Diyanet İşleri
İşte bunlar, Allah'ın lanetleyip, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.
Muhammed suresi
Muhammed suresi, 23. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَعَنَهُمُ ٱللَّهُ فَأَصَمَّهُمْ وَأَعْمَىٰٓ أَبْصَٰرَهُمْ
ülâike-lleẕîne le`anehümü-llâhü feeṣammehüm vea`mâ ebṣârahüm.
İşte bunlar, Allah'ın lanetleyip, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sure indiğinde münafıkların hâli Muhammed 20–28 3
İnananlar, "Keşke bir sure indirilse!" derler. Fakat hükmü apaçık bir sure indirilip de onda savaştan söz edilince; kalplerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığına girmiş kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. O da onlara pek yakındır.
İtaat ve güzel bir söz onlar için daha hayırlıdır. İş ciddileşince Allah'a verdikleri söze bağlı kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.
Demek, yüz çevirdiğinizde yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak ve akrabalık bağlarını koparacaksınız, öyle mi?
İşte bunlar, Allah'ın lanetleyip, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.
Onlar Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerin üzerinde kilitleri mi var?
Kendileri için hidayet yolu belli olduktan sonra gerisingeri dönenleri, şeytan aldatıp peşinden sürüklemiş ve kendilerini boş ümitlere düşürmüştür.
Bu, münafıkların, Allah'ın indirdiğini beğenmeyen kimselere, "Bazı işlerde size itaat edeceğiz" demelerindendir. Allah, onların gizlice konuşmalarını bilir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
23. “İşte böyleleri” yeryüzünde fesat çıkartan ve akrabalık bağlarını kopartan kimseler “Allah’ın lanetlediği” rahmetinden uzaklaştırıp gazabına yaklaştırdığı “sağırlaştırdığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.”
Artık bunlar kendilerine faydalı olacak şeyleri ne işitirler ne de görürler. Bunların kulakları olmakla birlikte -itaat ve kabul anlamına- işitmezler. Onların işitmeleri, Allah’ın delilinin, kendi aleyhlerinde sabit olmasını sağlayacak bir işitmedir. Onların gözleri olmakla birlikte ibretleri ve ilâhi belgeleri görmezler. Gözlerini kat’i delillere ve apaçık belgelere çevirmezler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İşte yeryüzünde bozgunculuk yapmak ve akrabalık bağlarını kesmek ile vasıflanmış olan bu kimseleri Allah Teâlâ; rahmetinden uzaklaştırmış, onların kulaklarını kabul ve itaat etmek için olması gereken işitmekten sağır kılmış ve gözlerini hakkı görüp haktan ibret almak hususunda da kör etmiştir.
Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)
Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.
Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)
İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile…
Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)
(Bu yaptıklarında) bir bela olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Sonra…
Aynı kök: عمي (33 geçiş)
De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece, bana…
Aynı kök: عمي (33 geçiş)
Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller geldi. Artık kim gözünü açar hakkı idrak ederse kendi yararına, kim de (hakkın karşısında) körlük…
Aynı kök: عمي (33 geçiş)
Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar…
Aynı kök: لعن (41 geçiş)
"Kalplerimiz muhafazalıdır" dediler. Öyle değil. İnkarları sebebiyle Allah onları lanetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.
Aynı kök: لعن (41 geçiş)
Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile)…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte bunlar, Allah'ın kendilerini lanetlediği, sağırlaştırdığı ve gözlerini kör ettiği kişilerdir.
İşte böyleleri Allah'ın rahmetinden dışladığı, ardından sağırlaştırdığı ve gözlerini körelttiği kimsedirler.
Böyleleri, Allah'ın gözden çıkardığı, (hakikatin sesine karşı) sağırlaştırdığı ve (ışığa karşı) gözlerini körleştirdiği kimselerdir!
İşte bunlar, Allah'ın kendilerine lanet ettiği, kendilerini sağırlaştırdığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.
İşte bunlar; Allah onları lanetlemiş, böylece (kulaklarını) sağırlaştırmış ve basiret (göz)lerini de kör etmiştir.
İşte bunlar, Allah'ın kendilerini lanetlediği, sağır kıldığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.
İşte onlar, Allah'ın lanetlediği; kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.
İşte, Allah böylelerine lanet edip kulaklarını sağır ve gözlerini kör etmiştir.
İşte, ALLAH'ın lanetlediği, sağırlaştırıp körleştirdiği kimseler bunlardır.
İşte, ALLAH'ın lanetlediği, sağırlaştırıp körleştirdiği kimseler bunlardır.
Onlar öyle kimselerdir ki, Allah onları lanetlemiş de duygularını almış ve gözlerini kör etmiştir.
Öyleler o kimselerdir ki Allah onları la'netlemiş de duygularını almış ve gözlerini kör etmiştir
İşte onlar, Allah'ın lanetlediği kimselerdir. Böylece onların kulaklarını sağır, gözlerini kör yaptı. dipnot 1
İşte onlar, Allah'ın lanetlediği kimselerdir. Böylece onların kulaklarını sağır, gözlerini kör yaptı. dipnot 1
İşte onlar, Allah'ın lanetlediği kimselerdir. Böylece onların kulaklarını sağır, gözlerini kör yaptı. dipnot 1
İşte bunlar; Tanrı onları lanetlemiş, böylece (kulaklarını) sağırlaştırmış ve basiret (göz)lerini de kör etmiştir.
Onlar öyle kimselerdir ki Allah kendilerini rahmetinden tardetmiş de (kulaklarını) sağır, gözlerini kör yapmışdır.
Allah'ın kendilerini la'netlemiş, sağırlaştırmış ve gözlerini kör etmiş olduğu kimseler işte bunlardır.
(2, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 27, 28, 29, 30) İman edenler; Keşke bir sûre indirilseydi diyorlar, kesin hüküm içeren bir sûre indirilince ve de onda savaş hatırlatılınca da kalpleri hastalıklı / arızalı olanların, ölümden önceki baygınlık hali gibi sana baktıklarını görürsün. (Bu bakış hâli) onlara uygun olandır. (Tam da onları ifade eder.) İş kesinlik kazandığında itaat etmektir ve normal olanı / tanınanı söylemektir, oysa ki Allah’ı tastik etmek / Allah’a sadık kalmak, onlar için daha hayırlıdır. Yüz çevirerek, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayı mı umuyordunuz? Rahimlerinizin kesilmesini mi umuyordunuz? İşte onlar, Allah’ın lanet ettiği kimselerdir, onları sağır etmiştir ve gözlerini ise körleştirmiştir. Kuranı tedbirli okumuyorlar mı? (Tedbirlerini / planlamalarını ona göre almıyorlar mı?) yahut kalplerinde kilitler mi var? Kendilerine rehberlik ayan beyan belli olduktan sonra, reddedip arkalarını dönenler / irtidat edenler. Şeytan onları, ayarttı ve emellere / boş hayallerle daldırdı. (Dilemek tahmin edilen şey için kullanılır istemek ise talep ettiği şey için) Bu, Allah’ın indirdiğinde zorlananların / hoşlanmayanların demelerinde de vardır. “Bazı emirlerde size tabiyiz” (hepsinde değiliz) Allah onların sırlarını / ısrar ettikleri / gizledikleri konuları bilmektedir. Melekler onları vefat ettirirken yüzlerine ve arkalarına vururlar / darbe indirirler. Bu onların Allah’ın hışmına neden olacak şeylere uymalarındandır. Onu hoşnut etmek / onu razı etmek zorlarına gitti , yaptıkları boşa gitmiştir , yoksa kalplerinde hastalık olanlar Allah’ın onların içindeki kini / nefreti çıkarmayacağını mı hesap ettiler? Eğer biz isteseydik sana onları gösterirdik ve sen de onları simalarından hemencecik tanırdın, yine de sen onları dolaylı / endirekt konuşmalarından tanırsın, Allah onların yaptıklarını biliyor. 31,32,33,34,35, GEVŞEMEYİN TESLİM OLMAYA ÇAĞIRIN ÜSTÜN OLAN SİZSİNİZ) Sizden çaba gösterenleri ve sabredenleri bilinceye kadar, sizi kesin olarak bağlılık sınavına sokacağız, o nları da sizin haberlerinizle sınayacağız, kafirler ve Allah’ın yolundan alıkoyanlar / sadde edenler ve Hidayet / Yola girme, açık ve net belli olduktan sonra Resule baş kaldıranlar, kesinlikle ve kesinlikle Allah’a herhangi bir zarar veremezler , onların amelleri boşa gitmiştir. Ey iman edenler, Allah’a uyun, Resule uyun ve yaptıklarınızı geçersiz hale getirmeyin / iptal etmeyin, muhakkak ki kafirleri ve Allah yolundan alıkoyanları ve sonrasında da kafir olarak ölenleri Allah işte onları asla bağışlamayacaktır. Gevşemeyin! Teslim olmaya çağırın, siz üstünsünüz, Allah sizinle beraberdir, amelleriniz konusunda aldatılmazsınız / kandırılmazsınız. (Tüh, Allah’ta bizi aldattı demezsiniz)
İşte onlar; Allah’ın kendilerine lanet ettiği ve bu sebeple kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.
Onlar, Allah'ın la'netleyip sağır yaptığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.
İşte bu gibiler, Allah'ın lanetlediği /dışladığı kimselerdir. (Sanki dipnot 1 ) Allah, onları sağırlaştırmış ve basiretlerini köreltmiştir.
Onlar, Allah'ın dışladığı (lanetlediği) kimselerdir. Sanki Allah kulaklarını sağır, gözlerini kör etmiştir.
İşte onlar, Allah’ın kendilerine lanet ettiği ve bu sebeple kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.
İşte onlar, Allah'ın kendilerine lanet ettiği ve bu sebeple kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.
İşte bunlardır, Allah'ın kendilerine lanet edip kulaklarını sağır, gözlerini de kör ettiği kimseler...
such persons are those whom Allah has afflicted with such evils as indicate a malignant fate and has deafened their hearts' ears and blinded their minds' eyes.
These are the ones God has rejected, making their ears deaf and their eyes blind.
Such are the men whom Allah has cursed for He has made them deaf and blinded their sight.
It is these upon whom Allah has laid His curse: so He made them deaf and deprived them of their sight.
Such are the people Allah has cursed, making them deaf and blinding their eyes.
Such are they whom Allâh has cursed, so that He has made them deaf and blinded their sight.
They are the ones whom Allah has cursed, so He made them deaf, and blinded their sight.
Such are the people whom Allâh has deprived of His mercy, so that He has made them deaf (to hear the truth) and has made their eyes blind (so they cannot see the right way).
Those are they whom God has cursed, and so made them deaf, and blinded their eyes.
These [hypocrites] deserve the curse of God. That is why God has made them deaf and blind [to the truth].
It is these whom God has cursed, and has made them deaf, and has blinded their eyesight!
These are the ones whom God has cursed and thus He made them deaf and blinded their sight.
These are they whom God hath cursed, and hath rendered deaf, and whose eyes He hath blinded.
These it is whom Allah has cursed so He has made them deaf and blinded their eyes.
Those are they whom Allah has cursed; so He made them deaf and blinded their be holdings (i. e., eyesight "s").
Such are they whom Allah curseth so that He deafeneth them and maketh blind their eyes.
They are those who were condemned by God, whose ears were blocked by Him and their eyes blinded.
It is such as these whom God rejects, and whom He makes deaf [to the voice of truth], and whose eyes He blinds [to its sight]!
These are the ones who Allah has condemned, deafening them and blinding their eyes.
These are the ones whom God has cursed and thus He made them deaf and blinded their sight.
It is those who incurred a curse from GOD, whereby He rendered them deaf and blind.
Those [who do so] are the ones that Allah has cursed, so He deafened them and blinded their vision.
Those are they whom God has cursed; so He made them deaf, and blinded their sight.
Such are they whom Allah deprives of His Grace, and whom He makes deaf, and blinds their sight.
Such (unbelievers) are the men whom Allah has cursed for He has made them deaf and blinded their sight.
Those are the ones whom Allah has cursed; so He has made them deaf, and made their eyes blind.
These are the ones whom God has cursed and thus He made them deaf and blinded their sight.