Meryem suresi

Meryem suresi, 29. ayet

Meryem suresi, 29. ayet. فَأَشَارَتْ إِلَيْهِ قَالُوا۟ كَيْفَ نُكَلِّمُ مَن كَانَ فِى ٱلْمَهْدِ صَبِيًّا

feeşârat ileyh. ḳâlû keyfe nükellimü men kâne fi-lmehdi ṣabiyyâ.

Diyanet İşleri

Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. "Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?" dediler.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meryem 26–32 · surenin 29. ayeti / 98

Konu Meryem ve Îsâ Meryem 16–40 3

  1. Meryem 26

    "Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahman'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de.

  2. Meryem 27

    Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: "Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!"

  3. Meryem 28

    "Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi."

  4. 29

    Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. "Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?" dediler.

  5. Meryem 30

    Bebek şöyle konuştu: "Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. Bana kitabı (İncil'i) verdi ve beni bir peygamber yaptı."

  6. Meryem 31

    "Nerede olursam olayım beni kutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekatı emretti."

  7. Meryem 32

    "Beni anama saygılı kıldı. Beni azgın bir zorba kılmadı."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

29. Meryem de çocuğa işaret etti. Yani onunla konuşun, demek istedi. Bu şekilde işaret etmesine sebep, insanların kendisiyle konuşmaları halinde bu şekilde davranmasının emrolunmuş olmasıydı. Zira ona, insanlara: “Ben Rahmân’a (susma) orucu adadım. Onun için bugün hiçbir insanla konuşmayacağım” demesi emredilmişti. İsa ile konuşmalarını işaret edince bundan hayrete düşerek: “Beşikte bulunan bir çocukla nasıl konuşalım? dediler.” Çünkü bu, görülmüş bir şey değildir ve bu yaşta hiç kimse konuşmamıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Meryem kundakta bulunan oğlu İsa -aleyhisselam-'ı işaret etti. Halkı da şaşkın bir şekilde: "Kundaktaki bir çocukla nasıl konuşabiliriz?" dediler.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَشَارَتْ feeşarat (çocuğu) gösterdi kök: شور
  2. إِلَيْهِ ۖ ileyhi onlara
  3. قَالُوا۟ kalu dediler ki kök: قول
  4. كَيْفَ keyfe nasıl kök: كيف
  5. نُكَلِّمُ nukellimu konuşuruz kök: كلم
  6. مَن men kimseyle
  7. كَانَ kane olan kök: كون
  8. فِى fi
  9. ٱلْمَهْدِ l-mehdi beşikte kök: مهد
  10. صَبِيًّۭا sabiyyen çocukla kök: صبو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Meryem · Aynı kök: مهد (16 geçiş) · Aynı kök: كلم (75 geçiş)

    "O, beşikte de, yetişkin çağında da insanlarla konuşacak, salihlerden olacaktır."

  • Aynı kök: صبو (3 geçiş)

    Yusuf, "Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettiği şeyden daha sevimlidir. Onların tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve…

  • Aynı kök: صبو (3 geçiş)

    (12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve…

  • Aynı kök: شور (4 geçiş)

    -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…

  • Aynı kök: شور (4 geçiş)

    Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen…

  • Aynı kök: شور (4 geçiş)

    (36-39) (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah'ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu…

  • Aynı kıssa: Hz. Meryem · Aynı kök: كلم (75 geçiş)

    Hani melekler şöyle demişti: "Ey Meryem! Allah, seni kendi tarafından bir kelime ile müjdeliyor ki, adı Meryem oğlu İsa Mesih'tir. Dünyada da,…

  • Aynı kıssa: Hz. Meryem · Aynı kök: كلم (75 geçiş)

    "Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahman'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Meryem) ona (çocuğa) işaret etmişti. Onlar da "Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz!" dipnot 1 demişlerdi.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle "(Daha dün) beşikte olan bir bebekle nasıl konuşalım!" şeklinde de yorumlanabilir ki bu yorum devamında geçen "Hz. İsa'nın peygamber kılınması, ona kitap verilmesi, namaz, zekat ve annesine iyilik etmesi" görevlerini daha kolay anlamayı sağlar. Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:46; Mâide 5:110.

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine (Meryem) çocuğa işaret etti. Onlar; "Biz, daha dünkü bir beşik bebesiyle nasıl muhatap oluruz!?" dediler.

Muhammed Esed

Bunun üzerine (Meryem) çocuğa işaret etti. "Daha beşikteki bir çocukla biz nasıl konuşabiliriz ki!" diye çıkıştılar.

Ahmed Hulusi

Meryem oruçlu olduğundan konuşmayıp, çocuğu işaret etti (ona sorun gibisinden). . . "Kundaktaki bebekle ne konuşabiliriz ki!" dediler.

Ali Bulaç

Bunun üzerine ona (çocuğa) işaret etti. Dediler ki: "Henüz beşikte olan bir çocukla biz nasıl konuşabiliriz?"

Ali Özek ve heyeti

Bunun üzerine Meryem çocuğu gösterdi. «Biz, dediler, beşikteki bir çocuk ile nasıl konuşuruz?»

Ali Rıza Safa

Bunun üzerine, Onu gösterdi. Dediler ki: "Beşikteki bir çocukla nasıl konuşabiliriz?"

Bayraktar Bayraklı

Bunun üzerine Meryem çocuğu gösterdi. "Biz beşikteki bir bebek ile nasıl konuşuruz?"dediler.

Edip Yüksel

(Tanıklık için) Onu gösterdi. "Nasıl olur da beşikteki bir çocukla konuşuruz?" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

(Tanıklık için) Onu gösterdi. 'Nasıl olur da beşikteki bir çocukla konuşuruz,' dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine Meryem çocuğu gösterdi: "Beşikteki bir çocukla nasıl konuşuruz?" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine ona işaret etti, beşikteki bir sabi ile nasıl konuşuruz dediler

Erhan Aktaş

Bunun üzerine, Meryem çocuğu işaret etti. Onlar: "Biz beşikteki bir çocukla nasıl konuşuruz?" dediler. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Anlam zorlamaları ile bu ayete, "İnsanlar onu henüz genç bularak, "Biz daha dünkü çocukla nasıl konuşalım?" şeklinde anlam vermek doğru değildir. İsa Nebi'nin beşikte konuşması gerçektir. 19:21. ayette de denildiği gibi bu olay bir mucizedir. İsa Nebi'nin beşikte iken konuştuğunu başka ayetler de bildirmektedir (3:46; 5:110).

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunun üzerine, Meryem çocuğu işaret etti. Onlar: "Biz beşikteki bir çocukla nasıl konuşuruz?" dediler. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Anlam zorlamaları ile bu ayete, "İnsanlar onu henüz genç bularak, "Biz daha dünkü çocukla nasıl konuşalım?" şeklinde anlam vermek doğru değildir. İsa Nebi'nin beşikte konuşması gerçektir. 19:21. ayette de denildiği gibi bu olay bir mucizedir. İsa Nebi'nin beşikte iken konuştuğunu başka ayetler de bildirmektedir. (3:46; 5:110)

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunun üzerine, Meryem çocuğu işaret etti. Onlar: "Biz beşikteki bir çocukla nasıl konuşuruz?" dediler. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Anlam zorlamaları ile bu ayeti, "İnsanlar onu henüz genç bularak, "Biz daha dünkü çocukla nasıl konuşalım?" şeklinde açıklamak doğru değildir. Hz. İsa'nın beşikte konuşması gerçektir. 21. ayette de denildiği gibi bu olay bir mucizedir. Hz İsa'nın beşikte iken konuştuğunu başka ayetler de bildirmektedir.(3/Al-i İmran, 46; 5/Maide, 110)

Gültekin Onan

Bunun üzerine ona (çocuğa) işaret etti. Dediler ki: "Henüz beşikte olan bir çocukla biz nasıl konuşabiliriz?"

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine (Meryem) ona (isaya) işaret etdi. "Biz, dediler, henüz beşikde bulunan bir sabi ile nasıl konuşuruz"?

İbni Kesir

Bunun üzerine o, çocuğu gösterdi: Biz beşikteki çocukla nasıl konuşabiliriz? dediler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bunun üzerine (çocuğu) işaret etti. "Onlar da biz, beşikteki bir çocukla nasıl konuşabiliriz?" dediler.

Süleyman Ateş

(Meryem), çocuğu gösterdi. Dediler ki: "Beşikteki çocukla nasıl konuşuruz?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunun üzerine Meryem çocuğa işaret etti. Dediler ki "Beşikteki çocukla nasıl konuşalım?"

Şaban Britch

Bunun üzerine çocuğu işaret etti. Biz, beşikteki bir çocukla nasıl konuşabiliriz? dediler.

Şaban Piriş

Bunun üzerine çocuğu işaret etti. - Biz, beşikteki bir çocukla nasıl konuşabiliriz? dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Meryem, çocuğa işaret etti. Dediler: "Beşikteki bir sabiyle nasıl konuşuruz?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

She simply pointed her finger at him -the babe- with an intimation, as it were, that they ask or speak to him. But they exclaimed: "How in Allah's Name can we discourse with a new born babe?"

Abdul Haleem

She pointed at him. They said, ‘How can we converse with an infant?’

Abdullah Yusuf Ali

But she pointed to the babe. They said: "How can we talk to one who is a child in the cradle?"

Abul A'la Maududi

Thereupon Mary pointed to the child. They exclaimed: "How can we speak to one who is in the cradle, a mere child?" dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    People who misinterpret the Quran translate this verse as: How shall we talk with him, who is but a child of yesterday? They attribute these words to the elderly people of the Jews, who said years later, when Jesus was a grown up boy, that they could not have any useful dialogue with a mere kid. But the person who keeps the whole context in view, will realize that this interpretation is absurd and has been given merely to avoid the miracle. As a matter of fact, the dialogue took place when the people were condemning Mary who being unmarried, had brought forth a child, and not when the child had grown up into manhood. (Ayat 46 of Surah Aal-Imran) and (Ayat 110 of Surah Al-Maidah) also support the view that Prophet Jesus had uttered these words as a baby in the cradle and not when grown up. In the first verse, the angel while giving the good news of a son to Mary, says: He will speak to the people alike when in the cradle and when grown up. In the other verse, Allah Himself says to Prophet Jesus: You talked to the people even in the cradle as you talked when you were grown up.

Aisha Bewley

She pointed towards him. They said, ‘How can a baby in the cradle speak?’

Al-Hilali & Khan

Then she pointed to him. They said: "How can we talk to one who is a child in the cradle?[1]"

Ali Quli Qarai

Thereat she pointed to him. They said, ‘How can we speak to one who is yet a baby in the cradle?’

Amatul Rahman Omar

Thereupon she pointed to him (- her son Jesus meaning thereby that he will answer them). They said, `How should we speak to one who was (till recently) a child in the cradle?'

Arthur John Arberry

Mary pointed to the child then; but they said, 'How shall we speak to one who is still in the cradle, a little child?'

Bijan Moeinian

She pointed at the baby (meaning: Ask him. ) They said: "How can we talk to a new born baby?"

E. Henry Palmer

And she pointed to him, and they said, 'How are we to speak with one who is in the cradle a child?'

Edip-Layth

So she pointed to him. They said, "How can we talk to someone who is a child in a cradle?"

George Sale

But she made signs unto the child to answer them; and they said, how shall we speak to him, who is an infant in the cradle?

Hamid S. Aziz

"O sister of Aaron! Your father was not a bad man, nor was your mother a harlot!"

Mahmoud Ghali

So she pointed to him. They said, "How shall we speak to one who is (still) in the cradle, a young boy?"

Marmaduke Pickthall

Then she pointed to him. They said: How can we talk to one who is in the cradle, a young boy?

Mohamed Ahmed - Samira

But she pointed towards him. "How can we talk to one, " they said, "who is only an infant in the cradle?"

Muhammad Asad

Thereupon she pointed to him. They exclaimed: "How can we talk to one who [as yet] is a little boy in the cradle?"

Mustafa Khattab

So she pointed to the baby. They exclaimed, "How can we talk to someone who is an infant in the cradle?"

Progressive Muslims

So she pointed to him. They said: "How can we talk to someone who is a child in a cradle"

Rashad Khalifa

She pointed to him. They said, "How can we talk with an infant in the crib?"

Sahih International

So she pointed to him. They said, "How can we speak to one who is in the cradle a child?"

Sam Gerrans

Then she pointed to him. They said: “How can we speak to one who is in the cradle a child?”

Shabbir Ahmed

Then she pointed to him. They said, "How can we talk to one who is in the cradle, a young boy?" (In the cradle, idiomatically means a young person. Mary and Joseph had stayed in Bethlehem for several years).

Syed Vickar Ahamed

Then, she pointed to the baby (Jesus). They said: "How can we talk to one who is (only) a child in the cradle?"

Taqi Usmani

So, she pointed towards him (the baby). They said, "How shall we speak to someone who is still a child in the cradle?"

The Monotheist Group

So she pointed to him. They said: "How can we talk to someone who is a child in a cradle?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 29. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 29. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 29. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩