Diyanet İşleri
"Ey kavmim! Allah'ın size yazdığı kutsal toprağa girin. Sakın ardınıza dönmeyin. Yoksa ziyana uğrayanlar olursunuz."
Mâide suresi
Mâide suresi, 21. ayet. يَٰقَوْمِ ٱدْخُلُوا۟ ٱلْأَرْضَ ٱلْمُقَدَّسَةَ ٱلَّتِى كَتَبَ ٱللَّهُ لَكُمْ وَلَا تَرْتَدُّوا۟ عَلَىٰٓ أَدْبَارِكُمْ فَتَنقَلِبُوا۟ خَٰسِرِينَ
yâ ḳavmi-dḫulü-l'arḍa-lmüḳaddesete-lletî ketebe-llâhü leküm velâ terteddû `alâ edbâriküm fetenḳalibû ḫâsirîn.
"Ey kavmim! Allah'ın size yazdığı kutsal toprağa girin. Sakın ardınıza dönmeyin. Yoksa ziyana uğrayanlar olursunuz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve kutsal toprak Mâide 20–26 3
(Bir de) yahudiler ve hıristiyanlar, "Biz Allah'ın oğulları ve sevgili kullarıyız" dediler. De ki: "Öyleyse (Allah) size neden günahlarınız sebebiyle azap ediyor? Hayır, siz de O'nun yarattıklarından bir beşersiniz." (Allah) dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunanların da hükümranlığı Allah'ındır. Dönüş de ancak O'nadır.
Ey kitap ehli! Peygamberlerin arası kesildiği bir sırada, "Bize ne müjdeleyici bir peygamber geldi, ne de bir uyarıcı" demeyesiniz diye, işte size (hakikatı) açıklayan elçimiz (Muhammed) geldi. (Evet,) size bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmiştir. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Hani Musa, kavmine demişti ki: "Ey kavmim! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani içinizden peygamberler çıkarmıştı. Sizi hükümdarlar kılmıştı ve (diğer) toplumlardan hiçbirine vermediğini size vermişti."
"Ey kavmim! Allah'ın size yazdığı kutsal toprağa girin. Sakın ardınıza dönmeyin. Yoksa ziyana uğrayanlar olursunuz."
Dediler ki: "Ey Musa! O (dediğin) topraklarda gayet güçlü, zorba bir millet var. Onlar oradan çıkmadıkça, biz oraya asla giremeyiz. Eğer oradan çıkarlarsa, biz de gireriz."
Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz galiplersiniz. Eğer mü'minler iseniz, yalnızca Allah'a tevekkül edin."
Dediler ki: "Ey Musa! Onlar orada bulundukça, biz oraya asla girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin, onlarla savaşın. Biz burada oturacağız."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
21. “Ey kavmim, Allah’ın size yazdığı Arz-ı Mukaddes’e” tertemiz kılınmış toprak parçasına “girin” dedi. Böylelikle eğer Allah’ın haberini tasdik eden iman ehli kimseler iseler ruhlarının huzur ve sükûnla dolmasını sağlayacak bir haberi onlara verdi. Allah’ın kendilerine oraya girmelerini takdir etmiş olduğunu, düşmanlarına karşı da muzaffer olacaklarını yazdığını bildirdi ve devamla şöyle dedi: “Arkanıza dönmeyin, yoksa kaybedenler olarak geri dönersiniz.” Düşmanlarınıza karşı elden kaçıracağınız zafer ve kendi ülkenizi fethetme imkânını kaybedişiniz dolayısı ile dünyanızı kaybedersiniz. Elden kaçıracağınız mükâfat ve masiyetiniz sebebi ile hak edeceğiniz ceza sebebiyle de âhiretinizi kaybedersiniz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa dedi ki: Ey kavmim! Mukaddes yere girin! Orası (Beytü'l-makdis ve etrafında bulunan bölge) Allah'ın sizin gireceğinizi ve orada bulunan kâfirlerle savaşacağınızı vadettiği yerdir. Zorbaların önünde hezimete ve yenilgiye uğramayın. Yoksa sonunuz dünyada ve ahirette hüsrana uğramak olur.
Aynı kök: ردد (59 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
Ey iman edenler! Siz eğer kafir olanlara uyarsanız sizi gerisin geriye (küfre) çevirirler de büsbütün hüsrana uğrarsınız.
Aynı kök: ردد (59 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
Onlar ise ancak, ("Görelim bakalım!" diyerek) Kur'an'ın bildirdiği sonucu (te'vilini) bekliyorlar. Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün, önceden…
Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Hüsran
İsrailoğulları (yaptıklarına) pişman olup, gerçekten sapmış olduklarını görünce, "Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, mutlaka ziyana…
Aynı kök: قدس (10 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
"Şüphe yok ki, ben senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuva'dasın."
Aynı kök: قدس (10 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, Rabbi ona mukaddes Tuva vadisinde şöyle seslenmişti:
Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran · Ortak kavram: Kalp
İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah'a kıyıdan kenardan kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa, gönlü onunla hoş olur. Şayet başına bir…
Aynı kök: دبر (44 geçiş) · Aynı kök: ردد (59 geçiş)
Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden,…
Aynı kök: دبر (44 geçiş) · Aynı kök: ردد (59 geçiş)
Kendileri için hidayet yolu belli olduktan sonra gerisingeri dönenleri, şeytan aldatıp peşinden sürüklemiş ve kendilerini boş ümitlere düşürmüştür.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey kavmim! Allah'ın size yazdığı (vadettiği) kutsal toprağa dipnot 1 girin ve arkanıza dönmeyin! Yoksa kaybedenler olarak dönmüş olursunuz."
Ey Halkım! Allah'ın size vaad ettiği kutsal topraklara girin, fakat sakın geri adım atmayın, yoksa kaybedenlerden olursunuz!"
"Ey halkım! Allahın size vaat ettiği kutsal topraklara girin: ama (inancınızdan) vazgeçmeyin, yoksa kaybedenlerden olursunuz!"
"Ey halkım, Allah'ın sizin için yazdığı (takdir ettiği) Arz-ı Mukaddes'e (kutsal vadi) girin, eskiye dönmeyin; yoksa hüsrana uğrayanlar olarak dönersiniz. "
"Ey kavmim, Allah'ın sizin için yazdığı (girmenizi emrettiği) kutsal yere girin ve gerisin geri arkanıza dönmeyin; yoksa kayba uğrayanlar olarak çevrilirsiniz."
Ey kavmim! Allah'ın size (vatan olarak) yazdığı mukaddes toprağa girin ve arkanıza dönmeyin, yoksa kaybederek dönmüş olursunuz.
"Ey toplumum! Allah'ın size yazdığı kutsal toprağa girin ve geriye dönmeyin; yoksa yitime uğramış olursunuz!"
"Ey kavmim! Allah'ın size yazdığı mukaddes toprağa giriniz ve arkanıza dönmeyiniz, yoksa kaybederek dönmüş olursunuz."
"Halkım! ALLAH'ın size ayırdığı kutsal toprağa girin. Geri dönmeyin, yoksa kaybedersiniz."
'Halkım! ALLAH'ın size ayırdığı kutsal toprağa girin. Geri dönmeyin, yoksa kaybedersiniz.'
"Ey kavmim, haydi Allah'ın sizin için yazdığı Mukaddes Yer'e girin ve gerisin geri dönmeyin, yoksa zarara uğramış olarak perişan olursunuz." demişti.
Ey kavmim, haydi Allahın sizin için yazdığı Arzı mukaddese girin ve arkanıza dönmeyin ki husrana düşerek berbad olursunuz
(Musa) "Ey kavmim! Allah'ın, sizin için yazdığı, kutsal topraklara girin. Gerisin geri dönmeyin. Yoksa ters yüz olarak hüsrana uğrarsınız."
Ey kavmim! Allah'ın, sizin için yazdığı, kutsal topraklara girin. Gerisin geri dönmeyin. Yoksa ters yüz olarak hüsrana uğrarsınız.
Ey kavmim! Allah'ın, sizin için yazdığı, kutsal topraklara girin. Gerisin geri dönmeyin. Yoksa ters yüz olarak hüsrana uğrarsınız.
"Ey kavmim, Tanrı'nın sizin için yazdığı (girmenizi emrettiği) kutsal yere girin ve gerisin geri arkanıza dönmeyin (fetenkalibu); yoksa kayba uğrayanlar olarak haşredilirsiniz.
(Şöyle de söylemişdi:) "Ey kavmim, Allahın size takdir etdiği mukaddes yere girin, arkalarınıza dönmeyin. Sonra nice zararlara uğrayanlar (ın haalin) e dönmüş olursunuz".
Ey kavmim; Allah'ın size yazdığı mukaddes yere girin ve ardınıza dönmeyin, yoksa hüsrana uğrayanlardan olursunuz.
(20-26) Musa kavmime dedi ki Ey kavmin, Allah’ın üzerinizde ki nimetlerini hatırlayın, sizin içinizden Resuller yaptı, sizi egemen olanlar / melikler yaptı, alemlerde kimseye verilmemiş olan şeyler size verdi. (İçlerinden resul ve melikler çıkarmanın dışındaki diğer nimetleri; firavundan kurtuldular, denizi onlara yardı, menn ve selva verdi, taştan içilebilir on iki pınardan akan su çıkardı, bulutları onlara gölge etti, alemlere üstün kıldı,) Ey kavmim Allah’ın size yazdığı / farz kıldığı kutsal arza / yere girin, (Filistin, Eriha, Şam, Ürdün) ardınız üzere geri dönmeyin, hasara uğrayanlara dönüşürsünüz. Dediler ki ey Musa muhakkak ki orada zor kullanan / cebbar bir kavim var, oradan onlar çıkana değin oraya girmeyeceğiz, eğer ki onlar oradan çıkarlar, kesinlikle hemen gireriz. (Amelika kavmi) Allah’ın üzerlerinde nimeti olan iki adam dedi ki (Kalib ve Yuşa b. Nun) onların üzerine belirli bir kapıdan girin, oraya girdiğiniz zaman muhakkak ki siz galipsiniz (siz yeter ki şehre girin, ödlek onlar) eğer iman ediyorsanız , Allah’ı vekil tayin edin. Dediler ki ey Musa kesinlikle biz onlar orada kalmaya devam ettikleri sürece ebediyyen oraya girmeyiz, git, sen ve Rabbin her ikiniz savaşın biz işte burada oturup kalacağız. Musa da Ey Rabbim dedi, ben kendim ve kardeşim dışında birine egemen olamıyorum, yoldan çıkmış kavimle bizim aramızı ayır, Allah dedi ki muhakkak ki onlara / İsrail oğullarına kırk sene orası haram edildi. Yer yüzünde sersem vaziyette gezinsinler, yoldan çıkmış kavim için de ümitsizliğe düşme / tasalanma / ye’se düşme.
Ey kavmim! Allah’ın size yazdığı Arz-ı Mukaddes'e /kutsal yere girin. Ardınıza dönmeyin! Yoksa hüsrana uğrayanlar olursunuz, demişti.
"Ey kavmim, Allah'ın size yaz(ıp nasibet)diği Kutsal Toprağa girin, arkanıza dönmeyin, yoksa kaybedersiniz!"
Ey halkım! Allah'ın sizin olsun diye kayda geçirdiği şu kutsal topraklara girin; sırt çevirmeyin, yoksa kaybedenlere dönüşürsünüz."
Ey Halkım, Allah'ın size yazgısı (emri) olan şu kutsal toprağa girin; gerisin geri dönmeyin; yoksa elinizde ve avucunuzda olanı kaybedersiniz."
Ey kavmim, Allah’ın yazdığı kutsal yere girin. Ardınıza dönmeyin yoksa hüsrana uğrayanlar olursunuz, demişti.
Ey kavmim, Allah'ın yazdığı kutsal yere girin. Ardınıza dönmeyin yoksa hüsrana uğrayanlar olarak alaşağı edilirsiniz, demişti.
"Ey toplumum! Allah'ın sizin için yazdığı kutsal toprağa girin, arkanıza dönmeyin; yoksa hüsrana uğramışlar durumuna düşersiniz."
"My people" he added "make entry into the holy land Allah decreed it be yours, and do not turn back lest you come to be losers".
My people, go into the holy land which God has ordained for you––do not turn back or you will be the losers.’
"O my people! Enter the holy land which Allah hath assigned unto you, and turn not back ignominiously, for then will ye be overthrown, to your own ruin."
My people! Enter the holy land which Allah has ordained for you; dipnot 1 and do not turn back for then you will turn about losers. dipnot 2
‘My people! enter the Holy Land which Allah has ordained for you Do not turn back in your tracks and so become transformed into losers. ’
"O my people! Enter the holy land (Palestine) which Allâh has assigned to you and turn not back (in flight); for then you will be returned as losers."
O my people, enter the Holy Land which Allah has ordained for you, and do not turn your backs or you will become losers. ’
`O my people, enter the Holy Land which Allâh has ordained for you, and turn not on your backs, for then you turn losers. '
O my people, enter the Holy Land which God has prescribed for you, and turn not back in your traces, to turn about losers. '
"Now enter this holy land (Palestine) the way that God has ordered you (fight your way through) and do not [show cowardice and do not] show your back; otherwise you will become losers. "
O my people! enter the Holy Land which God has prescribed for you; and be ye not thrust back upon your hinder parts and retreat losers.
"O my people, enter the holy land that God Has decreed for you, and do not turn your backs, or you will become losers."
O my people, enter the holy land, which God hath decreed you, and turn not your backs, lest ye be subverted and perish.
"O my people! Enter the Holy Land which Allah has ordained for you; and be not thrust back upon your hinder parts, for surely you retreat losers. "
O my people, enter the Holy Land (Literally: the hallowed land) which Allah has prescribed for you and do not turn back in your traces, (Literally: on your hind parts) (and) so you turn over as losers. "
O my people! Go into the holy land which Allah hath ordained for you. Turn not in flight, for surely ye turn back as losers:
Enter then, my people, the Holy Land that God has ordained for you, and do not turn back, or you will suffer. "
O my people! Enter the holy land which God has promised you; but do not turn back [on your faith], for then you will be lost!"
O my people! Enter the Holy Land which Allah has destined for you ˹to enter˺. And do not turn back or else you will become losers."
"My people, enter the holy land that God Has decreed for you, and do not turn your backs, or you will become losers. "
"O my people, enter the holy land that GOD has decreed for you, and do not rebel, lest you become losers."
O my people, enter the Holy Land which Allah has assigned to you and do not turn back [from fighting in Allah 's cause] and [thus] become losers. "
“O my people: enter the holy land which God has prescribed for you; and turn not back, for you will turn back as losers.”
"Enter the Sacred Land that Allah has decreed for you as long as you hold fast to His Laws. But, if you turn back in flight, you will be overthrown to your own ruin." (Sacred Land = Canaan = Palestine, (2:125), (6:137), (12:58), (12:94), (21:71), (23:50), (26:59), (29:26), (30:3), (44:3), Introduction to Surahs: 12, 14, 19).
"O my people! Enter the holy land which Allah has granted to you and do not turn back as if you do not know, because then you will returned as losers. "
O my people, enter the Holy Land which Allah has destined for you, and do not turn back, lest you should turn losers."
"O my people, enter the holy land as God Has decreed for you, and do not turn your backs, or you will become losers."