Meryem suresi

Meryem suresi, 12. ayet

Meryem suresi, 12. ayet. يَٰيَحْيَىٰ خُذِ ٱلْكِتَٰبَ بِقُوَّةٍ وَءَاتَيْنَٰهُ ٱلْحُكْمَ صَبِيًّا

yâ yaḥyâ ḫuẕi-lkitâbe biḳuvveh. veâteynâhü-lḥukme ṣabiyyâ.

Diyanet İşleri

(12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meryem 9–15 · surenin 12. ayeti / 98

Konu Zekeriyyâ ve Yahyâ Meryem 1–15 3

  1. Meryem 9

    (Vahiy meleği) dedi ki: Evet, öyle. (Ancak) Rabbin diyor ki: "Bu, bana göre kolaydır. Nitekim daha önce, hiçbir şey değil iken seni de yarattım."

  2. Meryem 10

    Zekeriyya, "Rabbim, öyleyse bana (çocuğumun olacağına) bir işaret ver", dedi. Allah da, "Senin işaretin, sapasağlam olduğun halde insanlarla (üç gün) üç gece konuşamamandır" dedi.

  3. Meryem 11

    Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara "Sabah akşam Allah'ı tespih edin" diye işaret etti.

  4. 12–14

    (12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.

  5. Meryem 15

    Doğduğu gün, öleceği gün ve diriltileceği gün ona selam olsun!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

12. Bundan önceki ayetler, Yahya’nın doğumuna, gençliğine ve terbiyesine dairdir. Yahya hitabı kavrayabilecek bir çağa ulaşınca Allah ona tam bir kuvvet ile Kitaba sarılmasını emretmişti. Yüce Allah’ın Kitab’a sımsıkı sarılma emri, onun lafızlarını bellemek, anlamlarını iyice kavramak, emir ve yasakları gereğince amel etmekle olur. İşte tam manasıyla Kitab’a sımsıkı sarılmak budur. O da Rabbinin emrine uydu, Kitab’a yöneldi, onu belledi ve kavradı. Allah, ona başkasında bulunmayacak türden bir zekâ ve kavrayış kabiliyeti ihsan etmişti. Bundan dolayı Yüce Allah: “daha çocuk iken ona hüküm/hikmet verdik” buyurmaktadır. Yani kçükyaşta bir çocuk iken Allah'ın hükümlerini bilme ve onlarla hükmetme imkanı vermiştik.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yahya dünyaya geldi ve kendisine hitap edilecek yaşa ulaştı. Ardından ona: "Ey Yahya! Tevrat'ı ciddiyet ve gayret ile al." dedik. Daha çocuk yaştayken ona anlayış, ilim, ciddiyet ve kararlılık verdik.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰيَحْيَىٰ ya yehya Yahya kök: حيي
  2. خُذِ huzi tut kök: اخذ
  3. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitabı kök: كتب
  4. بِقُوَّةٍۢ ۖ bikuvvetin kuvvetle kök: قوي
  5. وَءَاتَيْنَـٰهُ ve ateynahu ve ona verdik kök: اتي
  6. ٱلْحُكْمَ l-hukme hikmet kök: حكم
  7. صَبِيًّۭا sabiyyen çocuk iken kök: صبو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صبو (3 geçiş)

    Yusuf, "Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettiği şeyden daha sevimlidir. Onların tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve…

  • Aynı kök: صبو (3 geçiş)

    Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. "Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?" dediler.

  • Aynı kıssa: Hz. Yahyâ · Ortak kavram: Hayat

    Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden…

  • Aynı kıssa: Hz. Yahyâ · Ortak kavram: Hayat

    Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı, İlyas'ı doğru yola erdirmiştik. Bunların hepsi salih kimselerden idi.

  • Aynı kıssa: Hz. Yahyâ · Ortak kavram: Hayat

    (Allah, şöyle dedi:) "Ey Zekeriyya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik."

  • Ortak kavram: Hayat · Ortak kavram: Hikmet

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…

  • Ortak kavram: Hayat · Ortak kavram: Hikmet

    Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne…

  • Aynı kök: قوي (42 geçiş)

    Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(12, 13) "Ey Yahya! Kitab'a (Tevrat'a) sımsıkı sarıl!" dipnot 1 (demiştik) ve henüz küçük çocukken ona muhakeme gücü, katımızdan şefkat ve arınmışlık vermiştik; o da takvâlı (duyarlı) biriydi.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:103, dipnot 1.

Mustafa İslamoğlu

(Yahya doğup büyüdüğünde ise) "Ey Yahya! İlahi hükümlere sımsıkı sarıl!" (diye öğüt verdi). Zira Biz ona, daha çocukluğunda derin ve kapsamlı bir muhakeme yeteneği vermiştik.

Muhammed Esed

(Ve çocuk doğup büyüdüğünde o'na:) "Ey Yahya! İlahi mesaja sımsıkı sarıl!" (diye öğüt verdi). Çünkü o daha küçük bir oğlanken Biz o'na doğru ve kuşatıcı düşünme yeteneği vermiştik,

Ahmed Hulusi

"Ey Yahya! Hakikat Bilgisine sımsıkı sarıl!" (Yahya'ya) olayların oluş nedenlerini, sistemi OKUma özelliğini verdiğimizde, daha çocuktu!

Ali Bulaç

(Çocuğun doğup büyümesinden sonra ona dedik ki:) "Ey Yahya, Kitabı kuvvetle tut." Daha çocuk iken ona hikmet verdik.

Ali Özek ve heyeti

«Ey Yahya! Kitab'a (Tevrat'a) vargücünle sarıl!» (dedik) ve henüz çocuk iken ona (ilim ve) hikmet verdik.

Ali Rıza Safa

"Ey Yahya; Kitap'a sımsıkı sarıl!" Daha çocukken, Ona bilgelik verdik.

Bayraktar Bayraklı

Allah,"Ey Yahya! Kitaba kuvvetle sarıl!" dedi. Biz ona, henüz çocuk iken kitabı anlama kabiliyetini verdik.

Edip Yüksel

"Yahya, kitaba iyice sarıl." Çocuk yaşta kendisine bilgelik vermiştik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Yahya, kitaba iyice sarıl.' Çocuk yaşta kendisine bilgelik vermiştik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

"Ey Yahya, kitabı kuvvetle tut!" (dedik) ve daha çocukken ona hikmet verdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey Yahya! kitabı kuvvetle tut (dedik) ve daha sabiy iken ona hikmet verdik

Erhan Aktaş

"Ey Yahya! Kitap'ı kuvvetlice tut dipnot 1 ." O henüz çocukken ona hikmet dipnot 2 verdik.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onun buyruklarına samimiyetle uy.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yanlışa, sapkınlığa engel olmak bilgisi, bilgeliği. Sağlıklı düşünmek, gerçeği kavramak, doğru yargıda bulunmak yetisi. En doğru yöntem.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey Yahya! Kitap'ı kuvvetlice tut dipnot 1 ." O henüz çocukken ona hikmet dipnot 2 verdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onun buyruklarına samimiyetle uy.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yanlışa, sapkınlığa engel olmak bilgisi, bilgeliği. Sağlıklı düşünmek, gerçeği kavramak, doğru yargıda bulunmak yetisi. En doğru yöntem.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey Yahya! Kitap'ı kuvvetlice tut." dipnot 1 O henüz çocukken ona hikmet dipnot 2 verdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onun buyruklarına samimiyetle uy.
  2. metne dön, dipnot 2
    Sağlıklı düşünme, gerçeği kavrama, doğru hüküm verme yetisi. Yargı, yargılama, karar, güçlendirme, sağlamlaştırma.

Gültekin Onan

(Çocuğun doğup büyümesinden sonra ona dedik ki:) "Ey Yahya, kitabı kuvvetle tut." Daha çocuk iken ona hikmet verdik.

Hasan Basri Çantay

(12-13-14) (Yahyayi ihsan etdik ve ona çocukluğunda:) "Ey Yahya, kitabı kuvvetle tut" (dedik). Henüz sabi iken ona hikmet verdik. Tarafımızdan (ona) bir kalb yumuşaklığı ve (günahlardan) temizlik (verdik). O, çok müttekıy idi. Anasına, babasına da itaatkardı. Bir serkeş ve aasi değildi.

İbni Kesir

Ey Yahya, Kitab'a kuvvetle sarıl. Daha çocuk iken ona hikmet verdik.

Mehmet Alagaş

(12-16) Ey Yahya, Kitabı kuvvetle al dedik, çocukken / sabi iken ona hüküm verdik (Gerekçeli / hikmetli karar verme yeteneği) katımızdan bir yumuşaklık ve de arınmışlık verdik. O çok takva sahibi idi. Ana babasına iyi davranandı, zorba / cebbar ve de isyankâr değildi. Ona selam olsun hem doğduğu günde hem öldüğü günde hem de yeniden dirilip canlanacağı günde.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Ey Yahya! Kitabı tam bir kuvvetle tut.” Biz ona daha çocukken hikmeti verdik.

Süleyman Ateş

"Ey Yahya, Kitabı kuvvetle tut (Onun emirlerini uygula)." (dedik) ve ona çocuk iken hikmet verdik.

Süleymaniye Vakfı

(Çocuk büyüyünce dedik ki:) "Ey Yahya, bu Kitab'ı al ve sıkı sarıl!" dipnot 1 O henüz çocukken ona doğru karar verme yeteneği (hikmet) vermiştik.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yahya Aleyhisselam da babası Zekeriyya Aleyhisselam gibi kitap, hikmet ve nebilik verilen değerli şahsiyetlerden biridir (En'am 6/85-89).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Çocuk büyüyünce dedik ki) "Yahya, Kitap'ı sıkı tut!" Daha çocukken ona doğru karar verme yeteneği (hikmet) vermiştik.

Şaban Britch

Ey Yahya! Kitaba kuvvetle sarıl. Ona daha çocukluğunda hikmet vermiştik.

Şaban Piriş

-Ey Yahya, kitaba kuvvetle sarıl. Ona daha çocukluğunda hikmet vermiştik.

Yaşar Nuri Öztürk

"Ey Yahya! Kitap'ı kuvvetle tut." Biz ona daha sabi iken hikmet verdik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"O Yahya", he was told, "take the Book AL-Tawrah (the Torah) adhere to all that We have imparted to you and observe the code of discipline and body of regulations and hold them in esteem and hold to your promise and pay attention. Regard to it and be mindful of Our commandments", and We imbued him with wisdom in his childhood.

Abdul Haleem

[We said], ‘John, hold on to the Scripture firmly.’ While he was still a boy, We granted him wisdom,

Abdullah Yusuf Ali

(To his son came the command): "O Yahya! take hold of the Book with might": and We gave him Wisdom even as a youth,

Abul A'la Maududi

"O John! Hold the Book with all your strength." dipnot 1 We had bestowed wisdom upon him while he was still a child; dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The details regarding the birth of Prophet John (peace be upon him), according to the divine will, and his coming of age, have been left out. Here, in one sentence, the mission of Prophethood entrusted to him on attaining maturity has been stated, which was to observe and follow the Torah in letter and spirit, and to exhort the Israelites as well to do the same.
  2. metne dön, dipnot 2
    The Arabic word hukm implies ability (1) to make decisions, (2) to form right opinions, (3) to interpret the divine law, (4) to solve problems, and (5) it also means authority from Allah to decide affairs.

Aisha Bewley

‘Yahya, take hold of the Book with vigour. ’ We gave him judgement while still a child,

Al-Hilali & Khan

(It was said to his son): "O Yahyâ (John)! Hold fast the Scripture [the Taurât (Torah)]." And We gave him wisdom while yet a child.

Ali Quli Qarai

‘O John!’ [We said, ] ‘Hold on with power to the Book!’ And We gave him judgement while still a child,

Amatul Rahman Omar

(We said to John, ) `Yahyâ! hold fast the (divine) Book. ' And while he was yet a child We gave him wisdom,

Arthur John Arberry

'O John, take the Book forcefully'; and We gave him judgment, yet a little child,

Bijan Moeinian

I ordered Zechariah’s son: "John, you shall observe the laws (as revealed in the Scripture) with the utmost respect. " Evan as a child I blessed John with wisdom.

E. Henry Palmer

'O John! take the Book with strength;' and we gave him judgment when a boy,

Edip-Layth

"O John, take the book with confidence." We gave him authority while in his youth.

George Sale

And We said unto his son, O John, receive the book of the law, with a resolution to study and observe it. And We bestowed on him wisdom, when he was yet a child,

Hamid S. Aziz

Then he went forth unto his people from the chamber, and he made signs to them, "Glorify your Lord at break of day and fall of night. "

Mahmoud Ghali

"O Yahya, (John) take the Book powerfully. " And We brought him judgment (when) a young boy,

Marmaduke Pickthall

(And it was said unto his son): O John! Hold fast the Scripture. And we gave him wisdom when a child,

Mohamed Ahmed - Samira

(We said:) "O John, hold fast to the Book;" and We gave him wisdom right from boyhood,

Muhammad Asad

[And when the son was born and grew up, he was told,] "O John! Hold fast unto the divine writ with [all thy] strength!" - for We granted him wisdom "while he was yet a little boy,

Mustafa Khattab

˹It was later said,˺ "O John! Hold firmly to the Scriptures." And We granted him wisdom while ˹he was still˺ a child,

Progressive Muslims

"O John, take the Scripture with confidence. " And We gave him authority while in his youth.

Rashad Khalifa

"O John, you shall uphold the scripture, strongly." We endowed him with wisdom, even in his youth.

Sahih International

[ Allah ] said, "O John, take the Scripture with determination. " And We gave him judgement [while yet] a boy

Sam Gerrans

“O John: hold thou fast the Writ!” And We gave him judgment when a child,

Shabbir Ahmed

(John was born according to the good news. ) We told him "O Yahya! Hold fast the Scripture." And We had granted him wisdom and good judgment when he was yet a little boy.

Syed Vickar Ahamed

(To his son came Allah's command), "O Yahya (John)! Hold on to the Book with strength": And even as (he was) a youth, We gave him Wisdom,

Taqi Usmani

(When the child was born, Allah said to him,) "O YaHyā, hold on to the Book firmly." And We gave him wisdom, while he was still a child,

The Monotheist Group

"O John, take the Book with confidence." And We gave him authority while in his youth.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 12. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 12. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 12. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩