Diyanet İşleri
Yahut göktekinin, üzerinize taş yağdıran rüzgar göndermeyeceğinden mi emin oldunuz? O zaman, uyarım nasılmış bileceksiniz!
Mülk suresi
Mülk suresi, 17. ayet. أَمْ أَمِنتُم مَّن فِى ٱلسَّمَآءِ أَن يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًا فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذِيرِ
em emintüm men fi-ssemâi ey yürsile `aleyküm ḥâṣibâ. feseta`lemûne keyfe neẕîr.
Yahut göktekinin, üzerinize taş yağdıran rüzgar göndermeyeceğinden mi emin oldunuz? O zaman, uyarım nasılmış bileceksiniz!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Göktekinden emin misiniz? Kuşlar, ordu ve rızık Mülk 16–21 3
Yaratan bilmez mi? O, en gizli şeyleri bilir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.
O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah'ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O'nadır.
Göktekinin sizi yere geçirivermeyeceğinden emin mi oldunuz? (O zaman) bir de bakarsınız yeryüzü şiddetle çalkalanıyor.
Yahut göktekinin, üzerinize taş yağdıran rüzgar göndermeyeceğinden mi emin oldunuz? O zaman, uyarım nasılmış bileceksiniz!
Andolsun, onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!?
Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları (havada) ancak Rahman tutuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir.
Yahut Rahman'dan başka size yardım edecek şu ordunuz (taraftarlarınız) kimlerdir? İnkarcılar ancak bir aldanış içindedirler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 17–18. ayetler için yazılmıştır.
17. “Yahut gökte olanın üzerinize” semâdan “çakıl taşı yağdıran” sizi taşa tutan “bir rüzgâr göndermeyeceğinden” ve böylece Allah’ın sizden intikam almayacağından “emin mi oldunuz? Benim uyarımın (akıbetinin) nasıl olduğunu yakında anlayacaksınız.” Peygamberlerin ve onlara gönderdiğim Kitapların sizleri kendisi ile korkuttukları azabın size nasıl geleceğini göreceksiniz. O bakımdan yerden yahut semâdan size bir cezanın gelmesinden kendinizi güvenlik içinde hissedişinizin size faydası olacağını sanmayın. Er ya da geç yaptığınızın âkıbetini tadacaksınız.
18. Sizden öncekiler de sizin gibi yalanlamışlardı. Yüce Allah, onları helâk etti. Allah’ın onların yalanlamasına nasıl cevap verdiğine bir bakın. Ahiret azabından daha önce dünyada iken azaplarını onlara tattırdı. O halde onların başına gelenin size gelip çatmasından sakınmalısınız.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yoksa göklerin üzerinde olan Allah’ın, Lût kavmine yağdırdığı gibi sizlere de gökyüzünden taşlar yağdırmayacağından emin mi oldunuz? Sizlere olan azabımı ve uyarımı gözlerinizle gördüğünüz zaman bunu öğreneceksiniz. Fakat, azabın gözle görülmesinin ardından ondan faydalanamayacaksınız.
Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Onu yine de yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları ötekilerin yerine geçirdik. Ayetlerimizi yalanlayanları…
Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Bak, uyarılanların sonu nasıl oldu!
Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (gördüler)!
Aynı kök: حصب (5 geçiş)
Peki, karada sizi yere geçirmesinden, yahut üzerinize taşlar savuran kasırga göndermesinden, sonra da kendinize bir vekil bulamamaktan güvende…
Aynı kök: حصب (5 geçiş)
Hiç şüphesiz siz ve Allah'tan başka kulluk ettikleriniz cehennem odunusunuz. Siz oraya varacaksınız.
Aynı kök: حصب (5 geçiş)
Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var.…
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yoksa gökte (de) olan zatın üzerinize taş yağdırmasından güvende misiniz? Uyarımın nasıl olduğunu ileride anlayacaksınız.
Veya gökte olanın, sizin ürezinize bir bela kasırgası salmayacağından emin misiniz? Artık uyarım nasıl olurmuş, o zaman anlayacaksınız.
Yahut, O Gökteki'nin, Benim uyarımın ne kadar (doğru) olduğunu size gösterecek olan ölümcül bir kasırgayı üstünüze salmayacağından emin olabilir misiniz?
Ya da semadakinin, üzerinize bir kasırga - hortum irsal etmesinden güvencede misiniz? Uyarımın anlamını bileceksiniz!
Yoksa gökte olanın üzerinize 'taş yağdıran (fırtınalı) bir rüzgar' göndermeyeceğinden emin misiniz? Siz o takdirde Benim uyarmam nasılmış bilip öğreneceksiniz.
Yahut semâda olanın (Allah'ın) üzerinize taş yağdıran (bir fırtına) göndermeyeceğinden emin misiniz? İşte (bu) tehdidimin ne demek olduğunu yakında bileceksiniz!
"Veya Gökselin, taş savuran bir kasırgayı üzerinize göndermeyeceğine ilişkin güvenceniz mi var?" Madem öyle, yakında öğreneceksiniz; Benim uyarım nasılmış?
Yoksa, göktekinin başınıza taş yağdırmasından emin mi oldunuz? İşte bu uyarılarımın ne olduğunu yakında anlayacaksınız.
Aynı şekilde, üstünüze gökten taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğine dair göktekinden güvence mi aldınız? Uyarının nasıl olduğunu öğreneceksiniz.
Aynı şekilde, üstünüze gökten taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğine dair göktekinden güvence mi aldınız? Uyarının nasıl olduğunu öğreneceksiniz.
Yoksa siz gökte olanın üzerinize mermiler yağdıran birini göndermesinden güvencede misiniz? O zaman tehdidimin nasıl olduğunu bilirsiniz!
Yoksa emin misiniz o Semadekinden; üzerinize bir mermiler yağdırıcı gönderivermesinden? O vakıt bilirsiniz ki nasılmış inzarım?
Ya da gökte olanın üzerinize taş yağdırmayacağından emin misiniz? O halde, uyarımın nasıl olduğunu yakında bileceksiniz.
Ya da gökte olanın üzerinize taş yağdırmayacağından emin misiniz? O halde, uyarımın nasıl olduğunu yakında bileceksiniz.
Ya da gökte Olan'ın üzerinize taş yağdırmayacağından emin misiniz? O halde, uyarımın nasıl olduğunu yakında bileceksiniz.
Yoksa gökte olanın üzerinize 'taş yağdıran (fırtınalı) bir rüzgar' göndermeyeceğinden güvencede (emin) misiniz? Siz o takdirde benim uyarmam nasılmış bilip öğreneceksiniz.
Yoksa gökdeki (melek) lerin, (Allahın izniyle), üstünüze taş yağdırıcı (rüzgar) göndermesinden emin mi oldunuz? Siz (o zaman) tehdidimin nice olduğunu bileceksiniz.
Yoksa gökte olanın; başınıza taş göndermesinden emin mi oldunuz? Benim tehdidimin nasıl olduğunu yakında bileceksiniz.
(13-18) Sözünüzü ister gizli tutun isterse açığa çıkarın muhakkak ki O, kalplerde olanı bilendir, yaratan hiç bilmez mi? O nazik davranandır / latiftir, haberdardır, sizin için arzı uysal / boyun eğmiş kılmıştır, onun omuzlarında yürüyün, onun rızıklarından yiyin, O’nun (Allah’ın) yanında tekrar diriltileceksiniz. Gökte olanın (Allah’ın) arzı çalkalayıp ta sizin üzerinize geçirmeyeceğimizden emin misiniz? Gökte olanın (Allah’ın) üzerinize taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğinden emin misiniz? Uyarmak nasıl olurmuş ileride bileceksiniz, kesin olan şu ki, onlardan öncekiler de yalanlanmıştı, inkâr ediyor olmak nasıl olurmuş?
Yoksa gökte olanın üzerinize taş yağdıran (fırtınalı) bir rüzgâr göndermeyeceğinden emin misiniz? Siz o takdirde benim uyarmam nasılmış bilip öğreneceksiniz.
Yoksa siz, gökte olanın, üzerine taş yağdıran (bir fırtına) göndermeyeceğinden emin misiniz? (O zaman) tehdidimin nasıl olduğunu bileceksiniz.
Ya da gökte olanın, başınıza taş toprak savuran bir kasırga göndermesine karşı güvende misiniz dipnot 1 ? Uyarılarım neymiş, yakında öğrenirsiniz.
Yoksa gökte olanın, üzerinize taş yağdıran şeyler göndermesine karşı güvende misiniz? Tarafımdan uyarılan kimsenin dipnot 1 ne hale geldiğini yakında öğrenirsiniz.
Yoksa, gökte olan Allah'ın üzerinize taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğinden güvende misiniz? Uyarım nasılmış yakında bileceksiniz!
Yoksa, gökte olanın üzerinize taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğinden güvende misiniz? Tehdidim nasılmış yakında göreceksiniz!
O göktekinin, çakıl taşları taşıyan bir rüzgarı üzerinize salmayacağından emin misiniz? O zaman bileceksiniz nasılmış uyarım!
Or do you feel that secure, and in your minds you are sure, that He Who is in His heaven's realm will not drive against you a storm, violent, mad, powerful all round and strong, and only then will it come into your heads that Allah's warning is not a jest, but a pledge of what is to come.
Are you sure that He who is in Heaven will not send a whirlwind to pelt you with stones? You will come to know what My warning means.
Or do ye feel secure that He Who is in Heaven will not send against you a violent tornado (with showers of stones), so that ye shall know how (terrible) was My warning?
Do you feel secure that He Who is in the heaven will not let loose upon you a storm of stones? dipnot 1 Then shall you know what My warning is like! dipnot 2
Or do you feel secure against Him Who is in heaven releasing against you a sudden squall of stones, so that you will know how true My warning was?
Or do you feel secure that He, Who is over the heaven (Allâh), will not send against you a violent whirlwind? Then you shall know how (terrible) has been My Warning.
Are you secure that He who is in the sky will not unleash upon you a rain of stones? Soon you will know how My warning has been!
Do you feel secure from Him Who reigns in the heaven (above you seeing), that He may send a violent storm raising dust and pebbles on you. Look! you shall soon realize how (true) was My warning!
Do you feel secure that He who is in heaven will not loose against you a squall of pebbles, then you shall know how My warning is?
…. without being constantly afraid of a sudden quake, swallowed by earth or destroyed by a twister.
Or are ye sure that He who is in the heaven will not send against you a heavy sand storm, and that ye then shall know how the warning was?
Or are you secure that the One in heaven will not send upon you a violent storm? Then you will know the value of the warning.
Or are ye secure that He who dwelleth in heaven will not send against you an impetuous whirlwind, driving the sands to overwhelm you? Then shall ye know how important my warning was.
Or have you taken security from Him Who is in heaven that He will not send down upon you a hurricane so that you shall know how terrible was My warning?
Or even do you (feel) secure that He Who is in the heaven will not send against you a squall of gravel? So you will soon know how My warning is!
Or have ye taken security from Him Who is in the heaven that He will not let loose on you a hurricane? But ye shall know the manner of My warning.
Or have you become so unafraid that He who is in Heaven will not send a violent wind to shower stones at you? Then you will know the import of My commination!
Or can you ever feel secure that He who is in heaven will not let loose against you a deadly stormwind, whereupon you would come to know how [true] My warning was?
Or do you feel secure that the One Who is in heaven will not unleash upon you a storm of stones. Only then would you know how ˹serious˺ My warning was!
Or are you secure that the One in heaven will not send upon you a violent storm Then you will know the value of the warning.
Have you guaranteed that the One in heaven will not send upon you a violent storm? Will you then appreciate the value of My warning?
Or do you feel secure that He who [holds authority] in the heaven would not send against you a storm of stones? Then you would know how [severe] was My warning.
Or do you feel secure that He who is in the heaven will not send against you a storm of stones? Then you will know how is My warning!
Or can you ever feel secure that the High Sovereign will not let loose on you a deadly hurricane? So that you shall know how My disapproval was.
Or do you feel secure that He Who is in Heaven will not send against you a violent tornado (with gravel and stones) so that you shall know how (terrible) was My warning (to them)?
Or, have you become fearless of Him who is in the sky if He looses a violent wind with stones against you? So, you will soon come to know how was My warning!
Or are you secure that the One in the heaven will not send upon you a violent storm? Then you will know the value of the warning.