Diyanet İşleri
Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: "Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!"
Meryem suresi
Meryem suresi, 27. ayet. فَأَتَتْ بِهِۦ قَوْمَهَا تَحْمِلُهُۥ قَالُوا۟ يَٰمَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْـًٔا فَرِيًّا
feetet bihî ḳavmehâ taḥmilüh. ḳâlû yâ meryemü leḳad ci'ti şey'en feriyyâ.
Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: "Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Meryem ve Îsâ Meryem 16–40 3
Bunun üzerine (Cebrail) ağacın altından ona şöyle seslendi: "Üzülme, Rabbin senin alt tarafında bir dere akıttı."
"Hurma ağacını kendine doğru silkele ki sana taze hurma dökülsün."
"Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahman'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de.
Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: "Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!"
"Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi."
Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. "Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?" dediler.
Bebek şöyle konuştu: "Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. Bana kitabı (İncil'i) verdi ve beni bir peygamber yaptı."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
27. Yani Meryem, loğusalığından şifa bulunca İsa’yı taşıyarak hiç aldırış etmeksizin ve hiç sıkılmaksızın kavminin yanına vardı. Bu şekilde davranması kendisinin tertemiz ve her türlü ithamdan uzak olduğunu bilmesindendir. Ona: “Ey Meryem, gerçekten sen vahim” son derece büyük ve kötü “bir iş yaptın!” dediler, bununla -haşa- hayasızlık ettiğini kasdetmişlerdi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Meryem çocuğunu taşıyarak halkının yanına geldi. Halkı, onun bu yaptığını kötü gördü ve şöyle dedi: "Ey Meryem! Çok büyük bir kötülükle, babası olmayan bir çocukla geldin."
Aynı kıssa: Hz. Meryem · Aynı kök: حمل (64 geçiş)
Böylece Meryem, çocuğa gebe kaldı ve onunla uzak bir yere çekildi.
Aynı kök: حمل (64 geçiş) · Aynı kök: فري (60 geçiş)
Andolsun, onlar mutlaka kendi yüklerini ve kendi yükleriyle beraber nice ağır yükleri yükleneceklerdir. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet…
Aynı kıssa: Hz. Meryem
Hani, İmran'ın karısı, "Rabbim! Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmet etmek üzere adadım. Benden kabul et. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla…
Aynı kıssa: Hz. Meryem
Onu doğurunca, "Rabbim!" dedi, "Onu kız doğurdum." -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir- "Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını…
Aynı kök: حمل (64 geçiş)
Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Musa…
Aynı kök: حمل (64 geçiş)
Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua…
Aynı kök: فري (60 geçiş)
Bunun sebebi, onların, "Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır." demeleridir. Uydurageldikleri şeyler dinleri konusunda kendilerini…
Aynı kök: فري (60 geçiş)
Artık bundan sonra Allah'a karşı kim yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onu (çocuğunu) taşıyarak kavmine getirmişti. Demişlerdi ki: "Ey Meryem! Şüphesiz ki sen çok iğrenç bir şey yaptın!
Nihayet, onu alarak kavminin yanına döndü. "Ey Meryem!" dediler, "Doğrusu sen dehşet bir iş işlemişsin!
Ve bir süre sonra, çocuğuyla beraber, kavmine döndü. "Ey Meryem!" dediler, "Sen, gerçekten, tuhaf bir iş yaptın!
(Meryem) çocuğu kucağında, ailesinin yanına döndü. . . Dediler ki: "Ey Meryem! Andolsun sen korkunç bir iş yapmışsın!"
Böylece onu taşıyarak kavmine geldi. Dediler ki: "Ey Meryem, sen gerçekten şaşırtıcı bir şey yaptın."
Nihayet onu (kucağında) taşıyarak kavmine getirdi. Dediler ki: Ey Meryem! Hakikaten sen iğrenç bir şey yaptın!
Sonunda, Onu taşıyarak, toplumuna döndü. "Ey Meryem!" dediler; "Gerçek şu ki, şaşılacak bir iş yaptın!"
Nihayet onu kucağında taşıyarak kavmine getirdi. Dediler ki: "Ey Meryem! Hakikaten sen iğrenç bir şey yaptın!"
Onu alıp halkına getirdi. "Meryem, sen şaşılacak bir şey işledin!" dediler.
Onu alıp halkına getirdi. 'Meryem, sen şaşılacak bir şey işledin!,' dediler.
Derken onu taşıyarak kavmine getirdi, Onlar: "Hey Meryem, sen Allah biliyor ya yumurcak birşey getirdin!
Derken onu yüklenerek kavmine getirdi, hey Meryem! Dediler: alimallah yumurcak bir şey getirdin
Sonra onu kucaklayarak halka getirdi. Dediler ki: "Ey Meryem! Doğrusu sen olmayacak bir şey yaptın."
Sonra onu kucaklayarak halka getirdi. Dediler ki: "Ey Meryem! Doğrusu sen olmayacak bir şey yaptın."
Sonra onu kucaklayarak halka getirdi. Dediler ki: "Ey Meryem! Doğrusu sen olmayacak bir şey yaptın."
Böylece onu taşıyarak kavmine geldi. Dediler ki: "Ey Meryem, sen gerçekten şaşırtıcı bir şey yaptın."
Derken onu yüklenerek kavmine getirdi. Dediler: "Hey Meryem, andolsun sen acaib bir şey yapmışsın".
Derken çocuğu alıp kavmine getirdi. Ey Meryem; andolsun ki utanılacak bir şey yaptın, dediler.
Onu taşıyarak kavmine götürdü: “Ey Meryem! Gerçekten sen görülmedik bir iş yaptın” dediler.
(Meryem) onu taşıyarak kavmine getirdi: "Ey Meryem, dediler, sen tuhaf bir iş yaptın."
Daha sonra bebeği kucağına alıp halkına getirdi. Dediler ki: "Meryem! Sen gerçekten hiç beklenmeyecek bir şeyle karşımıza çıktın. dipnot 1
Çocuğu kucaklayıp halkına getirdi. Dediler ki "Meryem! Kendini iğrenç bir hale düşürmüşsün.
Sonra çocuğu alıp kavmine getirdi. Ey Meryem, büyük bir iş yaptın! dediler
Sonra çocuğu alıp kavmine getirdi. -Ey Meryem, utanılacak bir iş yaptın! dediler
Meryem, onu taşıyarak toplumuna getirdi. "Ey Meryem, dediler, şaşılacak bir iş yaptın!"
She carried the babe taking him home to her people who exclaimed: "O Maryam, " they said, "you have committed yourself to an evil line of conduct of grave consequence".
She went back to her people carrying the child, and they said, ‘Mary! You have done something terrible!
At length she brought the (babe) to her people, carrying him (in her arms). They said: "O Mary! truly an amazing thing hast thou brought!
Then she came to her people, carrying her baby. They said: "O Mary! You have committed a monstrous thing.
She brought him to her people, carrying him. They said, ‘Maryam! You have done an unthinkable thing!
Then she brought him (the baby) to her people, carrying him. They said: "O Mary! Indeed you have brought a thing Fariyy (a mighty thing). [Tafsir Al-Tabari]
Then carrying him she brought him to her people. They said, ‘O Mary, you have certainly come up with an odd thing!
(When Jesus grew up) she took him to her people carrying him on a mount. They said, `Mary! you have brought a strange thing.
Then she brought the child to her folk carrying him; and they said, 'Mary, thou hast surely committed a monstrous thing!
Mary then came back to her folks, carrying the baby. They told her: "What a surprise Mary."
Then she brought it to her people, carrying it; said they, 'O Mary! thou hast done an extraordinary thing!
Then she came to her people carrying him. They said, "O Mary, you have come with something totally unexpected!"
So she brought the child to her people, carrying him in her arms. And they said unto her, O Mary, now hast thou done a strange thing:
So eat, and drink, and be consoled; and if you should see any mortal say, "Verily, I have vowed to the Beneficent One a fast, and I will not speak to-day to any mortal. "
Then she came up with him to her people carrying him. They said, "O Maryam, (Mary) indeed you have readily come with a fabricated thing.
Then she brought him to her own folk, carrying him. They said: O Mary! Thou hast come with an amazing thing.
Then she brought the child to her people. They exclaimed: "O Mary, you have done a most astonishing thing!
And in time she returned to her people, carrying the child with her. They said: "O Mary! Thou hast indeed done an amazing thing!
Then she returned to her people, carrying him. They said ˹in shock˺, "O Mary! You have certainly done a horrible thing!
Then she came to her people carrying him. They said: "O Mary, you have come with something totally unexpected!"
She came to her family, carrying him. They said, "O Mary, you have committed something that is totally unexpected.
Then she brought him to her people, carrying him. They said, "O Mary, you have certainly done a thing unprecedented.
And she brought him to her people, bearing him. They said: “O Mary: thou hast done an unheard-of thing.
Later, she returned to her people carrying the child with her. They said, "O Mary! You have come with an amazing thing (breaking the rules of the shrine)."
At the end she brought the (baby) to her people, carrying him (baby Jesus in her arms). They said: "O Maryam (Mary)! Truly an amazing thing have you brought!
Then she came to her people carrying him (the baby). They said, "O Maryam you have committed something grave indeed.
Then she came to her people carrying him. They said: "O Mary, you have come with a thing totally unexpected!"