Muhammed suresi

Muhammed suresi, 18. ayet

Muhammed suresi, 18. ayet. فَهَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا ٱلسَّاعَةَ أَن تَأْتِيَهُم بَغْتَةً فَقَدْ جَآءَ أَشْرَاطُهَا فَأَنَّىٰ لَهُمْ إِذَا جَآءَتْهُمْ ذِكْرَىٰهُمْ

fehel yenżurûne ille-ssâ`ate en te'tiyehüm bagteten. feḳad câe eşrâṭuhâ. feennâ lehüm iẕâ câethüm ẕikrâhüm.

Diyanet İşleri

Onlar kıyametin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar. Muhakkak onun alametleri gelmiştir (ama öğüt almıyorlar). Kıyamet kendilerine gelip çatınca öğüt almaları kendilerine ne fayda verecek?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Muhammed 15–21 · surenin 18. ayeti / 38

Konu Seni dinleyip anlamayanlar; hidayetin artması Muhammed 16–19 3

  1. Muhammed 15

    Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?

  2. Muhammed 16

    Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine bilgi verilmiş olanlara, "Az önce ne söyledi?" derler. İşte bunlar, Allah'ın, kalplerini mühürlediği ve nefislerinin arzularına uyan kimselerdir.

  3. Muhammed 17

    Hidayete erenlere gelince, Allah onların hidayetini artırır. Onların Allah'a karşı gelmekten sakınmalarını sağlar.

  4. 18

    Onlar kıyametin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar. Muhakkak onun alametleri gelmiştir (ama öğüt almıyorlar). Kıyamet kendilerine gelip çatınca öğüt almaları kendilerine ne fayda verecek?

  5. Muhammed 19

    Bil ki Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. Hem kendinin, hem de inanmış erkek ve kadınların günahlarının bağışlanmasını dile! Allah, gezip dolaştığınız yeri de, içinde kalacağınız yeri de bilir.

  6. Muhammed 20

    İnananlar, "Keşke bir sure indirilse!" derler. Fakat hükmü apaçık bir sure indirilip de onda savaştan söz edilince; kalplerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığına girmiş kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. O da onlara pek yakındır.

  7. Muhammed 21

    İtaat ve güzel bir söz onlar için daha hayırlıdır. İş ciddileşince Allah'a verdikleri söze bağlı kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

18. Yani bu inkarcılar “ille de kıyametin kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?” Kendileri farkında olmaksızın ansızın gelmesini mi gözetliyorlar?

“İşte onun” yakın olduğuna delil teşkil eden “Kıyamet başlarına geldiğinde öğüt almaları neye yarar ki?” Kıyamet gelip onları bulduğunda, ecelleri sona erdiğinde artık öğüt almalarının ve mazeretlerinin kabul edilmesinin kendileri için mümkün olacağını mı sanıyorlar?

Hayır! Böyle bir şey artık geçmiş, öğüt alma vakti geride kalmış olacaktır. Onlar, öğüt alacak kimsenin öğüt alabileceği kadar bir ömür yaşamışlar ve kendilerine uyarıp korkutan peygamberler de gelmiştir.

Bu ifadeler, ölüm ansızın gelmeden önce gerekli hazırlıkları yapmaya teşvik etmektedir. Çünkü insanın ölümü kıyametinin kopması demektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O kâfirler, kendisinden habersiz oldukları bir anda kıyametin habersiz bir şekilde aniden gelip çatmasını mı bekliyorlar? Şüphesiz onun alametleri gelmiştir. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamber olarak gönderilmesi ve Ay'ın yarılması kıyametin alametlerindendir. Onların, kıyamet kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar?

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَهَلْ fehel -mı?
  2. يَنظُرُونَ yenzurune bekliyorlar- kök: نظر
  3. إِلَّا illa yalnızca
  4. ٱلسَّاعَةَ s-saate sa'atin kök: سوع
  5. أَن en
  6. تَأْتِيَهُم te'tiyehum kendilerine gelmesini kök: اتي
  7. بَغْتَةًۭ ۖ begteten ansızın kök: بغت
  8. فَقَدْ fekad işte
  9. جَآءَ ca'e geldi kök: جيا
  10. أَشْرَاطُهَا ۚ eşratuha onun belirtileri kök: شرط
  11. فَأَنَّىٰ feenna neden mümkün olsun? kök: اني
  12. لَهُمْ lehum onlara
  13. إِذَا iza sonra
  14. جَآءَتْهُمْ ca'ethum kendilerine geldikten kök: جيا
  15. ذِكْرَىٰهُمْ zikrahum öğüt almaları kök: ذكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بغت (13 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Onlar (bu tavırlarıyla) ancak, kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler, halbuki bunun farkında değillerdir.

  • Aynı kök: بغت (13 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş)

    Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını…

  • Aynı kök: بغت (13 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş)

    Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O…

  • Aynı kök: اني (36 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: اني (36 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilah…

  • Aynı kök: اني (36 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber'in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman…

  • Aynı kök: سوع (49 geçiş)

    (Ey Muhammed!) De ki: "Söyleyin bakalım. Acaba size Allah'ın azabı gelse veya size kıyamet saati gelip çatsa (böyle bir durumda) siz Allah'tan…

  • Aynı kök: سوع (49 geçiş)

    Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar, o (Son) Saat'in ansızın kendilerine gelmesinden başka ne bekliyorlar ki! dipnot 1 Elbette onun alâmetleri gelmiştir. dipnot 2 Kendilerine gelip çatınca (gerçeği) hatırlamaları neye yarar! dipnot 3

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Son Saat'in ansızın geleceğiyle ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:31, 47; A‘râf 7:187; Yûsuf 12:107; Enbiyâ 21:40; Hacc 22:55; Şu‘arâ 26:202; ‘Ankebût 29:53; Zümer 39:55; Zuhruf 43:66.
  2. metne dön, dipnot 2
    Geldiği bildirilen alametler "Hz. Muhammed", "Kur'an" veya "Hz. Muhammed'den önceki son peygamber Hz. İsa" olabilir. Bu cümle Son Saat'in yani kıyametin bütün alametlerinin gelip bittiğini belirtmektedir ki ansızın gelecek olan bir olayın artık alameti olamaz.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesajlar: Nisâ 4:18; En‘âm 6:158; Yûnus 10:90-91; Secde 32:29; Sebe' 34:52; Mü'min 40:85; Duhân 44:13.

Mustafa İslamoğlu

Şimdi onlar, Son Saat'in ansızın gelip kendilerini bulmasından başka bir şey mi bekliyorlar? Doğrusu, işte onun tüm alametleri gelmiş bulunuyor: Hal böyleyken, o geldikten sonra (gerçeği) hatırlamak onlara nasıl bir yarar sağlar?

Muhammed Esed

Öyleyse onlar, (kalpleri mühürlenmiş olanlar,) Son Saati mi bekliyorlar, onun ansızın gelmesini mi? Şüphesiz o(nun geleceği) şimdiden haber verilmiştir! O bir kez başlarına geldikten sonra, (geçmiş günahlarını) hatırlamalarının onlara ne faydası olacak?

Ahmed Hulusi

İlle de O Saat'in (ölümün) ansızın kendilerine gelmesini mi bekliyorlar? Onun şartları gerçekten geldi! (O Saat) onlara geldiğinde, ne yapabilecekler ki!

Ali Bulaç

Artık onlar, kıyamet saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İşte onun işaretleri gelmiştir. Fakat kendilerine geldikten sonra öğüt alıp düşünmeleri onlara neyi sağlar?

Ali Özek ve heyeti

Onlar, kıyamet gününün ansızın gelip çatmasını mı bekliyorlar? Şüphesiz onun alâmetleri belirmiştir. Kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar!

Ali Rıza Safa

Artık, evrenlerin sonunun ansızın gelmesinden başka ne bekliyorlar? İşte, onun belirtileri gelmiştir. Sonunda geldiğinde, anlamanın, artık onlara ne yararı var?

Bayraktar Bayraklı

Onlar kıyamet saatinin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar. Şüphesiz onun geleceği şimdiden haber verilmiştir. Kıyamet koptuğunda, geçmiş günahlarını hatırlamalarının onlara ne faydası olacaktır?

Edip Yüksel

O anın kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Kuşkusuz onun alametleri gelmiş bulunuyor. Onlara gelip çatınca kendilerine gelen mesajın ne yararı olur? dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Kuran, son kitap olduğundan dünyanın 2280 tarihinde son bulacağını ön işaretleriyle birlikte bildirmektedir. * Bak 20:15; 15:87.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Saatin kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Kuşkusuz onun alametleri gelmiş bulunuyor. Onlara gelip çatınca kendilerine gelen mesajın ne yararı olur?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Artık onlar, yalnızca o Kıyametin kendilerine ansızın gelivermesine bakıyorlar. Çünkü işte onun alametleri geldi. Fakat o başlarına geldiğinde anlamaları kendilerine ne fayda verir?

Elmalılı Hamdi Yazır

Artık onlar yalnız o saate, onun birdenbire kendilerine gelivermesine bakıyorlar, çünkü işte alametleri geldi, fakat o başlarına geldiği vakıt anlamaları kendilerine ne faide verir?

Erhan Aktaş

İlle de o Sa'at'in dipnot 1 ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Oysa onun belirtileri gelmiştir. O gelecek olduktan sonra, öğüdü dinlemek onlara ne yarar sağlar ki?

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kıyamet'in kopması.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İlle de o Sa'at'in dipnot 1 ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Oysa onun belirtileri gelmiştir. dipnot 2 O gelecek olduktan sonra, öğüdü dinlemek onlara ne yarar sağlar ki?

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kıyamet'in kopması.
  2. metne dön, dipnot 2
    Onun geleceği şimdiden açıklanmıştır. Sa'at'in gelmekte olduğuna dair birçok belirti ortaya çıkmıştır. Örneğin, Kur'an'ın son Kitap olması, nebinin son nebi olması. Özellikle Mekki surelerde söz konusu edilen Kıyamet sahneleri. Diğer bir tespite göre de "Sa'at'ten ve onun belirtilerinden" maksat, müşriklerin sonlarının yakın olması, yenileceklerinin belirtileri olarak giderek güç kaybetmeleri; inananların ise giderek güçlenmeleridir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İlle de o Sa'at'in dipnot 1 ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Oysa onun belirtileri gelmiştir. dipnot 2 O gelecek olduktan sonra, öğüdü dinlemek onlara ne yarar sağlar ki?

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kıyamet'in kopması.
  2. metne dön, dipnot 2
    Onun geleceği şimdiden açıklanmıştır. Sa'at'in gelmekte olduğuna dair birçok belirti ortaya çıkmıştır. Örneğin, Kur'an'ın son Kitap olması, nebinin son nebi olması. Özellikle Mekki surelerde söz konusu edilen Kıyamet sahneleri. Diğer bir tespite göre de "sa'at'ten ve onun belirtilerinden" maksat, müşriklerin sonlarının yakın olması, yenileceklerinin belirtileri olarak giderek güç kaybetmeleri; inanların ise giderek güçlenmeleridir.

Gültekin Onan

Artık onlar, kıyamet saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İşte onun işaretleri gelmiştir. Fakat kendilerine geldikten sonra öğüt alıp düşünmeleri onlara neyi sağlar?

Hasan Basri Çantay

Haala onlar o saatden ve onun kendilerine ansızın geleceğinden başkasını mı bekliyorlar? işte onun alametleri gelmişdir, öyleyse bu, onlara geldiği vakit düşünüb ibret almaları kendilerine ne faide verecek?

İbni Kesir

Onlar, kıyamet saatının ansızın kendilerine gelip çatmasından başka bir şey mi bekliyorlar? Şüphesiz onun alametleri gelmiştir. Kendilerine gelip çatınca öğüt almaları neye yarar?

Mehmet Alagaş

(16-19) Onlardan seni dinleyenler, senin yanından çıktıklarında kendilerine ilim verilenlere derler ki “az önce ne dedi ki?” işte onların Allah , kalplerine mühür vurmuştur onlar da havai keyiflerine tabi olurlar . (Mühürlü kalp keyfine uyar) Yolu bulanlar / Hidayete erenler ise onların yoldaki durumları / hidayetleri, ziyadeleştirilmiştir ve onlara sakınma verilmiştir. Onlar sadece saatin ansızın onları almasını mı gözlüyorlar , onun işaretleri kesinlikle gelmiştir , onlara gelip çattığında hatırlamaları onlara ne sağ layacak ki? (Saat gelmeden önce hatırla) Şunu bil ki; Muhakkak ki O Allah’tan başka ilah yoktur. Günahların için ve mümin erkekler ve mümin kadınlar için bağışlanma iste. Allah neye dönüşeceğinizi ve nerede duracağınızı bilir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar, kendilerine ansızın gelecek kıyametten başka bir şey mi bekliyorlar? Oysa onun alametleri gelmiştir. Kendilerine geldiği zaman nasıl öğüt alacaklar?

Süleyman Ateş

(İnanmayanlar) İlle (helak edilecekleri) sa'atin ansızın kendilerine gelmesini mi bekliyorlar? İşte onun belirtileri geldi. O uyarıldıkları sa'at kendilerine geldikten sonra artık öğüt almaları nereden mümkün olsun?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar kıyamet saatinin ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Onun bütün şartları ortadadır. O gelince, akıllarını başlarına alsalar neye yarar?

Şaban Britch

Onlar, kendilerine ansızın gelecek kıyametten başka bir şey mi bekliyorlar? Oysa onun alametleri gelmiştir. Kendilerine geldiği zaman nasıl öğüt alacaklar?

Şaban Piriş

Onlar, kendilerine ansızın gelecek kıyametten başka bir şey mi bekliyorlar? Oysa onun alametleri gelmiştir. Kendilerine geldiği zaman nasıl öğüt alacaklar?

Yaşar Nuri Öztürk

Kıyametin ansızın tepelerine inmesinden başka neyi bekliyorlar? Onun belirtileri zaten gelmiştir. O onlara gelip çatınca, ibret almaları neye yarar?!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Do they (The infidel Meccans together with the hypocrites) intend to remain in their state of disbelief until they suddenly face the foreordained Hour? But its shadows have been cast and its preceding signs have come into peoples' knowledge; and so where can they turn and what can profit them when it comes upon them?

Abdul Haleem

What are the disbelievers waiting for, other than the Hour which will come upon them unawares? Its signs are already here, but once the Hour has actually arrived, what use will it be then to take heed?

Abdullah Yusuf Ali

Do they then only wait for the Hour,- that it should come on them of a sudden? But already have come some tokens thereof, and when it (actually) is on them, how can they benefit then by their admonition?

Abul A'la Maududi

Are they waiting, then, for anything else than the Last Hour to suddenly come upon them? dipnot 1 Already some of its tokens have come. dipnot 2 But when it does actually come upon them, where will any time be left for them to take heed?

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, as far as the explanation and clarification of the truth is concerned; it has been explained well by argument and reasoning, the miraculous discourses of the Quran, the pure character of the Prophet Muhammad (peace be upon him) and the revolution in the lives of his companions. Now, are these people awaiting that Resurrection itself should take place and then only they will believe?
  2. metne dön, dipnot 2
    The portents of Resurrection imply those signs which indicate that its approach is near. One such important sign is the advent of God’s last Prophet after whom no other prophet will come till Resurrection. Traditions have been related in Bukhari, Muslim. Tirmidhi and Musnad Ahmad on the authority of Anas, Sahl bin Saad As-Saidi and Buraidah, saying that the Prophet (peace be upon him) raised his index finger and the middle finger and said: My advent and Resurrection are like these two fingers. That is, Just as there is no other finger between these two fingers, so no other prophet will be raised between me and Resurrection; after me only Resurrection now will occur.

Aisha Bewley

What are they awaiting but for the Hour to come upon them suddenly? Its Signs have already come. What good will their Reminder be to them when it does arrive?

Al-Hilali & Khan

Do they then await (anything) other than the Hour, that it should come upon them suddenly? But some of its portents (indications and signs) have already come; and when it (actually) is on them, how can they benefit then by their reminder?[1]

Ali Quli Qarai

Do they await anything except that the Hour should overtake them suddenly? Certainly its portents have come. Of what avail to them will their admonition be when it overtakes them?

Amatul Rahman Omar

These (disbelievers) only wait for the (promised) Hour (of doom) to take them unaware. Its signs have already appeared. But of what (avail) will their admonition be to them (and how will they be able to repent) when it actually comes upon them (all of a sudden).

Arthur John Arberry

Are they looking for aught but the Hour, that it shall come upon them suddenly? Already its tokens have come; so, when it has come to them, how shall they have their Reminder?

Bijan Moeinian

Are they waiting till their resurrection [when they will have no time to repent]? They are only one step away from it. When they are resurrected, what chance will they find to listen and take advantage of the God’s message?

E. Henry Palmer

Do they wait for aught but the Hour, that it should come to them suddenly? The conditions thereof have come already; how, when it has come on them, can they have their reminder?

Edip-Layth

So are they waiting until the moment comes to them suddenly? For its conditions have already been met. But once it comes to them, how will they benefit from their message?

George Sale

Do the infidels wait for any other than the last hour, that it may come upon them suddenly? Some signs thereof are already come: And when it shall actually overtake them, how can they then receive admonition?

Hamid S. Aziz

Do they then wait for aught but the Hour that it should come to them of a sudden? But already have come some tokens of it, but how can they take warning when it comes on them?

Mahmoud Ghali

Are they then looking for (anything) except the Hour, that it will come up to them suddenly? Then its portents have already come, so however (will they believe) when their Reminding comes to them?

Marmaduke Pickthall

Await they aught save the Hour, that it should come upon them unawares? And the beginnings thereof have already come. But how, when it hath come upon them, can they take their warning?

Mohamed Ahmed - Samira

Do they wait for any thing but the Hour (of change), that it may come upon them suddenly? Its signs have already appeared. How then will they be warned when it has come upon them?

Muhammad Asad

Are, then, they [whose hearts are sealed] waiting for the Last Hour - [waiting] that it come upon them of a sudden? But it has already been foretold! And what will their remembrance [of their past sins] avail them, once it has come upon them?

Mustafa Khattab

Are they only waiting for the Hour to take them by surprise? Yet ˹some of˺ its signs have already come.[1] Once it actually befalls them, will it not be too late to be mindful?

Progressive Muslims

So are they waiting until the Hour comes to them suddenly For its conditions have already been met. But once it comes to them, how will they benefit from their message

Rashad Khalifa

Are they waiting until the Hour comes to them suddenly? All the signs thereof have already come. Once the Hour comes to them, how will they benefit from their message?

Sahih International

Then do they await except that the Hour should come upon them unexpectedly? But already there have come [some of] its indications. Then what good to them, when it has come, will be their remembrance?

Sam Gerrans

So look they save for the Hour, that it will come upon them unexpectedly? And its tokens have come; so how to them, when it has come, will be their remembrance?

Shabbir Ahmed

Are they, then, waiting for the Hour that may come upon them suddenly? And the signs of confrontation have already appeared. And when it comes to them, how shall their understanding (of the Truth) will help them?

Syed Vickar Ahamed

Then, do they (the unbelievers) only wait for the Hour— That it should come on them of a sudden? But already have come some tokens of it, and when it is (actually) on them, then, how can they benefit by their warnings?

Taqi Usmani

They are waiting for nothing but for the Hour (of Doom) that it should come upon them suddenly. So, its signs have already come. Then, once it will come upon them, how would they have an opportunity to accept the advice (already) given to them?

The Monotheist Group

So are they waiting until the Hour comes to them suddenly? For its conditions have already been met. But once it comes to them, how will they benefit from their message?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Muhammed suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Muhammed suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Muhammed suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩