Diyanet İşleri
Onlar, "Rahman, bir çocuk edindi" dediler.
Meryem suresi · 88–98. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Meryem suresi, 88. ayet. وَقَالُوا۟ ٱتَّخَذَ ٱلرَّحْمَٰنُ وَلَدًا
Onlar, "Rahman, bir çocuk edindi" dediler.
(Müşrikler) "Rahmân çocuk edindi!" dediler.
Bir de çıkıp "O rahmet kaynağı kendisine bir oğul edindi" dediler:
Hal böyleyken, yine de bazıları "O sınırsız rahmet Sahibi Kendine bir oğul edinmiştir!" diyorlar.
"Rahman çocuk edindi" dediler!
"Rahman çocuk edinmiştir" dediler.
«Rahmân çocuk edindi» dediler.
"Bağışlayan, çocuk edindi!" dediler.
"Rahman çocuk edindi" dediler.
Hatta "Rahman çocuk edindi" dediler.
Hatta 'Rahman çocuk edindi,' dediler
Rahman çocuk edindi. dediler.
O rahman veled edindi dediler
"Rahman bir çocuk edindi." dediler.
"Rahman bir çocuk edindi." dediler.
"Rahman bir çocuk edindi." dediler.
"Rahman çocuk edinmiştir" dediler.
Dediler ki: "Çok esirgeyici (Allah) bir evlad edindi".
Bir kısım kimseler: Rahman çocuk edindi, dediler.
(88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?
Onlar: "Rahman, bir çocuk edindi." dediler.
"Rahman çocuk edindi" dediler.
"Rahman çocuk edindi" dediler.
"Rahman çocuk edindi" dediler.
Rahman, bir çocuk edindi, dediler.
-Rahman, bir çocuk edindi, dediler.
"Rahman çocuk edindi." dediler.
Meryem suresi, 89. ayet. لَّقَدْ جِئْتُمْ شَيْـًٔا إِدًّا
Andolsun, siz çok çirkin bir şey ortaya attınız.
Şüphesiz ki çok çirkin bir şey ortaya attınız. dipnot 1
Doğrusu siz öyle dehşet verici bir iddiada bulundunuz ki;
(Bunu söylemekle) siz gerçekten çok çirkin bir iddia ortaya atmış oldunuz.
Andolsun ki pek çirkin bir şey yaptınız.
Andolsun, siz oldukça çirkin bir cesarette bulunup geldiniz.
Hakikaten siz, pek çirkin bir şey ortaya attınız.
Gerçek şu ki, çok çirkin bir şey söylediniz.
Gerçekten siz, pek çirkin bir şey ortaya attınız.
Siz, küstahça bir tez ileri sürdünüz.
Siz, küstahça bir tez ileri sürdünüz.
Andolsun ki, pek ağır, pek çirkin bir iddiaya cüret ettiniz.
Kasem olsun pek ağır pek şeni' bir cür'ette bulundunuz
Ant olsun ki, siz çok kötü bir iddiada bulundunuz.
Ant olsun ki, siz çok kötü bir iddiada bulundunuz.
Ant olsun ki, siz çok kötü bir iddiada bulundunuz.
Andolsun, siz oldukça çirkin bir cesarette bulunup geldiniz.
Andolsun ki siz pek çirkin bir şey söylediniz.
Andolsun ki; ortaya çok kötü bir şey attınız.
(88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?
Andolsun ki siz, pek çirkin bir şey söylediniz.
Andolsun ki, "Siz pek kötü bir cür'ette bulundunuz!"
Gerçekten çok çirkin bir iftirada bulundunuz.
Gerçekten çok çirkin bir söz söylediler dipnot 1 .
Andolsun ki, çok kötü bir şey ortaya attınız.
Andolsun ki çok kötü bir şey ortaya attınız.
Yemin olsun ki siz, çok çirkin bir iddiada bulundunuz.
Meryem suresi, 90. ayet. تَكَادُ ٱلسَّمَٰوَٰتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْهُ وَتَنشَقُّ ٱلْأَرْضُ وَتَخِرُّ ٱلْجِبَالُ هَدًّا
(90-91) Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!
(90, 91) Rahmân'a çocuk yakıştırmaları nedeniyle neredeyse gökler çatlayacak, dipnot 1 yer yarılacak ve dağlar yıkılıp düşecekti!
bundan dolayı neredeyse gökler paramparça olacak, yer yarılacak ve dağlar toz duman olacak!
Öyle ki bu iddianın dehşetinden neredeyse gök paramparça olacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp gidecekti!
Bu yüzden neredeyse semalar çatlayacak, arz yarılacak ve dağlar yıkılıp düşecek!
Neredeyse bundan dolayı, gökler paramparça olacak, yer çatlayacak ve dağlar yıkılıp göçüverecekti.
Bundan dolayı, neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp düşecektir!
Gökler neredeyse çatlayacak, yeryüzü yarılacak, dağlar yıkılıp çökecek.
- Rahman'a çocuk isnadında bulunmaları yüzünden, neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp düşecektir.
Bu küstahlıktan ötürü neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar göçecektir.
Bu küstahlıktan ötürü neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar göçecektir.
Az daha o yüzden gökler çatlayacak ve dağlar yıkılıp yerlere geçecek.
Az daha ondan Gökler çatlıyacak ve dağlar yıkılıp yerlere geçecek
Neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar gürültü ile devrilecekti.
Neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar gürültü ile devrilecekti.
Neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar gürültü ile devrilecekti.
Neredeyse bundan dolayı, gökler yarılacak (yetefattarne), yer çatlayacak ve dağlar yıkılıp göçüverecekti.
(90-91) Onlar O çok esirgeyici (Allaha) bir evlad iddia etdiler diye, bu (sözden) dolayı nerdeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar dağılıb çökecekdir.
Neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar göçecekti;
(88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?
Bu söz yüzünden neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp yerle bir olacaktı.
Neredeyse o(sözün dehşeti)nden gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp dağılacaktır!.
Bundan dolayı neredeyse gökler yarılacak, yer parçalanacak ve dağlar yerle bir olacak.
Bundan dolayı dipnot 1 neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar çökecekti.
Bu söz yüzünden neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp yerle bir olacaktı.
Bu söz yüzünden neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp yerle bir olacaktı.
Bu söz yüzünden neredeyse gökler çatlayacak, yer parçalanacak, dağlar yıkılıp çökecek;
Meryem suresi, 91. ayet. أَن دَعَوْا۟ لِلرَّحْمَٰنِ وَلَدًا
(90-91) Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!
(90, 91) Rahmân'a çocuk yakıştırmaları nedeniyle neredeyse gökler çatlayacak, dipnot 1 yer yarılacak ve dağlar yıkılıp düşecekti!
O rahmet kaynağına bir oğul isnat etmek ha!..
(Demek,) O sınırsız rahmet Sahibi'ne bir oğul yakıştırıyorlar (öyle mi?)
Rahman'a çocuk nispet etmelerinden ötürü!
Rahman adına çocuk öne sürdüklerinden (ötürü bunlar olacaktı).
Rahmân'a çocuk isnadında bulunmaları yüzünden.
Bağışlayana, çocuk yakıştırdıkları için.
- Rahman'a çocuk isnadında bulunmaları yüzünden, neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp düşecektir.
Rahman'a çocuk yakıştırdılar diye...
Rahman'a çocuk yakıştırdılar diye...
O Rahman'a çocuk iddiasında bulundular diye.
O rahmana veled iddia ettiler diye
Rahman'a bir çocuk isnat ettiler diye.
Rahman'a bir çocuk isnat ettiler diye.
Rahman'a bir çocuk isnat ettiler diye.
Rahman adına çocuk öne sürdüklerinden (ötürü bunlar olacaktı.)
(90-91) Onlar O çok esirgeyici (Allaha) bir evlad iddia etdiler diye, bu (sözden) dolayı nerdeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar dağılıb çökecekdir.
Rahman'a çocuk isnad etmelerinden ötürü.
(88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?
Rahman’a çocuk iddiasında bulundular.
Rahman için çocuk iddia ettiklerinden ötürü.
Bunların sebebi Rahman'ın çocuğu olduğunu iddia etmeleridir.
Bunlar sırf "Rahman'ın çocuğu var" dedikleri için olacaktı.
Rahman’a çocuk iddiasında bulundular.
Rahman'a çocuk isnadı sebebiyle.
Rahman için çocuk iddia ettiklerinden ötürü.
Meryem suresi, 92. ayet. وَمَا يَنۢبَغِى لِلرَّحْمَٰنِ أَن يَتَّخِذَ وَلَدًا
Halbuki Rahman'a bir çocuk edinmek yakışmaz.
Çocuk edinmek Rahmân'a yakışmaz.
İyi ama, O rahmet kaynağının bir oğul edinmesi olacak şey değil ki!
Hem de, sınırsız rahmet Sahibi'nin bir oğul edinmesi akıl almaz bir şey olduğu halde!
Rahman'a çocuk edinmek gibi bir kavram yakışmaz.
Rahman (olan Allah)a çocuk edinmek yaraşmaz.
Halbuki çocuk edinmek Rahmân’ın şanına yakışmaz.
Bağışlayana, çocuk edinmek yakışmaz.
Halbuki çocuk edinmek Rahman'ın şanına yakışmaz.
Çocuk edinmek Rahman'a yakışmaz.
Çocuk edinmek Rahman'a yakışmaz.
Halbuki, çocuk edinmek Rahman'a yaraşmaz.
Halbuki veled edinmek rahmana yaraşmaz
Oysa Rahman'a çocuk edinmek yaraşmaz.
Oysa Rahman'a çocuk edinmek yaraşmaz.
Oysa Rahman'a çocuk edinmek yaraşmaz.
Rahmana çocuk edinmek yaraşmaz.
Halbuki O çok esirgeyen (Allah) için bir evlad edinmek asla yakışmaz.
Oysa Rahman'a çocuk edinmek yaraşmaz.
(88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?
Hâlbuki Rahman’a bir çocuk edinmek yakışmaz.
Çocuk edinmek Rahman'a yakışmaz.
Çocuk edinmek Rahman'ın şanına yakışmaz!
Rahman'ın çocuk edinmesi olacak şey değildir.
Rahman'a çocuk edinmek yaraşmaz.
Rahman'ın çocuk edinmeye ihtiyacı yoktur.
Rahman'a çocuk edinmek yakışmaz.
Meryem suresi, 93. ayet. إِن كُلُّ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ إِلَّآ ءَاتِى ٱلرَّحْمَٰنِ عَبْدًا
Göklerdeki ve yerdeki herkes Rahman'a kul olarak gelecektir.
Göklerde ve yerde olan herkes elbette kul olarak Rahmân'a gelecektir.
Hem göklerde ve yerde olan herkes, O rahmet kaynağının huzuruna sadece ve sadece bir kul olarak çıkacaklardır.
Oysa, göklerde ve yerde var olan her şey sınırsız rahmet Sahibi'nin huzuruna ancak ve ancak birer kul olarak çıkmaktadırlar;
Semalar ve arzda kim var ise Rahman'a kulluk eder!
Göklerde ve yerde olan (herkesin ve her şeyin) tümü Rahman (olan Allah)a, yalnızca kul olarak gelecektir.
Göklerde ve yerde olan herkes istisnasız kul olarak Rahmân’a gelecektir.
Göklerde ve yeryüzünde bulunan herkes, Bağışlayana, ancak kul olarak gelecektir.
Göklerde ve yerde olan herkes, istisnasız birer kul olarak Rahman'a gelecektir.
Göklerde ve yerde kim varsa, Rahman'a kul olarak gelecektir.
Göklerde ve yerde kim varsa, Rahman'a kul olarak gelecektir.
Göklerde ve yerde Rahman'a kul olarak gelmeyecek hiçbir kimse yoktur.
Göklerde ve Yerde hiç bir kimse yoktur ki o rahmana kul olarak gelecek olmasın
Göklerde ve yerde bulunan herkes Rahman'a yalnızca kul olarak gelecek.
Göklerde ve yerde bulunan herkes Rahman'a yalnızca kul olarak gelecek.
Göklerde ve yerde bulunan kimselerin tamamı Rahman'a yalnızca kul olarak gelecek.
Göklerde ve yerde olan (herkesin ve her şeyin) tümü Rahmana, yalnızca kul olarak gelecektir.
Göklerde ve yerde olan herkes, müstesna olmamak üzere, O çok esirgeyici (Allaha) mutlakaa kul olarak gelecekdir.
Çünkü göklerde ve yerlerde olan her şey, Rahman'a kul olarak gelecektir.
(88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?
Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman’ın huzuruna ancak kul olarak gelir.
Göklerde ve yerde bulunan herkes Rahman'a kul olarak gelecektir.
Göklerde ve yerde kim varsa hepsi, sadece birer kul olarak Rahman'ın huzuruna gelecekler.
Göklerde ve yerde kim varsa hepsi kul olarak Rahman'nın huzuruna gelirler.
Çünkü göklerde ve yerde bulunan her şey ancak Rahman’a kul olarak gelir.
Çünkü göklerde ve yerde bulunan her şey ancak Rahman'a kul olarak gelir.
Göklerde ve yerde bulunan herkes, Rahman'a kul olarak gelecektir.
Meryem suresi, 94. ayet. لَّقَدْ أَحْصَىٰهُمْ وَعَدَّهُمْ عَدًّا
Andolsun, Allah onları ilmiyle kuşatmış ve tek tek saymıştır.
Şüphesiz ki (Allah) onları kuşatmıştır ve teker teker onları sayıp tespit etmiştir.
Doğrusu O, onların tümünü derin bir bilgiyle kuşatmış ve tek tek saymıştır.
doğrusu, O bunların hepsini bilgisiyle kuşatmış, teker teker saymıştır;
Andolsun ki (Rahman) onları çok yönlü tüm detaylarıyla bilir!
Andolsun, onların tümünü kuşatmış ve onları sayı olarak saymış bulunmaktadır.
O, bunların hepsini kuşatmış ve sayılarını tesbit etmiştir.
Gerçek şu ki, onların tümünü kuşatmış ve tek tek saymıştır.
O, bunların hepsini kuşatmış ve sayılarını tespit etmiştir.
Onları kuşatmış ve tek tek saymıştır.
Onları kuşatmış ve tek tek saymıştır.
Andolsun ki, hepsini kuşatmış ve hepsini bir bir saymıştır.
Kasem olsun ki hepsini ihsa etmiş, hepsini sayı ile ta'dad buyurmuştur
Ant olsun ki, onların tamamını kuşatmış ve bir bir tespit etmiştir.
Ant olsun ki, onların tamamını kuşatmış ve bir bir tespit etmiştir.
Ant olsun ki, onların tamamını kuşatmış ve bir bir tespit etmiştir.
Andolsun, onların tümünü kuşatmış ve onları sayı olarak saymış bulunmaktadır.
Andolsun ki O, bunları cem'iyyet olarak da saymış, ferdler olarak da saymışdır.
Andolsun ki; ilmi onları kuşatmış ve teker teker saymıştır.
(88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?
O, onların hepsini (ilmi ile kuşatmış) ve onları bir bir saymıştır.
O, onların hepsini kuşatmış ve onları bir bir saymıştır.
Allah, hepsini kuşatmış, onları teker teker saymıştır.
Allah, onların hepsini teker teker sayıp hesabını çıkarmıştır.
O, onların hepsini (ilmi ile kuşatmış) ve onları bir bir saymıştır.
Allah, onların hepsini tek tek sayıp, kaydetmiştir.
Yemin olsun, O onların hepsini kuşatmış ve tamamını tek tek saymıştır.
Meryem suresi, 95. ayet. وَكُلُّهُمْ ءَاتِيهِ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فَرْدًا
Onlar(ın her biri) kıyamet günü O'na tek başına gelecektir.
Kıyamet günü hepsi O'nun huzuruna tek başına (yapayalnız) gelecektir. dipnot 1
Sonunda onların her biri Kıyamet Günü O'nun huzuruna tek başına çıkacaktır.
ve onların her biri Kıyamet Günü'nde O'nun huzuruna tek başına çıkacaktır.
Onların hepsi, kıyamet sürecinde O'na TEK olarak gelir.
Ve onların hepsi, kıyamet günü O'na, 'yapayalnız, tek başlarına' geleceklerdir.
Bunların hepsi de kıyamet gününde O'nun huzuruna tek başına (yapayalnız) gelecektir.
Zaten onların tümü, Yeniden Yaratılış Günü'nde, O'na, yapayalnız gelecektir.
Bunların hepsi de kıyamet gününde O'nun huzuruna tek başına gelecektir.
Onların hepsi, Diriliş günü O'na tek başına gelecektir.
Onların hepsi, Diriliş günü O'na tek başına gelecektir.
Hepsi kıyamet günü O'na tek olarak gelecektir.
Ve hepsi Kıyamet günü ona tek olarak gelecektir
Onların hepsi, Kıyamet günü O'na tek başına gelecektir.
Onların hepsi, Kıyamet günü O'na tek başına gelecektir.
Onların hepsi, Kıyamet Günü O'na tek başına gelecektir.
Ve onların hepsi, kıyamet günü O'na, 'yapayalnız, tek başlarına' geleceklerdir.
Onların her biri kıyamet günü Ona tek başına gelecekdir.
Hepsi kıyamet günü O'na tek olarak gelecektir.
(88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?
Hepsi de ona kıyamet günü tek olarak gelecektir.
Onların hepsi, kıyamet günü O'na tek başına gelecektir.
Hepsi kıyamet /mezardan kalkış dipnot 1 günü tek başlarına ona gelecektir dipnot 2 .
Hepsi (mezardan) kalkış günü tek başına O'na gelecektir.
Hepsi de ona kıyamet günü tek olarak gelecektir.
Hepsi de ona kıyamet günü yalnız başına gelecektir.
Ve onların hepsi kıyamet günü O'na tek tek gelecektir.
Meryem suresi, 96. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ ٱلرَّحْمَٰنُ وُدًّا
İnanıp salih ameller işleyenler için Rahman, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır.
Şüphesiz ki iman edip iyi işler yapanlar için Rahmân bir sevgi yaratacaktır. dipnot 1
İmanda sebat eden, o imanla uyumlu bir hayat yaşayan kimseler var ya: O sonsuz rahmet kaynağı onlar için tarifsiz bir sevgi var edecek.
Sınırsız rahmet Sahibi, imana erişip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyanları sevgiyle kuşatacaktır;
İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, Rahman onlar için bir sevgi oluşturacaktır.
İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman (olan Allah), onlar için bir sevgi kılacaktır.
İman edip de sâlih ameller işleyenlere gelince, onlar için Rahmân (çok merhametli olan Allah), (gönüllerde) bir sevgi yaratacaktır.
İnanmış olarak erdemli edimler yapanlar için, Bağışlayan, bir sevgi oluşturacaktır.
İman edip iyi amellerde bulunanlara gelince,Allah onlar için bir sevgi yaratacaktır.
Gerçeği onaylayıp erdemli davrananlara Rahman sevgi bağışlar.
İnanıp erdemli davrananlara Rahman sevgi bağışlar.
İman edip yararlı işler yapanlar ise, muhakkak Rahman, onlar için bir sevgi verecek, gönüllere sevdirecektir.
İyman edip salih işler yapanlar muhakkak, rahman onlar için bir meveddet (bir sevgi) verecek gönüllere sevdirecektir
İman eden ve salihatı yapanları dipnot 1 , Rahman sevilenler kılacaktır.
İman eden ve salihatı yapanları dipnot 1 , Rahman sevilenler kılacaktır.
İman eden ve salihatı yapanları, Rahman sevilenler kılacaktır.
İnananlar ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman onlar için bir sevgi kılacaktır.
Hakıykat iman edib de iyi iyi işler yapanlar (yok mu?) çok esirgeyici (Allah) onlar için (gönüllerde) bir sevgi verecekdir.
Muhakkak ki iman edip salih amel işleyenleri, Rahman sevgili kılacaktır.
(88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?
Muhakkak iman edip, salih amel işleyenlere Rahman bir sevgi verecektir.
İnanıp faydalı işler yapanlar için Rahman, (gönüllerde) bir sevgi yaratacak(onları herkese sevdirecek)tir.
İnanıp güvenen ve iyi iş yapanlar var ya, Rahman, onlar için (gönüllerde) bir sevgi oluşturacaktır.
İnanıp güvenen ve iyi iş yapanlar için Rahman, bir sevgi oluşturacaktır.
İman edenler ve salih amellerde bulunanlara ise Rahman (gönüllerde) sevgi kılacaktır.
İman edenler ve doğruları yapanlar ise Rahman onlara sevgi ile yaklaşacaktır.
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, Rahman onlar için bir sevgi oluşturacaktır.
Meryem suresi, 97. ayet. فَإِنَّمَا يَسَّرْنَٰهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ ٱلْمُتَّقِينَ وَتُنذِرَ بِهِۦ قَوْمًا لُّدًّا
Ey Muhammed! Biz, Allah'a karşı gelmekten sakınanları Kur'an ile müjdeleyesin, inat eden bir topluluğu da uyarasın diye, onu senin dilin ile (indirip) kolaylaştırdık.
Şüphesiz ki biz onu (Kur'an'ı) muttakîleri (duyarlı olanları) müjdeleyesin ve (gerçeğe) karşı çıkan bir topluluğu uyarasın diye senin diline kolaylaştırdık. dipnot 1
İşte sadece bu yüzden Biz onu senin (konuştuğun) dil aracılığıyla kolaylaştırdık ki, sorumluluk bilinci taşıyan kimseleri onunla müjdeleyip sorumsuzca savrulanları da uyarasın diye.
işte yalnızca bu amaçla, bu (ilahi mesajı, ey Peygamber,) senin dilinde kolaylaştırdık ki Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimseleri onunla müjdeleyip, (boş bir) inatla direnip duranları onunla uyarasın;
Biz O'nu, O'nunla korunanları müjdeleyesin ve inatçı bir topluluğu da O'nunla uyarasın diye, senin anlatımınla kolaylaştırdık.
Biz bunu (Kur'an'ı) senin dilinle kolaylaştırdık, takva sahiplerine müjde vermen ve direnen bir kavmi uyarıp korkutman için.
(Ey Muhammed!) Allah'tan sakınanları müjdelemen ve düşman bir kavmi de korkutman için Kur'an'ı senin dilinde indirerek kolaylaştırdık.
Onu, senin dilinle kolaylaştırdık. Sorumluluk bilinci taşıyanlara, Onunla sevinçli haberler vermen; inatçı bir toplumu da Onunla uyarman için.
Biz Kur'an'ı, sadece Allah'tan sakınanları müjdeleyesin ve şiddetle karşı çıkan bir topluluğu uyarasın diye, senin dilinle kolaylaştırdık.
Bunu senin dilinle kolaylaştırdık; onunla erdemlileri müjdeleyesin ve inatçı toplumu uyarasın diye. dipnot 1
Bunu senin dilinle kolaylaştırdık; onunla erdemlileri müjdeleyesin ve inatçı toplumu uyarasın diye.
Biz, o Kur'an'ı sadece onunla takva sahiplerini müjdelemen ve inat edenleri de korkutman için senin dilinle kolaylaştırdık.
Sırf o Kur'anı senin lisanınla şunun için müyesser kıldık ki onunla müttekileri müjdeliyesin ınad edenleri de inzar edesin
Böylece Biz onu, dipnot 1 kendisi ile takva sahiplerini müjdelemen ve inat eden bir halkı uyarabilmen için senin dilinde kolaylaştırdık.
Böylece Biz onu dipnot 1 , kendisi ile takva sahiplerini müjdelemen ve inat eden bir halkı uyarabilmen için senin dilinde kolaylaştırdık.
Böylece Biz onu dipnot 1 , kendisi ile takva sahiplerini müjdelemen ve inat eden bir toplumu uyarabilmen için senin dilinde kolaylaştırdık.
Biz bunu (Kuran'ı) senin dilinle kolaylaştırdık, takva sahiplerine müjde vermen ve direnen bir kavmi uyarıp korkutman için.
İşte biz onu (Kur'anı) ancak onunla takva saahiblerini müjdeleyesin, (baatılda) mücadele ve inad edenleri korkutasın diye senin dilinle (indirerek) kolaylaşdırdık.
İşte Biz; bunu muttakilere müjdeleyesin ve inatçı bir kavmi uyarasın diye senin dilinde indirerek kolaylaştırdık.
(88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?
Muttakileri müjdelemen ve inatçı bir kavmi uyarman için, bu Kur’an’ı senin dilin ile kolaylaştırdık.
Biz o(Kur'a)n'ı senin diline kolaylaştırdık ki, onunla korunanları müjdeleyesin ve inatçı bir kavmi onunla uyarasın.
Kur'an'ı senin dilinde (indirerek) kolay anlaşılır hale getirdik ki dipnot 1 yanlışlardan sakınanlara onunla müjde veresin, inatçı bir topluluğu da onunla uyarasın.
Kur'an'ın senin dilinle kolaylaştırdık ki dipnot 1 kendini koruyanlara dipnot 2 onunla müjde veresin, karşı koyan topluluğu da uyarasın.
Muttakileri müjdelemen ve inatçı bir kavmi uyarman için, bu Kur’an’ı senin dilin ile kolaylaştırdık.
Muttakileri müjdelemen ve inatçı bir kavmi uyarman için, bu Kur'an'ı senin dilin ile kolaylaştırdık.
Biz onu; senin dilinle kolaylaştırdık ki, sakınanları onunla müjdeleyesin, inatçı bir kavmi de onunla uyarasın.
Meryem suresi, 98. ayet. وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هَلْ تُحِسُّ مِنْهُم مِّنْ أَحَدٍ أَوْ تَسْمَعُ لَهُمْ رِكْزًۢا
Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Onlardan hiçbirini hissediyor yahut onların bir fısıltısını olsun işitiyor musun?
Onlardan önce nice nesilleri helak etmiştik. Sen onlardan herhangi birinden bir şey hissediyor veya onlara ait cılız bir ses (bile) duyabiliyor musun! dipnot 1
Zira Biz onlardan önce nice uygarlıkları helak etmişizdir: sen onlardan herhangi birinin varlığını hissediyor, ya da onların ardından bir tek çıtırtı olsun duyabiliyor musun?
çünkü, onlardan önce gelip geçen nice kuşakları yok ettik; (şimdi) onlardan herhangi birinin varlığını hissediyor ya da, alçak sesle de olsa hiç onlardan söz edildiğini duyuyor musun?
Onlardan önce de nice nesilleri helak ettik. . . Onlardan herhangi birini hissediyor yahut onların fısıltılarını işitiyor musun?
Biz, onlardan önce nice insan nesillerini yıkıma uğrattık; (şimdiyse) onlardan hiç birini hissediyor veya onların fısıltılarını duyuyor musun?
Biz, onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Sen, onlardan herhangi birinden (bir varlık emâresi) hissediyor veya onlara ait cılız bir ses işitiyor musun?
Onlardan önceki nice kuşakları yıkıma uğrattık. Hiçbirini sezinliyor musun? Veya onların fısıltılarını duyuyor musun?
Çünkü onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Şimdi sen, onlardan herhangi birinden bir varlık işareti hissedebiliyor veya onlara ait cılız bir ses işitebiliyor musun?
Onlardan önce nice toplumları yok ettik: Hiçbirini algılıyor musun, ya da fısıltılarını işitiyor musun?
Onlardan önce nice toplumları yok ettik: hiçbirini algılıyor musun, ya da fısıltılarını işitiyor musun?
Bir de onlardan önce nice kuşakları helak ettik. Hiç onlardan birini hissediyor musun veya onların gizli bir seslerini işitiyor musun?
Hem onlardan evvel nice karn helak ettik, hiç onlardan birini hissediyor musun, yahud gizli bir seslerini işitiyor musun?
Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Onlardan herhangi birilerinin varlığını hissediyor musun? Veya onlardan en küçük bir ses duyabiliyor musun?
Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Onlardan herhangi birilerinin varlığını hissediyor musun? Veya onlardan en küçük bir ses duyabiliyor musun?
Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Onlardan herhangi birilerinin varlığını hissediyor musun? Veya onlardan en küçük bir ses duyabiliyor musun?
Biz, onlardan önce nice insan nesillerini yıkıma uğrattık; (şimdiyse) onlardan hiç birini hissediyor veya onların fısıltılarını duyuyor musun?
Biz onlardan evvel nice asırlar (halkını) helak etdik. (Şimdi) bunlardan hiç birini hissediyor (görüyor), yahud gizli bir sesini bile işidiyor musun?
Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Şimdi onlardan hiç bir varlık emaresi hissediyor veya bir ses işitiyor musun?
(88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?
Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Onlardan hiçbirini hissediyor veya onlara ait en küçük bir ses işitiyor musun?
Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Şimdi onlardan hiçbirini duyuyor musun, yahut onların gizli bir sesini işitiyor musun?
Bunlardan önce nice nesilleri yok ettik dipnot 1 . Şimdi onlardan herhangi birinin varlığını hissedebiliyor veya onların bir fısıltısını duyabiliyor musun[2]?
Onlardan önce nice nesilleri etkisizleştirdik. Şimdi onlardan birini hissedebiliyor veya onların bir kıpırdamasını işitiyor musun?
Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Onlardan hiç birini hissediyor veya onlara ait en küçük bir ses işitiyor musun?
Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Hiç onlardan bir varlık emaresi hissediyor veya bir fısıltı işitiyor musun?
Biz onlardan önce de nice kuşaklar helak ettik. Onlardan herhangi birini hissediyor musun, yahut onların bir iniltisini duyuyor musun?
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.