Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya
da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İman etmiş olanlar "Keşke savaş hakkında bir sure indirilmiş olsaydı!" derler. Ama hükmü apaçık bir sure indirilip de onda savaştan söz edilince, kalplerinde hastalık bulunanların ölüm baygınlığı geçiren kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Onlara yakışan da budur!
İman edenler "(Artık savaşa değinen) bir süre indirilmesi gerekmez mi?" derler. Fakat içinde savaştan söz edilen hüküm koyucu bir süre indirilince de, kalplerinde hastalık olanların sana ölüm korkusundan baygınlık gelmiş kimsenin bakışı gibi baktıklarını görürsün. Ne ki onlar için en hayırlısı,
İmana ermiş olanlar: "(Bize mücadele izni veren) bir vahiy indirilmeli değil miydi?" derler. Ama, şimdi savaştan bahseden açık ve kesin hükümlü bir vahiy indirildiğinde kalpleri hastalıklı olanların, sana (ey Muhammed,) ölüm korkusundan bayılmaktaymış gibi baktıklarını görürsün! Ve fakat onlar için en iyisi,
İman edenler: "(Savaş hükmünü ihtiva eden) bir sure tenzil edilmeliydi?" der. . . Hükümleri açık bir sure inzal edilip de, içinde savaştan söz edildiğinde; kalplerinde hastalık (şirk, nifak) olanları, ölüm korkusuyla baygınlık geçirenin baktığı gibi bakar görürsün! (Oysa) onlar için hayırlı olan budur.
İman edenler, derler ki: "(Savaş izni için) Bir sure indirilmeli değil miydi?" Fakat, içinde savaş (kıtal) zikri geçen muhkem bir sure indirildiği zaman, kalplerinde hastalık olanların, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş olanların bakışı gibi sana baktıklarını gördün. Oysa onlara evla (olan):
İman etmiş olanlar: Keşke cihad hakkında bir sûre indirilmiş olsaydı! derler. Ama hükmü açık bir sûre indirilip de onda savaştan söz edilince, kalplerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığı geçiren kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Onlara yakışan da budur!
İnananlar; "Bir sure indirilse olmaz mıydı?" derler. Fakat savaştan söz eden açık ve kesin yargılı bir sure indirildiğinde, yüreklerinde sayrılık olanların, ölüm korkusundan baygınlık geçirir gibi sana baktıklarını görürsün. Oysa onlar için en iyisi şudur:
İnananlar, "Keşke savaşa izin veren bir sure indirilmiş olsaydı!" derler. Ama hükmü açık bir sure indirilip de onda savaştan söz edilince, kalplerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığı geçiren kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Onlara yakışan da budur!
Gerçeği onaylayanlar, "(Savaşmaya izin veren) bir sure indirilse ya?" diyorlardı. Ancak hükmü açık bir sure indirilip de içinde savaştan söz edilince, kalplerinde hastalık bulunanların, ölüm korkusuyla bayılan bir kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Onlar için uygun olan,
İnananlar, '(Savaşmaya izin veren) bir süre indirilse ya?' diyorlardı. Ancak hükmü açık bir sure indirilip de içinde savaştan söz edilince, kalplerinde hastalık bulunanların, ölüm korkusuyla bayılan bir kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Onlar için uygun olan,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İman edenler: "Bir sure indirilseydi?" diyorlar. Ancak kesin hükümlü bir sure indirilip onda savaş anılınca kalplerinde bir hastalık bulunanların tıpkı ölüm baygınlığında olan kimsenin bakışı misali sana baktıklarını görürsün. O da onlara pek yakındır.
İyman edenler "bir Sure indirilseydi" diyorlar, derken muhkem bir Sure indirilip onda kıtal zikredilince kalblerinde bir maraz bulunanları görüyorsun sana öyle bir bakış bakıyorlar ki; tıpkı ölümden baygınlık gelmiş kimsenin bakışı, o da onlara pek yakındır
İman Edenler, "Bir sure indirilmeli değil miydi" derler. Sonra savaştan söz eden, hükmü kesin bir sure indirilince, kalpleri hastalıklı kimselerin, sana, sanki üzerlerine ölüm hali çökmüş kimseler gibi baygın baygın baktıklarını görürsün. Oysa onlar için uygun olanı;
İman edenler, "Bir sure indirilmeli değil miydi" derler. Sonra savaştan söz eden, hükmü kesin bir sure indirilince, kalpleri hastalıklı kimselerin, sana, sanki üzerlerine ölüm hali çökmüş kimseler gibi baygın baygın baktıklarını görürsün. Oysa onlar için uygun olanı;
İman edenler, "Bir sure indirilmeli değil miydi" derler. Sonra savaştan söz eden, hükmü kesin bir sure indirilince, kalpleri hastalıklı kimselerin, sana, sanki üzerlerine ölüm hali çökmüş kimseler gibi baygın baygın baktıklarını görürsün. Oysa onlar için uygun olanı;
İnananlar derler ki: "(Savaş izni için) Bir süre indirilmeli değil miydi?" Fakat, içinde savaş (kıtal) zikri geçen muhkem bir sure indirildiği zaman, kalplerinde hastalık olanların, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş olanların bakışı gibi sana baktıklarını gördün. Oysa onlara evla (olan):
İman edenler "(Cihad hakkında) bir sure indirilmeli değil miydi?" derler (di). Fakat hükmü baakıy bir sure indirilib de içinde muhaarebe zikr olununca kalblerinde maraz bulunanların —ölüm (zamanında) üstlerine baygınlık gelmiş olanların bakışı gibi— sana bakmakda olduklarını gördün. Hay (o korkdukları) başlarına gelesi adamlar!
İman etmiş olanlar; bir sure indirilmeli değil miydi? derler. Fakat muhkem bir sure indirilip de orada muharebe zikrolununca; kalblerinde hastalık olanların, ölüm korkusundan bayılmış kimselerin bakışları gibi sana baktıklarını görürsün. Bu, onlar için daha evladır.
(2, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 27, 28, 29, 30) İman edenler; Keşke bir sûre indirilseydi diyorlar, kesin hüküm içeren bir sûre indirilince ve de onda savaş hatırlatılınca da kalpleri hastalıklı / arızalı olanların, ölümden önceki baygınlık hali gibi sana baktıklarını görürsün. (Bu bakış hâli) onlara uygun olandır. (Tam da onları ifade eder.) İş kesinlik kazandığında itaat etmektir ve normal olanı / tanınanı söylemektir, oysa ki Allah’ı tastik etmek / Allah’a sadık kalmak, onlar için daha hayırlıdır. Yüz çevirerek, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayı mı umuyordunuz? Rahimlerinizin kesilmesini mi umuyordunuz? İşte onlar, Allah’ın lanet ettiği kimselerdir, onları sağır etmiştir ve gözlerini ise körleştirmiştir. Kuranı tedbirli okumuyorlar mı? (Tedbirlerini / planlamalarını ona göre almıyorlar mı?) yahut kalplerinde kilitler mi var? Kendilerine rehberlik ayan beyan belli olduktan sonra, reddedip arkalarını dönenler / irtidat edenler. Şeytan onları, ayarttı ve emellere / boş hayallerle daldırdı. (Dilemek tahmin edilen şey için kullanılır istemek ise talep ettiği şey için) Bu, Allah’ın indirdiğinde zorlananların / hoşlanmayanların demelerinde de vardır. “Bazı emirlerde size tabiyiz” (hepsinde değiliz) Allah onların sırlarını / ısrar ettikleri / gizledikleri konuları bilmektedir. Melekler onları vefat ettirirken yüzlerine ve arkalarına vururlar / darbe indirirler. Bu onların Allah’ın hışmına neden olacak şeylere uymalarındandır. Onu hoşnut etmek / onu razı etmek zorlarına gitti , yaptıkları boşa gitmiştir , yoksa kalplerinde hastalık olanlar Allah’ın onların içindeki kini / nefreti çıkarmayacağını mı hesap ettiler? Eğer biz isteseydik sana onları gösterirdik ve sen de onları simalarından hemencecik tanırdın, yine de sen onları dolaylı / endirekt konuşmalarından tanırsın, Allah onların yaptıklarını biliyor. 31,32,33,34,35, GEVŞEMEYİN TESLİM OLMAYA ÇAĞIRIN ÜSTÜN OLAN SİZSİNİZ) Sizden çaba gösterenleri ve sabredenleri bilinceye kadar, sizi kesin olarak bağlılık sınavına sokacağız, o nları da sizin haberlerinizle sınayacağız, kafirler ve Allah’ın yolundan alıkoyanlar / sadde edenler ve Hidayet / Yola girme, açık ve net belli olduktan sonra Resule baş kaldıranlar, kesinlikle ve kesinlikle Allah’a herhangi bir zarar veremezler , onların amelleri boşa gitmiştir. Ey iman edenler, Allah’a uyun, Resule uyun ve yaptıklarınızı geçersiz hale getirmeyin / iptal etmeyin, muhakkak ki kafirleri ve Allah yolundan alıkoyanları ve sonrasında da kafir olarak ölenleri Allah işte onları asla bağışlamayacaktır. Gevşemeyin! Teslim olmaya çağırın, siz üstünsünüz, Allah sizinle beraberdir, amelleriniz konusunda aldatılmazsınız / kandırılmazsınız. (Tüh, Allah’ta bizi aldattı demezsiniz)
İman edenler: “Bir sure indirilmeli değil miydi?” derler. Muhkem bir sure indirilip de içinde savaş emri verilince kalplerinde hastalık bulunanların üzerlerine ölüm baygınlığı gelmiş gibi sana baktıklarını görürsün. O onlara yakın olandır.
İnananlar: "(Savaş hakkında) Bir sure indirilmeli değil miydi?" derler. Fakat hükmü açık bir sure indirilip de onda savaştan söz edilince, kalblerinde hastalık bulunanların sana ölümden bayılıp düşen kimsenin bakışı gibi baktıklarını görürsün. Onlara ölüm gerektir.
İnanıp güvenenler: "Keşke bir sure indirilse!" derler. Hüküm içeren bir sure indirilip de içinde savaştan söz edilince kalplerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığına girmiş birinin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Oysa onlara uygun olan,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İnanıp güvenenler: "Keşke bir sure indirilse" derler ama hüküm bildiren (muhkem) bir sure indirilir ve içinde savaşma emri olursa içlerinde hastalık olanların ölüm baygınlığına girmiş gibi baktıklarını görürsün.Onlara yakışan da budur.
İman edenler: Bir sûre indirilmeli değil mi? diyorlar. Muhkem bir sûre indirilip, içinde savaş anılınca, kalblerinde hastalık olanların sana, ölüm baygınlığı geçiren bir kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Onlar için en hayırlısı…
İman edenler: -Bir sure indirilmeli değil mi? diyorlar. Kesin bir sure indirilip, içinde savaş anılınca, kalblerinde hastalık olanların sana, ölüm korkusundan bayılan bir adamın bakışıyla baktıklarını görürsün. Onlara en hayırlısı
İman edenler derler ki: "Bir sure indirilseydi olmaz mıydı?" Fakat hükmü kesinleşmiş bir sure indirilip de içinde savaş da anılınca, kalplerinde maraz olanların, ölüm baygınlığına tutulmuş bir bakışla sana baktıklarını görürsün. Onlara uygun olan da odur.