Müddessir suresi

Müddessir suresi, 23. ayet

Müddessir suresi, 23. ayet. ثُمَّ أَدْبَرَ وَٱسْتَكْبَرَ

ŝümme edbera vestekbera.

Diyanet İşleri

(23-24) Sonra arkasını döndü ve büyüklük taslayıp şöyle dedi: "Bu, ancak nakledilegelen bir sihirdir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Müddessir 20–26 · surenin 23. ayeti / 56

Konu Yalnız yarattığım kişi ve Sekar Müddessir 11–30 3

  1. Müddessir 20

    Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti!

  2. Müddessir 21

    Sonra (Kur'an hakkında) derin derin düşündü.

  3. Müddessir 22

    Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.

  4. 23–24

    (23-24) Sonra arkasını döndü ve büyüklük taslayıp şöyle dedi: "Bu, ancak nakledilegelen bir sihirdir."

  5. Müddessir 25

    "Bu, ancak insan sözüdür."

  6. Müddessir 26

    Ben onu "Sekar"a (cehenneme) sokacağım.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 11–30. ayetler için yazılmıştır.

Bu âyet-i kerimeler, hakka karşı inatla duran, Allah’a ve Rasûlüne savaş açan, onlara karşı duran el-Velîd b. el-Muğîre hakkında inmiştir. Yüce Allah onu başka hiçbir kimseyi yermediği bir şekilde yermiştir. İşte hakka karşı inatlaşan, hakka karşı mücadele veren kimsenin cezası budur. Bu dünya hayatında rezil olur. Âhiretteki azap ise daha bir rezil edicidir elbette. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

11. “Sen Bana bırak o tek başına yarattığım.” Malsız, ailesiz ve başka hiçbir şeye sahip olmaksızın yalnız başına yarattığım ve halen kendisine lütufta bulunup pek çok şeyler verdiğim;

12-13. “Kendisine bolca” pek çok “mal verdiğim ve” yanı başında “hazır duran oğullar” sürekli yanında bulunan, kendileri ile faydalanıp ihtiyaçlarını gördüğü, kendileri ile güç kazandığı erkek çocuklar verdiğim;

14. “Her türlü imkanı önüne serdiğim” ona dünyevî imkânlar ve bu imkânları elde etme yollarını bağışladı; öyle ki o ihtiyaçlarını kolaylıkla görebilmekte, arzuladığı ve istediği her şeyi elde etmektedir.

15. Bunca nimetler ve ihsanlarımla birlikte “bir de kalkmış (nimetleri) daha da artırmamı bekliyor.” Yani dünyada nimetlere nail olduğu gibi âhiret nimetlerine de nail olmayı ümit ediyor.

16. “Asla!” Durum onun istediği gibi olmayacaktır. Aksine onun istediğinin ve arzu ettiğinin tersine olacaktır. Bunun böyle olmasının sebebi ise şudur:

17. “Çünkü o, âyetlerimize karşı çok inatçıdır.” Âyetlerimizi anladığı halde onları inkâr etmiş, âyetlerimiz onu hakka çağırdığı halde onlara itaat etmemiştir. Hatta yüz çevirmekle de yetinmeyerek bunlarla savaşmaya koyulmuş, âyetlerimi iptal etmeye çalışmıştır. Bundan dolayı Yüce Allah onun hakkında şöyle buyurmaktadır:

18-20. “Çünkü o” kendi kendine “düşündü” Kur’ân-ı Kerîm’i kendisi ile çürüteceği söz söylemek maksadı ile hakkında düşündüğü hususları “ölçtü biçti. Kahrolası! Ne biçim ölçtü biçti? Yine kahrolası! Ne biçim ölçü biçti?” Çünkü o, kendisi ile asla boy ölçüşemeyeceği bir işe kalkışmıştı. Kendisinin ve benzerlerinin asla ulaşamayacağı bir yokuşa tırmanmaya çalışmıştı.

21-22. “Sonra” ne söyleyeceğine “baktı, sonra suratını astı, kaşlarını çattı.” Yüzünde ve dış görünüşünde haktan nefret ettiği ve hakka karşı kin duyduğu belirgin hale geldi.

23. “Sonra yüz çevirip” geri döndü “Büyüklük tasladı.” Bu ise onun düşünme çabasının fiilî ve sözlü olarak ortaya koyduklarının bir sonucudur.

24-25. “Nihayet dedi ki: “Bu (eskilerden) nakledilen bir sihirden ibarettir. Bu, insan sözünden başka bir şey değil!” Yani bu, Allah’ın kelâmı değildir, insan sözüdür. Aynı şekilde bu, iyi ve hayırlı insanların da sözü değildir. Aksine onların kötülerinin, günahkârlarının, her türlü yalancı ve sihirbazın bir sözüdür.

Kahrolasıca! Haktan ne kadar da uzak! Hüsran ve helâke ne kadar müstehak! En yüce ve en büyük söz olan, pek yüce ve azametli Rabbin sözünü yaratılmış, muhtaç ve her bakımdan aciz varlıkların sözüne benzediği nasıl düşünülebilir yahut bunu bir kimse nasıl tasavvur edebilir? Bu yalancı ve inatçı kişi, Yüce Allah’ın kelâmını bu şekilde nitelendirme cesaretini kendinde nasıl bulabilir?

Böylesinin çetin azaptan başka bir şeyi hak etmesi söz konusu değildir. Bundan dolayı da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

26-28. “Ben onu Sekar’a sokacağım. Sekar’ın ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? O, yakıp bitirmedik bir şey bırakmaz, ama yakmaktan da vazgeçmez.” Azaba uğratılan kimseye vermedik zorluk, sıkıntı ve acı bırakmaz.

29. “Derileri yakıp kavurur.” Onları kavurur, azabının içine alıp yakar. Aşırı sıcak ve aşırı soğuğu ile onlarda rahat namına bir şey bırakmaz.

30. “Başında da on dokuz” bekçi melek “vardır.” Bunlar, “(O ateşin) başında çok sert ve çok güçlü melekler vardır ki onlar, Allah'ın kendilerine verdiği emirlerde O’na isyan etmezler. Ne emredilirse onu yaparlar.” (et-Tahrim, 66/6)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sonra iman etmekten yüz çevirdi ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ittiba etmeye kibirlendi.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. أَدْبَرَ edbera arkasını döndü kök: دبر
  3. وَٱسْتَكْبَرَ vestekbera ve böbürlendi kök: كبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: دبر (44 geçiş)

    Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.

  • Aynı kök: دبر (44 geçiş)

    Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden,…

  • Aynı kök: دبر (44 geçiş)

    Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.

  • Ortak kavram: Kibir

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…

  • Ortak kavram: Kibir

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

  • Ortak kavram: Kibir

    Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

64 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonra arkasını döndü, kibirlendi.

Mustafa İslamoğlu

En sonunda (hakikate) sırtını döndü ve kibir abidesi kesildi.

Muhammed Esed

sonunda (mesajlarımıza) sırtını döner ve küstahça böbürlenir,

Ahmed Hulusi

Sonra arkasını döndü ve kibre saptı!

Ali Bulaç

Sonra da sırt çevirdi ve büyüklük tasladı (istikbar).

Ali Özek ve heyeti

En sonunda, kibirini yenemeyip sırt çevirdi.

Ali Rıza Safa

Sonra, arkasını döndü ve büyüklük tasladı.

Bayraktar Bayraklı

- Sonra baktı. Sonra yüzünü ekşitti ve suratını astı. Sonra arkasını döndü ve kibirlendi. Şöyle dedi: "Bu, sadece öncekilerden nakledilen bir büyüdür. Bu yalnızca bir insan sözüdür."

Edip Yüksel

Ve arkasını döndü; büyüklük tasladı:

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve arkasını döndü; büyüklük tasladı:

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra ardına dönüp büyüklük tasladı:

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra ardına döndü ve büyüklük tasladı da

Erhan Aktaş

Sonra kibirlendi ve arkasını döndü!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra kibirlendi ve arkasını döndü!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra kibirlendi ve arkasını döndü!

Gültekin Onan

Sonra da sırt çevirdi ve büyüklük tasladı (istikbar).

Hasan Basri Çantay

En son arka çevirdi ve büyüklük tasladı da,

İbni Kesir

Sonra da sırt çevirip büyüklük tasladı.

Mehmet Alagaş

(8-26) Sura üfürüldüğünde, işte bugün, zorluk günüdür, kafirlere kolay değildir. Bana bırak, tek olarak yarattığım kişiyi, uzun uzadıya ona mal yaptığımı, şahit olunan çocuklar /oğullar, döşedikçe döşenmiş /genişlik verdiğim kişiyi, sonra, daha da artırmamı umar, Yoo, h ayır, hayır, mutlaka o ayetlerimize karşı inatlaşırdı. Onu sarp yola / yokuş yola sardıracağım . Mutlaka o ölçüp biçti ve ayarladı / takdir etti. Geberesice / katledilesice nasıl bir takdir etmekse, sonra, geberesice nasıl bir takdir etmekse. Sonra baktı sonra kaş çattı/yüzünü asıklaştırdı ekşitti / buruşturdu. Sonra dübürünü / ardını döndü ve büyüklendi / kibirlendi. Kesinlikle bu devamlı nakledilen / geçmişten kalan bir sihirdir. Bu ancak bir beşer /derili sözüdür dedi. Onu sekara (deri kavurana) sokacağım / yaslayacağım.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra da arkasını dönüp büyüklendi.

Süleyman Ateş

Sonra arkasını döndü, böbürlendi:

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Daha sonra geri döndü ve büyüklendi.

Şaban Britch

Sonra da arkasını dönüp büyüklendi.

Şaban Piriş

Sonra da arkasını dönüp büyüklendi.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra arkasını döndü ve böbürlendi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Then he concluded to turn a deaf ear and to continue in his inordinate self- esteem;

Abdul Haleem

and turned away and behaved arrogantly

Abdullah Yusuf Ali

Then he turned back and was haughty;

Abul A'la Maududi

then he retreated and waxed proud,

Aisha Bewley

Then he drew back and was proud.

Al-Hilali & Khan

Then he turned back, and was proud.

Ali Quli Qarai

Then he went away disdainfully,

Amatul Rahman Omar

Then he turned back (in scorn) and waxed proud,

Arthur John Arberry

then he retreated, and waxed proud.

Bijan Moeinian

Then arrogantly he turned away.

E. Henry Palmer

then he retreated and was big with pride

Edip-Layth

Then he turned away in arrogance.

George Sale

Then he turned back, and was elated with pride;

Hamid S. Aziz

Then he turned back and was inflated with pride,

Mahmoud Ghali

Thereafter he withdrew, and he waxed proud.

Marmaduke Pickthall

Then turned he away in pride

Mohamed Ahmed - Samira

Then turned his back and waxed proud,

Muhammad Asad

and in the end he turns his back [on Our message], and glories in his arrogance,

Mustafa Khattab

then turned his back ˹on the truth˺ and acted arrogantly,

Progressive Muslims

Then he turned away and was arrogant.

Rashad Khalifa

Then he turned away arrogantly.

Sahih International

Then he turned back and was arrogant

Sam Gerrans

Then turned away and waxed proud

Shabbir Ahmed

And then he turned away in pride.

Syed Vickar Ahamed

Then he turned back and was haughty;

Taqi Usmani

then turned his back, and waxed proud,

The Monotheist Group

Then he turned away and was arrogant.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 23. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 23. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 23. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩