Mülk suresi

Mülk suresi, 15. ayet

Mülk suresi, 15. ayet. هُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ ذَلُولًا فَٱمْشُوا۟ فِى مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا۟ مِن رِّزْقِهِۦ وَإِلَيْهِ ٱلنُّشُورُ

hüve-lleẕî ce`ale lekümü-l'arḍa ẕelûlen femşû fî menâkibihâ vekülû mir rizḳih. veileyhi-nnüşûr.

Diyanet İşleri

O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah'ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O'nadır.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mülk 12–18 · surenin 15. ayeti / 30

Konu Allah gizliyi bilir; yeryüzünde yürüyün Mülk 13–15 3

  1. Mülk 12

    Görmedikleri halde Rablerinden korkanlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

  2. Mülk 13

    Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun; (fark etmez). Şüphesiz Allah, sinelerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.

  3. Mülk 14

    Yaratan bilmez mi? O, en gizli şeyleri bilir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.

  4. 15

    O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah'ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O'nadır.

  5. Mülk 16

    Göktekinin sizi yere geçirivermeyeceğinden emin mi oldunuz? (O zaman) bir de bakarsınız yeryüzü şiddetle çalkalanıyor.

  6. Mülk 17

    Yahut göktekinin, üzerinize taş yağdıran rüzgar göndermeyeceğinden mi emin oldunuz? O zaman, uyarım nasılmış bileceksiniz!

  7. Mülk 18

    Andolsun, onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

15. Yani yeri sizin emrinize veren ve size boyun eğdiren O’dur. Böylelikle ağaç dikmek, bina yapmak, sürüp ekmek gibi ihtiyacınız olan her bir şeyi yapabilirsiniz. Aynı şekilde pek uzak yerlere ve bölgelere ulaşmanızı sağlayacak yollar da açmıştır orada.

"O halde” rızkınızı aramak ve kazanç elde etmek maksadı ile “onun omuzlarında yürüyün ve Allah'ın (oradaki) rızkından yiyin. Dirilip toplanma O’na olacaktır.” Yani sizler, Allah’ın sizin için bir imtihan ve âhiret yurduna ulaşmak üzere bir yol kılmış olduğu bu dünya yurdundan göç edip öldükten sonra diriltileceksiniz ve iyi ya da kötü amellerinizin karşılığını size vermek üzere de Allah’ın huzurunda toplanacaksınız.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Üzerine yerleşmeniz için size yeryüzünü kolay ve yumuşak kılan O'dur. Yeryüzünün her bucağında, her tarafında gezin ve orada sizin için hazırladığı rızıklarından yiyin. Sonunda hesap verip karşılığını görmek üzere bir tek O'na döndürüleceksiniz.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. هُوَ huve O
  2. ٱلَّذِى llezi
  3. جَعَلَ ceale yapandır kök: جعل
  4. لَكُمُ lekumu size
  5. ٱلْأَرْضَ l-erde yeri kök: ارض
  6. ذَلُولًۭا zelulen boynu eğik kök: ذلل
  7. فَٱمْشُوا۟ femşu haydi yürüyün kök: مشي
  8. فِى fi
  9. مَنَاكِبِهَا menakibiha onun omuzlarında (yeryüzünde) kök: نكب
  10. وَكُلُوا۟ ve kulu ve yeyin kök: اكل
  11. مِن min -ndan
  12. رِّزْقِهِۦ ۖ rizkihi O'nun rızkı- kök: رزق
  13. وَإِلَيْهِ ve ileyhi ve O'nadır
  14. ٱلنُّشُورُ n-nuşuru dönüş kök: نشر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نكب (2 geçiş)

    Fakat ahirete inanmayanlar, ısrarla bu yoldan çıkmaktadırlar.

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah'a şükredin.

  • Aynı kök: مشي (23 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Dediler ki: "Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, çarşıda pazarda dolaşır. Ona bir melek indirilseydi de, bu onunla beraber bir uyarıcı olsaydı ya!"

  • Aynı kök: مشي (23 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı…

  • Aynı kök: ذلل (24 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    "Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir." Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda…

  • Aynı kök: ذلل (24 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Biz, o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

62 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O, yeri sizin için boyun eğdirmiştir. Her tarafını dolaşıp O'nun (Allah'ın verdiği) rızkından yiyin! Dönüş, yalnızca O'nadır.

Mustafa İslamoğlu

Yeryüzünü sizin için emre amade kılan O'dur; artık onun her tarafını dolaşın ve O'nun rızkından nasiplenin: ama O'na döndürüleceğinizi asla (unutmayın)!

Muhammed Esed

O, yeryüzünü yaşanması kolay bir yer yapmıştır. Öyleyse onun her tarafını dolaşın ve Allah'ın verdiği rızıktan pay almaya çalışın ama (hiçbir an aklınızdan çıkarmayın ki) yine O'na döneceksiniz.

Ahmed Hulusi

O, arzı (bedeni) size (bilincinize) tabi oluşturdu! Onun omuzlarında yürüyün ve O'nun yaşam gıdasından nasiplenin! Yeniden varoluşunuz O'na dönük olacaktır!

Ali Bulaç

Sizin için, yeryüzüne boyun eğdiren O'dur. Şu halde onun omuzlarında yürüyün ve O'nun rızkından yiyin. Sonunda gidiş O'nadır.

Ali Özek ve heyeti

Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Şu halde yerin omuzlarında (üzerinde) dolaşın ve Allah'ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O'nadır.

Ali Rıza Safa

O, yeryüzünü size boyun eğdirmiştir. Onun üzerinde dolaşın ve O'nun geçimliklerinden yiyin. Çünkü gidiş, O'na olacaktır.

Bayraktar Bayraklı

Allah, yeryüzünü yaşanmaya elverişli bir yer yapmıştır. Öyleyse onun her tarafını dolaşıp Allah'ın verdiği rızıktan yiyiniz. Dönüşünüzün O'na olacağını unutmayınız.

Edip Yüksel

O ki yeri emriniz altına verdi. Yeryüzünü dolaşın ve onun besinlerinden yiyin. Son dönüş O'nadır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O ki yeri emriniz altına verdi. Yeryüzünü dolaşın ve onun besinlerinden yeyin. Son dönüş O'nadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O, yeryüzünü size boyun eğdiren yaratıcıdır. Haydi, o arzın omuzlarında yürüyün de O'nun rızkından yiyin. Dönüş yalnızca O'nadır.

Elmalılı Hamdi Yazır

O Halıktır ki o, size Arzı zelul (munkad) kıldı, haydin, o Arzın omuzlarında yürüyün de o yaradan latifi habirin rızkından yeyin, onadır fakat nihayet nüşur

Erhan Aktaş

Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Artık onun üzerinde dilediğinizce dolaşın ve O'nun rızkından yiyin. Sonunda dönüş O'nadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Artık onun üzerinde dilediğinizce dolaşın ve O'nun rızkından yiyin. Sonunda dönüş O'nadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Artık onun üzerinde dilediğinizce dolaşın ve O'nun rızkından yiyin. Sonunda dönüş O'nadır.

Gültekin Onan

Sizin için, yeryüzüne boyun eğdiren O'dur. Şu halde onun omuzlarında yürüyün ve O'nun rızkından yiyin. Sonunda gidiş O'nadır.

Hasan Basri Çantay

O, yeri, sizin faidenize, hor (ve müsahhar) kılandır. O halde onun omuzlarında yürüyün. (Allahın) rızkından yeyin. (Fakat şunu daima hatırlayın ki) son gidiş ancak Onadır (Allahadır).

İbni Kesir

Size yeryüzünü boyun eğdiren O'dur. O halde onun sırtlarında yürüyün. O' nun rızkından yiyin, nihayet dönüş O'nadır.

Mehmet Alagaş

(13-18) Sözünüzü ister gizli tutun isterse açığa çıkarın muhakkak ki O, kalplerde olanı bilendir, yaratan hiç bilmez mi? O nazik davranandır / latiftir, haberdardır, sizin için arzı uysal / boyun eğmiş kılmıştır, onun omuzlarında yürüyün, onun rızıklarından yiyin, O’nun (Allah’ın) yanında tekrar diriltileceksiniz. Gökte olanın (Allah’ın) arzı çalkalayıp ta sizin üzerinize geçirmeyeceğimizden emin misiniz? Gökte olanın (Allah’ın) üzerinize taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğinden emin misiniz? Uyarmak nasıl olurmuş ileride bileceksiniz, kesin olan şu ki, onlardan öncekiler de yalanlanmıştı, inkâr ediyor olmak nasıl olurmuş?

Rowwad Tercüme Merkezi

O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah’ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O’nadır.

Süleyman Ateş

O size yeri boyun eğer yaptı. Haydi onun omuzlarında yürüyün ve Allah'ın rızkından yeyin. (Sonunda) Dönüş O'nadır (size verdiği ni'metlere karşı şükredip etmediğinizi sizden soracak, sizi hesaba çekecektir).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. (Yeryüzünün) omuzlarında dolaşın ve rızkından yiyin. Topraktan çıkış dipnot 1 O'nun huzuruna olacaktır..

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yeniden yaratılıp topraktan çıkarak Allah'ın huzurunda toplanma, mahşer günü, hesap günü

Şaban Britch

Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Şu halde yerin omuzlarında (üzerinde) dolaşın ve Allah'ın rızkından yiyin. Dönüş de O’nadır.

Şaban Piriş

Yeri sizin için, üzerinde yürüyün ve rızkından yiyin diye alçak kılan O'dur. Dönüş de O'nadır.

Yaşar Nuri Öztürk

O, yeri sizin için boyun eğer yaptı. Haydi, onun omuzlarında yürüyün ve Allah'ın rızıklarından yiyin. Dönüş O'nadır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

It is He Who made the earth for you tractable and can be easily managed, and so walk along its tracks and travel through its tracts and resort to the purposes of trade, keeping Allah in mind to help you attain a facile and ready course. And support your life from the sustenance He provided, then back to Him is the return on the Day of Resurrection.

Abdul Haleem

It is He who has made the earth manageable for you––travel its regions; eat His provision- and to Him you will be resurrected.

Abdullah Yusuf Ali

It is He Who has made the earth manageable for you, so traverse ye through its tracts and enjoy of the Sustenance which He furnishes: but unto Him is the Resurrection.

Abul A'la Maududi

He it is Who made the earth subservient to you. So traverse in its tracks and partake of the sustenance dipnot 1 He has provided. To Him will you be resurrected. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, this earth has not become subdued for you of its own accord, and the provisions also that you are eating have not become available here by themselves, but Allah has so arranged it by His wisdom and power that your life became possible here and this splendid globe became so peaceful that you are moving about on it with full peace of mind, and it has become such a vast table spread with food that it contains endless and limitless provisions for your sustenance. If you are not lost in heedlessness and look about yourself intelligently, you will find how much wisdom underlies in the making of this earth habitable for you and arranging in it immeasurable stores of provisions for you. (For explanation, see (E.Ns 73, 74, 81 of Surah An-Naml);(E.Ns 29, 32 of Surah YaSeen); (E.Ns 90, 91 of Al-Momin), (E.N. 7 of Surah Az-Zukhruf), (E.N. 7 of Surah Al-Jathiyah), (E.N. 18 of Surah Qaf).
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, while you move about on the earth and eat of what Allah has provided for you here, you should not forget that ultimately you have to appear before God one day.

Aisha Bewley

It is He who made the earth submissive to you, so walk its broad trails and eat what it provides. The Resurrection is to Him.

Al-Hilali & Khan

He it is Who has made the earth subservient to you (i.e. easy for you to walk, to live and to do agriculture on it); so walk in the path thereof and eat of His provision. And to Him will be the Resurrection.

Ali Quli Qarai

It is He who made the earth tractable for you; so walk on its flanks and eat of His provision, and towards Him is the resurrection.

Amatul Rahman Omar

He it is Who has made the earth smooth and subservient to you (for your benefit), so traverse (far and deep) into its spacious paths (for your spiritual and material advancement), and (thus by active labour) eat of His sustenance (and enjoy His gifts). To Him will you all return after your having been raised to life.

Arthur John Arberry

It is He who made the earth submissive to you; therefore walk in its tracts, and eat of His provision; to Him is the Uprising.

Bijan Moeinian

He is the One Who has made the earth hospitable for you. Roam its corners, find your provision and know that one they you will return to meet your Lord.

E. Henry Palmer

He it is who made the earth flat for you; so walk in the spacious sides thereof and eat of His provision; for unto Him the resurrection is!

Edip-Layth

He is the One who made the earth subservient to you. So roam its paths, and eat from His provisions; and to Him is the final summoning.

George Sale

It is He who hath levelled the earth for you: Therefore walk through the regions thereof, and eat of his provision; unto Him shall be the resurrection.

Hamid S. Aziz

He it is Who made the earth smooth (manageable) for you, therefore go about in the spacious paths thereof, and eat of His provisions, and to Him is the Resurrection after death.

Mahmoud Ghali

He is (The One) Who made the earth tractable to you; so walk in its territories and eat of His provision; and to Him is the Rising up.

Marmaduke Pickthall

He it is Who hath made the earth subservient unto you, so Walk in the paths thereof and eat of His providence. And unto Him will be the resurrection (of the dead).

Mohamed Ahmed - Samira

It is lie who made the earth subservient to you that you may travel all around it, and eat of things He has provided; and to Him will be your resurrection.

Muhammad Asad

He it is who has made the earth easy to live upon: go about, then, in all its regions, and partake the sustenance which He provides: but [always bear in mind that] unto Him you shall be resurrected.

Mustafa Khattab

He is the One Who smoothed out the earth for you, so move about in its regions and eat from His provisions. And to Him is the resurrection ˹of all˺.

Progressive Muslims

He is the One who made the Earth subservient for you. So roam its paths, and eat from His provisions; and to Him is the final summoning.

Rashad Khalifa

He is the One who put the Earth at your service. Roam its corners, and eat from His provisions. To Him is the final summoning.

Sahih International

It is He who made the earth tame for you - so walk among its slopes and eat of His provision - and to Him is the resurrection.

Sam Gerrans

He it is that made the earth responsive for you; so walk in the tracts thereof, and eat of His provision; and to Him is the Resurrection.

Shabbir Ahmed

He it is Who has made the earth humble at your service. So move through its tracts and enjoy His provisions. Bear in mind that the revival to New Life will again be in His Dominion.

Syed Vickar Ahamed

It is He Who has made the earth manageable (and amenable) for you, so you may travel through its open lands and enjoy the gifts which He furnishes: And to Him is the Resurrection.

Taqi Usmani

He is the One who has made the earth subjugated for you, so walk on its shoulders, and eat out of His provision, and to Him is the Resurrection.

The Monotheist Group

He is the One who made the earth subservient for you. So roam its paths, and eat from His provisions; and to Him is the final summoning.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mülk suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mülk suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mülk suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩