19. sure

Meryem Suresi مريم

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 9 konu
  1. Zekeriyyâ ve Yahyâ 1–15 karşılaştır — Zekeriyyâ ve Yahyâ
  2. Meryem ve Îsâ 16–40 karşılaştır — Meryem ve Îsâ
  3. İbrâhim ve babası 41–50 karşılaştır — İbrâhim ve babası
  4. Mûsâ, Hârûn, İsmâil ve İdrîs 51–58 karşılaştır — Mûsâ, Hârûn, İsmâil ve İdrîs
  5. Namazı zayi edenler ve tövbe edenler 59–65 karşılaştır — Namazı zayi edenler ve tövbe edenler
  6. Dirilişe itiraz; cehenneme uğramak 66–72 karşılaştır — Dirilişe itiraz; cehenneme uğramak
  7. İki grubun karşılaştırılması ve "bana mal verilecek" diyen 73–82 karşılaştır — İki grubun karşılaştırılması ve "bana mal verilecek" diyen
  8. Şeytanların gönderilmesi ve şefaat 83–87 karşılaştır — Şeytanların gönderilmesi ve şefaat
  9. "Rahmân çocuk edindi" iddiası ve reddi 88–98 karşılaştır — "Rahmân çocuk edindi" iddiası ve reddi

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Zekeriyyâ ve Yahyâ 1–15

  1. Meryem suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 1. ayet. كٓهيعٓصٓ

    kâf-hâ-yâ-`ayn-ṣâd.

    Diyanet İşleri

    Kaf Ha Ya Ayn Sad.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 1. ayet

  2. Meryem suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 2. ayet. ذِكْرُ رَحْمَتِ رَبِّكَ عَبْدَهُۥ زَكَرِيَّآ

    ẕikru raḥmeti rabbike `abdehû zekeriyyâ.

    Diyanet İşleri

    Bu, Rabbinin, Zekeriya kuluna olan merhametinin anılmasıdır.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 2. ayet

  3. Meryem suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 3. ayet. إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُۥ نِدَآءً خَفِيًّا

    iẕ nâdâ rabbehû nidâen ḫafiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Hani o, Rabbine gizli bir sesle yalvarmıştı.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 3. ayet

  4. Meryem suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 4. ayet. قَالَ رَبِّ إِنِّى وَهَنَ ٱلْعَظْمُ مِنِّى وَٱشْتَعَلَ ٱلرَّأْسُ شَيْبًا وَلَمْ أَكُنۢ بِدُعَآئِكَ رَبِّ شَقِيًّا

    ḳâle rabbi innî vehene-l`ażmü minnî veşte`ale-rra'sü şeybev velem eküm bidü`âike rabbi şeḳiyyâ.

    Diyanet İşleri

    O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 4. ayet

  5. Meryem suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 5. ayet. وَإِنِّى خِفْتُ ٱلْمَوَٰلِىَ مِن وَرَآءِى وَكَانَتِ ٱمْرَأَتِى عَاقِرًا فَهَبْ لِى مِن لَّدُنكَ وَلِيًّا

    veinnî ḫiftü-lmevâliye miv verâî vekâneti-mraetî `âḳiran feheb lî mil ledünke veliyyâ.

    Diyanet İşleri

    (5-6) "Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankar olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!"

    Ayet detayı — Meryem suresi, 5. ayet

  6. Meryem suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 6. ayet. يَرِثُنِى وَيَرِثُ مِنْ ءَالِ يَعْقُوبَ وَٱجْعَلْهُ رَبِّ رَضِيًّا

    yeriŝünî veyeriŝü min âli ya`ḳûb. vec`alhü rabbi raḍiyyâ.

    Diyanet İşleri

    (5-6) "Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankar olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!"

    Ayet detayı — Meryem suresi, 6. ayet

  7. Meryem suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 7. ayet. يَٰزَكَرِيَّآ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ ٱسْمُهُۥ يَحْيَىٰ لَمْ نَجْعَل لَّهُۥ مِن قَبْلُ سَمِيًّا

    yâ zekeriyyâ innâ nübeşşiruke bigulâmin-smühû yaḥyâ lem nec`al lehû min ḳablü semiyyâ.

    Diyanet İşleri

    (Allah, şöyle dedi:) "Ey Zekeriyya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 7. ayet

  8. Meryem suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 8. ayet. قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَٰمٌ وَكَانَتِ ٱمْرَأَتِى عَاقِرًا وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ ٱلْكِبَرِ عِتِيًّا

    ḳâle rabbi ennâ yekûnü lî gulâmüv vekâneti-mraetî `âḳirav veḳad belagtü mine-lkiberi `itiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Zekeriyya, "Rabbim!" "Hanımım kısır ve ben de ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış iken, benim nasıl çocuğum olur?" dedi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 8. ayet

  9. Meryem suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 9. ayet. قَالَ كَذَٰلِكَ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌ وَقَدْ خَلَقْتُكَ مِن قَبْلُ وَلَمْ تَكُ شَيْـًٔا

    ḳâle keẕâlik. ḳâle rabbüke hüve `aleyye heyyinüv veḳad ḫalaḳtüke min ḳablü velem tekü şey'â.

    Diyanet İşleri

    (Vahiy meleği) dedi ki: Evet, öyle. (Ancak) Rabbin diyor ki: "Bu, bana göre kolaydır. Nitekim daha önce, hiçbir şey değil iken seni de yarattım."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 9. ayet

  10. Meryem suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 10. ayet. قَالَ رَبِّ ٱجْعَل لِّىٓ ءَايَةً قَالَ ءَايَتُكَ أَلَّا تُكَلِّمَ ٱلنَّاسَ ثَلَٰثَ لَيَالٍ سَوِيًّا

    ḳâle rabbi-c`al lî âyeh. ḳâle âyetüke ellâ tükellime-nnâse ŝelâŝe leyâlin seviyyâ.

    Diyanet İşleri

    Zekeriyya, "Rabbim, öyleyse bana (çocuğumun olacağına) bir işaret ver", dedi. Allah da, "Senin işaretin, sapasağlam olduğun halde insanlarla (üç gün) üç gece konuşamamandır" dedi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 10. ayet

  11. Meryem suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 11. ayet. فَخَرَجَ عَلَىٰ قَوْمِهِۦ مِنَ ٱلْمِحْرَابِ فَأَوْحَىٰٓ إِلَيْهِمْ أَن سَبِّحُوا۟ بُكْرَةً وَعَشِيًّا

    feḫarace `alâ ḳavmihî mine-lmiḥrâbi feevḥâ ileyhim en sebbiḥû bükratev ve`aşiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara "Sabah akşam Allah'ı tespih edin" diye işaret etti.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 11. ayet

  12. Meryem suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 12. ayet. يَٰيَحْيَىٰ خُذِ ٱلْكِتَٰبَ بِقُوَّةٍ وَءَاتَيْنَٰهُ ٱلْحُكْمَ صَبِيًّا

    yâ yaḥyâ ḫuẕi-lkitâbe biḳuvveh. veâteynâhü-lḥukme ṣabiyyâ.

    Diyanet İşleri

    (12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 12. ayet

  13. Meryem suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 13. ayet. وَحَنَانًا مِّن لَّدُنَّا وَزَكَوٰةً وَكَانَ تَقِيًّا

    veḥanânem mil ledünnâ vezekâh. vekâne teḳiyyâ.

    Diyanet İşleri

    (12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 13. ayet

  14. Meryem suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 14. ayet. وَبَرًّۢا بِوَٰلِدَيْهِ وَلَمْ يَكُن جَبَّارًا عَصِيًّا

    veberram bivâlideyhi velem yekün cebbâran `aṣiyyâ.

    Diyanet İşleri

    (12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 14. ayet

  15. Meryem suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 15. ayet. وَسَلَٰمٌ عَلَيْهِ يَوْمَ وُلِدَ وَيَوْمَ يَمُوتُ وَيَوْمَ يُبْعَثُ حَيًّا

    veselâmün `aleyhi yevme vulide veyevme yemûtü veyevme yüb`aŝü ḥayyâ.

    Diyanet İşleri

    Doğduğu gün, öleceği gün ve diriltileceği gün ona selam olsun!

    Ayet detayı — Meryem suresi, 15. ayet

Meryem ve Îsâ 16–40

  1. Meryem suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 16. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ مَرْيَمَ إِذِ ٱنتَبَذَتْ مِنْ أَهْلِهَا مَكَانًا شَرْقِيًّا

    veẕkür fi-lkitâbi meryem. iẕi-ntebeẕet min ehlihâ mekânen şerḳiyyâ.

    Diyanet İşleri

    (16-17) (Ey Muhammed!) Kitap'ta (Kur'an'da) Meryem'i de an. Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail'i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 16. ayet

  2. Meryem suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 17. ayet. فَٱتَّخَذَتْ مِن دُونِهِمْ حِجَابًا فَأَرْسَلْنَآ إِلَيْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًا سَوِيًّا

    fetteḫaẕet min dûnihim ḥicâben feerselnâ ileyhâ rûḥanâ fetemeŝŝele lehâ beşeran seviyyâ.

    Diyanet İşleri

    (16-17) (Ey Muhammed!) Kitap'ta (Kur'an'da) Meryem'i de an. Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail'i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 17. ayet

  3. Meryem suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 18. ayet. قَالَتْ إِنِّىٓ أَعُوذُ بِٱلرَّحْمَٰنِ مِنكَ إِن كُنتَ تَقِيًّا

    ḳâlet innî e`ûẕü birraḥmâni minke in künte teḳiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Meryem, "Senden, Rahman'a sığınırım. Eğer Allah'tan çekinen biri isen (bana kötülük etme)" dedi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 18. ayet

  4. Meryem suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 19. ayet. قَالَ إِنَّمَآ أَنَا۠ رَسُولُ رَبِّكِ لِأَهَبَ لَكِ غُلَٰمًا زَكِيًّا

    ḳâle innemâ ene rasûlü rabbik. liehebe leki gulâmen zekiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Cebrail, "Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir çocuk bağışlamak için gönderildim" dedi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 19. ayet

  5. Meryem suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 20. ayet. قَالَتْ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَٰمٌ وَلَمْ يَمْسَسْنِى بَشَرٌ وَلَمْ أَكُ بَغِيًّا

    ḳâlet ennâ yekûnü lî gulâmüv velem yemsesnî beşeruv velem ekü begiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Meryem, "Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım halde, benim nasıl çocuğum olabilir?" dedi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 20. ayet

  6. Meryem suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 21. ayet. قَالَ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌ وَلِنَجْعَلَهُۥٓ ءَايَةً لِّلنَّاسِ وَرَحْمَةً مِّنَّا وَكَانَ أَمْرًا مَّقْضِيًّا

    ḳâle keẕâlik. ḳâle rabbüki hüve `aleyye heyyin. velinec`alehû âyetel linnâsi veraḥmetem minnâ. vekâne emram maḳḍiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Cebrail, "Evet, öyle. Rabbin diyor ki: O benim için çok kolaydır. Onu insanlara bir mucize, katımızdan bir rahmet kılmak için böyle takdir ettik. Bu, zaten (ezelde) hükme bağlanmış bir iştir" dedi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 21. ayet

  7. Meryem suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 22. ayet. فَحَمَلَتْهُ فَٱنتَبَذَتْ بِهِۦ مَكَانًا قَصِيًّا

    feḥamelethü fentebeẕet bihî mekânen ḳaṣiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Böylece Meryem, çocuğa gebe kaldı ve onunla uzak bir yere çekildi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 22. ayet

  8. Meryem suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 23. ayet. فَأَجَآءَهَا ٱلْمَخَاضُ إِلَىٰ جِذْعِ ٱلنَّخْلَةِ قَالَتْ يَٰلَيْتَنِى مِتُّ قَبْلَ هَٰذَا وَكُنتُ نَسْيًا مَّنسِيًّا

    feecâehe-lmeḫâḍu ilâ ciẕ`i-nnaḫleh. ḳâlet yâ leytenî mittü ḳable hâẕâ veküntü nesyem mensiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!" dedi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 23. ayet

  9. Meryem suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 24. ayet. فَنَادَىٰهَا مِن تَحْتِهَآ أَلَّا تَحْزَنِى قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِيًّا

    fenâdâhâ min taḥtihâ ellâ taḥzenî ḳad ce`ale rabbüki taḥteki seriyyâ.

    Diyanet İşleri

    Bunun üzerine (Cebrail) ağacın altından ona şöyle seslendi: "Üzülme, Rabbin senin alt tarafında bir dere akıttı."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 24. ayet

  10. Meryem suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 25. ayet. وَهُزِّىٓ إِلَيْكِ بِجِذْعِ ٱلنَّخْلَةِ تُسَٰقِطْ عَلَيْكِ رُطَبًا جَنِيًّا

    vehüzzî ileyki biciẕ`i-nnaḫleti tüṣâḳiṭ `aleyki ruṭaben ceniyyâ.

    Diyanet İşleri

    "Hurma ağacını kendine doğru silkele ki sana taze hurma dökülsün."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 25. ayet

  11. Meryem suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 26. ayet. فَكُلِى وَٱشْرَبِى وَقَرِّى عَيْنًا فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ ٱلْبَشَرِ أَحَدًا فَقُولِىٓ إِنِّى نَذَرْتُ لِلرَّحْمَٰنِ صَوْمًا فَلَنْ أُكَلِّمَ ٱلْيَوْمَ إِنسِيًّا

    fekülî veşrabî veḳarrî `aynâ. feimmâ terayinne mine-lbeşeri eḥaden feḳûlî innî neẕertü lirraḥmâni ṣavmen felen ükellime-lyevme insiyyâ.

    Diyanet İşleri

    "Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahman'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 26. ayet

  12. Meryem suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 27. ayet. فَأَتَتْ بِهِۦ قَوْمَهَا تَحْمِلُهُۥ قَالُوا۟ يَٰمَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْـًٔا فَرِيًّا

    feetet bihî ḳavmehâ taḥmilüh. ḳâlû yâ meryemü leḳad ci'ti şey'en feriyyâ.

    Diyanet İşleri

    Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: "Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!"

    Ayet detayı — Meryem suresi, 27. ayet

  13. Meryem suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 28. ayet. يَٰٓأُخْتَ هَٰرُونَ مَا كَانَ أَبُوكِ ٱمْرَأَ سَوْءٍ وَمَا كَانَتْ أُمُّكِ بَغِيًّا

    yâ uḫte hârûne mâ kâne ebûki-mrae sev'iv vemâ kânet ümmüki begiyyâ.

    Diyanet İşleri

    "Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 28. ayet

  14. Meryem suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 29. ayet. فَأَشَارَتْ إِلَيْهِ قَالُوا۟ كَيْفَ نُكَلِّمُ مَن كَانَ فِى ٱلْمَهْدِ صَبِيًّا

    feeşârat ileyh. ḳâlû keyfe nükellimü men kâne fi-lmehdi ṣabiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. "Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?" dediler.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 29. ayet

  15. Meryem suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 30. ayet. قَالَ إِنِّى عَبْدُ ٱللَّهِ ءَاتَىٰنِىَ ٱلْكِتَٰبَ وَجَعَلَنِى نَبِيًّا

    ḳâle innî `abdü-llâh. âtâniye-lkitâbe vece`alenî nebiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Bebek şöyle konuştu: "Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. Bana kitabı (İncil'i) verdi ve beni bir peygamber yaptı."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 30. ayet

  16. Meryem suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 31. ayet. وَجَعَلَنِى مُبَارَكًا أَيْنَ مَا كُنتُ وَأَوْصَٰنِى بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ مَا دُمْتُ حَيًّا

    vece`alenî mübâraken eyne mâ künt. veevṣânî biṣṣalâti vezzekâti mâ dümtü ḥayyâ.

    Diyanet İşleri

    "Nerede olursam olayım beni kutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekatı emretti."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 31. ayet

  17. Meryem suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 32. ayet. وَبَرًّۢا بِوَٰلِدَتِى وَلَمْ يَجْعَلْنِى جَبَّارًا شَقِيًّا

    veberram bivâlidetî. velem yec`alnî cebbâran şeḳiyyâ.

    Diyanet İşleri

    "Beni anama saygılı kıldı. Beni azgın bir zorba kılmadı."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 32. ayet

  18. Meryem suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 33. ayet. وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىَّ يَوْمَ وُلِدتُّ وَيَوْمَ أَمُوتُ وَيَوْمَ أُبْعَثُ حَيًّا

    vesselâmü `aleyye yevme vulittü veyevme emûtü veyevme üb`aŝü ḥayyâ.

    Diyanet İşleri

    "Doğduğum gün, öleceğim gün ve diriltileceğim gün bana selam (esenlik verilmiştir)."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 33. ayet

  19. Meryem suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 34. ayet. ذَٰلِكَ عِيسَى ٱبْنُ مَرْيَمَ قَوْلَ ٱلْحَقِّ ٱلَّذِى فِيهِ يَمْتَرُونَ

    ẕâlike `îse-bnü meryem. ḳavle-lḥaḳḳi-lleẕî fîhi yemterûn.

    Diyanet İşleri

    Hakkında şüpheye düştükleri hak söze göre Meryem oğlu İsa işte budur.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 34. ayet

  20. Meryem suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 35. ayet. مَا كَانَ لِلَّهِ أَن يَتَّخِذَ مِن وَلَدٍ سُبْحَٰنَهُۥٓ إِذَا قَضَىٰٓ أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ

    mâ kâne lillâhi ey yetteḫiẕe miv veledin sübḥâneh. iẕâ ḳaḍâ emran feinnemâ yeḳûlü lehû kün feyekûn.

    Diyanet İşleri

    Allah'ın çocuk edinmesi düşünülemez. O, bundan yücedir, uzaktır. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece "ol!" der ve o da oluverir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 35. ayet

  21. Meryem suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 36. ayet. وَإِنَّ ٱللَّهَ رَبِّى وَرَبُّكُمْ فَٱعْبُدُوهُ هَٰذَا صِرَٰطٌ مُّسْتَقِيمٌ

    veinne-llâhe rabbî verabbüküm fa`büdûh. hâẕâ ṣirâṭum müsteḳîm.

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz, Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse (yalnız) O'na kulluk edin. Bu, dosdoğru bir yoldur.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 36. ayet

  22. Meryem suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 37. ayet. فَٱخْتَلَفَ ٱلْأَحْزَابُ مِنۢ بَيْنِهِمْ فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن مَّشْهَدِ يَوْمٍ عَظِيمٍ

    faḫtelefe-l'aḥzâbü mim beynihim. feveylül lilleẕîne keferû mim meşhedi yevmin `ażîm.

    Diyanet İşleri

    (Fakat hıristiyan) gruplar, aralarında ayrılığa düştüler. Büyük bir günü görüp yaşayacakları için vay kafirlerin haline!

    Ayet detayı — Meryem suresi, 37. ayet

  23. Meryem suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 38. ayet. أَسْمِعْ بِهِمْ وَأَبْصِرْ يَوْمَ يَأْتُونَنَا لَٰكِنِ ٱلظَّٰلِمُونَ ٱلْيَوْمَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    esmi` bihim veebṣir yevme ye'tûnenâ lâkini-żżâlimûne-lyevme fî ḍalâlim mübîn.

    Diyanet İşleri

    Bize gelecekleri gün (gerçekleri) ne iyi işitip ne iyi görecekler! Ama zalimler bugün apaçık bir sapıklık içindedirler.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 38. ayet

  24. Meryem suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 39. ayet. وَأَنذِرْهُمْ يَوْمَ ٱلْحَسْرَةِ إِذْ قُضِىَ ٱلْأَمْرُ وَهُمْ فِى غَفْلَةٍ وَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

    veenẕirhüm yevme-lḥasrati iẕ ḳuḍiye-l'emr. vehüm fî gafletiv vehüm lâ yü'minûn.

    Diyanet İşleri

    Onları, gaflet içinde bulunup iman etmezlerken işin bitirileceği o pişmanlık günüyle uyar.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 39. ayet

  25. Meryem suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 40. ayet. إِنَّا نَحْنُ نَرِثُ ٱلْأَرْضَ وَمَنْ عَلَيْهَا وَإِلَيْنَا يُرْجَعُونَ

    innâ naḥnü neriŝü-l'arḍa vemen `aleyhâ veileynâ yürce`ûn.

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz yeryüzüne ve onun üzerindekilere biz varis olacağız, biz! Ancak bize döndürülecekler.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 40. ayet

İbrâhim ve babası 41–50

  1. Meryem suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 41. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِبْرَٰهِيمَ إِنَّهُۥ كَانَ صِدِّيقًا نَّبِيًّا

    veẕkür fi-lkitâbi ibrâhîm. innehû kâne ṣiddîḳan nebiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Kitap'ta İbrahim'i de an. Gerçekten o, son derece dürüst bir kimse, bir peygamber idi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 41. ayet

  2. Meryem suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 42. ayet. إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ يَٰٓأَبَتِ لِمَ تَعْبُدُ مَا لَا يَسْمَعُ وَلَا يُبْصِرُ وَلَا يُغْنِى عَنكَ شَيْـًٔا

    iẕ ḳâle liebîhi yâ ebeti lime ta`büdü mâ lâ yesme`u velâ yübṣiru velâ yugnî `anke şey'â.

    Diyanet İşleri

    Hani babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"

    Ayet detayı — Meryem suresi, 42. ayet

  3. Meryem suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 43. ayet. يَٰٓأَبَتِ إِنِّى قَدْ جَآءَنِى مِنَ ٱلْعِلْمِ مَا لَمْ يَأْتِكَ فَٱتَّبِعْنِىٓ أَهْدِكَ صِرَٰطًا سَوِيًّا

    yâ ebeti innî ḳad câenî mine-l`ilmi mâ lem ye'tike fettebi`nî ehdike ṣirâṭan seviyyâ.

    Diyanet İşleri

    "Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 43. ayet

  4. Meryem suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 44. ayet. يَٰٓأَبَتِ لَا تَعْبُدِ ٱلشَّيْطَٰنَ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ كَانَ لِلرَّحْمَٰنِ عَصِيًّا

    yâ ebeti lâ ta`büdi-şşeyṭân. inne-şşeyṭâne kâne lirraḥmâni `aṣiyyâ.

    Diyanet İşleri

    "Babacığım! Şeytana tapma! Çünkü şeytan Rahman'a isyankar olmuştur."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 44. ayet

  5. Meryem suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 45. ayet. يَٰٓأَبَتِ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يَمَسَّكَ عَذَابٌ مِّنَ ٱلرَّحْمَٰنِ فَتَكُونَ لِلشَّيْطَٰنِ وَلِيًّا

    yâ ebeti innî eḫâfü ey yemesseke `aẕâbüm mine-rraḥmâni fetekûne lişşeyṭâni veliyyâ.

    Diyanet İşleri

    "Babacığım! Doğrusu ben, sana, çok esirgeyici Rahman tarafından bir azabın dokunmasından, böylece şeytana bir dost olmandan korkuyorum."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 45. ayet

  6. Meryem suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 46. ayet. قَالَ أَرَاغِبٌ أَنتَ عَنْ ءَالِهَتِى يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ لَأَرْجُمَنَّكَ وَٱهْجُرْنِى مَلِيًّا

    ḳâle erâgibün ente `an âlihetî yâ ibrâhîm. leil lem tentehi leercümenneke vehcürnî meliyyâ.

    Diyanet İşleri

    Babası, "Ey İbrahim! Sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!" dedi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 46. ayet

  7. Meryem suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 47. ayet. قَالَ سَلَٰمٌ عَلَيْكَ سَأَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبِّىٓ إِنَّهُۥ كَانَ بِى حَفِيًّا

    ḳâle selâmün `aleyk. seestagfiru leke rabbî. innehû kâne bî ḥafiyyâ.

    Diyanet İşleri

    İbrahim, şöyle dedi: "Esen kal! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Şüphesiz O, beni nimetleriyle kuşatmıştır."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 47. ayet

  8. Meryem suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 48. ayet. وَأَعْتَزِلُكُمْ وَمَا تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَأَدْعُوا۟ رَبِّى عَسَىٰٓ أَلَّآ أَكُونَ بِدُعَآءِ رَبِّى شَقِيًّا

    vea`tezilüküm vemâ ted`ûne min dûni-llâhi veed`û rabbî. `asâ ellâ ekûne bidü`âi rabbî şeḳiyyâ.

    Diyanet İşleri

    "Sizi ve Allah'tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb'ime ibadet ediyorum. Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 48. ayet

  9. Meryem suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 49. ayet. فَلَمَّا ٱعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَكُلًّا جَعَلْنَا نَبِيًّا

    felemme-`tezelehüm vemâ ya`büdûne min dûni-llâhi vehebnâ lehû isḥâḳa veya`ḳûb. veküllen ce`alnâ nebiyyâ.

    Diyanet İşleri

    İbrahim, onları da onların taptıklarını da terk edince, ona İshak ile Yakub'u bağışladık ve her birini peygamber yaptık.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 49. ayet

  10. Meryem suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 50. ayet. وَوَهَبْنَا لَهُم مِّن رَّحْمَتِنَا وَجَعَلْنَا لَهُمْ لِسَانَ صِدْقٍ عَلِيًّا

    vevehebnâ lehüm mir raḥmetinâ vece`alnâ lehüm lisâne ṣidḳin `aliyyâ.

    Diyanet İşleri

    Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik).

    Ayet detayı — Meryem suresi, 50. ayet

Mûsâ, Hârûn, İsmâil ve İdrîs 51–58

  1. Meryem suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 51. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ مُوسَىٰٓ إِنَّهُۥ كَانَ مُخْلَصًا وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا

    veẕkür fi-lkitâbi mûsâ. innehû kâne muḫleṣav vekâne rasûlen nebiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Kitap'ta, Musa'yı da an. Şüphesiz o seçkin bir insan idi. Bir resul, bir nebi idi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 51. ayet

  2. Meryem suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 52. ayet. وَنَٰدَيْنَٰهُ مِن جَانِبِ ٱلطُّورِ ٱلْأَيْمَنِ وَقَرَّبْنَٰهُ نَجِيًّا

    venâdeynâhü min cânibi-ṭṭûri-l'eymeni veḳarrabnâhü neciyyâ.

    Diyanet İşleri

    Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 52. ayet

  3. Meryem suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 53. ayet. وَوَهَبْنَا لَهُۥ مِن رَّحْمَتِنَآ أَخَاهُ هَٰرُونَ نَبِيًّا

    vevehebnâ lehû mir raḥmetinâ eḫâhü hârûne nebiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Rahmetimiz sonucu kardeşi Harun'u bir nebi olarak kendisine bahşettik.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 53. ayet

  4. Meryem suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 54. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِسْمَٰعِيلَ إِنَّهُۥ كَانَ صَادِقَ ٱلْوَعْدِ وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا

    veẕkür fi-lkitâbi ismâ`îl. innehû kâne ṣâdiḳa-lva`di vekâne rasûlen nebiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Kitap'ta İsmail'i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resul, bir nebi idi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 54. ayet

  5. Meryem suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 55. ayet. وَكَانَ يَأْمُرُ أَهْلَهُۥ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ وَكَانَ عِندَ رَبِّهِۦ مَرْضِيًّا

    vekâne ye'müru ehlehû biṣṣalâti vezzekâh. vekâne `inde rabbihî merḍiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Ailesine namaz ve zekatı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 55. ayet

  6. Meryem suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 56. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِدْرِيسَ إِنَّهُۥ كَانَ صِدِّيقًا نَّبِيًّا

    veẕkür fi-lkitâbi idrîs. innehû kâne ṣiddîḳan nebiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Kitap'ta İdris'i de an. Şüphesiz o, doğru sözlü bir kimse, bir nebi idi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 56. ayet

  7. Meryem suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 57. ayet. وَرَفَعْنَٰهُ مَكَانًا عَلِيًّا

    verafa`nâhü mekânen `aliyyâ.

    Diyanet İşleri

    Onu yüce bir makama yükselttik.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 57. ayet

  8. Meryem suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 58. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مِن ذُرِّيَّةِ ءَادَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍ وَمِن ذُرِّيَّةِ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْرَٰٓءِيلَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَٱجْتَبَيْنَآ إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُ ٱلرَّحْمَٰنِ خَرُّوا۟ سُجَّدًا وَبُكِيًّا secde ayeti

    ülâike-lleẕîne en`ame-llâhü `aleyhim mine-nnebiyyîne min ẕürriyyeti âdeme vemimmen ḥamelnâ me`a nûḥ. vemin ẕürriyyeti ibrâhîme veisrâîle vemimmen hedeynâ vectebeynâ. iẕâ tütlâ `aleyhim âyâtü-rraḥmâni ḫarrû süccedev vebükiyyâ.

    Diyanet İşleri

    İşte bunlar, Adem'in ve Nuh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim'in, Yakub'un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebilerdir. Kendilerine Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 58. ayet

Namazı zayi edenler ve tövbe edenler 59–65

  1. Meryem suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 59. ayet. فَخَلَفَ مِنۢ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ أَضَاعُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَٱتَّبَعُوا۟ ٱلشَّهَوَٰتِ فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ غَيًّا

    feḫalefe mim ba`dihim ḫalfün eḍâ`u-ṣṣalâte vettebe`ü-şşehevâti fesevfe yelḳavne gayyâ.

    Diyanet İşleri

    Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 59. ayet

  2. Meryem suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 60. ayet. إِلَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ ٱلْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ شَيْـًٔا

    illâ men tâbe veâmene ve`amile ṣâliḥan feülâike yedḫulûne-lcennete velâ yużlemûne şey'â.

    Diyanet İşleri

    (60-61) Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahman'ın, kullarına gıyaben vaad ettiği "Adn" cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O'nun va'di kesinlikle gerçekleşir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 60. ayet

  3. Meryem suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 61. ayet. جَنَّٰتِ عَدْنٍ ٱلَّتِى وَعَدَ ٱلرَّحْمَٰنُ عِبَادَهُۥ بِٱلْغَيْبِ إِنَّهُۥ كَانَ وَعْدُهُۥ مَأْتِيًّا

    cennâti `adnini-lletî ve`ade-rraḥmânü `ibâdehû bilgayb. innehû kâne va`dühû me'tiyyâ.

    Diyanet İşleri

    (60-61) Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahman'ın, kullarına gıyaben vaad ettiği "Adn" cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O'nun va'di kesinlikle gerçekleşir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 61. ayet

  4. Meryem suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 62. ayet. لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا إِلَّا سَلَٰمًا وَلَهُمْ رِزْقُهُمْ فِيهَا بُكْرَةً وَعَشِيًّا

    lâ yesme`ûne fîhâ lagven illâ selâmâ. velehüm rizḳuhüm fîhâ bükratev ve`aşiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 62. ayet

  5. Meryem suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 63. ayet. تِلْكَ ٱلْجَنَّةُ ٱلَّتِى نُورِثُ مِنْ عِبَادِنَا مَن كَانَ تَقِيًّا

    tilke-lcennetü-lletî nûriŝü min `ibâdinâ men kâne teḳiyyâ.

    Diyanet İşleri

    İşte bu, kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 63. ayet

  6. Meryem suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 64. ayet. وَمَا نَتَنَزَّلُ إِلَّا بِأَمْرِ رَبِّكَ لَهُۥ مَا بَيْنَ أَيْدِينَا وَمَا خَلْفَنَا وَمَا بَيْنَ ذَٰلِكَ وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِيًّا

    vemâ netenezzelü illâ biemri rabbik. lehû mâ beyne eydînâ vemâ ḫalfenâ vemâ beyne ẕâlik. vemâ kâne rabbüke nesiyyâ.

    Diyanet İşleri

    (Cebrail, şöyle dedi:) "Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O'nundur. Rabbin unutkan değildir."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 64. ayet

  7. Meryem suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 65. ayet. رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا فَٱعْبُدْهُ وَٱصْطَبِرْ لِعِبَٰدَتِهِۦ هَلْ تَعْلَمُ لَهُۥ سَمِيًّا

    rabbü-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ fa`büdhü vaṣṭabir li`ibâdetih. hel ta`lemü lehû semiyyâ.

    Diyanet İşleri

    (Allah) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şu halde, O'na ibadet et ve O'na ibadet etmede sabırlı ol. Hiç, O'nun adını taşıyan bir başkasını biliyor musun?

    Ayet detayı — Meryem suresi, 65. ayet

Dirilişe itiraz; cehenneme uğramak 66–72

  1. Meryem suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 66. ayet. وَيَقُولُ ٱلْإِنسَٰنُ أَءِذَا مَا مِتُّ لَسَوْفَ أُخْرَجُ حَيًّا

    veyeḳûlü-l'insânü eiẕâ mâ mittü lesevfe uḫracü ḥayyâ.

    Diyanet İşleri

    İnsan, "Öldüğümde gerçekten diri olarak (topraktan) çıkarılacak mıyım?" der.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 66. ayet

  2. Meryem suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 67. ayet. أَوَلَا يَذْكُرُ ٱلْإِنسَٰنُ أَنَّا خَلَقْنَٰهُ مِن قَبْلُ وَلَمْ يَكُ شَيْـًٔا

    evelâ yeẕküru-l'insânü ennâ ḫalaḳnâhü min ḳablü velem yekü şey'â.

    Diyanet İşleri

    İnsan, daha önce hiçbir şey değil iken kendisini yarattığımızı düşünmez mi?

    Ayet detayı — Meryem suresi, 67. ayet

  3. Meryem suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 68. ayet. فَوَرَبِّكَ لَنَحْشُرَنَّهُمْ وَٱلشَّيَٰطِينَ ثُمَّ لَنُحْضِرَنَّهُمْ حَوْلَ جَهَنَّمَ جِثِيًّا

    feverabbike lenaḥşürannehüm veşşeyâṭîne ŝümme lenuḥḍirannehüm ḥavle cehenneme ciŝiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Rabbine andolsun, onları şeytanlarla beraber mutlaka haşredeceğiz. Sonra onları kesinlikle cehennemin çevresinde diz üstü hazır edeceğiz.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 68. ayet

  4. Meryem suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 69. ayet. ثُمَّ لَنَنزِعَنَّ مِن كُلِّ شِيعَةٍ أَيُّهُمْ أَشَدُّ عَلَى ٱلرَّحْمَٰنِ عِتِيًّا

    ŝümme lenenzi`anne min külli şî`atin eyyühüm eşeddü `ale-rraḥmâni `itiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Sonra her bir topluluktan, Rahman'a karşı en isyankar olanları mutlaka çekip çıkaracağız.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 69. ayet

  5. Meryem suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 70. ayet. ثُمَّ لَنَحْنُ أَعْلَمُ بِٱلَّذِينَ هُمْ أَوْلَىٰ بِهَا صِلِيًّا

    ŝümme lenaḥnü a`lemü billeẕîne hüm evlâ bihâ ṣiliyyâ.

    Diyanet İşleri

    Sonra, oraya girmeye en layık olanları muhakkak ki en iyi biz biliriz.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 70. ayet

  6. Meryem suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 71. ayet. وَإِن مِّنكُمْ إِلَّا وَارِدُهَا كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ حَتْمًا مَّقْضِيًّا

    veim minküm illâ vâridühâ. kâne `alâ rabbike ḥatmem maḳḍiyyâ.

    Diyanet İşleri

    (Ey insanlar!) Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 71. ayet

  7. Meryem suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 72. ayet. ثُمَّ نُنَجِّى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّنَذَرُ ٱلظَّٰلِمِينَ فِيهَا جِثِيًّا

    ŝümme nünecci-lleẕîne-tteḳav veneẕeru-żżâlimîne fîhâ ciŝiyyâ.

    Diyanet İşleri

    Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş halde bırakırız.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 72. ayet

İki grubun karşılaştırılması ve "bana mal verilecek" diyen 73–82

  1. Meryem suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 73. ayet. وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَىُّ ٱلْفَرِيقَيْنِ خَيْرٌ مَّقَامًا وَأَحْسَنُ نَدِيًّا

    veiẕâ tütlâ `aleyhim âyâtünâ beyyinâtin ḳâle-lleẕîne keferû lilleẕîne âmenû eyyü-lferîḳayni ḫayrum meḳâmev veaḥsenü nediyyâ.

    Diyanet İşleri

    Ayetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, inkar edenler, inananlara, "İki topluluktan hangisinin bulunduğu yer daha hayırlı meclis ve mahfili daha güzeldir?" dediler.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 73. ayet

  2. Meryem suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 74. ayet. وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هُمْ أَحْسَنُ أَثَٰثًا وَرِءْيًا

    vekem ehleknâ ḳablehüm min ḳarnin hüm aḥsenü eŝâŝev veri'yâ.

    Diyanet İşleri

    Biz onlardan önce, mal mülk ve görünümü daha güzel olan nice nesilleri helak ettik.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 74. ayet

  3. Meryem suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 75. ayet. قُلْ مَن كَانَ فِى ٱلضَّلَٰلَةِ فَلْيَمْدُدْ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ مَدًّا حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوْا۟ مَا يُوعَدُونَ إِمَّا ٱلْعَذَابَ وَإِمَّا ٱلسَّاعَةَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ شَرٌّ مَّكَانًا وَأَضْعَفُ جُندًا

    ḳul men kâne fi-ḍḍalâleti felyemdüd lehü-rraḥmânü meddâ. ḥattâ iẕâ raev mâ yû`adûne imme-l`aẕâbe veimme-ssâ`ah. feseya`lemûne men hüve şerrum mekânev veaḍ`afü cündâ.

    Diyanet İşleri

    (Ey Muhammed!) De ki: "Kim sapıklık içinde ise Rahman onlara, istenildiği kadar süre versin! Nihayet kendilerine vaad olunan azabı, ya da kıyameti gördüklerinde kimin yeri daha kötüymüş, kimin taraftarları daha zayıfmış bilecekler.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 75. ayet

  4. Meryem suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 76. ayet. وَيَزِيدُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ٱهْتَدَوْا۟ هُدًى وَٱلْبَٰقِيَٰتُ ٱلصَّٰلِحَٰتُ خَيْرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ مَّرَدًّا

    veyezîdü-llâhü-lleẕîne-htedev hüden. velbâḳiyâtu-ṣṣâliḥâtü ḫayrun `inde rabbike ŝevâbev veḫayrum meraddâ.

    Diyanet İşleri

    Allah, doğruya erenlerin hidayetini artırır. Kalıcı salih ameller, Rabbinin katında sevap bakımından da daha hayırlıdır, sonuç itibari ile de.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 76. ayet

  5. Meryem suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 77. ayet. أَفَرَءَيْتَ ٱلَّذِى كَفَرَ بِـَٔايَٰتِنَا وَقَالَ لَأُوتَيَنَّ مَالًا وَوَلَدًا

    eferaeyte-lleẕî kefera biâyâtinâ veḳâle leûteyenne mâlev veveledâ.

    Diyanet İşleri

    Ayetlerimizi inkar edip "Bana elbette mal ve evlat verilecek!" diyen kimseyi gördün mü?

    Ayet detayı — Meryem suresi, 77. ayet

  6. Meryem suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 78. ayet. أَطَّلَعَ ٱلْغَيْبَ أَمِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحْمَٰنِ عَهْدًا

    eṭṭale`a-lgaybe emi-tteḫaẕe `inde-rraḥmâni `ahdâ.

    Diyanet İşleri

    Gaybı mı görüp bilmiş, yoksa Rahman'dan bir söz mü almış?

    Ayet detayı — Meryem suresi, 78. ayet

  7. Meryem suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 79. ayet. كَلَّا سَنَكْتُبُ مَا يَقُولُ وَنَمُدُّ لَهُۥ مِنَ ٱلْعَذَابِ مَدًّا

    kellâ. senektübü mâ yeḳûlü venemüddü lehû mine-l`aẕâbi meddâ.

    Diyanet İşleri

    Hayır! (İş onun dediği gibi değil). Biz, onun söylediklerini yazacağız ve azabını arttırdıkça arttıracağız!

    Ayet detayı — Meryem suresi, 79. ayet

  8. Meryem suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 80. ayet. وَنَرِثُهُۥ مَا يَقُولُ وَيَأْتِينَا فَرْدًا

    veneriŝühû mâ yeḳûlü veye'tînâ ferdâ.

    Diyanet İşleri

    Onun (ahirette sahip olacağını) söylediği şeylere biz varis olacağız ve o bize tek başına gelecek.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 80. ayet

  9. Meryem suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 81. ayet. وَٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ ءَالِهَةً لِّيَكُونُوا۟ لَهُمْ عِزًّا

    vetteḫaẕû min dûni-llâhi âlihetel liyekûnû lehüm `izzâ.

    Diyanet İşleri

    Onlar, kendileri için kuvvet ve şeref (kaynağı) olsunlar diye, Allah'tan başka ilahlar edindiler.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 81. ayet

  10. Meryem suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 82. ayet. كَلَّا سَيَكْفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمْ وَيَكُونُونَ عَلَيْهِمْ ضِدًّا

    kellâ. seyekfürûne bi`ibâdetihim veyekûnûne `aleyhim ḍiddâ.

    Diyanet İşleri

    Hayır! İlahları, onların ibadetlerini inkar edecekler ve kendilerine düşman olacaklar.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 82. ayet

Şeytanların gönderilmesi ve şefaat 83–87

  1. Meryem suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 83. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّآ أَرْسَلْنَا ٱلشَّيَٰطِينَ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ تَؤُزُّهُمْ أَزًّا

    elem tera ennâ erselne-şşeyâṭîne `ale-lkâfirîne teüzzühüm ezzâ.

    Diyanet İşleri

    Kafirlerin başına, onları durmadan (günaha ve azgınlığa) tahrik eden şeytanları gönderdiğimizi görmedin mi?

    Ayet detayı — Meryem suresi, 83. ayet

  2. Meryem suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 84. ayet. فَلَا تَعْجَلْ عَلَيْهِمْ إِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمْ عَدًّا

    felâ ta`cel `aleyhim. innemâ ne`uddü lehüm `addâ.

    Diyanet İşleri

    Ey Muhammed! Şu halde, onların azaba uğramalarını istemekte acele etme. Biz onlar için ancak (takdir ettiğimiz günleri) sayıp durmaktayız.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 84. ayet

  3. Meryem suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 85. ayet. يَوْمَ نَحْشُرُ ٱلْمُتَّقِينَ إِلَى ٱلرَّحْمَٰنِ وَفْدًا

    yevme naḥşüru-lmütteḳîne ile-rraḥmâni vefdâ.

    Diyanet İşleri

    (85-86) Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahman'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün!

    Ayet detayı — Meryem suresi, 85. ayet

  4. Meryem suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 86. ayet. وَنَسُوقُ ٱلْمُجْرِمِينَ إِلَىٰ جَهَنَّمَ وِرْدًا

    venesûḳu-lmücrimîne ilâ cehenneme virdâ.

    Diyanet İşleri

    (85-86) Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahman'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün!

    Ayet detayı — Meryem suresi, 86. ayet

  5. Meryem suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 87. ayet. لَّا يَمْلِكُونَ ٱلشَّفَٰعَةَ إِلَّا مَنِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحْمَٰنِ عَهْدًا

    lâ yemlikûne-şşefâ`ate illâ meni-tteḫaẕe `inde-rraḥmâni `ahdâ.

    Diyanet İşleri

    Rahman'ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 87. ayet

"Rahmân çocuk edindi" iddiası ve reddi 88–98

  1. Meryem suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 88. ayet. وَقَالُوا۟ ٱتَّخَذَ ٱلرَّحْمَٰنُ وَلَدًا

    veḳâlü-tteḫaẕe-rraḥmânü veledâ.

    Diyanet İşleri

    Onlar, "Rahman, bir çocuk edindi" dediler.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 88. ayet

  2. Meryem suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 89. ayet. لَّقَدْ جِئْتُمْ شَيْـًٔا إِدًّا

    leḳad ci'tüm şey'en iddâ.

    Diyanet İşleri

    Andolsun, siz çok çirkin bir şey ortaya attınız.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 89. ayet

  3. Meryem suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 90. ayet. تَكَادُ ٱلسَّمَٰوَٰتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْهُ وَتَنشَقُّ ٱلْأَرْضُ وَتَخِرُّ ٱلْجِبَالُ هَدًّا

    tekâdü-ssemâvâtü yetefeṭṭarne minhü vetenşeḳḳu-l'arḍu veteḫirru-lcibâlü heddâ.

    Diyanet İşleri

    (90-91) Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!

    Ayet detayı — Meryem suresi, 90. ayet

  4. Meryem suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 91. ayet. أَن دَعَوْا۟ لِلرَّحْمَٰنِ وَلَدًا

    en de`av lirraḥmâni veledâ.

    Diyanet İşleri

    (90-91) Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!

    Ayet detayı — Meryem suresi, 91. ayet

  5. Meryem suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 92. ayet. وَمَا يَنۢبَغِى لِلرَّحْمَٰنِ أَن يَتَّخِذَ وَلَدًا

    vemâ yembegî lirraḥmâni ey yetteḫiẕe veledâ.

    Diyanet İşleri

    Halbuki Rahman'a bir çocuk edinmek yakışmaz.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 92. ayet

  6. Meryem suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 93. ayet. إِن كُلُّ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ إِلَّآ ءَاتِى ٱلرَّحْمَٰنِ عَبْدًا

    in küllü men fi-ssemâvâti vel'arḍi illâ âti-rraḥmâni `abdâ.

    Diyanet İşleri

    Göklerdeki ve yerdeki herkes Rahman'a kul olarak gelecektir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 93. ayet

  7. Meryem suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 94. ayet. لَّقَدْ أَحْصَىٰهُمْ وَعَدَّهُمْ عَدًّا

    leḳad aḥṣâhüm ve`addehüm `addâ.

    Diyanet İşleri

    Andolsun, Allah onları ilmiyle kuşatmış ve tek tek saymıştır.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 94. ayet

  8. Meryem suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 95. ayet. وَكُلُّهُمْ ءَاتِيهِ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فَرْدًا

    veküllühüm âtîhi yevme-lḳiyâmeti ferdâ.

    Diyanet İşleri

    Onlar(ın her biri) kıyamet günü O'na tek başına gelecektir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 95. ayet

  9. Meryem suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 96. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ ٱلرَّحْمَٰنُ وُدًّا

    inne-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti seyec`alü lehümü-rraḥmânü vuddâ.

    Diyanet İşleri

    İnanıp salih ameller işleyenler için Rahman, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 96. ayet

  10. Meryem suresi, 97. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 97. ayet. فَإِنَّمَا يَسَّرْنَٰهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ ٱلْمُتَّقِينَ وَتُنذِرَ بِهِۦ قَوْمًا لُّدًّا

    feinnemâ yessernâhü bilisânike litübeşşira bihi-lmütteḳîne vetünẕira bihî ḳavmel lüddâ.

    Diyanet İşleri

    Ey Muhammed! Biz, Allah'a karşı gelmekten sakınanları Kur'an ile müjdeleyesin, inat eden bir topluluğu da uyarasın diye, onu senin dilin ile (indirip) kolaylaştırdık.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 97. ayet

  11. Meryem suresi, 98. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 98. ayet. وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هَلْ تُحِسُّ مِنْهُم مِّنْ أَحَدٍ أَوْ تَسْمَعُ لَهُمْ رِكْزًۢا

    vekem ehleknâ ḳablehüm min ḳarn. hel tüḥissü minhüm min eḥadin ev tesme`u lehüm rikzâ.

    Diyanet İşleri

    Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Onlardan hiçbirini hissediyor yahut onların bir fısıltısını olsun işitiyor musun?

    Ayet detayı — Meryem suresi, 98. ayet