Mü'min suresi

Mü'min suresi, 78. ayet

Mü'min suresi, 78. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا رُسُلًا مِّن قَبْلِكَ مِنْهُم مَّن قَصَصْنَا عَلَيْكَ وَمِنْهُم مَّن لَّمْ نَقْصُصْ عَلَيْكَ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ أَن يَأْتِىَ بِـَٔايَةٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ فَإِذَا جَآءَ أَمْرُ ٱللَّهِ قُضِىَ بِٱلْحَقِّ وَخَسِرَ هُنَالِكَ ٱلْمُبْطِلُونَ

veleḳad erselnâ rusülem min ḳablike minhüm men ḳaṣaṣnâ `aleyke veminhüm mel lem naḳṣuṣ `aleyk. vemâ kâne lirasûlin ey ye'tiye biâyetin illâ biiẕni-llâh. feiẕâ câe emru-llâhi ḳuḍiye bilḥaḳḳi veḫasira hünâlike-lmübṭilûn.

Diyanet İşleri

Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var. Hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan bir mucize getiremez. Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir. İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'min 75–81 · surenin 78. ayeti / 85

Konu Sabret; hayvanlardaki faydalar; azabı görünce iman Mü'min 77–85 3

  1. Mü'min 75

    Bu, sizin yeryüzünde haksız yere şımarmanızdan ve böbürlenmenizden ötürüdür.

  2. Mü'min 76

    Onlara, "Ebedi kalmak üzere cehennem kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!" (denir).

  3. Mü'min 77

    Sen sabret! Şüphesiz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Onları tehdit ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de (ya da göstermeden önce) seni vefat ettirsek de, sonunda onlar bize döndürüleceklerdir.

  4. 78

    Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var. Hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan bir mucize getiremez. Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir. İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar.

  5. Mü'min 79

    Allah, bir kısmına binesiniz, bir kısmını da yiyesiniz diye sizin için hayvanları yaratandır.

  6. Mü'min 80

    Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır. Gönüllerinizdeki ihtiyaçlara kendileri üzerinden ulaşasınız diye onları yaratmıştır. Onlarla ve gemilerle taşınırsınız.

  7. Mü'min 81

    Allah, size ayetlerini gösteriyor. Allah'ın hangi ayetlerini inkar edersiniz?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

78. “Andolsun Biz senden önce de” kavimlerini davet eden, onların eziyetlerine sabreden pek çok “peygamberler gönderdik. Onlardan kiminin kıssalarını” onlara dair haberleri “sana anlattık. Kiminin kıssalarını da anlatmadık.” Bütün bu peygamberler Bizim tarafımızdan yönlendirilirdi. Onların elinde hiçbir yetki yoktu.

“Allah’ın izni” yani O’nun meşîeti ve emri ile “olmadıkça” onların içinden “hiçbir peygamberin (kendiliğinden)” ister nakli ister aklî olsun “bir âyet/mucize getirmesi mümkün değildir.”

Bu yüzden peygamberlere birtakım ayet ve mucizeler getirmelerini teklif edenlerin bu yaptıkları, bir zulümdür, işi yokuşa sürmektir. Yüce Allah, o peygamberleri doğruluklarına ve getirdiklerinin sıhhatine delil teşkil eden pek çok âyet (belge ve mucize) ile desteklemesine rağmen onları yalanlamaya kalkışmaktır.

“Allah’ın” peygamberler ile onların düşmanlarının arasını ayırmak, peygamberlere zafer verme şeklindeki “emri geldiğinde” onların arasında “hak ile” yerli yerince, olması gereken şekilde “hükmedilir.” Peygamberler ve onlara uyanlar kurtarılır ve inkarcılar da helâk edilir.

Bundan dolayı Allah: “ve batıla sapanlar da oracıkta hüsrana uğrarlar” buyurmaktadır. Yani hem kendileri batıl, hem getirdikleri ilim ve amel batıl, hem de gaye ve maksatları batıl olan kimseler, sözü geçen ilâhî hükmün gerçekleşmesi sırasında hüsrana uğrarlar.

O yüzden bu muhataplar da batıllarını sürdürmekten sakınmalıdır. Aksi takdirde öncekilerin hüsrana uğradığı gibi bunlar da hüsrana uğrarlar. Zira bunlar onlardan hayırlı değildirler ve ilâhî kitaplarda kendilerine kurtulacaklarına dair bir beraat da verilmemiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Rasûl!- Andolsun ki, senden önce nice rasûlleri kavimlerine gönderdik. Onları yalanlayıp eziyet ettiler. Ancak rasûller onların yalanlamalarına ve eziyetlerine sabrettiler. Bu rasûllerden sana kıssalarından bahsettiklerimiz de var, bahsetmediklerimiz de. Hiçbir rasûlün, Allah -Subhânehû ve Teâlâ-'nın dilemesi olmadan kavmine bir mucize getirmesi düşünülemez. Kâfirlerin rasûllerine mucizeleri getirmeyi önermesi zulümdür. Allah'ın emri fetih ya da rasûller ile kavimleri arasında adaletle hükmedilmesi hususunda geldiğinde, onların aralarında hüküm verilir ve kâfirler helaka uğrar. Rasûller ise kazanan kimseler olurlar. Bu durumda kulların arasında hükmedildiğinde -küfürleri sebebiyle kendilerini helak olmaya sürükleyen batıl ehli- hüsrana uğrar.

Kelimeler

32 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve andolsun
  2. أَرْسَلْنَا erselna biz gönderdik kök: رسل
  3. رُسُلًۭا rusulen elçiler kök: رسل
  4. مِّن min
  5. قَبْلِكَ kablike senden önce de kök: قبل
  6. مِنْهُم minhum onlardan
  7. مَّن men kimini
  8. قَصَصْنَا kasasna anlattık kök: قصص
  9. عَلَيْكَ aleyke sana
  10. وَمِنْهُم ve minhum ve onlardan
  11. مَّن men kimini
  12. لَّمْ lem
  13. نَقْصُصْ neksus anlatmadık kök: قصص
  14. عَلَيْكَ ۗ aleyke sana
  15. وَمَا ve ma ve değildir
  16. كَانَ kane mümkün kök: كون
  17. لِرَسُولٍ lirasulin hiçbir elçinin kök: رسل
  18. أَن en
  19. يَأْتِىَ ye'tiye getirmesi kök: اتي
  20. بِـَٔايَةٍ biayetin bir mu'cize kök: ايي
  21. إِلَّا illa dışında
  22. بِإِذْنِ biizni izni kök: اذن
  23. ٱللَّهِ ۚ llahi Allah'ın kök: اله
  24. فَإِذَا feiza zaman
  25. جَآءَ ca'e geldiği kök: جيا
  26. أَمْرُ emru emri kök: امر
  27. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  28. قُضِىَ kudiye yerine getirilir kök: قضي
  29. بِٱلْحَقِّ bil-hakki hak ile kök: حقق
  30. وَخَسِرَ ve hasira ve hüsrana uğrarlar kök: خسر
  31. هُنَالِكَ hunalike orada
  32. ٱلْمُبْطِلُونَ l-mubtilune boşa çıkarmağa uğraşanlar kök: بطل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بطل (36 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir. Batıla inanıp Allah'ı inkar edenler var ya; işte onlar…

  • Aynı kök: بطل (36 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Kıyamet kopacağı gün, işte o gün batıla sapanlar hüsrana uğrayacaklardır.

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    "Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar.…

  • Aynı kök: قصص (30 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Onda (Tevrat'ta) üzerlerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edilir. Yaralar da kısasa tabidir. Kim de…

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Yoksa, Allah'ın izin vermediği bir dini kendilerine tutulacak yol kılan ortakları mı var? Eğer (cezaların ertelenmesine dair) kesin hükmü olmasaydı,…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

  • Aynı kök: قصص (30 geçiş)

    Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

65 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki senden önce de elçiler göndermiştik. Onlardan kıssasını sana anlattıklarımız da var; kıssasını sana anlatmadıklarımız da var. dipnot 1 Hiçbir elçi, Allah'ın izni olmaksızın herhangi bir ayeti (mucizeyi) getiremez. Allah'ın (azap) emri gelince de hüküm verilmiş (olur); batılı seçenler orada kaybetmiş (olacak)lardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'da kıssası anlatılanların peygamberlerin tamamı olduğu algısı yanlış olduğu gibi, peygamberlerin sadece Orta Doğu'ya gönderildiği iddiası da doğru değildir. Kur'an'da kıssası anlatılanlar o dönemdeki muhatapların haklarında bilgi veya duyum sahibi olduğu peygamberlerdi. Zira Mekkeli müşrikler Kur'an'da kıssası anlatılan hiçbir peygamber için itirazda bulunmamıştır; çünkü kendileri de söz konusu peygamberler hakkında az veya çok bilgi sahibiydiler. İşte bu cümlede de esasında dikkat çekilen husus budur ve Nisâ 4:163-164'teki bilgiyle de tamamen uyum söz konusudur.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz, senden önce de sayısı belirsiz elçiler göndermiştik; onların kimisinden sana söz ettik, kimisinden sana hiç söz etmedik. Ama şu kesin ki, hiçbir elçi Allah'ın izni olmadan mucizevi bir mesaj getiremez. Nitekim Allah'ın emri geldiği zaman, hak tecelli etmiş olacak; işte o anda ve orada, hayatı anlam ve amacından yoksun bırakanlar hüsrana uğramış bulunacaklar.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki (ey Muhammed!); senden önce elçiler göndermiştik, onların kiminden sana bahsettik, kimi hakkında da sana bir bilgi vermedik. Ve (gönderdiğimiz) hiçbir elçi, Allah'ın izni olmadan bir mucize ortaya koyamaz. Allah'ın iradesi açığa çıktığı zaman hüküm (çoktan) adaletle yerini bulmuş olacak, (anlayamadıkları her şeyi) yok etmeye çalışanların tümü o zaman ve orada hüsrana uğramış olacaklar.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki senden önce de Rasuller irsal ettik. . . Onlardan kiminin hikayelerini anlattık ve onlardan kimini de sana anlatmadık. . . Bir Rasul için, Allah izni dışında, mucize getirmesi mümkün değildir! Allah hükmü geldiğinde, Hak olarak hükmedilir ve batıl peşinde koşanlar orada hüsrana uğrar!

Ali Bulaç

Andolsun, biz senden önce elçiler gönderdik; onlardan kimini sana aktarıp anlattık ve kimini anlatmadık. Herhangi bir elçiye, Allah'ın izni olmaksızın bir ayeti getirmek olacak şey değildir. Allah'ın emri geldiği zaman hak ile hüküm verilir ve işte burada (hakkı) iptal etmekte (istekli) olanlar hüsrana uğramışlardır.

Ali Özek ve heyeti

Senden önce de peygamberler göndermiştik. Bunlardan bir kısmının kıssalarını sana anlattık; bir kısmının kıssalarını da sana anlatmadık. Allah'ın izni olmadan bir peygamberin mucize getirmesi mümkün değildir. Allah'ın emri geldiği zaman da, hak ile hükmolunur. Ve işte o zaman, boşa gayret sarfedenler hüsrana uğrarlar.

Ali Rıza Safa

Üstelik gerçek şu ki, senden önce de elçiler gönderdik. Onlardan bir bölümünü sana anlattık; bir bölümünü de sana anlatmadık. Allah'ın izni olmadıkça, bir elçinin mucize getirmesi olacak şey değildir. Allah'ın buyruğu geldiğinde, adaletle yargı verilir. Gerçeğe aykırı olanın peşinde olanlar da orada yitime uğrayacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun, senden önce birçok peygamber gönderdik; sana onların kimini anlattık, kimini anlatmadık; hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan bir ayet getiremez. Allah'ın buyruğu gelince iş gerçekten biter. İşte o zaman, boşa uğraşanlar zarar ederler.

Edip Yüksel

Senden önce göndermiş bulunduğumuz elçilerin bir kısmından sana söz ettik, bir kısmını da sana anlatmadık. Hiçbir elçi, ALLAH'ın izni olmadan bir mucize getiremez. ALLAH'ın emri gelince gerçeğe göre yargı verilir ve yanlışı savunanlar orada hüsrana uğrarlar. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * İnkarcıların Kuran'ı kavrayamayacaklarını 17:45-46; 18:57 ve 56:79 ayetlerinden öğreniyoruz. Sadece gerçeği onaylayanlar ve objektif araştırmacılar Kuran'ı anlamaya yetkilendirilmişlerdir. Büyük mucizelerden biri olan Kuran'ın matematiksel sistemi (74:30-35), bir elçi yoluyla iletildi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Senden önce göndermiş bulunduğumuz elçilerin bir kısmından sana söz ettik, bir kısmını da sana anlatmadık. Hiç bir elçi, ALLAH'ın izni olmadan bir mucize getiremez. ALLAH'ın emri gelince gerçeğe göre yargı verilir ve yanlışı savunanlar orada hüsrana uğrarlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, Biz senin önünden nice peygamberler gönderdik; onlardan kimini sana ayıttık, kimini ayıtmadık (anlatmadık). Hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan bir mucize getiremez. Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir ve batıl bir dava peşinde koşanlar, işte hüsrana burada düştüler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için biz senin önünden nice Resuller göndermişiz, onlardan kimini sana ayıtmışız, kimini de ayıtmamışızdır, hiçbir resul için Allahın izni olmaksızın bir ayet (bir mu'cize) getirmek olamaz, Allahın emri gelince de hak yerine getirilir ve işte husrana burada düştü mubtıller

Erhan Aktaş

Ant olsun ki, senden önce de birçok Resul gönderdik. Onlardan bir kısmını sana anlattık, bir kısmını ise anlatmadık. Hiçbir Resul, Allah'ın izni olmaksızın bir ayet dipnot 1 getiremez. Allah'ın buyruğu geldiği zaman hak yerini bulur. Batıl'dan yana olanlar hüsrana uğrarlar.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mucize, kanıt.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki, senden önce de birçok Resul gönderdik. Onlardan bir kısmını sana anlattık, bir kısmını ise anlatmadık. Hiçbir Resul, Allah'ın izni olmaksızın bir ayet dipnot 1 getiremez. Allah'ın buyruğu geldiği zaman hak yerini bulur. Batıldan yana olanlar hüsrana uğrarlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mucize, kanıt.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki, senden önce de birçok rasul gönderdik. Onlardan bir kısmını sana anlattık, bir kısmını ise anlatmadık. Hiçbir rasul, Allah'ın izni olmaksızın bir ayet dipnot 1 getiremez. Allah'ın buyruğu geldiği zaman adalet yerini bulur. Batıldan yana olanlar hüsrana uğrarlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mucize, kanıt.

Gültekin Onan

Andolsun, biz senden önce elçiler gönderdik; onlardan kimini sana aktarıp anlattık, kimini de anlatmadık. Herhangi bir elçiye, Tanrı'nın izni olmaksızın bir ayet getirmek olacak şey değildir. Tanrı'nın buyruğu geldiği zaman hak ile hüküm verilir ve işte burada (hakkı) iptal etmekte (istekli) olanlar hüsrana uğramışlardır.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki senden evvel de peygamberler gönderdik. Onların içinden sana kıssalarını anlatdığımız kimseler de var, sana bildirmediğimiz kimseler de var. Hiçbir peygamber, Allahın izni olmaksızın, herhangi bir ayeti kendiliğinden getiremez. Allahın emri gelince de hak (ve adalet) le hükmolunur. Bihude laf söyleyenler işte burada hüsrana düşmüşdür.

İbni Kesir

Andolsun ki; senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan kimini sana anlattık, kimini anlatmadık. Allah'ın izni olmadan hiç bir peygamber herhangi bir ayeti kendiliğinden getiremez. Allah'ın emri geldiği vakit de iş, gerçekten biter. İşte o zaman, batıl işleyenler hüsranda kalırlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun biz senden önce de rasuller gönderdik. Onlardan kimilerinin kıssalarını sana anlattık, kimilerinin de kıssalarını sana anlatmadık. Allah’ın izni olmadıkça hiçbir peygamberin kendiliğinden bir ayet getirmesi mümkün olmaz. Allah’ın emri geldiğinde hak ile hükmolunur. İşte batılcılar orada hüsrana uğrayıverirler.

Süleyman Ateş

Andolsun biz, senden önce de elçiler gönderdik. Onlardan kimini sana anlattık, kimini de anlatmadık. Hiçbir elçi, Allah'ın izni olmadan bir mu'cize getiremez. Allah'ın emri geldiği zaman hak yerine getirilir ve işte o zaman (Allah'ın ayetlerini) boşa çıkarmağa uğraşanlar, hüsrana uğrarlar.

Süleymaniye Vakfı

Şurası kesin ki senden önce de elçiler gönderdik. Onlardan kiminin kıssasını sana anlattık, kiminin kıssasını da anlatmadık dipnot 1 . Hiçbir elçi, Allah'ın izni olmadan bir ayet/ mucize getiremez dipnot 2 . Allah'ın emri gelince hak edilen şekilde iş bitirilir. Batıla dalanlar o son noktada hüsrana uğrarlar dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Senden önce de elçiler gönderdik; kiminin hikayesini sana anlattık, kimininkini de anlatmadık. Hiçbir elçi, Allah'ın izni olmadan mucize getiremez. Allah'ın emri gelince iş gerçekten biter. Boş işlere dalanlar orada kaybederler.

Şaban Britch

Senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan kimini sana anlattık kimini de anlatmadık. Hiç bir peygamber Allah’ın izni olmadıkça bir ayet getiremez. Allah’ın emri geldiği zaman da hak ile hüküm verilir ve işte o zaman batılcılar hüsrana uğrar.

Şaban Piriş

Senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var anlatmadıklarımız da. Hiçbir peygamber Allah'ın izni olmadıkça bir ayet/mucize getiremez. Allah'ın emri geldiği zaman da hak ile hüküm verilir ve işte o zaman batılcılar hüsrana uğrar.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, biz senden önce de resuller gönderdik. Onların bir kısmının hayat ve hatırasını sana anlattık, bir kısmının hayat ve hatırasından sana bahsetmedik. Hiçbir resulün, Allah'ın izni olmaksızın herhangi bir mucize getirmesi söz konusu olamaz. Allah'ın emri geldiğinde, hakla hükmedilir ve gerçeği hükümsüz kılmaya çalışanlar orada hüsrana uğrarlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Before you O Muhammad We sent Messengers to their people, some of whom We mentioned and narrated to you their stories and some we did not relate to you their account, nor was it ever in the power of any Messenger to display an act of a miraculous nature but through Allah's instrumentality and authorization. And when His command comes to pass, here or Hereafter. judgement is conducted in equity and justice. There and then shall the loss fall on those given to intentional assertion of what is false.

Abdul Haleem

We have sent other messengers before you- some We have mentioned to you and some We have not- and no messenger could bring about a sign except with God’s permission. When [the Day] God ordained comes, just judgement will be passed between them: there and then, those who followed falsehood will be lost.

Abdullah Yusuf Ali

We did aforetime send messengers before thee: of them there are some whose story We have related to thee, and some whose story We have not related to thee. It was not (possible) for any messenger to bring a sign except by the leave of Allah: but when the Command of Allah issued, the matter was decided in truth and justice, and there perished, there and then those who stood on Falsehoods.

Abul A'la Maududi

Indeed We sent many Messengers before you: of them there are some whose account We have narrated to you and there are others whose account We have not narrated to you. dipnot 1 It did not lie in any Messenger's power to bring any Sign dipnot 2 except with Allah's leave. So when Allah's decree came, the matter was decided with justice, and those steeped in error courted utter loss, dipnot 3 then and there.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    A new theme starts from here. The disbelievers of Makkah said to the Prophet (peace be upon him): We would not believe you to be Allah’s Messenger unless you showed us the miracle that we ask you to show us. In the following verses an answer is being given to this very demand without mentioning it. (For the type of the miracles they demanded, see (Surah Houd, Ayat 12); (Surah Al-Hijr, Ayat 7); (Surah Bani Israil, Ayats 90-93); (Surah Al-Furqan, Ayat 21) and the E.Ns thereof).
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, no Prophet ever showed a miracle by his own will and desire, nor had any Prophet the power to show a miracle by himself. Whenever a miracle was shown through a Prophet, it was shown when Allah willed it to be shown through him to the disbelievers. This is the first answer to the disbelievers' demand.
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, a miracle has never been shown for the mere fun of it. It is a decisive thing. If a nation does not believe even after a miracle has been shown, it is destroyed. You are demanding a miracle only for the sake of fun, but you have no idea that by making such a demand you are, in fact, inviting your own doom. This is the second answer to their demand. (For details, please see (Surah Al-Hijr, Ayats 8, 58-60); (Surah Bani Israil, Ayat 59); (Surah Al-Anbiya, Ayats 5-9); (Surah Al-Furqan, Ayats 22-23);(Surah Ash- Shuara, Ayats 66-67) and the E.Ns thereof).

Aisha Bewley

We sent Messengers before you. Some of them We have told you about and others We have not told you about. No Messenger can bring a Sign except with Allah’s permission. But when Allah’s command comes the matter will be decided with truth and then and there the liars will be lost.

Al-Hilali & Khan

And, indeed We have sent Messengers before you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): of some of them We have related to you their story.[1] And of some We have not related to you their story, and it was not given to any Messenger that he should bring a sign except by the Leave of Allâh. But, when comes the Commandment of Allâh, the matter will be decided with truth, and the followers of falsehood will then be lost.

Ali Quli Qarai

Certainly We have sent apostles before you. Of them are those We have recounted to you, and of them are those We have not recounted to you. An apostle may not bring any sign except by Allah’s permission. Hence when Allah’s edict comes, judgment is made with justice, and it is thence that the falsifiers become losers.

Amatul Rahman Omar

And indeed We have already sent (Our) Messengers before you. There are some of them whom We have mentioned to you and of them there are some whom We have not mentioned to you. And it is not given to a Messenger to bring a Message by himself except by the leave of Allâh. But when the judgment of Allâh comes to pass the issues are settled in all fairness, and it is then that who endeavour to nullify the truth suffer the loss.

Arthur John Arberry

We sent Messengers before thee; of some We have related to thee, and some We have not related to thee. It was not for any Messenger to bring a sign, save by God's leave. When God's command comes, justly the issue shall be decided; then the vain-doers shall be lost.

Bijan Moeinian

I sent many Prophets before you. The life story of some of them are mentioned to you and the others you do not know about them. No Prophet may produce a miracle without God’s authorization. When God passes His Judgment, the falsehood will disappear and the truth will prevail.

E. Henry Palmer

And we did send apostles before thee: of them are some whose stories we have related to thee, and of them are some whose stories we have not related to thee; and no apostle might ever bring a sign except by the permission of God; but when God's bidding came it was decided with truth, and there were those lost who deemed it vain!

Edip-Layth

We have sent messengers prior to you. Some of them We mentioned to you, and some We did not mention to you. It was not given to any messenger that he should bring a sign except by God's leave. So, when God's judgment is issued, the matter is decided with truth, and the followers of falsehood will be lost.

George Sale

We have sent a great number of apostles before thee; the histories of some of whom We have related unto thee, and the histories of others of them We have not related unto thee: But no apostle had the power to produce a sign, unless by the permission of God. When the command of God, therefore, shall come, judgment shall be given with truth; and then shall they perish who endeavour to render the signs of God of no effect.

Hamid S. Aziz

And certainly We sent messengers before you: there are some of them that We have mentioned to you and there are others whom We have not mentioned to you; and it was not meet for a messenger that he should bring a sign except with Allah's permission, but when the command of Allah came, judgment was given with truth, and those who treated (it) as a lie (or followed vanities) were lost.

Mahmoud Ghali

And indeed We already sent Messengers even before you. Among them are the ones whom We related to you, and (some) We have not related to you; and in no way (could) any Messenger come up with a sign except by the permission of Allah. Then when the Command of Allah comes, (their end) is decreed with the Truth, and there over the wrong-doers (Literally: doers of void "deeds") will lose.

Marmaduke Pickthall

Verily We sent messengers before thee, among them those of whom We have told thee, and some of whom We have not told thee; and it was not given to any messenger that he should bring a portent save by Allah's leave, but when Allah's commandment cometh (the cause) is judged aright, and the followers of vanity will then be lost.

Mohamed Ahmed - Samira

Surely We have sent apostles before you, some of whose account We have related to you, and that of some We have not told you. But no apostle was given a miracle unless God dispensed. But when the decree of God comes the sentence is passed with justice; and the lovers of vice and vanity will then come to grief.

Muhammad Asad

And, indeed, [O Muhammad,] We sent forth apostles before thy time; some of them We have mentioned to thee, and some of them We have not mentioned to thee. And it was not given to any apostle to bring forth a miracle other than by God’s leave. Yet when God’s will becomes manifest, judgment will [already] have been passed in all justice, and lost will be, then and there, all who tried to reduce to nothing [whatever they could not understand].

Mustafa Khattab

We already sent messengers before you. We have told you the stories of some of them, while others We have not. It was not for any messenger to bring a sign without Allah’s permission. But when Allah’s decree comes, judgment will be passed with fairness, and the people of falsehood will then be in ˹total˺ loss.

Progressive Muslims

And We have sent messengers prior to you. Some of them We mentioned to you, and some We did not mention to you. And it was not given to any messenger that he should bring a sign except by God's leave. So, when God's judgment is issued, the matter is decided with truth, and the followers of falsehood will be lost.

Rashad Khalifa

We have sent messengers before you - some of them we mentioned to you, and some we did not mention to you. No messenger can produce any miracle without GOD's authorization. Once GOD's judgment is issued, the truth dominates, and the falsifiers are exposed and humiliated.

Sahih International

And We have already sent messengers before you. Among them are those [whose stories] We have related to you, and among them are those [whose stories] We have not related to you. And it was not for any messenger to bring a sign [or verse] except by permission of Allah. So when the command of Allah comes, it will be concluded in truth, and the falsifiers will thereupon lose [all].

Sam Gerrans

And We have sent messengers before thee; among them are those We have related to thee, and among them are those We have not related to thee. And it was not for a messenger to bring a proof save by the leave of God. And when the command of God comes the matter will be decided in justice, and thereupon will the creators of vanity be lost.

Shabbir Ahmed

Yes indeed, We sent Messengers before you. Some of them We have mentioned to you, and some of them We have not mentioned to you. And none of the Messengers was given the authority to bring a Message or a Sign but by Allah's leave. But when (the period of respite was over and) the Command of Allah came, the matter was decided in truth and justice. And there and then perished the upholders of falsehood.

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We did send messengers before you: Of them there are some whose story We have told you and some whose story We have not told you, and it was not (possible) for any messenger to bring a Sign except by the Permission of Allah: But when the Order of Allah was given, the matter was decided in truth and justice, and those who stood on falsehoods were destroyed to be lost.

Taqi Usmani

We had sent messengers before you. Among them there are those whose history We have narrated to you, and of them there are those whose history We did not narrate to you. And it is not up to a messenger that he could come up with a sign without permission from Allah. So, when the command of Allah will come, matters will stand decided justly, and on that occasion all adherents of falsehood will turn into losers.

The Monotheist Group

And We have sent messengers prior to you. Some of them We have told to you, and some We did not tell to you. And it was not given to any messenger that he should bring a sign except with the permission of God. So, when the judgment of God is issued, the matter is decided with the truth, and the followers of falsehood will be lost.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 78. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 78. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 78. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩