Diyanet İşleri
(O gün) hiçbir samimi dost, dostunu sormaz.
Meâric suresi
Meâric suresi, 10. ayet. وَلَا يَسْـَٔلُ حَمِيمٌ حَمِيمًا
velâ yes'elü ḥamîmün ḥamîmâ.
(O gün) hiçbir samimi dost, dostunu sormaz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu O günün dehşeti ve cehennemin çağrısı Meâric 8–18 3
Biz ise onu yakın görüyoruz.
(8-9) Göğün, erimiş maden gibi ve dağların atılmış renkli yün gibi olacağı günü hatırla.
(O gün) hiçbir samimi dost, dostunu sormaz.
(11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkar kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 10–14. ayetler için yazılmıştır.
9-10. “Dağlar da (didilmiş boyalı) yün gibi ol(up havada uçuş)acak.” Yani atılmış yüne benzeyecek, ondan sonra da etrafa saçılıp darmadağın olacak.
Bu son derece sağlam, oldukça büyük varlıklar, böyle bir dağılmaya, böyle bir hale maruz kalacaklarına göre günahlarının ve veballerinin ağır yükü altında kalmış olacak olan bu zayıf kula ne olacak dersin?
Onun bu halde kalbinin yerinden oynaması, aklının başından gitmesi ve herkesi unutup hiçbirini hatırlamaması normal değil midir? İşte bundan dolayı Allah şöyle buyurmaktadır: “Hiçbir dost, dostunu sormayacak.”
11-14. “Onlar birbirlerine gösterilirler.” Yani her yakın dost ve arkadaş arkadaşını görür. Fakat kalbinde halini soracak takat olmaz. Aralarındaki arkadaşlık ve sevgi onu ilgilendirmez. Kendisinden başka hiçbir şeyi düşünmez.
Azap göreceği muhakkak olan “günahkâr kimse, o günün azabından dolayı (herkesi) feda etmeyi arzular: Oğullarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran aşiretini…” Yani normalde dünyada birbirleri ile yardımlaşan, biri diğerine destek veren akrabalarını dahi feda etmek isteyecek. Çünkü Kıyamet gününde kimsenin kimseye faydası olmayacağı gibi Allah’ın izni olmaksızın hiçbir kimse şefaatte de bulunamayacaktır. Hatta azabı hak etmiş olan günahkâr, bilip tanıdığı herkesi fidye olarak vermeyi temenni edecektir: “Ve yeryüzünde olan herkesi… yeter ki kendini kurtarsın.” Ancak bunun da ona hiçbir faydası olmayacaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Hiçbir yakın dost hiçbir yakınının halini sormaz bile. Çünkü herkes kendisiyle meşguldür.
Aynı kök: حمم (21 geçiş)
Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi…
Aynı kök: حمم (21 geçiş)
Hepinizin dönüşü ancak O'nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak va'detmiştir. Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, iman edip salih ameller…
Aynı kök: حمم (21 geçiş)
İşte iki hasım taraf ki, Rableri hakkında tartışmaya girmişlerdir. Bunlardan inkar edenler için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de…
Aynı kök: سال (129 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: سال (129 geçiş)
Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…
Aynı kök: سال (129 geçiş)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hiçbir dost da dostu(nu) soramaz. dipnot 1
bir dost başka bir dostu sormayacak.
ve hiç kimsenin arkadaşını(n durumunu) sormayacağı,
Dostların birbirini arayacak hali kalmaz!
(Böyle bir günde) Hiçbir yakın dost bir yakın dostu sormaz.
Dost, dostu sormaz.
Ve dost dostu sormaz.
Dost dostun halini soramaz.
Dost dostun durumunu sormaz.
Dost dostun durumunu sormaz.
Ve bir dost dosta halini sormaz.
Ve bir hısım bir hısıma halini sormaz
Ve hiçbir hamim, dipnot 1 başka bir hamimi sormaz.
Ve hiçbir hamim dipnot 1 , başka bir hamimi sormaz.
Ve hiçbir yakın dost, başka bir yakın dostu sormaz.
(Böyle bir günde) Hiçbir yakın dost bir yakın dostu sormaz.
hiçbir hısım bir hısımı sormayacak.
Hiç bir yakın bir yakınını sormaz.
(1-18) İsteyici biri , y ükselinecek yerleri / mearicleri olan Allah’tan , olacak olan azabı yani kafirler için olan azabı istedi , O savılacak bir şey değildir. Melekler ve Ruh miktarı elli bin sene olan bir günde Allah’a yükselirler, güzel bir sabırla sabret, onlar kesinlikle onu uzak görüyorlar , (Daha süre varmış diyorlar) biz ise onu yakın görüyoruz. Gök o gün kaynayan maden / erimiş maden olur , dağlar da atılmış yün olur , birbirlerini gördükleri halde hiçbir samimi dost dostunu soramaz, suçlular azabın fidyesi olarak (kefalet le azaptan kurtuluş ücreti olarak) evlatlarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve de yer yüzünün hepsini vermeyi ister ki sonrasında kendisi kurtulabilsin. Hayır Asla! O alevli bir ateştir, başın derisini söker alır, (vahye) arkasını döneni yüz çevireni, (malı) depo edip toplayanı çağırır.
Hiçbir yakın dost bir yakınını sormaz bile.
Dost dostun halini sormaz.
Bir can dostu, diğer can dostunun halini sormayacak dipnot 1 ,
Bir can yoldaşı, diğer can yoldaşını sormaz bile.
Hiçbir yakın bir yakınını soramaz.
Hiçbir yakın bir yakınını soramaz.
En yakın dostlar birbirlerinin halini sormaz/bir dost bir dostundan bir şey isteyemez.
and no friend puts a question to a friend or asks about him. This is an endless moment of anxiety and fear to concern oneself even with the closest whom he or she had rendered dear.
when no friend will ask about his friend,
And no friend will ask after a friend,
and no bosom friend will enquire about any of his bosom friends
no good friend will ask about his friend
And no friend will ask a friend (about his condition),
and no friend will inquire about [the welfare of his] friend,
No warm friend will inquire after a warm friend.
no loyal friend shall question loyal friend,
The event will be so awesome that no one will care about his body.
when no warm friend shall question friend;
No friend will ask about his friend.
And a friend shall not ask a friend concerning his condition, although
And friend shall not ask of friend
And no intimate (friend) will ask (another) intimate friend,
And no familiar friend will ask a question of his friend
And no friend inquires after friend
and [when] no friend will ask about his friend,
And no close friend will ask ˹about˺ their friends,
And no friend will ask about his friend.
No friend will care about his close friend.
And no friend will ask [anything of] a friend,
And no loyal friend will ask of a loyal friend.
And a friend will not ask about his friend.
And no friend will ask about a friend,
and no friend will ask about any friend,
And no friend will ask about his friend.