Meâric suresi

Meâric suresi, 40. ayet

Meâric suresi, 40. ayet. فَلَآ أُقْسِمُ بِرَبِّ ٱلْمَشَٰرِقِ وَٱلْمَغَٰرِبِ إِنَّا لَقَٰدِرُونَ

felâ uḳsimü birabbi-lmeşâriḳi velmegâribi innâ leḳâdirûn.

Diyanet İşleri

(40-41) Doğuların ve Batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter. Bizim önümüze geçilemez.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meâric 37–43 · surenin 40. ayeti / 44

Konu İnkâr edenlerin beklentisi ve çıkış günü Meâric 36–44 3

  1. Meâric 37

    (36-37) Şimdi, inkar edenlere ne oluyor ki, boyunlarını uzatarak (alay etmek için) sağdan soldan gruplar halinde sana doğru koşuyorlar?

  2. Meâric 38

    Onlardan her biri Naim cennetine sokulacağını mı umuyor?

  3. Meâric 39

    Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz biz onları kendilerinin de bildikleri şeyden (meniden) yarattık.

  4. 40–41

    (40-41) Doğuların ve Batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter. Bizim önümüze geçilemez.

  5. Meâric 42

    Sen onları bırak, uyarıldıkları günlerine kavuşuncaya kadar batıl inançlarına dalsınlar ve oynasınlar.

  6. Meâric 43

    (43-44) Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir halde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla! İşte o, uyarıldıkları gündür.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 40–41. ayetler için yazılmıştır.

40-41. Bu buyrukla Yüce Allah güneşin, ayın ve yıldızların doğdukları ve battıkları yerlere yemin etmektedir. Çünkü bunlar, öldükten sonra dirilişe ve Allah’ın onların benzerlerini bizzat oldukları halleri ile getirmeye kadir olduğuna dair apaçık delil ve belgeler ihtiva etmektedirler. Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “…sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmaktan (da aciz değiliz).” (el-Vâkıa, 56/61)

“Ve Biz kesinlikle aciz değiliz.” Bizim tekrar yaratmayı dilediğimiz hiç kimse bizden kaçamaz ve Bizi âciz bırakamaz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Doğunun, batının, Güneş'in, Ay'ın ve bütün yıldızların Rabbi olan Yüce Allah, kendisi adına yemin ederek demiştir ki; “Şüphesiz bizim gücümüz yeter.''

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلَآ fela hayır
  2. أُقْسِمُ uksimu yemin ederim ki kök: قسم
  3. بِرَبِّ birabbi Rabbine kök: ربب
  4. ٱلْمَشَـٰرِقِ l-meşariki doğuların kök: شرق
  5. وَٱلْمَغَـٰرِبِ velmegaribi ve batıların kök: غرب
  6. إِنَّا inna elbette bizim
  7. لَقَـٰدِرُونَ lekadirune gücümüz yeter kök: قدر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شرق (17 geçiş) · Aynı kök: غرب (19 geçiş)

    Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

  • Aynı kök: شرق (17 geçiş) · Aynı kök: غرب (19 geçiş)

    Birtakım kendini bilmez insanlar, "Onları (müslümanları) yönelmekte oldukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da, Batı da…

  • Aynı kök: شرق (17 geçiş) · Aynı kök: غرب (19 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: غرب (19 geçiş)

    Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu…

  • Aynı kök: غرب (19 geçiş)

    (Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri…

  • Aynı kök: غرب (19 geçiş)

    Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kafir) bir kavim gördü. "Ey Zülkarneyn! Ya (onları)…

  • Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…

  • Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(40, 41) Hayır! Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim dipnot 1 ki onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve biz asla geçilebilenler değiliz.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'da sekiz kez geçen bu yemin ifadeleri için bkz. Vâkı‘a 56:75; Hâkka 69:38; Me‘âric 70:40; Kıyâmet 75:1, 2; Tekvîr 81:15; İnşikâk 84:16; Beled 90:1.

Mustafa İslamoğlu

Artık bundan ötesi yok! Gündoğumu ve günbatımı noktalarının tümünün Rabbi olan (Zatıma) yemin ederim ki: elbet Biz kadiriz

Muhammed Esed

Evet! Bütün gündoğumu ve günbatımı noktalarının Rabbini (Bizim varlığımıza) tanıklık etmeye çağırırım; şüphesiz Biz muktediriz,

Ahmed Hulusi

Doğuların ve batıların Rabbi olarak kasem ederim ki, gerçekten biz her şeye gücü yetenleriz!

Ali Bulaç

Artık, doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim; Biz gerçekten güç yetireniz;

Ali Özek ve heyeti

Şu halde (işin gerçeği) öyle (umdukları gibi) değil! Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, bizim gücümüz yeter.

Ali Rıza Safa

Yoo! Yemin olsun; Doğuların ve Batıların Efendisine! Kuşkusuz, Bizim gücümüz yeter.

Bayraktar Bayraklı

- Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, elbette onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve kimse bizim önümüze geçemez.

Edip Yüksel

Doğuların ve batıların Efendisine ant olsun; bizim gücümüz yeter...

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Doğuların ve batıların Rabbine andolsun; bizim gücümüz yeter...

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Artık o doğuların ve batıların Rabbi için yemine ne hacet; şüphesiz ki, Bizim elbette gücümüz yeter!

Elmalılı Hamdi Yazır

Artık o maşrıklerin, mağriblerin Rabbı için yemine ne hacet, şübhesiz ki biz elbette kadiriz

Erhan Aktaş

Hayır, öyle değil! Doğuların ve batıların Rabb'ine yemin ederim ki kesinlikle Bizim her şeye gücümüz yeter;

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hayır, öyle değil! Doğuların ve batıların Rabb'ine yemin ederim ki kesinlikle Bizim her şeye gücümüz yeter;

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hayır, öyle değil! Doğuların ve batıların Rabb'ine yemin ederim ki kesinlikle Bizim her şeye gücümüz yeter;

Gültekin Onan

Artık, doğuların ve batıların rabbine yemin ederim; biz gerçekten güç yetireniz;

Hasan Basri Çantay

(40-41) Yine hayır, (iş onların umdukları gibi değildir). Doğuların, batıların Rabbine andederim ki, şübhesiz biz onların yerine kendilerinden daha hayırlısını getirmiye de elbette kaadiriz ve biz, önümüze geçilebilecekler (den) de değiliz.

İbni Kesir

Doğuların ve Batıların Rabbına yemin ederim ki, şüphesiz Biz; gücü yetenleriz.

Mehmet Alagaş

(39-44) Biz onları bilebildikleri şeyden yarattık , doğuların ve batıların Rabbine yemin olsun ki biz kesinlikle onlardan daha hayırlısı ile değişikliğe / mübadeleye güç yetiririz /muktediriz , biz önüne geçilecekler değiliz. Bırak onları / sal onları vaat edildikleri günle buluşuncaya değin dalsın oyalansınlar ve oynasınlar , O gün, mezarlarından hızlıca çıkarlar dikili bir şeye doğru koşar gibiler. ( Dikili bir bayrak olabilir) Gözleri korkulu ve zillet kaplı olurlar, işte bugün onların vaat edildikleri gündür.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hayır, doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki mutlaka biz güç yetirenleriz.

Süleyman Ateş

Yoo, doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki bizim gücümüz yeter:

Süleymaniye Vakfı

Hayır, (Güneşin) doğuş noktalarının ve batış noktalarının dipnot 1 Rabbi olan zatıma yemin ederim ki biz elbette ölçü koymuş olanız;

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Güneş, yıl boyunca her gün farklı noktalardan doğar ve batar. 21 Aralık'tan 21 Haziran'a kadar doğuş ve batış noktaları sürekli kuzeye kayar. 20 Haziran'da kuzeydeki en uç doğuş ve batış noktalarına ulaşır, 21 Haziran'da geri dönmeye başlar ve 21 Aralık'a kadar sürekli güneye kayar. 20 Aralık'ta güneydeki en uç doğuş ve batış noktalarına ulaşır ve 21 Aralık'ta geri dönmeye başlar. Bu yüzden 21 Haziran ve 21 Aralık tarihlerine "gündönümü" denir. Bu iki gündönümü noktası Kur'an'da iki doğu ve iki batı şeklinde ifade edilmiştir (Rahman 55/17). 20 Aralık'ta kuzey yarımkürede en kısa gün ve en uzun gece yaşanırken güney yarımkürede en uzun gün ve en kısa gece yaşanır. 20 Haziran'da tam tersi olur. 20 Mart ve 22 Eylül günlerinde Güneş tam doğu noktasına geldiği için bu günlerde bütün dünyada gece gündüz eşit olur (Şuara 26/28, Saffat 37/5, Rahman 55/17, Müzzemmil 73/9).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Doğuların ve batıların Sahibine yemin etmeye gerek yok! Biz elbette ölçü koyarız.

Şaban Britch

Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki gücümüz yeter.

Şaban Piriş

(40-41) Hayır, doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz bizim onların yerine daha iyilerini getirmeye gücümüz yeter. Bizim önümüze de geçilemez.

Yaşar Nuri Öztürk

İş onların sandığı gibi değil! Doğuların ve batıların Rabbine yemin olsun ki, biz gerçekten gücü yetenleriz;

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

I swear by the Creator of all eastern cardinal points near which the sun rises in its apparent passage through the signs of the Zodiac and the Creator of all the western cardinal points lying opposite those in the east and near which the sun sets, that We are able to effect any changes at will;

Abdul Haleem

and, by the Lord of every sunrise and sunset, We have the power

Abdullah Yusuf Ali

Now I do call to witness the Lord of all points in the East and the West that We can certainly-

Abul A'la Maududi

I swear dipnot 1 by the Lord of the easts and the wests dipnot 2 that We have the power

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, the truth is not that which these people think it is.
  2. metne dön, dipnot 2
    Here, Allah has sworn an oath by Himself. The words Easts and Wests have been used because the sun rises and sets at a new angle every day during the year, and goes on rising and setting successively at different times around the globe. Thus considered the Easts and the Wests are not one but many. From another point of view as against the north and the south there is a direction of east and a direction of west. On this basis in( Surah Ash-Shuara, Ayat 28) and( Surah Al-Muzzammi1, Ayat 19 )the words Rabb-ulrnashriqi wal-maghrib have been used. From still another view-point the earth has two easts and two wests, for when the sun sets on one hemisphere, it rises on the other. On this basis the words Rabb-ul-mashriqayn wa Rabb-ulmaghribayn (Lord of two easts and two wests) have been used in (Surah Ar-Rahman, Ayat 17). (For further explanation, see (E.N. 17 of Surah Ar-Rahman).

Aisha Bewley

No! I swear by the Lord of the Easts and Wests that We have the power

Al-Hilali & Khan

So I swear by the Lord of all the [three hundred and sixty-five (365)] points of sunrise and sunset in the east and the west that surely We are Able

Ali Quli Qarai

So I swear by the Lord of the easts and the wests that We are able

Amatul Rahman Omar

But nay! I call to witness the Lord of the easts and the wests. We are certainly Powerful

Arthur John Arberry

No! I swear by the Lord of the Easts and Wests, surely We are able

Bijan Moeinian

Your Lord solemnly swears that as He is able to make the stars to rise and to die, …

E. Henry Palmer

And I need not swear by the Lord of the easts and the wests; verily, we are able

Edip-Layth

So I swear by the Lord of the east and the west that We are able.

George Sale

I swear by the Lord of the east and of the west, that We are able to destroy them,

Hamid S. Aziz

But nay! I swear by (or call to witness) the Lord of all points of the rising and setting places East and West that We are certainly Able

Mahmoud Ghali

Yet no, I swear by The Lord of the easts and the wests; surely We are indeed (the) Determiners.

Marmaduke Pickthall

But nay! I swear by the Lord of the rising-places and the setting-places of the planets that We verily are Able

Mohamed Ahmed - Samira

So I swear by the Lord of the Easts and the Wests that We are certainly able

Muhammad Asad

But nay! I call to witness [Our being] the Sustainer of all the points of sunrise and sunset: verily, well able are We

Mustafa Khattab

So, I do swear by the Lord of ˹all˺ the points of sunrise and sunset[1] that We are truly capable

Progressive Muslims

So I swear by the Lord of the east and the west that We are able.

Rashad Khalifa

I solemnly swear by the Lord of the easts and the wests; we are able -

Sahih International

So I swear by the Lord of [all] risings and settings that indeed We are able

Sam Gerrans

Then do I swear by the Lord of the Easts and the Wests that We are able

Shabbir Ahmed

But nay! I call to Witness the Lord of all points in the East and all points in the West, behold, We are Able -

Syed Vickar Ahamed

But now, I swear by the Lord of (every point in) the Easts' and the Wests' that We can certainly—

Taqi Usmani

So, I swear by the Lord of the points of sunrise and those of sunset, We are powerful

The Monotheist Group

So I do swear by the Lord of the east and the west, that We are able.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meâric suresi, 40. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meâric suresi, 40. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meâric suresi, 40. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩