kitabin bir Kitabı kök: كتب
  30. مُّنِيرٍۢ munirin aydınlatıcı kök: نور

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سبغ (2 geçiş)

    (10-11) Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir lütuf verdik. "Ey dağlar! Kuşların eşliğinde onunla birlikte tespih edin" dedik ve "(Bütün vücudu örtecek)…

  • Aynı kök: بطن (25 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Münafık erkeklerle münafık kadınların, iman edenlere, "Bize bakın ki sizin ışığınızdan biz de aydınlanalım" diyecekleri gün kendilerine, "Arkanıza…

  • Aynı kök: سخر (42 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Ortak kavram: Nimet

    (12-14) O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve "Bunu hizmetimize veren…

  • Aynı kök: بطن (25 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır.

  • Aynı kök: بطن (25 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    (Ey Muhammed!) De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik…

  • Aynı kök: جدل (29 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    (8-9) İnsanlardan öylesi de vardır ki, bir ilmi, bir yol göstericisi, aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde kibirlenerek insanları Allah'ın yolundan…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Ortak kavram: Nimet

    Bir de (asılsız iddialarda bulunarak) dediler ki: "Bunlar yasaklanmış hayvanlar ve ekinlerdir. Onları bizim dilediklerimizden başkası yiyemez.…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Ortak kavram: Nimet

    "Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım" dedi.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

87 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'ın, göklerde ve yerdeki (imkânları) sizin emrinize verdiğini, nimetlerini açık ve gizli olarak size bolca yaydığını görmediniz mi? (Buna rağmen) insanların bir kısmı -bilgisi, rehberi ve aydınlatıcı bir kitabı olmaksızın- Allah hakkında tartışmaktadır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Hacc 22:3, 8.

Mustafa İslamoğlu

İşte (ey insanlar), görmez misiniz ki Allah göklerde ve yerde bulunan her şeyi emrinize amade kılmıştır; açıktan ve gizli olarak size nimetlerini bol bol ihsan etmiştir? Ne ki yine de insanlar içerisinden herhangi bir bilgiye, yol gösterici bir kılavuza ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışan kimseler çıkabilmektedir.

Muhammed Esed

Allah'ın göklerdeki ve yerdeki her şeyi emrinize verdiğini, nimetlerini açıkça veya gizlice önünüze alabildiğine serdiğini görmez misiniz? Yine de insanlar arasında öylesi var ki, (Allah hakkında) hiçbir bilgisi, bir rehberi ve aydınlatıcı bir vahiy olmadan O'nunla ilgili tartışmalara girer;

Ahmed Hulusi

Görmediniz mi ki Allah, semalarda ve arzdakileri size hizmetli eyledi ve sizin üzerinize zahiri ve batıni olarak nimetlerini yaydı. . . İnsanlardan kimi de Allah hakkında ilme dayanmayan bir şekilde, hakikatten yoksun ve aydınlatıcı bir bilgisi olmaksızın tartışır durur.

Ali Bulaç

Görmüyor musunuz ki, şüphesiz Allah, göklerde ve yerde olanları emrinize amade kılmış, açık ve gizli sizin üzerinizdeki nimetlerini genişletip tamamlamıştır. (Buna rağmen) İnsanlardan öyleleri vardır ki, hiç bir ilme dayanmadan, bir yol gösterici ve aydınlatıcı bir kitap olmadan Allah hakkında mücadele edip durur.

Ali Özek ve heyeti

Allah'ın, göklerde ve yerdeki (nice varlık ve imkânları) sizin emrinize verdiğini, nimetlerini açık ve gizli olarak size bolca ihsan ettiğini görmediniz mi? Yine de, insanlar içinde, bilgisi, rehberi ve aydınlatıcı bir kitabı yokken Allah hakkında tartışan kimseler vardır.

Ali Rıza Safa

Aslında, Allah'ın, göklerde ve yeryüzünde olan her şeyi hizmetinize verdiğini ve hem açık hem de gizli nimetlerini üzerinizde tamamladığını görmüyor musunuz? Oysa insanlar arasında öyleleri vardır ki, bilgisi, yol göstereni ve aydınlatıcı bir kitabı olmamasına karşın, Allah hakkında tartışır.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın, göklerde ve yerde bulunan her şeyi sizin emrinize boyun eğdirdiğini, açık ve gizli bütün nimetlerini size bolca verdiğini görmez misiniz? İnsanlardan bazıları, Allah hakkında hiçbir bilgisi olmadan, rehberi ve aydınlatıcı bir kitabı bulunmadan tartışmaya girerler.

Edip Yüksel

ALLAH'ın göklerde ve yerde ne varsa emrinize verdiğini, nimetlerini hem açık ve hem gizli olarak üzerinize yağdırdığını görmez misiniz? Halktan bazıları vardır ki ALLAH hakkında bilgisizce, ne bir kılavuzu, ne de bir aydınlatıcı kitabı olmadan tartışır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'ın göklerde ve yerde ne varsa emrinize verdiğini, nimetlerini hem açık ve hem gizli olarak üzerinize yağdırdığını görmez misiniz? Halktan bazıları vardır ki ALLAH hakkında bilgisizce, ne bir kılavuzu, ne de bir kitabı olmadan tartışır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Görmediniz mi Allah zülcelal göklerde ve yerde ne varsa, hepsini sizin emrinize vermiş, açık ve gizli olarak nimetlerini üzerinize yağdırmaktadır. Bununla beraber insanlar içinde kimi de var ki, ne bir ilme, ne bir mürşide, ne de aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında mücadele ediyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Görmediniz mi? Allahı zülcelal sizin için Göklerdekini ve Yerdekini müsahhar kılmış, üzerinize zahiren ve batınen ni'metlerini ifaza buyurmakta, bununla beraber nas içinde kimisi de var ki ne bir ılme, ne bir mürşide ne de tenvir eder bir kitaba istinad etmeksizin Allah hakkında mücadele ediyor

Erhan Aktaş

Allah'ın, göklerde ve yerde olan her şeyi sizin hizmetinize sunduğunu, görünen görünmeyen dipnot 1 nimetleri sizin için bollaştırdığını görmüyor musunuz? dipnot 2 Yine de kimi insanlar; bir bilgiye, bir yol göstericiye ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışıyorlar.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Maddi ve manevi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Görmek ile kast edilen şey: Anlamak, idrak etmek, bilmek, gerçeği kavramak, ayırdına varmak ve dikkate almaktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın, göklerde ve yerde olan her şeyi sizin hizmetinize sunduğunu, görünen görünmeyen dipnot 1 nimetleri sizin için bollaştırdığını görmüyor musunuz? Yine de kimi insanlar; bir bilgiye, bir yol göstericiye ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışıyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Maddi ve manevi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın, göklerde ve yerde olan her şeyi sizin hizmetinize sunduğunu, görünen görünmeyen dipnot 1 nimetleri sizin için bollaştırdığını görmüyor musunuz? Ne var ki kimi insanlar; bir bilgiye, bir yol göstericiye ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışıyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Maddi ve manevi.

Gültekin Onan

Görmüyor musunuz ki, şüphesiz Tanrı, göklerde ve yerde olanları emrinize amade kılmış, açık ve gizli sizin üzerinizdeki nimetlerini genişletip tamamlamıştır. (Buna rağmen) insanlardan öyleleri vardır ki, hiç bir ilme dayanmadan, bir yol gösterici ve aydınlatıcı bir kitap olmadan Tanrı hakkında mücadele edip durur.

Hasan Basri Çantay

Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsini Allahın, muhakkak sizin için müsahhar kıldığını, açık ve gizli bir çok ni'metlerini sizin üzerinizde bol bol tamamladığını görmediniz mi? İnsanlar içinde — hiçbir ilmi, hiçbir rehberi ve tenvir edici hiçbir kitabı yokken — haala Allah hakkında mücadele eden kimseler vardır.

İbni Kesir

Görmez misiniz ki; Allah, göklerde olanları da, yerde olanları da size müsahhar kılmıştır. Gizli ve açık olarak nimetlerini size bolca vermiştir. İnsanlar arasında hiç bir bilgisi olmadan, hiç bir rehberi ve aydınlatıcı kitabı yokken Allah hakkında tartışanlar vardır.

Mehmet Alagaş

(20-34) Görmediler mi! Allah, göklerde ne varsa ve yerde ne varsa sizin emrinize amade kılmıştır , gizli açık nimetlerini sizin üzerinize bollaştırmıştır , İnsanlardan birileri, Allah’la ilimsizce / bilgisizce tartışıyor / cedelleşiyor , bir yol tutturmuş değiller ve de ışıtıcı / aydınlatıcı bir kitap ları da yok, onlara Allah’ın indirdiğine uyun / tabi olun denildiğinde dediler ki bilakis babalarımızı neyin üzerine bulduysak biz ona uyarız / tabi oluruz. (Babadan atadan gördüğüne uy, diğerlerine sakın uyma dini). Velev ki şeytan onları ateş azabına çağırıyor ise de mi? (Uymaya devam bedeli ne olursa olsun mu? diyecekler) Kim yüzünü Allaha teslim ederse işte o güzel davranandır / muhsindir , sağlam bir kulpu da tutmuştur , (Urvetil vusqa) işlerin sonucu / akıbeti Allah’a varır . Kim yok sayarsa / küfrederse, onun yok sayması seni hüzünlendirmesin, o nların gerisin geri dönecekleri yine bizleriz, yaptıklarını haber vereceğiz, muhakkak ki Allah göğüslerde olanı bilendir. Onları birazcık geçindireceğiz / az bir süre tüketecekler, sonra kaba / galiz bir azaba zorlarız. Onlara sorsan ki semaları ve arzı kim yarattı? Allah diyeceklerdir , Allah’a hamdolsun de , b ilakis insanların çokları / ekserisi bilmiyorlar. Göklerde ve yerde ne varsa Allah içindir, muhakkak ki Allah zengindir / kendine yetendir, övülendir. Eğer ki yeryüzünde ağaçtan kalemler olsa ve deniz de ardından da yedi deniz daha ona katılsa Allah’ın kelimeleri kesinlikle tükenmez, muhakkak ki Allah saygıdeğerdir, gerekçeli / hikmetli karar verendir. Sizi yaratmamız da sizi tekrar diriltmemiz de tek bir kişi / tek b ir nefis gibidir, (İşte bu kadar kolaydır) kesinlikle Allah işitendir, görendir. Görmedin mi? Muhakkak ki Allah gündüze geceyi katar, geceyi de gündüze katar, güneşi ve ayı da emre amade yapar, hepsi belirli bir vakte kadar akar / cereyan eder , muhakkak ki Allah yapıyor olduklarınızdan haberi olandır. İşte bu Allah’ın O’nun Hak olmasındandır / gerçek olmasındandır, O’nun dışında çağrıda bulundukları / dua ettikleri ise iptaldir / geçersizdir/ batıldır, muhakkak ki Allah, O, yücedir, büyüktür. Görmedin mi? Gemi deniz de Allah’ın bir nimeti olarak onun ayetlerini size göstermek için akıyor / cereyan ediyor, işte bunda çokça sabreden, teşekkür eden her bir kimse için ayetler vardır. Bir vakit onları kara bulut şeklinde dalgalar sarmaladı , Allah’a, onun dinini ona has kılarak / katışıksız olarak çağrıda / duada bulundular, karaya doğru onları kurtardığımızda ise onlar ölçülü davrandılar / iktisatlı davrandılar, ayetlerimizle ancak hain kafirler mücadele ederler. Ey insanlar, Rabbinizden sakının, o günden ürperin, baba çocuğuna bir şey ödeyemez, ne de çocuk babasına bir şey ödeyemez, muhakkak ki Allah’ın verdiği söz / Allah’ın vaadi gerçektir , dünya hayatı sizi aldatmasın / gururlandırmasın , aldatıcı sizi Allah’la aldatmasın. Saatin bilgisi de yağmur yağdırmanın bilgisi de Allah’ın yanındadır, rahimlerde olanı da biliyor, yarın için kişi neyi kazanacak / kesbedecek idrak edemez , kişi arzın neresinde öleceğini de idrak edemez, kesinlikle bilen, haberdar olan Allah’tır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah'ın, göklerde ve yerdeki (nice varlık ve imkânları) sizin emrinize verdiğini, nimetlerini açık ve gizli olarak size bolca ihsan ettiğini görmediniz mi? Yine de insanlar arasında hiçbir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan Allah hakkında tartışıp duranlar vardır.

Süleyman Ateş

Görmediniz mi Allah, göklerde ve yerde bulunan şeyleri size boyun eğdirdi ve size zahir ve batın (dış ve iç; görülen, görülmeyen; bildiğiniz ve bilmediğiniz) ni'metlerini bol bol verdi? Yine de insanlardan kimi var ki ne bilgisi, ne yol göstereni ve ne de aydınlatıcı bir Kitabı olmadan Allah hakkında tartışır (durur).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın göklerde ve yerde olanları hizmetinize verdiğini; sizi, açık ve gizli nimetleriyle kuşattığını görmez misiniz? Kimi insanlar, bir bilgiye, bir rehbere ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmadan Allah hakkında tartışmaya girerler.

Şaban Britch

Allah’ın göklerde ve yerdekileri hizmetinize sunduğunu görmüyor musunuz? Size açık ve gizli nimetlerini bolca vermiştir. İnsanlardan ilimsizce ve bir hidayet ve aydınlatıcı bir kitap olmadan Allah hakkında tartışıp duranlar vardır.

Şaban Piriş

Allah'ın göklerde ve yerdekileri hizmetinize sunduğunu görmüyor musunuz? Size açık ve gizli nimetlerini bolca vermiştir. Ama insanlardan bazı kimseler ilme dayanmadan, yol gösterici ve aydınlatıcı kitabı olmadan Allah hakkında tartışıp dururlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Görmediniz mi, Allah, göklerde ve yerde bulunan şeyleri sizin emrinize verdi ve görünür görünmez nimetlerini üstünüze saçtı. İnsanlardan öylesi var ki, Allah uğrunda ilimsiz, kılavuzsuz ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın mücadele eder.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Do you people not see that Allah has subjected to you the heavens and the earth and reduced them to a state of subservience to your advantage and He made all grace abound in you, the seen or unseen! Yet among people are those who argue about Allah in ignorance and for want of thought, want of guidance and by want of a Book imparting divine knowledge wisdom and spiritual light.

Abdul Haleem

[People], do you not see how God has made what is in the heavens and on the earth useful to you, and has lavished His bless-ings on you both outwardly and inwardly? Yet some people argue about God, without knowledge or guidance or an illuminating scripture.

Abdullah Yusuf Ali

Do ye not see that Allah has subjected to your (use) all things in the heavens and on earth, and has made his bounties flow to you in exceeding measure, (both) seen and unseen? Yet there are among men those who dispute about Allah, without knowledge and without guidance, and without a Book to enlighten them!

Abul A'la Maududi

Have you not seen that Allah has subjected to your service all that is in the heavens dipnot 1 and on the earth and has abundantly bestowed upon you all His bounties, both visible and invisible? dipnot 2 Yet some persons dispute regarding Allah dipnot 3 without having any knowledge or guidance or any illuminating Book. dipnot 4

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Apparent favors" imply those favors which are perceived by man in one way or the other, or are known to him. And the “hidden favors” are those which are neither perceived by him nor are known to him. There are countless things in man’s own body and in the world outside him, which are working in his interest, but man is utterly unaware of the means which his Creator has provided for his protection and safety, for his development and provision of sustenance to him, and for his well-being and happiness. Research of man in the different branches of science is revealing many such favors of God as were hidden from him before. And the favors and blessings which have so far been revealed are insignificant as against those which are still hidden from man.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Who disputes about Allah": Who wrangle and dispute about questions such as these: Does Allah exist or not? Is He One God alone, or are there other gods also? What are His attributes and what is their nature? What is the nature of His relationship with His creations etc.?
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, they neither have any means of knowledge by which they might themselves have observed or experienced the reality directly, nor do they have the guidance of a guide available to them, who might have guided them after observing the reality, nor do they possess a divine Book, which might be the basis of their belief.
  4. metne dön, dipnot 4
    That is, it is not at all necessary that the forefathers of every person and every family and nation should have been on the right path. The mere argument that a particular way of life had been bequeathed by the elders cannot be a proof of its being right also. No sane person can commit the folly that he should blindly go on following the way of his forefathers even if they were not rightly guided, and should never bother to find out where the way is leading him.

Aisha Bewley

Do you not see that Allah has subjected to you everything in the heavens and earth and has showered His blessings upon you, both outwardly and inwardly? Yet there are people who argue about Allah without knowledge or guidance or any illuminating Book.

Al-Hilali & Khan

See you not (O men) that Allâh has subjected for you whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth, and has completed and perfected His Graces upon you, (both) apparent (i.e. Islâmic Monotheism, and the lawful pleasures of this world, including health, good looks, etc.) and hidden [i.e. One’s Faith in Allâh (of Islâmic Monotheism) knowledge, wisdom, guidance for doing righteous deeds, and also the pleasures and delights of the Hereafter in Paradise]? Yet of mankind is he who disputes about Allâh without knowledge or guidance or a Book giving light!

Ali Quli Qarai

Do you not see that Allah has disposed for you whatever there is in the heavens and whatever there is in the earth and He has showered upon you His blessings, the outward and the inward? Yet among the people are those who dispute concerning Allah without any knowledge or guidance or an illuminating scripture.

Amatul Rahman Omar

Do you not see how Allâh has made subservient to you all that is in the heavens and all that is on the earth and lavished upon you His blessings (both) visible and invisible? Still there are some among mankind who argue about Allâh though they have no knowledge, no guidance and no illuminating Book.

Arthur John Arberry

Have you not seen how that God has subjected to you whatsoever is in the heavens and earth, and He has lavished on you His blessings, outward and inward? And among men there is such a one that disputes concerning God without knowledge or guidance, or an illuminating Book;

Bijan Moeinian

Do you not see that God has put at your disposal whatever is in the earth and the heavens? Do you not see that God has showered you with visible and invisible favors? What a shame that there are some people who argue about [the existence or characteristics of] God without having any knowledge and background about this subject.

E. Henry Palmer

Have ye not seen that God has subjected to you what is in the heavens and what is in the earth, and has poured down upon you His favours, outwardly and inwardly? but amongst men are those who wrangle about God, without knowledge, and without guidance, and without an illuminating book!

Edip-Layth

Did you not see that God has committed in your service everything in the heavens and the earth, and He has showered you with His blessings, both apparent and hidden? Yet from the people are some who argue about God without knowledge, without guidance, and without an enlightening book.

George Sale

Do ye not see that God hath subjected whatever is in heaven and on earth to your service, and hath abundantly poured on you his favours, both outwardly and inwardly? There are some men who dispute concerning God without knowledge, and without a direction, and without an enlightening book.

Hamid S. Aziz

"But be modest in your bearing and subdue your voice; lo! The harshest of all voices is the voice of the ass. "

Mahmoud Ghali

Have you not seen that Allah has subjected to you whatever is in the heavens and whatever is in the earth, and He has conferred upon you His favors, outward and inward. And of mankind is he who disputed concerning Allah without knowledge, nor guidance, nor an enlightening Book.

Marmaduke Pickthall

See ye not how Allah hath made serviceable unto you whatsoever is in the skies and whatsoever is in the earth and hath loaded you with His favours both without and within? Yet of mankind is he who disputeth concerning Allah, without knowledge or guidance or a scripture giving light.

Mohamed Ahmed - Samira

Have you not seen that God has subjugated what is in the heavens and the earth to you, and bestowed His favours, external and esoteric, in abundance on you? And yet there are men who contend about God without any knowledge or guidance or the Book enlightening.

Muhammad Asad

ARE YOU NOT aware that God has made subservient to you all that is in the heavens and all that is on earth, and has lavished upon you His blessings, both outward and inward? And yet, among men there is many a one that argues about God without having any knowledge [of Him], without any guidance, and without any light-giving revelation;

Mustafa Khattab

Have you not seen that Allah has subjected for you whatever is in the heavens and whatever is on the earth, and has lavished His favours upon you, both seen and unseen? ˹Still˺ there are some who dispute about Allah without knowledge, or guidance, or an enlightening scripture.

Progressive Muslims

Did you not see that God has committed in your service everything in the heavens and the Earth, and He has showered you with His blessings, both apparent and hidden Yet from the people are some who argue about God without knowledge, without guidance, and without an enlightening Scripture.

Rashad Khalifa

Do you not see that GOD has committed in your service everything in the heavens and the earth, and has showered you with His blessings - obvious and hidden? Yet, some people argue about GOD without knowledge, without guidance, and without the enlightening scripture.

Sahih International

Do you not see that Allah has made subject to you whatever is in the heavens and whatever is in the earth and amply bestowed upon you His favors, [both] apparent and unapparent? But of the people is he who disputes about Allah without knowledge or guidance or an enlightening Book [from Him].

Sam Gerrans

Do you not see that God made subject to you what is in the heavens and what is in the earth, and has lavished upon you His favours, outward and inward? But among men is he who disputes concerning God, without knowledge, or guidance, or an illuminating Writ;

Shabbir Ahmed

(This was some of the wisdom Luqman was endowed with. ) Do you not realize that Allah has made of service to you all that is in the heavens and all that is in the earth? And He has lavished upon you His Blessings, tangible and intangible. And yet, among people are those who argue about Allah without exploring the realm of knowledge, without taking the right approach, or a Book giving Light.

Syed Vickar Ahamed

Do you not see that Allah has subjected to your (use) whatsoever is in the heavens and whatsoever is on earth, and has in a large part, made His gifts come to you (both as being) seen and unseen? Even then, there are from the men those who dispute (and argue) about Allah, without knowledge and without guidance, and without a Book to show the light to them.

Taqi Usmani

Have you not seen that Allah has subjugated for you what is in the heavens and what is on the earth, and has perfected His blessings on you, both outward and inward? But among people there are those who debate about Allah with no knowledge, no guidance and no book to enlighten.

The Monotheist Group

Did you not see that God has commissioned in your service what is in the heavens and what is in the earth, and He has showered you with His blessings, both apparent and hidden? Yet from the people are some who argue about God with no knowledge nor guidance nor enlightening Book.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Lokmân suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Lokmân suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Lokmân suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩