Zuhruf suresi

Zuhruf suresi, 75. ayet

Zuhruf suresi, 75. ayet. لَا يُفَتَّرُ عَنْهُمْ وَهُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ

lâ yüfetteru `anhüm vehüm fîhi müblisûn.

Diyanet İşleri

Azapları hafifletilmeyecektir. Onlar azap içinde ümitsizdirler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zuhruf 72–78 · surenin 75. ayeti / 89

Konu Suçluların hâli ve Mâlik'e seslenmeleri Zuhruf 74–80 3

  1. Zuhruf 72

    İşte bu, yapmakta olduklarınıza karşılık size miras verilen cennettir.

  2. Zuhruf 73

    Orada sizin için bol bol meyve var, onlardan yersiniz.

  3. Zuhruf 74

    Şüphesiz suçlular cehennem azabında devamlı kalacaklardır.

  4. 75

    Azapları hafifletilmeyecektir. Onlar azap içinde ümitsizdirler.

  5. Zuhruf 76

    Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar, kendileri zalim idiler.

  6. Zuhruf 77

    (Görevli meleğe şöyle seslenirler:) "Ey Malik! Rabbin bizim işimizi bitirsin." O da, "Siz hep böyle kalacaksınız" der.

  7. Zuhruf 78

    Andolsun, size hakkı getirdik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmayanlarsınız.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

75. “O azap onlara” bir an dahi ne kaldırılmak sureti ile ne de azaltılmak sureti ile “hafifletilmeyecektir ve onlar o azap içinde ümitsiz kalacaklardır.” Her türlü hayırdan yana ümitsiz olacaklar ve kurtuluş ümitleri kalmayacaktır. Çünkü onlar Rablerine şöyle sesleneceklerdir:

“Rabbimiz, bizi buradan çıkar. Eğer bundan sonra bir daha dönersek şüphesiz biz zalim kimseleriz. Buyuracak ki: Yıkılın içerisine ve bir daha bana bir şey söylemeyin.” (el-Müminun, 23/107-108)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Üzerlerindeki azap hiç hafifletilmeyecektir. Onlar bu sebeple ateşin içinde kurtulmaktan ve Yüce Allah'ın rahmetinden ümit kesmişlerdir.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَا la hiç
  2. يُفَتَّرُ yufetteru hafifletilmeyecektir kök: فتر
  3. عَنْهُمْ anhum kendilerinden
  4. وَهُمْ ve hum ve onlar
  5. فِيهِ fihi onun içinde
  6. مُبْلِسُونَ mublisune umutsuzdurlar kök: بلس

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 5 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فتر (3 geçiş)

    Ey kitap ehli! Peygamberlerin arası kesildiği bir sırada, "Bize ne müjdeleyici bir peygamber geldi, ne de bir uyarıcı" demeyesiniz diye, işte size…

  • Aynı kök: فتر (3 geçiş)

    Hiç ara vermeksizin gece gündüz tespih ederler.

  • Aynı kök: بلس (5 geçiş)

    Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinip şımardıkları…

  • Aynı kök: بلس (5 geçiş)

    Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımızda bir de bakarsın onun içinde ümitsizliğe düşüvereceklerdir.

  • Aynı kök: بلس (5 geçiş)

    Kıyametin kopacağı günde, suçlular hayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Onlardan (azap) hiç hafifletilmeyecek ve onlar derin bir umutsuzluğa kapılacaklar;

Muhammed Esed

bu (azap), onlar için hiç hafifletilmeyecek ve orada çaresizlik, ümitsizlik içinde kaybolup gidecekler.

Ahmed Hulusi

Onlardan (azap) hafifletilmez! Onlar onun içinde gelecekten umutsuzdurlar!

Ali Bulaç

Onlardan (azab) hafifletilmeyecek ve orada onlar umutlarını kaybetmiş kimselerdir.

Ali Özek ve heyeti

azapları hafifletilmeyecektir. Onlar azap içinde kurtuluştan ümit kesmişlerdir.

Ali Rıza Safa

Onlar için azaltılmayacaktır. Zaten orada, tüm umutlarını yitirmişlerdir.

Bayraktar Bayraklı

Azapları hafiflemeyecek ve orada ümitsizlik içinde kalacaklardır.

Edip Yüksel

Onlardan hafifletilmez ve onlar orada ümitsizdirler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlardan hafifletilmez ve onlar orada ümitsizdirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendilerinden o azap gevşetilmez ve onlar onun içinde her ümidi kesmişlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kendilerinden o azab gevşetilmez ve onlar onun içinde her ümidi kesmişlerdir

Erhan Aktaş

Onlardan azap hafifletilmez. Onlar, orada umutlarını kesmiş olanlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlardan azap hafifletilmez. Onlar, orada umutlarını kesmiş olanlardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlardan azap hafifletilmez. Onlar, orada umutlarını kesmiş olanlardır.

Gültekin Onan

Onlardan (azab) hafifletilmeyecek ve orada onlar umutlarını kaybetmiş kimselerdir.

Hasan Basri Çantay

(Bu azab) onlardan hafifletilmeyecek. Onlar bunun içinde ümidsiz susacaklardır.

İbni Kesir

Azablarına ara verilmeyecek ve orada tamamen ümitsiz kalacaklardır.

Mehmet Alagaş

(61-77) Muhakkak ki saatin bilgisi ondadır onda tereddüt / mirye etmeyin bana tabi olun işte bu doğru yoldur, sakın şeytan sizi alıkoymasın, O, sizin için a paçık düşmandır. İsa , açıklamalarla / beyanatlarla ve size belli bir gerekçeyle / hikmetle geldim, karşıtlaştığınız / ihtilaf ettiğiniz bazı şeyleri , açıklığa kavuşturayım diye geldim , Allah'tan sakının ve bana itaat edin, muhakkak ki Allah, benim Rabbimdir , sizin de Rabbinizdir , O’na ibadet edin , işte bu doğru yoldur dedi. Sonra taraflar kendi aralarında ihtilaf ettiler, zalimlere acıtıcı azap nedeniyle yazıklar olsun / veyl olsun. Onlar farkında değillerken saatin ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Dostların, o gün bazısı bazısına düşmandır sakınanlar hariç (onların dostlukları kalıcı). Ey kulum, bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz, onlar ayetlerimize iman ettiler ve ayetlerimize teslim olanlarılar, siz ve zevceleriniz sevinç içinde / mutluluk içinde cennete giriniz, altından tabaklar ve kupalar / kadehler onların etraflarında döner / tavaf eder , orada nefislerinin iştahlandığı gözlerini lezzetlendiren şeyler vardır, (Gözde lezzet nefiste iştah) Orada kalıcısınız, ,yaptıklarınızdan ötürü varis olduğunuz cennet işte budur, Orada fazla fazla meyveler sizin içindir , o nlardan yersiniz. Suçlular, cehennem azabında kalıcıdırlar, onlardan dindirilmeyecek / hafifletilmeyecek , onlar o rada ümidi kesik vaziyettedirler , onlara biz zulmetmedik ve lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı. Kafirler seslenirler ey malik üzerimizde yapacağını yapsın. Rabbin der ki orada bekleyip duracaksınız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlardan (azap) hafifletilmeyecek ve orada onlar ümitlerini kaybetmiş kimselerdir.

Süleyman Ateş

(Azab) Kendilerinden hiç hafifletilmeyecektir. Onlar azab içinde umutsuzdurlar!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Azapları hafifletilmeyecek, orada umutlarını büsbütün yitireceklerdir.

Şaban Britch

Onlardan (azap) hafifletilmeyecek ve orada onlar ümitlerini kaybetmiş kimselerdir.

Şaban Piriş

Onların azabına hiç ara verilmez ve onlar orada ümitsiz kalmışlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Azapları hafifletilmeyecektir; onun içinde ümitsiz kalacaklardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

No relief physical or mental will be expected and in their idea of relief comes the intensity of punishment and the longer they lose hope the more they nurse despair.

Abdul Haleem

from which there is no relief: they will remain in utter despair.

Abdullah Yusuf Ali

Nowise will the (Punishment) be lightened for them, and in despair will they be there overwhelmed.

Abul A'la Maududi

Never will their torment be lightened for them. They shall remain in utter despair.

Aisha Bewley

It will not be eased for them. They will be crushed there by despair.

Al-Hilali & Khan

(The torment) will not be lightened for them, and they will be plunged into destruction with deep regrets, sorrows and in despair therein.

Ali Quli Qarai

It will not be lightened for them and they will be despondent in it.

Amatul Rahman Omar

That (torment) will not be allowed to abate for them, and once caught in it they shall completely despair.

Arthur John Arberry

that is not abated for them and therein they are sore confounded.

Bijan Moeinian

Their punishment will never be reduced and they will live there in despair.

E. Henry Palmer

It shall not be intermitted for them, and they therein shall be confused.

Edip-Layth

It will not be removed from them; they will be confined therein.

George Sale

It shall not be made lighter unto them; and they shall despair therein.

Hamid S. Aziz

It shall not be abated from them and they shall despair therein.

Mahmoud Ghali

It is not mitigated for them, and therein they will be dumbfounded.

Marmaduke Pickthall

It is not relaxed for them, and they despair therein.

Mohamed Ahmed - Samira

It will not decrease for them; dumb with despair they will stay in it.

Muhammad Asad

it will not be lightened for them; and therein they will be lost in hopeless despair.

Mustafa Khattab

It will never be lightened for them, and there they will be overwhelmed with despair.

Progressive Muslims

It will not be removed from them; they will be confined therein.

Rashad Khalifa

Never will the retribution be commuted for them; they will be confined therein.

Sahih International

It will not be allowed to subside for them, and they, therein, are in despair.

Sam Gerrans

It will not be abated for them, and they are therein in despair;

Shabbir Ahmed

It will not be relaxed for them, and therein they will be in despair.

Syed Vickar Ahamed

In no way will the (punishment) be lowered for them, and they will be thrown in destruction, despair and sorrow.

Taqi Usmani

It will not be lightened for them, and they will be there, devoid of all hopes.

The Monotheist Group

It will not be removed from them; they will be confined therein.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 75. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 75. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 75. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩