Diyanet İşleri
O kötü fısıltılar iman edenleri üzmek için ancak şeytandan kaynaklanmaktadır. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça, mü'minlere hiçbir zarar verebilecek değildir. Öyle ise mü'minler ancak Allah'a tevekkül etsinler.
Mücâdele suresi
Mücâdele suresi, 10. ayet. إِنَّمَا ٱلنَّجْوَىٰ مِنَ ٱلشَّيْطَٰنِ لِيَحْزُنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَلَيْسَ بِضَآرِّهِمْ شَيْـًٔا إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُؤْمِنُونَ
inneme-nnecvâ mine-şşeyṭâni liyaḥzüne-lleẕîne âmenû veleyse biḍârrihim şey'en illâ biiẕni-llâh. ve`ale-llâhi felyetevekkeli-lmü'minûn.
O kötü fısıltılar iman edenleri üzmek için ancak şeytandan kaynaklanmaktadır. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça, mü'minlere hiçbir zarar verebilecek değildir. Öyle ise mü'minler ancak Allah'a tevekkül etsinler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gizli konuşma âdâbı ve meclislerde yer açmak Mücâdele 8–13 3
Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah'ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki altıncıları O olmasın. Bundan daha az, yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar, O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra onlara yaptıklarını Kıyamet günü haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilir.
Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde Allah'ın seni selamlamadığı selamla selamlıyorlar. İçlerinden de, "Söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!" diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü varış yeridir orası!
Ey iman edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman, günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşmayın. İyilik ve takvayı konuşun ve huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
O kötü fısıltılar iman edenleri üzmek için ancak şeytandan kaynaklanmaktadır. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça, mü'minlere hiçbir zarar verebilecek değildir. Öyle ise mü'minler ancak Allah'a tevekkül etsinler.
Ey iman edenler! Size, "Meclislerde yer açın" denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin. Size, "Kalkın", denildiği zaman da kalkın ki, Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Ey iman edenler! Peygamber ile baş başa konuşacağınız zaman, baş başa konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
10. Mü’minlerin düşmanlarının, mü’minler hakkında hile ve tuzak kurmak maksadı ile yaptıkları “fısıldaşma”, ancak hile ve tuzakları pek zayıf olan “şeytandandır ve iman edenlerin üzülmesi içindir.” İşte hile ve tuzaklarının gayesi ve maksadı budur.
"Halbuki o, Allah’ın izni ile olmadıkça onlara hiçbir zarar vermez.” Çünkü Yüce Allah, mü’minlere yardımı ile kâfirlerin hakkından geleceğini, düşmanlarına karşı onlara yardımcı olacağını vaat etmiştir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Kötü düzen ancak sahiplerinin başına geçer.” (Fâtır, 35/43) O halde Allah’ın, Rasûlü’nün ve mü’minlerin düşmanları ne kadar fısıldaşsalar, ne kadar hile ve tuzak kursalar, bunun zararı kendilerine dönecektir. Mü’minlere, Allah’ın takdir edip hükme bağladığından başka hiçbir zararı olmayacaktır.
"O halde mü’minler yalnız Allah’a tevekkül etsinler.” Yani yalnız O’na güvenip dayansınlar, O’nun vaadine bel bağlasınlar, Allah’a tevekkül etsinler. Allah’a tevekkül edene Allah, hem düşmanların tuzaklarına karşı yeter, hem din ve dünyasında ona yeter.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Günah, düşmanlık ve Peygambere isyandan oluşan fısıldaşmak- sadece şeytanın süslediği ve dostlarına vesvese ettiği bir şeydir ki, şeytan bununla Müminlerin içine kendilerine tuzak kurulduğuna dair hüzün koymak ister. Şeytan ve şeytanın süslemesi, Allah'ın dilemesi dışında Müminlere bir zarar veremez. O halde Müminler, bütün işlerinde Allah'a güvenip dayansınlar.
Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
"Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi olmadıkça,…
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Yusuf, onlardan kurtulacağını düşündüğü kişiye, "Efendinin yanında beni an", dedi. Fakat şeytan onu efendisine hatırlatmayı unutturdu da bu yüzden o,…
Aynı kök: حزن (42 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
"Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…
Aynı kök: حزن (42 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Elçilerimiz Lut'a geldiklerinde, Lut, onlar yüzünden tasalandı, onlar hakkında çaresizlik içine düştü. Elçiler ona, "Korkma, üzülme. Biz, seni ve…
Aynı kök: حزن (42 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları başarıları sebebiyle kurtarır. Onlara kötülük dokunmaz. Onlar üzülmezler de.
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Andolsun, eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan elbette, "Allah", derler. De ki: "Peki söyleyin bakalım? Allah'ı bırakıp da ibadet…
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
O (Kur'an) hak olduğu halde, kavmin onu yalanladı. De ki: "Ben size vekil (sizden sorumlu) değilim."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Gizli konuşmalar sadece şeytandandır. Bu, iman edenleri üzmek içindir. Allah'ın izni olmadıkça (şeytan onlara) hiçbir zarar veremez. Müminler yalnızca Allah'a güvensinler!
(Bunun dışında kalan) gizli görüşmelerin tümü, sadece mü'minlere üzüntü vermeyi amaçlayan Şeytani bir eylemdir; ne ki Allah'ın izni olmadan, onlara hiçbir zararı dokunamaz: artık inananlar sadece Allah'a dayansınlar.
(Öteki her türlü) gizli konuşmalar yalnızca şeytanın işidir, o ki inananlara bu şekilde üzüntü verir; ama Allah'ın izni olmadıkça onlara hiçbir zarar veremez; inananlar yalnızca Allah'a güvensinler!
Fısıldaşma (suç olan fiskoslar) şeytandandır (şeytani fikirler); iman edenleri mahzun etmek için! Allah izni müstesna, (şeytani fikirleri) onlarda (iman edenlerde) hiç zarar açığa çıkartamaz! İman edenler Allah'a tevekkül etsinler.
Şüphesiz 'gizli toplantıların fısıldaşmaları' (kulis), iman edenleri üzüntüye düşürmek için ancak şeytan (ürünü olan işler)dendir. Oysa Allah'ın izni olmaksızın o, onlara hiçbir şeyle zarar verecek değildir. Şu halde mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler.
Gizli konuşmalar şeytandandır. Bu, iman edenleri üzmek içindir. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça, müminlere hiçbir zarar veremez. Müminler Allah'a dayanıp güvensinler.
Gizli konuşmalar, inananlara üzüntü vermek için ancak şeytandan gelir. Oysa Allah'ın izni olmadıkça, onlara bir dokunca veremez. İnananlar, artık Allah'a güvensinler.
İnananları üzmek için gizli toplantılar yapmak, şeytandandır. Halbuki, Allah'ın izni olmadan şeytan onlara hiçbir zarar veremez. İnananlar yalnız Allah'a güvensinler.
Komplo toplantıları sapkındandır. Bu yolla iman edenleri incitmek ister. Oysa ALLAH'ın izni olmadan onlara hiçbir zarar veremez. Gerçeği onaylayanlar ALLAH'a güvensinler.
Komplo toplantıları şeytandandır. Bu yolla inananları incitmek ister. Oysa ALLAH'ın izni olmadan onlara hiç bir zarar veremez. İnananlar ALLAH'a güvensinler.
O gizli konuşmalar (o fiskos) yalnızca şeytandandır; inananları üzmek için; oysa Allah'ın izni olmadan onlara bir zarar verecek değildir. Mü'minler de onun için hep Allah'a dayansınlar.
O gizli konuşmalar, (o fiskos) sırf Şeytandandır, iyman etmiş olanları kederlendirmek için, halbuki onlara bir şey zarar ettirecek değildir, meğerki Allahın izniyle ola, müminler de onun için hep Allaha dayansınlar
Kuşkusuz gizlilik içinde dipnot 1 yapılan görüşmeler, İman Edenler'i üzmek için şeytancadır. dipnot 2 Oysa şeytan, Allah'ın izni dipnot 3 olmadıkça onlara bir sıkıntı verecek değildir. Öyleyse Mü'minler Allah'a tevekkül dipnot 4 etsinler.
Kuşkusuz gizlilik içinde dipnot 1 yapılan görüşmeler, inananları üzmek için şeytancadır dipnot 1 . Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça onlara bir sıkıntı verecek değildir. Öyleyse Mü'minler Allah'a tevekkül dipnot 3 etsinler.
Kuşkusuz gizlilik içinde dipnot 1 yapılan görüşmeler, inananları üzmek için şeytancadır. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça onlara bir sıkıntı verecek değildir. Öyleyse inananlar Allah'a tevekkül dipnot 2 etsinler.
Şüphesiz 'gizli toplantıların fısıldaşmaları' (kulis), inananları üzüntüye düşürmek için ancak şeytan (ürünü olan işler)dendir. Oysa Tanrı'nın izni olmaksızın o, onlara hiçbir şeyle zarar verecek değildir. Şu halde inançlılar yalnızca Tanrı'ya tevekkül etsinler!
(Öyle) fısıltı sırf şeytandandır. iman edenleri tasaya düşürmek içindir bu. Halbuki bu, Allahın izni olmaksızın, onlara (mü'minlere) hiçbir şeyle zarar verici değildir. O halde mü'minler ancak Allaha güvenib dayansın (lar).
Gizli konuşmalar, ancak iman edenleri üzmek için şeytandandır. Halbuki Allah'ın izni olmadıkça onlara hiç bir şeyle zarar veremez. Mü'minler, Allah'a tevekkül etsinler.
(7-10) Muhakkak ki Allah’ın göklerde ve yerde ne varsa bildiğini görmedin mi? Üç kişi her neyi fısıldaşıyor olursa / neyi gizli konuşuyorlarsa O, onların dördüncüsüdür, hayır beş kişi iseler, O, onların altıncısıdır, bundan daha az ve de daha fazla olsalar bile ve her nerede olsalar dahi, O, onlarla beraberdir , sonra onlara yaptıkları kıyamet günü haber veri lir, muhakkak ki Allah her şeyi bilendir. Fısıldaşmaları / gizli konuşmaları yasak edildiği halde tekrar yasaklandıkları şeye geri dönenleri görmedin mi? Kötülük ve düşmanlık ve Resule karşı ayaklanma / başkaldırı üzerine fısıldaşıyorlar, sana geldiklerinde ise sana, Allah’ın seni selamlamadığı şekilde selam veriyorlar (Güya biz anlamıyoruz) kendilerince diyorlar ki; bu dediğimiz nedeniyle Allah bize azap etsin ya? Onlara cehennem yeterlidir , oraya salınacaklar, ne kötü bir varış yeridir. Ey iman edenler, siz fısıldaştığınızda, kötülük, düşmanlık ve Resule karşı ayaklanma / başkaldırı üzerine fısıldaşmayın, dürüstlük ve sakınma üzerine fısıldaşın, Onunla bir araya getirileceğiniz Allah’tan sakınınız. Muhakkak ki fısıldaşma şeytandandır, iman edenlerin üzülmesi içindir , Allah’ın izni hariç müminlere herhangi bir zarar verecek değildir, Müminler Allah’ı vekil tayin etsinler / Allah’a tevekkül etsinler. 11,12,13, EY İMAN EDENLER MECLİS ADAPLARINA UYUN RESULLE ÖZEL BİR GÖRÜŞME ÖNCESİNDE SADAKA VERİN) Ey iman edenler; meclislerde yer açın denildiğinde hemen yer verin ki Allah’ta size yer açsın. Kalkın gidin denildiğinde de kalkın gidin ki Allah ta sizden, iman edenlerin ve ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. Ey iman edenler; Resulle gizlilik içeren bir konuşma istediğiniz de elinizle sadaka / bağlılık göstergesi sunun, bu sizin için hayırlıdır ve daha temizdir. (Hayatta da “biraz özel görüşebilir miyiz” teklifi geldiğinde sadaka ödenmesi vurgulanmalıdır) Eğer sadaka bulamaz iseniz muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Ellerinizle gizli konuşma sadakasını sunmaya kıyamadınız mı? Madem yapamadınız, Allah sizin vazgeçmenizi kabul etti , artık namazınızı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resulüne uyun / itaat edin, Allah yaptıklarınızdan haberi olandır.
Gizli konuşmalar şeytandandır. Bu, iman edenleri üzmek içindir. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça, Müminler'e hiçbir zarar veremez. Öyle ise Mü’minler ancak Allah’a tevekkül etsinler.
Gizli konuşma (fiskos) şeytandandır. (Şeytan insanları bu yola iletir ki) inananlar üzülsünler. Oysa o, Allah'ın izni olmadıkça mü'minlere hiçbir zarar veremez. Mü'minler Allah'a dayansınlar.
(Yasaklanan) gizli konuşmalar ancak şeytandan kaynaklanır ve inanıp güvenenleri üzmek için yapılır. Gerçek şu ki Allah'ın onayı olmadan o konuşmalar inanıp güvenenlere hiçbir şekilde zarar verecek değildir dipnot 1 . Müminler sadece Allah'a güvenip dayansınlar.
(Günah, düşmanlık ve elçiye karşı gelmek için yapılan) gizli konuşma şeytan işidir. O, bunu, inanıp güvenenleri üzmek için yapar. Oysa Allah'ın onayı olmadan onlara hiç bir kötülük yapamaz. İnanıp güvenenler sadece Allah'a dayansınlar.
Gizli fısıldaşmalar şeytandandır. Böylece iman edenleri üzmek ister. Fakat onlara, Allah’ın izni olmadıkça hiçbir zarar veremez. Müminler yalnızca tevekkül etsinler Allah’a!
Gizli fısıldaşmalar şeytandandır. İman edenleri üzmek ister. Fakat onlara, Allah'ın izni olmadıkça hiçbir zarar veremez. Müminler güvensinler Allah'a!
Fısıltı, inananları kederlendirmek için ancak şeytandan gelir. Bununla birlikte o, Allah'ın izni olmadıkça inananlara hiçbir zarar veremez. Müminler sadece Allah'a güvenip dayansınlar.
Secret suggestions to the mind and conveyance of thoughts reciprocally in talk under your breath may be inspired by AL-Shaytan (Satan) to hurt those believers whose hearts have been impressed with the image of piety. But never can he hurt them without Allah's leave, and in Allah should the pious, who are careful of the duties owed to Him, place reliance and in him they should trust
[Any other kind of] secret conversation is the work of Satan, designed to cause trouble to the believers, though it cannot harm them in the least unless God permits it. Let the believers put their trust in God.
Secret counsels are only (inspired) by the Evil One, in order that he may cause grief to the Believers; but he cannot harm them in the least, except as Allah permits; and on Allah let the Believers put their trust.
Whispering is an act of Satan, one that aims at causing grief to the believers; yet without Allah's leave no harm can be caused to them. So in Allah should the believers put all their trust. dipnot 1
Conferring in secret is from Shaytan, to cause grief to those who have iman; but it cannot harm them at all, unless by Allah’s permission. So let the muminun put their trust in Allah.
Secret counsels (conspiracies) are only from Shaitân (Satan), in order that he may cause grief to the believers. But he cannot harm them in the least, except as Allâh permits. And in Allâh let the believers put their trust[1].
Indeed [malicious] secret talks are from Satan, that he may upset the faithful, but he cannot harm them in any way except by Allah’s leave, and in Allah let all the faithful put their trust.
Holding secret counsels (with evil intentions) is (the work) of satan (who does it) to cause unrest and distress to those who believe. Yet he can do them no harm at all except by the leave of Allâh. Therefore let the believers repose their trust in Allâh.
Conspiring secretly together is of Satan, that the believers may sorrow; but he will not hurt them anything, except by the leave of God. And in God let the believers put all their trust.
Secret conspiracy is the work of Satan. He does it to you in order to hurt the believers. But he can not succeed unless God agrees [so that you may go through that test]. A true believer should not worry about the work of Satan and should put his trust in God.
Privy talk is only from the devil, and those who do believe may grieve: it cannot hurt them at all, except by the permission of God: and upon God let the believers rely.
The secret meetings are from the devil, to cause grief to those who acknowledged. However, he cannot harm them except by God's will. In God those who acknowledge shall put their trust.
Verily the clandestine discourse of the infidels proceedeth from Satan, that he may grieve the true believers: But there shall be none to hurt them in the least, unless by the permission of God; wherefore in God let the faithful trust.
Secret counsels are only the work of Satan that he may cause to grief to those who believe, and he cannot hurt them in the least except with Allah's permission, and on Allah let the believers rely.
Surely private conference is only of Ash-Shaytan, (The ever-Vicious (one), i. e., the Devil) that the ones who have believed may feel grieved; and he will not harm them anything, except by the permission of Allah, and in Allah then let the believers put their trust.
Lo! Conspiracy is only of the devil, that he may vex those who believe; but he can harm them not at all unless by Allah's leave. In Allah let believers put their trust.
Surely scheming is the work of Satan that he may cause the faithful grief; but he cannot harm them unless God dispense. So in God should the believers place their trust.
[All other kinds of] secret confabulations are but of Satan’s doing, so that he might cause grief to those who have attained to faith; yet he cannot harm them in the least, unless it be by God’s leave: in God, then, let the believers place their trust!
Secret talks are only inspired by Satan to grieve the believers. Yet he cannot harm them whatsoever except by Allah’s Will. So in Allah let the believers put their trust.
Secret meetings are from the devil, to cause grief to those who believed. However, he cannot harm them except if God wills. In God the believers shall put their trust.
Secret conspiracy is the devil's idea, through which he seeks to hurt those who believed. However, he cannot hurt them against GOD's will. In GOD the believers shall trust.
Private conversation is only from Satan that he may grieve those who have believed, but he will not harm them at all except by permission of Allah. And upon Allah let the believers rely.
Private conversation is but of the satan, that he might grieve those who heed warning; but he will not harm them at all save by the leave of God. And in God let the believers place their trust.
Behold, conspiracy comes forth from selfish desire, in the end causing grief to the believers, but it cannot harm them contrary to Divine Laws. Hence, in Allah should the believers put their trust. (Satan or the selfish desire cannot overwhelm the believers unless they forsake Divine Commands (15:42), (17:65), (38:83)).
Secret discussions are for only (those inspired) by Satan in order that he may cause unhappiness to the believers; But he cannot harm them in the least, except as Allah permits; And on Allah let the believers put their trust.
Whispering (for sinful acts) comes from the ShaiTān (Satan), so that he may grieve those who believe, while it is not harmful to them in the least, except with Allah’s permission. And in Allah the believers must place their trust.
Secret meetings are from the devil, to cause grief to those who believed. However, he cannot harm them except if God wills. In God the believers shall put their trust.