Hicr suresi

Hicr suresi, 67. ayet

Hicr suresi, 67. ayet. وَجَآءَ أَهْلُ ٱلْمَدِينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ

vecâe ehlü-lmedîneti yestebşirûn.

Diyanet İşleri

Şehir halkı sevinerek geldiler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 64–70 · surenin 67. ayeti / 99

Konu Lût kavminin helâki Hicr 61–77 3

  1. Hicr 64

    "Biz, sana gerçeği getirdik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz."

  2. Hicr 65

    "Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin."

  3. Hicr 66

    Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: "Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak."

  4. 67

    Şehir halkı sevinerek geldiler.

  5. Hicr 68

    Lut, dedi ki: "Şüphesiz bunlar benim misafirlerimdir. Sakın beni rezil etmeyin."

  6. Hicr 69

    "Allah'a karşı gelmekten sakının, beni utandırmayın" dedi.

  7. Hicr 70

    Onlar, "Biz seni insanlarla ilgilenmekten men etmemiş miydik" dediler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 67–69. ayetler için yazılmıştır.

67. “Derken” Lût kavminin içinde yaşadığı “şehir halkı (birbirlerine) müjde vererek” biri diğerine Lût’un misâfirlerinin bulunduğunu, bunların yüzlerinin güzelliğini ve bunları ellerine geçirebilecekleri müjdesini vererek “geldiler.” Çünkü onlar bu misâfirlere hayasızca işlerini yapmak istiyorlardı.

68-69. Lût’un evine varınca misâfirlerini almak için Lut’la uğraşmaya başladılar. Lût ise onlara karşı koyup şöyle dedi: “Bunlar benim misâfirlerimdir, sakın beni rezil etmeyin. Allah’tan korkun ve beni mahcup etmeyin.” Sizde Allah korkusundan eser yoksa da bir defa olsun Allah’tan korkup sakının; misâfirlerime karşı beni rezil etmeyin! O çirkin işi yapmaya kalkışarak onların saygınlıklarını ayaklar altına almayın!

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sedum halkı, Lût'un misafirleriyle çirkin fiili (erkeklerin erkekler ile yaptığı) yapma umuduyla sevinerek geldiler.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَجَآءَ ve ca'e ve geldiler kök: جيا
  2. أَهْلُ ehlu halkı kök: اهل
  3. ٱلْمَدِينَةِ l-medineti şehrin kök: مدن
  4. يَسْتَبْشِرُونَ yestebşirune sevinerek kök: بشر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjdeyi getirdiklerinde, "Biz, bu memleket halkını helak edeceğiz, çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir" dediler.

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Ey kitap ehli! Peygamberlerin arası kesildiği bir sırada, "Bize ne müjdeleyici bir peygamber geldi, ne de bir uyarıcı" demeyesiniz diye, işte size…

  • Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Firavun, "Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha!" dedi. "Şüphesiz bu halkını oradan çıkarmak için şehirde kurduğunuz bir tuzaktır. Göreceksiniz!"

  • Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Çevrenizdeki bedevilerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler var ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz.…

  • Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevilere, Allah'ın Resulünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü…

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Bunun üzerine biz de onu ve karısı dışında aile fertlerini kurtardık. Karısı ise azab içinde kalanlardan oldu.

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Konukları şöyle dedi: "Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin bir vakitte aileni al götür. İçinizden kimse…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şehrin (sapkın) halkı sevinç içinde (Lut'un yanına) gelmişlerdi.

Mustafa İslamoğlu

Derken, şehir halkı sevinç çığlıkları atarak gelip (kapıya dayandı).

Muhammed Esed

Bu arada, şehir halkı sevinerek (Lut'a) geldiler.

Ahmed Hulusi

Şehir halkı sevinerek geldi.

Ali Bulaç

Şehir halkı birbirlerine müjdeler vererek geldi.

Ali Özek ve heyeti

Şehir halkı, birbirlerini kutlayarak, (meleklerin yanına) geldiler.

Ali Rıza Safa

Kent halkı, sevinçle geldi.

Bayraktar Bayraklı

Şehir halkı, birbirlerini kutlayarak geldiler.

Edip Yüksel

Kent halkı neşe içinde geldiler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kent halkı neşe içinde geldiler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şehir halkı da haber alıp keyifle gelmişlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şehir ahalisi de haber alıb keyf içinde gelmişlerdi

Erhan Aktaş

Şehir halkı sevinerek geldiler.

Gültekin Onan

Şehir ehli birbirlerine müjdeler vererek geldi.

Hasan Basri Çantay

Şehir halkı sevine sevine (müsafirlerin yanına) geldi.

İbni Kesir

Şehir halkı sevinerek geldiler.

Mehmet Alagaş

(49-79) Kullarıma benden haber ver! / bahset! Ben bağışlayanım, esirgeyenim , benim azabım! O da çok acıtıcı bir işkencedir. Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver / bahset , onun yanına girdikleri vakit, selam dediler , biz sizden ürktük dedi, d ediler ki kesinlikle biz sana bilen / alim bir oğul müjdeliyoruz , dedi ki beni mi müjdelediniz? bana ihtiyarlık gelmişken niçin beni müjdelersiniz ki? sana gerçeği müjdeliyoruz, ümidini kesenlerden olma dediler, sadece sapmışlar Rablerinin rahmetinden ümit keserler dediler, sizin göreviniz nedir ey elçiler dedi, biz, Lut ve ailesi hariç suçlu bir kavme gönderildik onların hepsini, karısı hariç, kurtaracağız, takdir ettik, o kadın azaba uğrayanlardan olacak dediler. Elçiler Lut ailesine geldiklerinde muhakkak ki siz , tanımayan / inkâr eden bir kavimsiniz dedi, bilakis bizim sana getirdiğimiz ise onların hakkında tereddüt ettikleri, şeydir dediler , b iz sana gerçeği getirdik ve kesinlikle doğru söylüyoruz, gecenin bir kısmında yakın çevreni de alarak yürümeye başla onları ar tlarından takip et , sizden biri bile dönüp ardına bakmasın, emredildiğiniz tarafa doğru ilerleyin dediler, bu işi onlara gerçekleştirdik, işte onlar , arkaları kesilmiş olarak sabahladılar , ş ehir halkı sevinçle geldi O da işte bunlar benim misafirlerim beni rezil utandırmayın, Allah’tan sakının beni üzmeyin dedi , Dediler ki seni alemlerden yasaklamadık mı? eğer ki yapacaksanız İşte bunlar kızlarım dedi, senin ömrüne yemin olsun ki sarhoşluk içinde bocalıyorlardı, şafakta onları bir ses aldı, altlarını üstlerine getirdik, siccilden taşlar üzerlerine yağdırdık, işte bunda ayırt edici işareti görebilenler için / mütevessimler için işaretler vardır, Muhakkak O (yıkıntı), eski bir yol kenarındadır. Muhakkak k i bunda iman edenler için ayetler vardır. Hakikaten Eykeliler de zalimlerdendi onlardan intikam aldık her iki kavim de (Lut ve Eyke) apaçık liderlerdiler / öncülerdiler / imamlardılar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şehir halkı sevinerek geldiler.

Süleyman Ateş

(Lut kavminin oturduğu Sodom) Kent(inin) halkı, (Lut'un genç konuklarını duyup) sevinerek geldiler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bundan önce şehir halkı, bir birlerine müjdeler vererek gelmişlerdi.

Şaban Britch

Şehir halkı sevinçle geldi.

Şaban Piriş

Şehir halkı sevinçle geldi.

Yaşar Nuri Öztürk

Şehir halkı, elçileri duymanın sevinci içinde geldi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In the interim, there came the city dwellers displaying their gasp of pleasure and joyous delight at the thought of the presence of young men.

Abdul Haleem

The people of the town came along, revelling,

Abdullah Yusuf Ali

The inhabitants of the city came in (mad) joy (at news of the young men).

Abul A'la Maududi

In the meantime the people of the city came to Lot rejoicing. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This shows that those People had gone to the lowest depths of immorality. No sooner did they hear the news of the arrival of handsome strangers in their town than they rushed rejoicing to the house of Prophet Lot (peace be upon him) and impudently demanded that he should hand over his guests to them for the gratification of their lust. The pity is that there had remained not a single person among them to make a protest against such a heinous sin. Moreover, this shows that all of them, as a community, had totally lost every sense of decency, and they felt no shame at all to make such a wicked demand on him openly. The very fact, that they felt no hesitation in making such a wicked demand brazen facedly from a pious and holy man like Prophet Lot (peace be upon him), shows that the heinous crime was so common among them that they would not spare anyone.

Aisha Bewley

The people of the city came, exulting at the news.

Al-Hilali & Khan

And the inhabitants of the city came rejoicing (at the news of the young men’s arrival).

Ali Quli Qarai

The people of the city came, rejoicing.

Amatul Rahman Omar

And the residents of the city came rejoicing (to the house of Lot).

Arthur John Arberry

And the people of the city came rejoicing.

Bijan Moeinian

Meanwhile the people of the town rushed joyfully to the house of Lot (to have fun with his guests. )

E. Henry Palmer

Then the people of the city came, clad at the tidings.

Edip-Layth

The people of the city came seeking good news.

George Sale

And the inhabitants of the city came unto Lot, rejoicing at the news of the arrival of some strangers.

Hamid S. Aziz

Then the people of the city came, glad at the tidings (of the arrival of the young men).

Mahmoud Ghali

And the population of the city came (to witness) the glad tidings.

Marmaduke Pickthall

And the people of the city came, rejoicing at the news (of new arrivals).

Mohamed Ahmed - Samira

Then came the people of the city, exulting at the news.

Muhammad Asad

And the people of the city came [unto Lot], rejoicing at the glad tiding.

Mustafa Khattab

And there came the men of the city, rejoicing.

Progressive Muslims

And the people of the city came seeking good news.

Rashad Khalifa

The people of the city came joyfully.

Sahih International

And the people of the city came rejoicing.

Sam Gerrans

And the people of the city came rejoicing.

Shabbir Ahmed

(As this conversation was taking place), people of the town came rejoicing in anticipation. (They thought that these Messengers would make for them permissible what Lot had been declaring non-permissible).

Syed Vickar Ahamed

And the people of the city (with its evil ways) rushed over in (perverse and sinful) joy (at news of the young men as the messengers. )

Taqi Usmani

And the people of the city came rejoicing.

The Monotheist Group

Andthe people of the city came seeking good news.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 67. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 67. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 67. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩