Mülk suresi

Mülk suresi, 10. ayet

Mülk suresi, 10. ayet. وَقَالُوا۟ لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ أَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا فِىٓ أَصْحَٰبِ ٱلسَّعِيرِ

veḳâlû lev künnâ nesme`u ev na`ḳilü mâ künnâ fî aṣḥâbi-sse`îr.

Diyanet İşleri

Yine şöyle derler: "Eğer kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, şu alevli ateştekilerden olmazdık."

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mülk 7–13 · surenin 10. ayeti / 30

Konu Cehennem ve uyarıcıyı yalanlayanların itirafı Mülk 6–12 3

  1. Mülk 7

    Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultuyu işitirler.

  2. Mülk 8

    Neredeyse cehennem öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara, "Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?" diye sorarlar.

  3. Mülk 9

    Onlar da şöyle derler: "Evet, bize bir uyarıcı gelmişti. Fakat biz onu yalanlamış ve 'Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz' demiştik."

  4. 10

    Yine şöyle derler: "Eğer kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, şu alevli ateştekilerden olmazdık."

  5. Mülk 11

    İşte böylece günahlarını itiraf ederler. Artık alevli ateştekiler Allah'ın rahmetinden uzak olsun!

  6. Mülk 12

    Görmedikleri halde Rablerinden korkanlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

  7. Mülk 13

    Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun; (fark etmez). Şüphesiz Allah, sinelerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

10. Bu sözleriyle kendilerinin hidâyet bulmaya ve doğru yolu izlemeye layık kimseler olmadıklarını itiraf ederler. Yine kendilerinin hidâyet bulma yollarına sahip olmadıklarını da söylemiş olacaklar. Bu yollardan biri Allah’ın indirdiklerini ve peygamberlerin gönderdiklerini dinlemektir. Diğeri de kişiye faydalı olan, onun eşyanın gerçek mahiyetini bilmesini sağlayan, hayrı tercih ettiren ve kötü âkıbete götüren her bir husustan da uzak kalmasını emreden akıldır. Ama onların ne dinleyen kulakları, ne de düşünen akılları var.

Yakîn ve irfan ehli, doğruluk ve iman sahibi kimseler ise böyle değildir. Onlar, imanlarını peygamberlerin getirdikleri sem’î (işitmeye dayalı nakli) delillerle desteklediler. Allah’tan geleni, Allah’ın Rasûlünün getirdiğini dinlediler, öğrendiler ve gereğince amel ettiler. Yine imanlarını hidâyeti sapıklıktan, güzeli çirkinden ve hayrı şerden ayırt etmeye yarayan aklî delillere de kulak verdiler.

Onların imanları, Yüce Allah’ın kendilerine lütfettiği kadarıyla akıl ile kavranılan ve nakil ile bildirilen gerçeklere uymak şeklindedir. Lütfunu dilediği kimselere veren, kullarından dilediği kimselere ihsanda bulunan ve hayra elverişli olmayanları da tevfikine mazhar kılmayan Allah’ın şanı ne yücedir!

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kâfirler şöyle dediler: “İstifade edeceğimiz bir şekilde dinliyor ya da hak ile batılı birbirinden ayırt edebilecek şekilde düşünebiliyor olsaydık, cehennem ashabı zümresinden biri olmaz, bilakis peygamberlere iman edip getirdiklerini tasdik edenlerden ve cennet ehlinden biri olurduk.''

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالُوا۟ ve kalu ve dediler ki kök: قول
  2. لَوْ lev eğer
  3. كُنَّا kunna biz kök: كون
  4. نَسْمَعُ nesmeu söz dinleseydik kök: سمع
  5. أَوْ ev yahut
  6. نَعْقِلُ nea'kilu düşünseydik kök: عقل
  7. مَا ma
  8. كُنَّا kunna bulunmazdık kök: كون
  9. فِىٓ fi arasında
  10. أَصْحَـٰبِ eshabi halkı kök: صحب
  11. ٱلسَّعِيرِ s-seiyri çılgın ateşin kök: سعر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سعر (19 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Şüphesiz şeytan sizin için bir düşmandır. Öyle ise (siz de) onu düşman tanıyın. O, kendi taraftarlarını ancak alevli ateşe girecek kimselerden olmaya…

  • Aynı kök: سعر (19 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    İşte böylece günahlarını itiraf ederler. Artık alevli ateştekiler Allah'ın rahmetinden uzak olsun!

  • Aynı kök: سعر (19 geçiş)

    Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme)…

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    "Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah'ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

55 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

"(Elçileri) dinleseydik yani dipnot 1 aklımızı kullansaydık şu alevli ateş halkı arasında olmazdık!" (diyecekler).

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki [ev] edatı "yani" şeklinde yorumlanmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Ve "Eğer biz (vahyi) işitmiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, şimdi kavurucu ateşe müstehak olanlar arasında bulunmazdık" diyecekler.

Muhammed Esed

Ve onlar, "Eğer biz" diye ekleyecekler, "(bu uyarıları) dinlemiş olsaydık veya (en azından) kendi aklımızı kullansaydık, (şimdi) yakıcı ateşe müstehak olanlar arasında bulunmazdık!"

Ahmed Hulusi

Derler ki: "Eğer dinleseydik onları, aklımızı kullansaydık; alevli ateşte yanan halk içinde olmazdık!"

Ali Bulaç

Ve derler ki: "Eğer dinlemiş olsaydık ya da akıl etmiş olsaydık, şu çılgınca yanan ateşin halkı arasında olmayacaktık."

Ali Özek ve heyeti

Ve: Şayet kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, (şimdi) şu alevli cehennemin mahkumları arasında olmazdık! diye ilâve ederler.

Ali Rıza Safa

Ve şöyle diyecekler: "Eğer dinleseydik veya aklımızı kullansaydık, alevli ateşin yoldaşları arasında olmazdık!"

Bayraktar Bayraklı

"Eğer söz dinleseydik, yahut aklımızı kullansaydık, şu çılgın ateş halkı arasında bulunmazdık" diyecekler.

Edip Yüksel

"Dinleseydik veya aklımızı kullansaydık biz şu ateşin halkı içinde olmazdık" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Dinleseydik veya aklımızı kullansaydık biz şu ateşin halkı içinde olmazdık,' dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve derler ki: "Biz dinleseydik veya aklımızı kullansaydık, bu çılgın ateşin içinde bulunmazdık!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve biz işidir veya akl eder olsaydık bu Seıyr eshabı içinde bulunmazdık, derler

Erhan Aktaş

"Eğer dinlemiş veya düşünmüş olsaydık, şimdi alevli ateşin halkı içinde olmazdık." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Eğer dinlemiş veya düşünmüş olsaydık, şimdi alevli ateşin halkı içinde olmazdık." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Eğer dinlemiş veya düşünmüş olsaydık, şimdi alevli ateşin halkı içinde olmazdık." dediler.

Gültekin Onan

Ve derler ki: "Eğer dinlemiş olsaydık ya da akletseydik, şu çılgınca yanan ateşin halkı arasında olmayacaktık."

Hasan Basri Çantay

Ve (şunu) söylediler (söylerler): "Eğer bizi dinler, yahud aklımızı kullanır (insanlar) olsaydık şu çılgın cehennem yaranı içinde bulunmazdık."

İbni Kesir

Eğer kulak vermiş veya akletmiş olsaydık, bu çılgın alevli ateş halkı arasında bulunmazdık, derler.

Mehmet Alagaş

(6-12) Kafirlere ise Rablerinden cehennem azabı var, o ne kötü bir yerdir, orayla buluştuklarında onun kaynarken ki solumasını işitirler, öfkesinden neredeyse çatlayacak, ona her bir insan yığını atıldıkça bekçileri onlara sorarlar , size bir uyarıcı gelmedi mi? Derler ki evet bize bir uyarıcı geldi biz yalanladık, Allah herhangi bir şey indirmemiştir siz (uyarıcılar) büyük bir sapma içindesiniz dedik, şayet biz işitseydik veya akletseydik, çılgın ateşin halkı içinde olmaz idik, günahlarını itiraf ettiler, ateş halkı uzakta olsun. Gayb olduğu halde Rablerinden korkanlar işte onlara , bağışlanma ve büyük bir ecir vardır. (İbda: yaratmaya var etmeye başlamak, süreci başlatmaktır, Takdir; varın sınırlarını ve dozunu ayarlamak (zehri ilaç yapan dozudur) İcat; vardan var etmektir , Halk; bu üç kavramı içerir, Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır. Bariu ise; yoktan var etmektir , Fâtır; fıtratlı yaratmaktır)

Rowwad Tercüme Merkezi

Yine derler ki: "Eğer biz dinleseydik ve aklımızı kullanmış olsaydık, cehennemlikler arasında olmazdık."

Süleyman Ateş

Ve dediler ki: "Eğer söz dinleseydik, yahut düşünseydik, şu çılgın ateşin halkı arasında bulunmazdık!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Keşke söz dinleseydik ya da aklımızı kullansaydık, şimdi bu alevli ateşin ahalisi içinde olmazdık" derler.

Şaban Britch

"Eğer dinlemiş veya akletmiş olsaydık bu ateş halkı için de olmazdık" derler.

Şaban Piriş

Eğer dinlemiş veya akletmiş olsaydık bu ateş halkı içinde olmazdık, derler.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve derler ki: "Eğer söz dinleseydik yahut aklımızı çalıştırsaydık şu çılgın ateşin dostları arasında olmazdık."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And they add, "had we opened our hearts' ears or used our minds' eyes, we would never be among those destined to the blazes of Hell".

Abdul Haleem

They will say, ‘If only we had listened, or reasoned, we would not be with the inhabitants of the blazing fire,’ and

Abdullah Yusuf Ali

They will further say: "Had we but listened or used our intelligence, we should not (now) be among the Companions of the Blazing Fire!"

Abul A'la Maududi

They will say: 'If we had only listened and understood, dipnot 1 we would not be among the inmates of the Blazing Fire.'"

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    If we had listened or understood: If we had listened to the Prophets with attention as seekers after truth or used our intellect to understand what actually was the message they were presenting before us. Here listening has been given priority over understanding, the reason being that the pre-requisite of obtaining guidance is to listen to what the Prophet teaches, or to read if it is in the written form, like a seeker after truth. To ponder over it in an attempt to understand the truth is secondary. Without the Prophet’s guidance man cannot by himself reach the truth directly by using his intellect and common sense.

Aisha Bewley

They will say, ‘If only we had really listened and used our intellect, we would not have been Companions of the Blaze. ’

Al-Hilali & Khan

And they will say: "Had we but listened or used our intelligence, we would not have been among the dwellers of the blazing Fire!"

Ali Quli Qarai

And they will say, ‘Had we listened or applied reason, we would not have been among inmates of the Blaze. ’

Amatul Rahman Omar

And they will add, `If we had only listened and tried to understand we would not have been among the inmates of the blazing Fire (this day). '

Arthur John Arberry

They also say, 'If we had only heard, or had understood, we would not have been of the inhabitants of the Blaze. '

Bijan Moeinian

Then they will say with sorrow: "If we had listened, we would not have ended up here in Hell. "

E. Henry Palmer

And they shall say, 'Had we but listened or had sense we had not been amongst the fellows of the blaze!'

Edip-Layth

They would say, "If we had listened or understood, we would not be among the dwellers of the blazing fire!"

George Sale

And they shall say, if we had hearkened, or had rightly considered, we should not have been among the inhabitants of burning fire:

Hamid S. Aziz

And they shall say, "Had we but listened or pondered (used our reason or intelligence), we should not have been among the inmates of the Blazing Fire. "

Mahmoud Ghali

And they say, "If we had heard or had considered, in no way would we have been among the companions of the Blaze".

Marmaduke Pickthall

And they say: Had we been wont to listen or have sense, we had not been among the dwellers in the flames.

Mohamed Ahmed - Samira

They will say: "If we had listened and been wise, we would not have been among the inmates of Hell. "

Muhammad Asad

And they will add: "Had we but listened [to those warnings], or [at least] used our own reason, we would not [now] be among those who are destined for the blazing flame!"

Mustafa Khattab

And they will lament, "If only we had listened and reasoned, we would not be among the residents of the Blaze!"

Progressive Muslims

And they said: "If we had listened or understood, we would not be among the dwellers of the blazing Fire!"

Rashad Khalifa

They also say, "If we heard or understood, we would not be among the dwellers of Hell!"

Sahih International

And they will say, "If only we had been listening or reasoning, we would not be among the companions of the Blaze. "

Sam Gerrans

And they will say: “Had we listened, or used reason, we would not be among the companions of the Inferno.”

Shabbir Ahmed

And they will say, "If we really listened and used our sense, we would not be among the dwellers of the Flames. " (7:179).

Syed Vickar Ahamed

And they will also say: "Had we only listened or used our understanding, we should not (now) be among the companions of the blazing Fire!"

Taqi Usmani

And they will say, "Had we been listening or understanding, we would not have been among the people of the Hell."

The Monotheist Group

And they said: "If we had listened or understood, we would not be among the dwellers of the blazing Fire!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mülk suresi, 10. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mülk suresi, 10. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mülk suresi, 10. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩