Mâide suresi

Mâide suresi, 19. ayet

Mâide suresi, 19. ayet. يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ قَدْ جَآءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ عَلَىٰ فَتْرَةٍ مِّنَ ٱلرُّسُلِ أَن تَقُولُوا۟ مَا جَآءَنَا مِنۢ بَشِيرٍ وَلَا نَذِيرٍ فَقَدْ جَآءَكُم بَشِيرٌ وَنَذِيرٌ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

yâ ehle-lkitâbi ḳad câeküm rasûlünâ yübeyyinü leküm `alâ fetratim mine-rrusüli en teḳûlû mâ câenâ mim beşîriv velâ neẕîr. feḳad câeküm beşîruv veneẕîr. vellâhü `alâ külli şey'in ḳadîr.

Diyanet İşleri

Ey kitap ehli! Peygamberlerin arası kesildiği bir sırada, "Bize ne müjdeleyici bir peygamber geldi, ne de bir uyarıcı" demeyesiniz diye, işte size (hakikatı) açıklayan elçimiz (Muhammed) geldi. (Evet,) size bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmiştir. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 16–22 · surenin 19. ayeti / 120

Konu İsrâiloğullarından ve Hıristiyanlardan alınan söz Mâide 12–19 3

  1. Mâide 16

    Allah, onunla rızası peşinde olanları selamet yollarına iletir ve onları izniyle, karanlıklardan aydınlığa çıkarıp kendilerini dosdoğru bir yola iletir.

  2. Mâide 17

    Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih'tir", diyenler kesinlikle kafir oldular. De ki: "Şayet Allah, Meryem oğlu Mesih'i, onun anasını ve yeryüzünde olanların hepsini yok etmek istese, Allah'a karşı kim ne yapabilir? Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunan her şeyin hükümranlığı Allah'ındır. Dilediğini yaratır. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir."

  3. Mâide 18

    (Bir de) yahudiler ve hıristiyanlar, "Biz Allah'ın oğulları ve sevgili kullarıyız" dediler. De ki: "Öyleyse (Allah) size neden günahlarınız sebebiyle azap ediyor? Hayır, siz de O'nun yarattıklarından bir beşersiniz." (Allah) dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunanların da hükümranlığı Allah'ındır. Dönüş de ancak O'nadır.

  4. 19

    Ey kitap ehli! Peygamberlerin arası kesildiği bir sırada, "Bize ne müjdeleyici bir peygamber geldi, ne de bir uyarıcı" demeyesiniz diye, işte size (hakikatı) açıklayan elçimiz (Muhammed) geldi. (Evet,) size bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmiştir. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  5. Mâide 20

    Hani Musa, kavmine demişti ki: "Ey kavmim! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani içinizden peygamberler çıkarmıştı. Sizi hükümdarlar kılmıştı ve (diğer) toplumlardan hiçbirine vermediğini size vermişti."

  6. Mâide 21

    "Ey kavmim! Allah'ın size yazdığı kutsal toprağa girin. Sakın ardınıza dönmeyin. Yoksa ziyana uğrayanlar olursunuz."

  7. Mâide 22

    Dediler ki: "Ey Musa! O (dediğin) topraklarda gayet güçlü, zorba bir millet var. Onlar oradan çıkmadıkça, biz oraya asla giremeyiz. Eğer oradan çıkarlarsa, biz de gireriz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

19. Allah Teala Kitap ehlini, kendilerine ihsan etmiş olduğu lütufları sebebi ile Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman etmeye, “peygamberlerin arasının kesildiği” ve ona ihtiyacın şiddetle arttığı “bir zamanda” onu kendilerine gönderen Allah’a şükretmeye davet etmektedir. Bu durum ona imanı gerektiren bir husustur. Ayrıca o peygamber kendilerine bütün ilâhi talepleri ve şer’î hükümleri açıklamaktadır. Allah böylelikle onların ileri sürebilecekleri herhangi bir mazeret bırakmamış ve onların: “Bize ne bir müjdeleyici ne de bir uyarıcı gelmedi” demelerini önlemiş olmaktadır. Çünkü “İşte size, gerçekten müjdeleyici ve uyarıcı gelmiş bulunuyor.” Onlara gönderilen bu peygamber, dünya ve âhiretteki mükâfatı müjdelemekte, bunları kazandıran amelleri ve bu amelleri işleyenlerin niteliklerini açıklamaktadır. Buna karşılık dünya ve âhiretteki ceza ile korkutmakta, bunların gereği olan amellerden ve bu amelleri işleyenlerin niteliklerinden de sakındırmaktadır.

“Allah’ın her şeye gücü yeter.” Tüm varlık alemi, itaatle boyun eğerek O’nun kudretine teslim olmuştur. Onlardan hiçbiri O’na karşı gelmeye, isyana kalkışamaz. Peygamberler göndermesi, Kitaplar indirmesi, onlara itaat edenleri mükâfatlandırması, onlara karşı gelip isyan edenleri de cezalandırması Allah’ın kudretinin bir tecellisidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yahudi ve Hristiyanlardan olan ey ehlikitap! Peygamberlerin gönderilmesine ara verildikten ve gönderilmesine şiddetli ihtiyaç olduktan sonra peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- size geldi. Bu, mazeret sunarak; Bizlere Allah'ın sevabını müjdeleyen ve azabını uyaran bir resul gelmedi dememeniz içindir. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-, yüce Allah'ın mükâfatını müjdeleyici ve cezalarına karşı uyarıcı olarak sizlere geldi. Allah her şeye gücü yetendir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz. Resulleri göndermesi de Allah'ın kudretindendir. Gönderdiği bu elçilerin sonuncusu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'dir.

Kelimeler

28 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَهْلَ ya ehle ehli kök: اهل
  2. ٱلْكِتَـٰبِ l-kitabi Kitap kök: كتب
  3. قَدْ kad muhakkak
  4. جَآءَكُمْ ca'ekum size geldi kök: جيا
  5. رَسُولُنَا rasuluna Elçimiz kök: رسل
  6. يُبَيِّنُ yubeyyinu gerçekleri açıklıyan kök: بين
  7. لَكُمْ lekum size
  8. عَلَىٰ ala
  9. فَتْرَةٍۢ fetratin arasının kesildiği sırada kök: فتر
  10. مِّنَ mine
  11. ٱلرُّسُلِ r-rusuli elçilerin kök: رسل
  12. أَن en
  13. تَقُولُوا۟ tekulu demeyesiniz kök: قول
  14. مَا ma
  15. جَآءَنَا ca'ena bize gelmedi kök: جيا
  16. مِنۢ min
  17. بَشِيرٍۢ beşirin bir müjdeleyici kök: بشر
  18. وَلَا ve la ve ne de
  19. نَذِيرٍۢ ۖ nezirin bir uyarıcı kök: نذر
  20. فَقَدْ fekad işte
  21. جَآءَكُم ca'ekum size geldi kök: جيا
  22. بَشِيرٌۭ beşirun müjdeleyici kök: بشر
  23. وَنَذِيرٌۭ ۗ ve nezirun ve uyarıcı kök: نذر
  24. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  25. عَلَىٰ ala
  26. كُلِّ kulli her kök: كلل
  27. شَىْءٍۢ şey'in şeye kök: شيا
  28. قَدِيرٌۭ kadirun kadirdir kök: قدر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak…

  • Aynı kök: فتر (3 geçiş)

    Hiç ara vermeksizin gece gündüz tespih ederler.

  • Aynı kök: فتر (3 geçiş)

    Azapları hafifletilmeyecektir. Onlar azap içinde ümitsizdirler.

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Kader

    Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Çünkü, "Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi" dediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Kader

    O, sudan bir insan yaratıp ondan soy sop ve hısımlık meydana getirendir. Rabbin, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Şehir halkı sevinerek geldiler.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey kitap ehli! (Kıyamet günü) "Bize bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi." dersiniz diye elçilerin arası kesildiği dipnot 1 sırada (gerçekleri) açıklamakta olan Elçimiz size geldi. Size elbette bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmiştir. Allah her şeye gücü yetendir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    [Fetret] kelimesi "kesinti, ara" demektir. Burada da peygamberliğin bir süre kesintiye uğraması demektir.

Mustafa İslamoğlu

Ey önceki vahyin takipçileri! Peygambersiz geçen uzun bir fetretin ardından "Bize asla ne müjdecilerden biri geldi, ne de uyarıcılardan biri" dersiniz diye, uyaran ve müjdeleyen Elçimiz, (hakikati) açıklamak üzere işte size de geldi; zira Allah'ın gücü her şeye yeter.

Muhammed Esed

Ey Kitab-ı Mukaddesin izleyicileri! Hiçbir peygamberin gelmediği uzun bir aradan sonra, size (hakikati) bildiren bu Elçimiz gönderildi ki "Bize ne bir müjdeci, ne de uyarıcı gelmedi" demeyesiniz: işte size bir müjdeci ve uyarıcı geldi, çünkü Allah dilediğini yapmaya kadirdir.

Ahmed Hulusi

Ey kendilerine hakikat bilgisi verilmiş olanlar. . . Rasullerin arasının kesildiği bir süreçte, size gerçekleri açıklayan Rasulümüz gelmiştir. . . "Bize bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi" demeyesiniz (diye). . . İşte size müjdeleyici ve uyarıcı (Rasul) geldi. . . Allah her şey üzerine Kaadir'dir.

Ali Bulaç

Ey Kitap Ehli, elçilerin arası kesildiği dönemde: "Bize müjdeci de, bir uyarıcı da gelmedi" demenize (fırsat kalmasın) diye size apaçık anlatan elçimiz geldi. Böylece müjdeci de, uyarıcı da gelmiştir artık. Allah her şeye güç yetirendir.

Ali Özek ve heyeti

Ey kitap ehli! Peygamberler arasındaki boşluğa dayanarak, "Bize müjdeci ve korkutucu (bir peygamber) gelmedi" dememeniz için, size (her şeyi) açıklayan Peygamberimiz gelmiştir. Size bir müjdeci bir korkutucu gelmiştir. Allah, her şeye hakkıyla kadirdir.

Ali Rıza Safa

Ey kitap halkı! "Bize, muştulayıcı ve uyarıcı gelmedi!" dersiniz diye, elçilerin gelmediği uzun bir aradan sonra, size açıkça anlatan elçimiz gelmiştir. Çünkü Allah, her şeye Gücü Yetendir.

Bayraktar Bayraklı

Ey Ehli kitap! Peygamberlerin arası kesildiği bir sırada size peygamberimiz geldi. Gerçekleri size açıklıyor ki, kıyamette "Bize bir müjdeci ve uyarıcı gelmedi" demeyesiniz. İşte, size müjdeleyici ve uyarıcı gelmiştir. Allah her şeye gücü yetendir.

Edip Yüksel

Kitap halkı! Elçiler arasındaki bir boşluk döneminden sonra size elçimiz gelmiş bulunuyor ve size gerçekleri anlatıyor ki "Bize bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi" demeyesiniz. Oysa size bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmiş bulunuyor. ALLAH her şeye Gücü Yetendir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kitap halkı! Elçiler arasındaki bir boşluk döneminden sonra size elçimiz gelmiş bulunuyor ve size gerçekleri anlatıyor ki 'Bize bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi,' demeyesiniz. ALLAH her şeye Gücü Yetendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey kitap verilenler, bakınız size, peygamberlerin gelişinin kesintiye uğradığı bir zamanda: "Bize ne müjdeyle sevindirecek bir müjdeci ne de ihtar ile gocunduracak bir uyarıcı gelmedi!" demeyesiniz diye, tatlı ve acı gerçekleri açıklayan elçimiz geldi! İşte size hem müjdeci hem de uyarıcı bir peygamber geldi! Allah, her şeye gücü yetendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey Ehli kitab! Peygamberlerin arası kesildiği, bilinemez hale geldiği bir fetret zamanında bakınız size Resulümüz geldi, tatlı ve acı hakıkatleri size beyan ediyor, bize ne beşaretle sevindirecek bir müjdeci, ne ıhtar ile kocunduracak bir inzarcı gelmedi demeyesiniz, işte size hem beşir, hem nezir bir Peygamber geldi, ve Allah her şey'e kadirdir

Erhan Aktaş

Ey Kitap Ehli! Resullerin arasının kesildiği bir dönemde size gerçekleri açıklayan Resul'ümüz geldi. "Bize herhangi bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi." demeyesiniz diye, müjdeleyici ve uyarıcı olarak. Allah, Her Şeye Gücü Yeten'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey Kitap Ehli! Resullerin arasının kesildiği bir dönemde size gerçekleri açıklayan resulümüz geldi. "Bize herhangi bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi." demeyesiniz diye, müjdeleyici ve uyarıcı olarak. Allah, Her Şeye Gücü Yeten'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey Kitap Ehli! Rasullerin arasının kesildiği bir dönemde, "Bize herhangi bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi." demeyesiniz diye, işte size açıklayıcı, müjdeleyici ve uyarıcı olarak Rasul'ümüz geldi. Allah, Her Şeye Gücü Yeten'dir.

Gültekin Onan

Ey kitap ehli, elçilerin arası kesildiği dönemde: "Bize müjdeci de, uyarıcı da gelmedi" demenize (fırsat kalmasın) diye size apaçık anlatan elçimiz geldi. Böylece müjdeci de, uyarıcı da gelmiştir artık. Tanrı herşeye güç yetirendir.

Hasan Basri Çantay

Ey ehl-i kitab, peygamberlerin arası kesildiği zamanda size (hakıykatleri) apaçık söyleyip duran elçimiz (Muhammed) gelmişdir. Taki "Bize ne bir rahmet müjdecisi, ne de bir azab habercisi gelmedi" demenize (meydan kalmasın), İşte size rahmet müjdecisi de, azab habercisi de geldi artık. Allah, her şey'e hakkıyle kaadirdir.

İbni Kesir

Ey Ehl-i Kitab, Peygamberlerin arası kesildiği bir dönemde, gerçekten size peygamberimiz gelmiştir. Gerçekleri açıklıyor ki; bize müjdeci ve uyarıcı gelmedi, demeyesiniz ve o, size gerçekten müjdeci ve uyarıcı olarak gelmiştir. Ve Allah; her şeye Kadir'dir.

Mehmet Alagaş

(19) Ey kitap halkı / Ey kitap ehli, Resullerin iniş aralarının kesintiye uğraması nedeniyle, herhangi bir müjdeci ve uyarıcı bize gelmedi demeyesiniz diye kesinlikle size de Resulüm geldi (Hz. Muhammed) ve size açıklıyor, kesinlikle size de müjdeci ve uyarıcı geldi, Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey Ehl-i Kitap! Peygamberlerin arasının kesildiği bir dönemde; “Bize, müjdeci ve uyarıcı gelmedi.” demeyesiniz diye, size gerçekleri açıkça anlatan Rasûlümüz geldi. O, müjdeci ve uyarıcı olarak gelmiştir. Allah’ın her şeye gücü yeter.

Süleyman Ateş

Ey Kitap ehli, elçilerin arasının kesildiği sırada size Elçimiz geldi, size gerçekleri açıklıyor ki, (yarın kıyamette); "Bize bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi" demeyesiniz. İşte size müjdeleyici ve uyarıcı geldi. Allah, herşeyi yapabilendir.

Süleymaniye Vakfı

Ey ehlikitap /kitaplarında uzman olanlar! "Bize bir müjdeci ve uyarıcı gelmedi!" dersiniz diye, elçilerin arasının kesildiği bir dönemde, size doğruları ortaya koyan elçimiz geldi. İşte size bir müjdeci ve uyarıcı geldi dipnot 1 . Allah her şeye bir ölçü koyar.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu elçinin geleceği, İncillerde
    Yuhanna 14:26 — Yeni Ahit, Yuhanna; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Yuhanna 14:26

    Ama Babanın benim adımla göndereceği Yardımcı, Kutsal Ruh, size her şeyi öğretecek, bütün söylediklerimi size hatırlatacak.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    , 15:26 bölümlerinde İsa aleyhisselamın ağzından anlatılmaktadır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey Ehl-i Kitap dipnot 1 , elçilere ara verildikten sonra, size her şeyi açıkça ortaya koyan Elçimiz geldi. "Bize müjdeci ve uyarıcı biri gelmedi" diyebilirdiniz ama işte müjdeci ve uyarıcı geldi. Her şeye bir ölçü koyan Allah'tır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kitaplarında uzman olan kişiler

Şaban Britch

Ey Kitap ehli! Peygamberlerin gelmediği dönemde “Bize, müjdeci ve uyarıcı gelmedi.” demeyesiniz diye, size gerçekleri açıkça anlatan Peygamberimiz geldi. O, müjdeci ve uyarıcı olarak gelmiştir. Allah’ın her şeye gücü yeter.

Şaban Piriş

-Ey Kitap ehli! Peygamberlerin gelmediği dönemde "Bize, müjdeci ve uyarıcı gelmedi." demeyesiniz diye, size gerçekleri açıkça anlatan Peygamberimiz geldi. O, müjdeci ve uyarıcı olarak gelmiştir. Allah'ın her şeye gücü yeter.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey Ehlikitap! Resullerin arası kesildiği bir sırada resulümüz size geldi; ayan-beyan açıklamalarda bulunuyor. "Bize ne müjdeci geldi ne uyarıcı" demeyesiniz. İşte müjdeci de geldi size, uyarıcı da. Allah her şeye kadirdir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you Ahl AL-Kitab: There came to you Our Prophet after a period of time - about six hundred years- intervening between him and his predecessor, to make intelligible, to you the facts and help you abandon imagination often at war with reason and fact so that you will not claim innocence saying: "No one came to us in the capacity of a spectacle and a warning". There he is -the Prophet Muhammad- in your midst, who has been sent to you all as a spectacle and a warning, and Allah is Qadirun to effect all in all.

Abdul Haleem

People of the Book, Our Messenger comes to you now, after a break in the sequence of messengers, to make things clear for you in case you should say, ‘No one has come to give us good news or to warn us.’ So someone has come to you, to give you good news and warn you: God has the power to do all things.

Abdullah Yusuf Ali

O People of the Book! Now hath come unto you, making (things) clear unto you, Our Messenger, after the break in (the series of) our messengers, lest ye should say: "There came unto us no bringer of glad tidings and no warner (from evil)": But now hath come unto you a bringer of glad tidings and a warner (from evil). And Allah hath power over all things.

Abul A'la Maududi

People of the Book! After a long interlude during which no Messengers have appeared there has come to you Our Messenger to elucidate the teaching of the true faith lest you say: 'No bearer of glad tidings and no warner has come to us.' For now there indeed has come to you a bearer of glad tidings and a warner, Allah is All-Power-ful. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In the present context this sentence is extremely eloquent and subtle. It signifies that the same God who had sent warners and bearers of glad tidings to men in the past has now sent Muhammad (peace be on him) with the same task. At the same time it also means that they {should not treat the message of this warner and bearer of glad tidings lightly. They should bear in mind that if they disregard the injunctions of God, He can chastise them as He wills, for He is All-Powerful and All-Mighty.

Aisha Bewley

People of the Book! Our Messenger has come to you, making things clear to you, after a period with no Messengers, lest you should say, ‘No one came to us bringing good news or warning. ’ Someone has come to you bringing good news and a warning. Allah has power over all things.

Al-Hilali & Khan

O people of the Scripture (Jews and Christians)! Now has come to you Our Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم) making (things) clear unto you, after a break in (the series of) Messengers, lest you say: "There came unto us no bringer of glad tidings and no warner.[1]" But now has come unto you a bringer of glad tidings and a warner. And Allâh is Able to do all things.

Ali Quli Qarai

O People of the Book! Certainly Our Apostle has come to you, clarifying [the Divine teachings] for you after a gap in [the appearance of] the apostles, lest you should say, ‘There did not come to us any bearer of good news nor any warner. ’ Certainly there has come to you a bearer of good news and a warner. And Allah has power over all things.

Amatul Rahman Omar

O people of the Scripture! there has already come to you Our Messenger who makes things clear to you after a break in the series of Messengers lest you should say, `There has not come to us any Bearer of good tidings, nor a Warner. ' Now there has, indeed, come to you a Bearer of good tidings and a Warner. And Allâh is the Possessor of full power to do all that He will.

Arthur John Arberry

People of the Book, now there has come to you Our Messenger, making things clear to you, upon an interval between the Messengers lest you should say, 'There has not come to us any bearer of good tidings, neither any warner. Indeed, there has come to you a bearer of good tidings and a warner; God is powerful over everything.

Bijan Moeinian

O’ those who believe in the Scriptures; now you do not have any excuse and cannot say that: "No one ever warned us [about the falsified materials our Scriptures and the nature of the Hell] nor gave us any heart warming news [about the heaven. ]" After a long time of having no Prophet (years after Jesus), now My Prophet has come to you as a Warner and as a bearer of good news. Indeed God has power (and control) over everything.

E. Henry Palmer

O people of the Book! our Apostle has come to you, explaining to you the interval of apostles; lest ye say, 'There came not to us a herald of glad tidings nor a warner. ' But there has come to you now a herald of glad tidings and a warner, and God is mighty over all!

Edip-Layth

O people of the book, Our messenger has come to clarify for you after a period of absence of messengers; so that you cannot say, "No bearer of good news or warner has come to us;" for a bearer of good news and a warner has come to you; and God is capable of all things.

George Sale

O ye who have received the scriptures, now is our apostle come unto you, declaring unto you the true religion, during the cessation of apostles, lest ye should say, there came unto us no bearer of good tidings, nor any warner: But now is a bearer of good tidings, and a warner come unto you; and God is almighty.

Hamid S. Aziz

O people of the Book! Now Our Messenger has come to you to make things plain, after an interval in the succession of Messengers, lest you say, "There came not to us a herald of glad tidings nor a Warner. " But now there has come to you a herald of glad tidings and a Warner. Allah has power over all things!

Mahmoud Ghali

O Population of the Book, (Or: Family of the Book, i. e., the Jews and Christians) Our Messenger has already come to you making (things) evident to you, upon an interval between the Messengers, that you should not say, "In no way has there come to us any bearer of good tidings, nor a warner." Yet (now) there has already come to you a bearer of good tidings and a warner; and Allah is Ever-Determiner over everything.

Marmaduke Pickthall

O People of the Scripture! Now hath Our messenger come unto you to make things plain unto you after an interval (of cessation) of the messengers, lest ye should say: There came not unto us a messenger of cheer nor any warner. Now hath a messenger of cheer and a warner come unto you. Allah is Able to do all things.

Mohamed Ahmed - Samira

O you people of the Book, Our Apostle has come to you when apostles had ceased to come long ago, lest you said: "There did not come to us any messenger of good news or of warnings. " So now there has reached you a bearer of good tidings and of warnings; for God has the power over all things.

Muhammad Asad

O followers of the Bible! Now, after a long time during which no apostles have appeared, there has come unto you [this] Our Apostle to make [the truth] clear to you, lest you say, "No bearer of glad tidings has come unto us, nor any warner ": for now there has come unto you a bearer of glad tidings and a warner -since God has the power to will anything.

Mustafa Khattab

O People of the Book! Our Messenger has indeed come to you, making things clear to you after an interval between the messengers so you do not say, "There has never come to us a deliverer of good news or a warner." Now there has come to you a deliverer of good news and a warner. And Allah is Most Capable of everything.

Progressive Muslims

O people of the Scripture, Our messenger has come to clarify for you after a lack of messengers; so that you cannot Say: "No bearer of good news or warner has come to us;" for a bearer of good news and a warner has come to you; and God is capable of all things.

Rashad Khalifa

O people of the scripture, our messenger has come to you, to explain things to you, after a period of time without messengers, lest you say, "We did not receive any preacher or warner." A preacher and warner has now come to you. GOD is Omnipotent.,

Sahih International

O People of the Scripture, there has come to you Our Messenger to make clear to you [the religion] after a period [of suspension] of messengers, lest you say, "There came not to us any bringer of good tidings or a warner. " But there has come to you a bringer of good tidings and a warner. And Allah is over all things competent.

Sam Gerrans

O doctors of the Law: Our messenger has come to you making clear to you, upon an interval between the messengers lest you say: “There came not to us any bearer of glad tidings or warner.” But there has come to you a bearer of glad tidings and warner; and God is over all things powerful.

Shabbir Ahmed

O People of the Scripture! Our Messenger has come to you, to make the Truth clear, after an interval without Messengers. Lest you say, "No Messenger came to us to give good news and to warn." Now has come to you the giver of glad tiding and warning. Allah has Power over all things and events.

Syed Vickar Ahamed

O People of the Book! Now has come to you, making (things) clear for you, Our Messenger (Muhammad), after the break in (many of) Our messengers, in case you should say: "There came to us no bringer of glad tidings and no warner (from evil):" But now has come to you a bringer of glad tidings and a Warner (from evil). And Allah is Able (Khadir) to do all things.

Taqi Usmani

O people of the Book, Our Messenger has come to you making things clear to you after a gap between Messengers, lest you were to say, "There has not come to us a bearer of good news, and a warner." So, now there has come to you a bearer of good news, and a warner. Allah is powerful over everything.

The Monotheist Group

O people of the Book, Our messenger has come to clarify for you after a lack of messengers; so that you cannot say: "No bearer of good news or warner has come to us;" for a bearer of good news and a warner has come to you; and God is capable of all things.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 19. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 19. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 19. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩