Mü'min suresi

Mü'min suresi, 28. ayet

Mü'min suresi, 28. ayet. وَقَالَ رَجُلٌ مُّؤْمِنٌ مِّنْ ءَالِ فِرْعَوْنَ يَكْتُمُ إِيمَٰنَهُۥٓ أَتَقْتُلُونَ رَجُلًا أَن يَقُولَ رَبِّىَ ٱللَّهُ وَقَدْ جَآءَكُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ مِن رَّبِّكُمْ وَإِن يَكُ كَٰذِبًا فَعَلَيْهِ كَذِبُهُۥ وَإِن يَكُ صَادِقًا يُصِبْكُم بَعْضُ ٱلَّذِى يَعِدُكُمْ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ كَذَّابٌ

veḳâle racülüm mü'min. min âli fir`avne yektümü îmânehû etaḳtülûne racülen ey yeḳûle rabbiye-llâhü veḳad câeküm bilbeyyinâti mir rabbiküm. veiy yekü kâẕiben fe`aleyhi keẕibüh. veiy yekü ṣâdiḳay yüṣibküm ba`ḍu-lleẕî ye`idüküm. inne-llâhe lâ yehdî men hüve müsrifün keẕẕâb.

Diyanet İşleri

Firavun ailesinden, imanını gizlemekte olan mü'min bir adam şöyle dedi: "Rabbim Allah'tır, dediği için bir adamı öldürecek misiniz? Halbuki o, size Rabbinizden apaçık mucizeler getirdi. Eğer yalancı ise, yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru söylüyorsa, sizi tehdit ettiği şeylerin bir kısmı başınıza gelecektir. Şüphesiz Allah, aşırı giden, yalancılık eden kimseyi doğru yola eriştirmez."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'min 25–31 · surenin 28. ayeti / 85

Konu Firavun ailesinden imanını gizleyen adam Mü'min 28–45 3

  1. Mü'min 25

    Musa onlara tarafımızdan gerçeği getirince, "Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın" dediler. Fakat kafirlerin tuzağı hep boşa çıkmıştır.

  2. Mü'min 26

    Firavun dedi ki: "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim. (Faydası olacaksa) Rabbini yardıma çağırsın! Çünkü ben onun, dininizi değiştireceğinden, yahut yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağından korkuyorum."

  3. Mü'min 27

    Musa da, "Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığınırım" dedi.

  4. 28

    Firavun ailesinden, imanını gizlemekte olan mü'min bir adam şöyle dedi: "Rabbim Allah'tır, dediği için bir adamı öldürecek misiniz? Halbuki o, size Rabbinizden apaçık mucizeler getirdi. Eğer yalancı ise, yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru söylüyorsa, sizi tehdit ettiği şeylerin bir kısmı başınıza gelecektir. Şüphesiz Allah, aşırı giden, yalancılık eden kimseyi doğru yola eriştirmez."

  5. Mü'min 29

    "Ey kavmim! Bugün yeryüzüne hakim kimseler olarak iktidar ve saltanat sizindir. Ama başımıza geldiğinde bizi, Allah'ın azabından kim kurtarır?" Firavun, "Ben size ancak kendi görüşümü bildiriyorum ve sizi ancak doğru yola götürüyorum" dedi.

  6. Mü'min 30–31

    (30-31) İman etmiş olan adam dedi ki: "Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nuh kavmi, Ad kavmi, Semud kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen olayların sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum. Allah, kullarına asla zulmetmek istemez."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

28. Burada sözü edilen kimsenin, sözünün dinlenilir bir kimse olması kaçınılmaz görülmektedir. Özellikle de imanını gizlediği ve zahiren onlara uygun hareket ettiği düşünülecek olursa bu böyledir. Zira eğer zahiren onlara muhalefet ediyor olsaydı onun sözlerine bu kadar kulak asmazlardı.

Bu durum tıpkı Yüce Allah’ın Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem’i Muhammed’in amcası Ebu Talib vasıtası ile Kureyş’ten korumasına benzemektedir. Çünkü Ebu Talib, Kureyş nezdinde ulu ve dinleri hususunda da kendilerine uyan bir kimse idi. Eğer müslüman olmuş olsa idi onun peygamberi koruması söz konusu olmazdı.

İşte ilâhî tevfike mazhar olmuş, aklı başında ve kararlı bir kimse olan bu mü’min kişi, kavminin yaptıkları işin çirkinliğini ve kararlarının ne kadar olumsuz olduğunu belirterek “şöyle dedi: Siz ‘Rabbim Allah’tır’, dedi diye bir adamı öldürecek misiniz?” Yani böyle bir adamı öldürmeyi nasıl caiz görebilirsiniz? Onun günahı ve suçu, Rabbim Allah’tır, demekten ibarettir. Halbuki onun bu sözleri delilsiz de değildir. Bundan dolayı sözlerini şöyle sürdürdüğünü görüyoruz:

“Üstelik o, size Rabbinizden apaçık deliller getirmiştir.” Çünkü onun getirdiği apaçık deliller, onlar yanında oldukça ün salmıştı. Küçükleri de büyükleri de bunları biliyordu. Yani bu durum, onun öldürülmesini gerektirmez. Siz niçin bundan önce onun getirdiği hakkı çürütmeye kalkışmıyor ve onun delillerine, onları reddedecek delillerle karşılık vermiyorsunuz? Bundan sonra şayet delilinizle ona galip gelecek olursanız onu öldürmeniz helâl olur mu, olmaz mı diye o zaman düşünürsünüz? Ama onun delili üstünlük sağlamış ve belgeleri galip gelmiş olursa o halde onu öldürmenizi engelleyecek pek çok mani vardır. Hatta buna imkânınız yoktur.

Daha sonra durum ne olursa olsun, aklı başında herkesin ikna olacağı son derece mantıklı bir söz söyleyerek şöyle dedi: “Eğer o yalancı ise yalanı kendi aleyhinedir, eğer doğru söylüyor ise onun sizi tehdit ettiklerinin bir bölümü gelir sizi bulur.” Yani Mûsâ aleyhisselam ya iddiasında yalancıdır yahut doğru söylemektedir. Şâyet yalan söylüyorsa bu yalan, onun aleyhinedir, zararı da sadece ona dokunacaktır. Bu konuda size herhangi bir zarar gelmez. Çünkü siz onun çağrısını kabul etmediğiniz gibi onu tasdik de etmiyorsunuz.

Eğer doğru sözlü ise size apaçık deliller getirmiş ve sizlere çağrısını kabul etmediğiniz takdirde Allah’ın sizleri dünyada da âhirette de cazalandıracağını bildirmiş olduğuna göre o vakit size tehdit ettiklerinin bir bölümü -ki bu da dünya azabıdır- gelip elbette sizi bulacaktır.

Bu söz, onun oldukça akıllı olduğunu ve Mûsâ aleyhisselam’ı incelikli bir şekilde savunduğunu göstermektedir. Çünkü bu sözleri ile herkesin açıkça anlayacağı bir cevap vermiş ve durum ne olursa olsun bu iki halden birisinin söz konusu olacağını belirtmiş ve her halükarda onu öldürmenin bir cahillik ve akılsızlık olduğunu ifade etmiştir.

Daha sonra o, -Allah ondan razı olsun, onu razı etsin, ona mağfiret ve merhamet buyursun- bundan daha ileri bir noktaya geçerek Mûsâ aleyhisselam’ın hakka ne kadar yakın olduğunu açıklama gayreti ile: “Şüphesiz Allah” hakkı terk etmek ve batıla yönelmek sureti ile “haddi aşan ve” aşırılığa kaçtığı hususları Yüce Allah’a nispet etmek sureti ile “yalan söyleyen kimseleri doğru yola iletmez.” Allah, böylelerini ne anlatmak istediklerinde, ne de bunun için ortaya koydukları delili açıklamakta doğru yola iletmez, sırat-i müstakimi izleme başarısını vermez.

Yani siz, Mûsâ’nın hakka davet ettiğini ve Yüce Allah’ın ona aklî delilleri ve semavî olağanüstü halleri (mucizeleri) açıklayıp gösterme hidâyetini bahşetmiş olduğunu gördünüz. Bu şekilde hidâyet bulan bir kimsenin haddi aşan ve de yalancı bir kimse olması ise mümkün değildir.

Bu açıklamalar onun gerçekten ilminin de aklının da Rabbini bilip tanımasının da mükemmel olduğuna delildir. Daha sonra o, kavmini sakındırarak, onlara öğüt vererek, âhiret azabı ile onları korkutarak ve de yeryüzünde sahip olunan mülke aldanmamaları gerektiğini belirterek şunları söyledi:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Firavun ailesinden olup Allah'a iman eden ve kavminden imanını gizleyen bir adam Musa -aleyhisselam-'ı öldürme konusunda kararlı olmalarını inkâr edip, şöyle dedi: "Rabbim Allah'tır demekten başka hiçbir suçu olmayan bir adamı mı öldüreceksiniz? Hâlbuki o, Rabbi tarafından gönderildiğine dair iddia ettiği şeyde doğruluğuna delalet eden apaçık kanıtlar ve deliller getirmiştir. Eğer onun yalancı olduğunu farz edersek yalanı kendi aleyhine döner. Eğer doğru söylüyor ise size vadettiği azabın bir kısmı gecikmeden başınıza gelecektir. Şüphesiz ki Yüce Allah; koyduğu sınırları aşan, Allah'a ve resulüne iftira atan kimseyi hakka muvaffak kılmaz."

Kelimeler

39 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالَ ve kale ve (şöyle) dedi kök: قول
  2. رَجُلٌۭ raculun bir adam kök: رجل
  3. مُّؤْمِنٌۭ mu'minun mü'min kök: امن
  4. مِّنْ min -nden
  5. ءَالِ ali ailesi- kök: اول
  6. فِرْعَوْنَ fir'avne Fir'avn
  7. يَكْتُمُ yektumu gizleyen kök: كتم
  8. إِيمَـٰنَهُۥٓ imanehu imanını kök: امن
  9. أَتَقْتُلُونَ etektulune öldürüyor musunuz? kök: قتل
  10. رَجُلًا raculen bir adamı kök: رجل
  11. أَن en diye
  12. يَقُولَ yekule diyor kök: قول
  13. رَبِّىَ rabbiye Rabbim kök: ربب
  14. ٱللَّهُ llahu Allah'tır kök: اله
  15. وَقَدْ ve kad oysa gerçekten
  16. جَآءَكُم ca'ekum size gelmiştir kök: جيا
  17. بِٱلْبَيِّنَـٰتِ bil-beyyinati kanıtlarla kök: بين
  18. مِن min -den
  19. رَّبِّكُمْ ۖ rabbikum Rabbiniz- kök: ربب
  20. وَإِن ve in ve eğer
  21. يَكُ yeku o ise kök: كون
  22. كَـٰذِبًۭا kaziben bir yalancı kök: كذب
  23. فَعَلَيْهِ fealeyhi kendi zararınadır
  24. كَذِبُهُۥ ۖ kezibuhu yalanı kök: كذب
  25. وَإِن ve in ve eğer
  26. يَكُ yeku o ise kök: كون
  27. صَادِقًۭا sadikan doğru söylüyor kök: صدق
  28. يُصِبْكُم yusibkum başınıza gelir kök: صوب
  29. بَعْضُ bea'du bir kısmı kök: بعض
  30. ٱلَّذِى llezi
  31. يَعِدُكُمْ ۖ yeidukum size va'dettiklerinin kök: وعد
  32. إِنَّ inne şüphesiz
  33. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  34. لَا la
  35. يَهْدِى yehdi doğru yola iletmez kök: هدي
  36. مَنْ men kimseyi
  37. هُوَ huve o
  38. مُسْرِفٌۭ musrifun aşırı giden kök: سرف
  39. كَذَّابٌۭ kezzabun yalancı kök: كذب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Firavun · Aynı kök: سرف (23 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Andolsun, daha önce Yusuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de,…

  • Aynı kök: سرف (23 geçiş) · Ortak kavram: Vaad · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Kendilerini ve dilediğimiz kimseleri kurtardık. Haddi aşanları ise helak ettik.

  • Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak…

  • Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.

  • Aynı kök: كتم (21 geçiş) · Aynı kök: صوب (77 geçiş)

    Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut; seferde…

  • Aynı kök: كتم (21 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş)

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…

  • Aynı kök: سرف (23 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş)

    "Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz."

  • Aynı kök: كتم (21 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, bir kimseyi öldürmüştünüz de suçu birbirinizin üstüne atmıştınız. Halbuki Allah, gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktı.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Firavun ailesinden olup, imanını gizleyen bir mümin adam şöyle demişti: "Siz bir adamı ‘Rabbim Allah'tır!' diyor diye öldürecek misiniz? (Oysa) o, size Rabbinizden apaçık deliller getirmiştir. O (Musa) yalancı ise yalanı kendi aleyhinedir. Doğru söylüyorsa sizi tehdit ettiği (azab)ın bir kısmı olsun gelip size isabet eder. dipnot 1 Şüphesiz ki Allah haddi aşan, yalancı kimseyi doğru yola ulaştırmaz.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Sebe' 34:50.

Mustafa İslamoğlu

Firavun'un yakın çevresinden olup da imanını gizleyen mü'min sırf 'Rabbim Allah'tır' dediği için, üstelik size Rabbinizden hakikatin apaçık delillerini getirdiği halde öldürecek misiniz? Kaldı ki, eğer yalancıysa yalanının zararı yalnızca kendisinedir; yok eğer gerçeği söylüyorsa, tehdit ettiklerinin hiç değilse bir kısmı gelip sizi bulacaktır: çünkü Allah yalan dolanla kendini araya veren birini asla hedefe ulaştırmaz."

Muhammed Esed

O anda, inancını (o güne kadar) gizlemiş olan Firavun ailesinden bir mümin (şöyle) haykırdı: "'Rabbim Allah'tır dediği için adam mı öldüreceksiniz? Oysa o, size Rabbinizden kanıtlar getirmiştir. Eğer o, bir yalancı ise yalanı kendi aleyhine dönecektir; ama gerçeği söylüyorsa, sizi uyardığı (azabın) bir kısmı başınıza gelecek, çünkü Allah, (kendileri hakkında) yalan söyleyerek kendi kişiliklerini harcayanları doğru yola ulaştırmaz.

Ahmed Hulusi

Firavun ailesinden olup o ana kadar imanını açıklamamış bir adam dedi ki: "Rabbim Allah'tır, dediği için mi bir adamı öldürüyorsunuz? Oysa O, size Rabbinizden apaçık delillerle gelmiştir. . . Eğer o yalancı ise, yalanı kendi aleyhinedir. . . Şayet doğru söyleyen ise, sizi uyardığı azap size isabet eder! Muhakkak ki Allah, (hakikatindeki sermayeyi) israf eden, çok yalancı kimseye hidayet etmez. "

Ali Bulaç

Firavun ailesinden imanını gizlemekte olan mü'min bir adam dedi ki: "Siz, benim Rabbim Allah'tır diyen bir adamı öldürüyor musunuz? Oysa o, size Rabbinizden apaçık belgelerle gelmiş bulunuyor. Buna rağmen o eğer bir yalancı ise yalanı kendi aleyhinedir; ve eğer doğru sözlü ise, (o zaman da) size va'dettiklerinin bir kısmı size isabet eder. Şüphesiz Allah, ölçüyü taşıran, çok yalan söyleyen kimseyi hidayete erdirmez."

Ali Özek ve heyeti

Firavun ailesinden olup, imanını gizleyen bir mümin adam şöyle dedi: Siz bir adamı «Rabbim Allah'tır»diyor, diye öldürecek misiniz? Halbuki o, size Rabbinizden apaçık mucizeler getirmiştir. Eğer o yalancı ise yalanı kendisinedir. Eğer doğru söylüyorsa sizi tehdit ettiğinin (azâbın), bir kısmı olsun gelip size çatar. Şüphesiz Allah, haddi aşan, yalancı kimseyi doğru yola eriştirmez.

Ali Rıza Safa

Firavun ailesinden olup, inancını gizleyen bir adam da şöyle dedi: " ‘Benim Efendim, Allah'tır!' dediği için bir adamı öldüreceksiniz; öyle mi? Üstelik O, Efendinizden, size açık kanıtlarla gelmiştir. Eğer yalan söylüyorsa, yalanı kendi yitimine yöneliktir. Ama doğruyu söylüyorsa, sözünü verdiklerinin bir bölümü başınıza gelecektir. Kuşkusuz, Allah, ölçüyü aşan yalancıları doğru yola eriştirmez!"

Bayraktar Bayraklı

Firavun ailesinden olup imanını gizleyen bir mümin şöyle dedi: "Siz bir adamı, 'Rabbim Allah'tır diyor' diye öldürecek misiniz? Halbuki o, Rabbinizden size apaçık mucizeler getirmiştir. Eğer o yalancı ise yalanı kendisinedir. Eğer doğru söylüyorsa, sizi tehdit ettiği azabın bir kısmı olsun gelip size çatar. Şüphesiz Allah, haddi aşan ve yalancı kimseyi doğru yola eriştirmez."

Edip Yüksel

Gerçeği onayladığı halde Firavunun tarafından onaylamasını gizleyen bir adam dedi ki, "Siz ‘benim Efendim ALLAH'tır' diyen bir adamı mı öldüreceksiniz? Halbuki size Efendinizden apaçık deliller getirmiş bulunuyor. Yalancı ise, bu onun problemidir; yok doğru sözlü ise onun size anlattıkları gerçekleşir. Kuşkusuz ALLAH sınırı aşan yalancıları sevmez."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Firavun'un tarafından inancını gizleyen inanan bir adam dedi ki, 'Siz 'benim Rabbim ALLAH'tır' diyen bir adamı mı öldüreceksiniz? Halbuki size Rabbinizden apaçık deliller getirmiş bulunuyor. Yalancı ise, bu onun problemidir; yok doğru sözlü ise onun size anlattıkları gerçekleşir. Kuşkusuz ALLAH sınırı aşan yalancıları sevmez.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Firavun ailesinden -imanını saklayan- mümin bir adam: "Bir adamı "Rabbim Allah'tır" diyor diye öldürecek misiniz? Oysa o, size Rabbinizden açık delillerle gelmiştir. Hem o bir yalancı ise, çok sürmez yalanı boynuna geçer; fakat doğru ise size yaptığı tehditlerin bir kısmı olsun başınıza gelir. Şüphe yok ki, Allah, aşırı giden bir yalancıyı doğru yola çıkarmaz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ali Fir'avnden mü'min bir er de -ki iymanını saklıyordu- a, dedi: bir adamı rabbım Allah diyor diye öldürecek misiniz? Size rabbınızdan beyyinelerle de gelmiş iken? Hem o bir yalancı ise çok sürmez yalanı boynuna geçer, fakat doğru ise size yaptığı vaidlerin bir kısmı olsun başınıza gelir, şübhe yok ki Allah musrif bir yalancıyı doğru yola çıkarmaz

Erhan Aktaş

Firavun taraftarlarından imanını gizleyen bir kimse, şöyle dedi: "Rabb'im Allah'tır dediği için mi bir adamı öldüreceksiniz? Oysaki o, size Rabb'inizden açık kanıtlarla geldi. Eğer yalancı biriyse yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru söylüyorsa uyardığı şeylerin bir kısmı size isabet edecektir. Allah, aşırı giden yalancı bir kimseyi doğru yola iletmez."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Firavun taraftarlarından imanını gizleyen bir kimse, şöyle dedi: "Rabb'im Allah'tır dediği için mi bir adamı öldüreceksiniz? Oysaki o, size Rabb'inizden açık kanıtlarla geldi. Eğer yalancı biriyse yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru söylüyorsa uyardığı şeylerin bir kısmı size isabet edecektir. Allah, aşırı giden yalancı bir kimseyi doğru yola iletmez."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Firavun taraftarlarından imanını gizleyen bir kimse, şöyle dedi: "Rabb'im Allah'tır dediği için mi bir adamı öldüreceksiniz? Oysaki o, size Rabb'inizden açık kanıtlarla geldi. Eğer yalancı biriyse yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru söylüyorsa uyardığı şeylerin bir kısmı size isabet edecektir. Allah, aşırı giden yalancı bir kimseyi doğru yola iletmez.

Gültekin Onan

Firavun ailesinden inancını gizlemekte olan inançlı bir adam dedi ki: "Siz, benim rabbim Tanrı'dır diyen bir adamı öldürüyor musunuz? Oysa o, size rabbinizden apaçık belgelerle gelmiş bulunuyor. Buna rağmen o eğer bir yalancı ise yalanı kendi aleyhinedir; ve eğer doğru sözlü ise (o zaman da) size vaadettiklerinin bir kısmı size isabet eder. Şüphesiz Tanrı, ölçüyü taşıran, çok yalan söyleyen kimseyi hidayete erdirmez."

Hasan Basri Çantay

Fir'avn ailesinden olub imanını gizlemekde bulunan bir mü'min (şöyle) dedi: "Siz bir adamı, Rabbin Allahdır demesiyle öldürür müsünüz? Halbuki o, size Rabbinizden apaçık mu'cizeler de getirmişdir. Bununla beraber, eğer o, bir yalancı ise yalanı kendisine. Eğer doğrucu ise sizi tehdid edegeldiği (azab) ın bir kısmı olsun (gelir) sizi çarpar. Şübhesiz Allah, haddi aşan, (iddiasında) çok yalancı olan kimseyi muvaffak etmez".

İbni Kesir

Firavun hanedanından olup da imanını gizleyen mü'min bir adam da demiştir ki: Rabbım Allah'tır, dedi diye bir kişiyi mi öldüreceksiniz? Halbuki o, size Rabbınızdan ayetlerle gelmiştir. Eğer yalancıysa; yalanı kendisinedir. Eğer doğru sözlü ise; sizi tehdit ettiklerinin bir kısmı başınıza gelebilir. Muhakkak ki Allah; haddi aşan yalancı bir kimseyi hidayete erdirmez.

Mehmet Alagaş

(23-52) Kesin olan şu ki, Musa’yı ayetlerimizle ve açık delillerimizle Firavun’a, Haman ve Karun’a gönderdik. (Musa’ya) yalancı ve sihirbaz dediler. Onlar a yanımızdan hakikati getirince de onunla beraber olan iman edenlerin, oğullarını öldürün kadınlarını hayatta bırakın dediler , Kafirlerin entrikası / tuzak planı ancak ve ancak sapar. (Hedefini bulmaz), Firavun dedi ki, bırakın beni Musa’yı öldüreyim, O da Rabbini çağırsın , dininizi değiştirmesinden / bir başka dinle mübadele etmesinden yahut arzda bozgun çıkarmasından kesinlikle korkuyorum. Musa dedi ki kibirlenenlerin ve hesap gününe iman etmeyenlerin her birinden Rabbime, sizin de Rabbiniz olana sığındım. Firavun’un a ilesinden imanını gizlemiş mümin bir adam dedi ki (Musa, Harun iki kişi idi bu gelen destek ile üç oldular, destek önemli) Rabbim Allah’tır demesi dolayısıyla bir adam mı öldüreceksiniz? (Adam öldürmek bu kadar kolay mı?) Üstelik size Rabbinizden açıklamalar / beyanatlar getirmiş! Eğer ki yalancı ise yalanı kendi aleyhine, eğer ki doğru sözlü ise bazılarınıza vadettiği isabet edebilir, Muhakkak Allah, savurgan kişiyi / israf edeni ve yalancı kimseyi yola yönlendirmez / hidayet etmez. Ey kavmim bugün göründüğü kadarıyla arzda mülk sizin / idari inisiyatif ve yetki sizde. Bize Allah’tan bir hışım / be’s gelirse, bize kim yardım eder ki? Firavun dedi ki size ne görüyorsam ancak onu gösteririm, sizi de ancak ve ancak yetişkinlik yoluna / rüşt yoluna yönlendiriyorum. İman eden kişi de dedi ki Ey kavmim Hizipler gününün / taraftarlar gününün bir benzerinin size gelmesinden korkarım, tıpkı Nuh kavminin Ad’ın ve Semud’un ve onlardan sonrakilerin başına gelenler gibi, Allah’ın kullarına zulmetmek gibi bir dileği / muradı yoktur. Ey kavmim size bağrışıp çığrışma gününün üzerinize gelmesinden , arkasını dönüp kaçış gününden korkuyorum , Allah’tan sizi kurtara n / asım yoktur. Allah kimi saptırır ise onu yola sokacak yoktur. Kesin olan şu ki önceden Yusuf’ta size açıklamalarla / beyanatlarla gelmişti, O’nun size getirdiklerinden şüpheye düşerek yanıldınız / (zelle) hatta helak olduğu zaman / öldüğü zaman da Allah bundan sonra resul falan yaratmaz dediniz, böylece Allah sizden savurgan / müsrif ve şüpheci olanları / mürteb olanları saptırdı. (Ama Yusuf’tan sonra Musa geldi) Kendilerine verilmiş bir delil dayanağı /bir ispat / bir sultan olmadan Allah’ın ayetleri hakkında mücadele ederler, bu, Allah’ın ve iman edenlerin yanında büyük bir nefret kaynağıdır, Allah büyüklenenin ve zorbanın / cebbarın bu şekilde kalbini kilitler / mühürler. Firavun dedi ki Ey Haman, bana bir kule yap / sarh yap, umarım sebeplere / nedenlere ulaşabilirim, göklerin sebeplerine ulaşabilirim, Musa’nın ilahını kavrarım / muttali olurum , ben O’nun kesinlikle yalancı olduğunu sanıyorum / zannediyorum, böylece kötü faaliyeti / ameli Firavun’a süslü gösterildi, yoldan saptırıldı, Firavunun tuzağı, ziyan olur / tebab olur. İman eden kişi dedi ki Ey kavmim bana uyun ki sizi yetişkin eden yola yönlendireyim, ey kavmim bu dünya hayatı geçimliktir / metalıktır, kesinlikle Ahiret ise varıp kalınacak / karar edilecek yurttur , kim kötülük işlerse sadece misliyle karşılığını bulur , Mümin kadın yahut erkek kim de ıslah edici faaliyetler icra ederse, işte onlar cennete girecekler, hesapsız bir şekilde orada rızıklandırılacaklar / erzaklandırılacaklar. Ey kavmim ben sizi kaçıp kurtulmaya / necate davet ediyorum, siz ise beni ateşe davet ediyorsunuz , Beni, Allah’ı yok saymaya / Allah’a küfretmeye davet ediyorsunuz, hakkında herhangi bir bilgi olmayan / ilim olmayan şeyleri O’na ortak koşmaya davet ediyorsunuz, ben de sizi saygıdeğer olana, çok defa bağışlayana çağırıyorum / davet ediyorum. Besbelli ki sizin beni çağırdığınız şeyin dünyada ve ahirette davet edilecek bir hakikati yok , kesinlikle dönüşümüz Allah’adır , kesinlikle savurganlar / müsrifler de ateşin halkıdır. Benim size dediklerimi ileride hatırlayacaksınız, ben işim i Allah’a havale ediyorum / üfevvizu ilallah, Allah kullarını görendir, Allah’ta, kurdukları tuzağın kötülüğünden, onu (kavimden mümin olan kişiyi) korudu. Firavun ailesinin başına da azabın kötüsü geldi. Ateş! .... Sabah akşam ona sunulurlar / arz edilirler, saatin / (kıyamet saatinin) ortaya çıktığı günde Firavun ailesini, azabın şiddetlisine atınız. Ateşte tartışma içindeyken, zayıf bırakılanlar / mustazaflar büyüklenenlere diyecekler ki; biz kesinlikle sizlere tabi olduk , Ateşten bize isabet edeni / nasip olanı bizden savabilir misiniz? Büyüklenenler de diyecekler ki; muhakkak ki hepimiz onun içindeyiz / ateşin içindeyiz, kulları arasında hakem olan / karar verecek olan Allah’tır. Ateş içinde olanlar cehennem bekçilerine derler ki Rabbinize çağrıda bulunun, bir gün bile olsa azabı bizden hafifleştirsin. (Bu kadarını da mı? yapmaz) Derler ki (bekçiler) size Resuller açıklamalarla / beyanatlarla gelmediler mi? Dediler ki evet (geldiler) peki onlara çağrı da bulunun (bizi aracı kılmayın) Kafirlerin çağrısı / duası ise ancak ve ancak sapmıştır (hedefini bulmaz) Kesinlikle biz, Resullerimize ve iman edenlere, dünyada ve şahit olunacak kıyam gününde / kalkış gününde yardım edeceğiz / nusret edeceğiz. O gün kafirlere, özür beyanları / mazeretleri bir fayda sağlamayacak, onlara lanet vardır, onlara kötü bir yurt vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Firavun ailesinden, imanını gizlemekte olan Mümin bir adam şöyle dedi: “Rabbim Allah’tır, dediği için bir adamı öldürecek misiniz? Hâlbuki o, size Rabbinizden apaçık mucizeler getirdi. Eğer yalancı ise yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru söylüyorsa sizi tehdit ettiği şeylerin bir kısmı başınıza gelecektir. Şüphesiz Allah; aşırı giden, yalancılık eden kimseyi doğru yola eriştirmez.''

Süleyman Ateş

Fir'avn ailesinden imanını gizleyen mü'min bir adam (şöyle) dedi: "Rabbim Allah'tır dediği için bir adamı öldürüyor musunuz? Oysa o size Rabbinizden kanıtlar getirmiştir. Eğer yalancı ise yalanı kendi zararınadır. Ve eğer doğru söylüyorsa, size va'dettiklerinin bir kısmı başınıza gelir. Şüphesiz Allah aşırı giden, yalancı kimseyi doğru yola iletmez."

Süleymaniye Vakfı

Firavun hanedanından olup imanını gizleyen mümin bir adam şöyle dedi: "Bir adamı, 'Rabbim Allah'tır' dediği için mi öldüreceksiniz? Halbuki o size, Rabbinizden açık belgeler /mucizeler getirdi. Eğer o yalancıysa yalanı kendi aleyhine. Ama eğer doğru söylüyorsa başınıza geleceğini söylediklerinin bir kısmı sizi bulur. Allah, aşırılık eden ve yalan söyleyip duran birini yoluna kabul etmez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Firavun ailesinden, imanını gizleyen bir mümin kalkıp dedi ki: "Bir adamı, Sahibim Allah'tır, dediği için mi öldürüyorsunuz? Halbuki size, Sahibinizden o açık belgelerle(mucizelerle) gelmiştir. Eğer yalancıysa, yalanının cezasını çeker. Dürüstse, yaptığı tehditlerin bir kısmı başınıza gelebilir. Allah, aşırılık eden yalancı birini yola getirmez.

Şaban Britch

Firavun ailesinden, imanını gizleyen bir adam dedi ki: Rabbim Allah’tır, dedi diye bir adamı öldürecek misiniz? Oysa, size Rabbinizden deliller getirmiş. Eğer yalancıysa, yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğruysa, size vadettiği (azabın) bir kısmı başınıza gelebilir. Muhakkak, Allah, haddi aşan, yalancıya hidayet etmez.

Şaban Piriş

Firavun ailesinden, imanını gizleyen bir adam dedi ki: -Rabbim Allah'tır, dedi diye bir adamı öldürecek misiniz? Size Rabbinizden belgeler getirmiş. Eğer yalancıysa, yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğruysa, sizi tehdit ettiği şeylerden bir kısmı başınıza gelebilir. Allah, saçmalayan yalancılara asla yol göstermez.

Yaşar Nuri Öztürk

Firavun hanedanından, imanını gizleyen bir adam şöyle konuştu: "Rabbim Allah'tır, dediği için bir adamı öldürüyor musunuz? Üstelik size, Rabbinizden açık seçik deliler de getirdi. Eğer yalancıysa yalancılığı kendi aleyhinedir. Eğer doğru sözlü ise size vaat ettiklerinden bir kısmı başınıza gelir. Kuşkusuz, Allah, haddi aşan yalancıları doğruya ulaştırmaz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And there said a man of pharaonic parents, whose heart had been impressed with the image of religious and spiritual virtues but had hidden his faith: Will you slay a man just because he says "The One object of supreme adoration and the end and the purpose for which I am destined is Allah, my Creator. And he has already bought you clear evidence demonstrating Allah's Omnipotence and Authority and brings you to your senses! And if he happens to be lying and conveying a false impression he will only much hurt himself and his interest and the fault will be at his own door But if what he says is in conformity with truth and in agreement with reality then you shall be wed to some of the calamities he has promised you anal you will have brought suffering upon yourselves". Allah certainly does not guide to His path of righteousness any one who goes beyond just and prescribed limits and lies in his teeth.

Abdul Haleem

A secret believer from Pharaoh’s family said, ‘How can you kill a man just for saying, "My Lord is God"? He has brought you clear signs from your Lord- if he is a liar, on his own head be it- and if he is truthful, then at least some of what he has threatened will happen to you. God does not guide any rebellious, outrageous liar.

Abdullah Yusuf Ali

A believer, a man from among the people of Pharaoh, who had concealed his faith, said: "Will ye slay a man because he says, 'My Lord is Allah'?- when he has indeed come to you with Clear (Signs) from your Lord? and if he be a liar, on him is (the sin of) his lie: but, if he is telling the Truth, then will fall on you something of the (calamity) of which he warns you: Truly Allah guides not one who transgresses and lies!

Abul A'la Maududi

Then a man endowed with faith, from Pharaoh's folk, who had kept his faith hidden, said: "Do you kill a person simply because he says: 'My Lord is Allah' even though he brought to you clear Signs from your Lord? dipnot 1 If he is a liar, his lying will recoil upon him; dipnot 2 but if he is truthful, you will be smitten with some of the awesome consequences of which he warns you. Allah does not guide to the Right Way any who exceeds the limits and is an utter liar. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, He has shown such manifest signs to you as have made it absolutely clear that he is a Messenger sent by your Lord. The Believer, from among the people of Pharaoh, was obviously referring to the signs the details of which have already been given in(Surah Al-Aaraf, Ayats 107-117, 130-133); (Surah Bani-Israil, Ayats 101-102); (Surah TaHa, Ayats 56-73);(Surah Ash-Shuara, Ayats 30-51); (Surah An-Naml, Ayats 10-13).
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, if in spite of such manifest signs as he has shown you, you regard him as a liar, you should leave him alone, for the alternative probability, and a very strong probability too, is that he is truthful, and therefore you may involve yourselves in God’s torment by laying your hands on him. Therefore, even if you think that he is a liar, you should leave him to himself. For if he is lying, in the name of Allah, Allah Himself will take him to task. Similar words had the Prophet Moses (peace be upon him) himself said to Pharaoh before this: If you do not believe in me, do not harm me. (Surah Ad-Dukhan, Ayat 21).
  3. metne dön, dipnot 3
    Here one should keep in mind that the Believer of the people of Pharaoh had not openly disclosed in the beginning that he had affirmed faith in the Prophet Moses (peace be upon him), but he spoke as if he also belonged to Pharaoh’s side, and was only wishing his people well. But when Pharaoh and his courtiers did not seem to see reason and continued to behave stubbornly, he at last disclosed the secret of his faith, as becomes obvious from his speech in( verses 38-44).

Aisha Bewley

A man among Pharaoh’s people who had iman, but kept his iman concealed, said, ‘Are you going to kill a man for saying "My Lord is Allah" when he has brought you Clear Signs from your Lord? If he is telling a lie, be it on his own head. But if he is telling the truth, then some of what he is promising you will certainly happen to you. Allah does not guide any unbridled inveterate liar.

Al-Hilali & Khan

And a believing man of Fir‘aun’s (Pharaoh) family, who hid his faith said: "Would you kill a man because he says: My Lord is Allâh, and he has come to you with clear signs (proofs) from your Lord? And if he is a liar, upon him will be (the sin of) his lie; but if he is telling the truth, then some of that (calamity) wherewith he threatens you will befall on you." Verily, Allâh guides not one who is a Musrif (a polytheist, or a murderer who shed blood without a right, or those who commit great sins, oppressor, transgressor), a liar!

Ali Quli Qarai

Said a man of faith from Pharaoh’s clan, who concealed his faith, ‘Will you kill a man for saying, ‘‘My Lord is Allah,’’ while he has already brought you manifest proofs from your Lord? Should he be lying, his falsehood will be to his own detriment; but if he is truthful, there shall visit you some of what he promises you. Indeed Allah does not guide someone who is a profligate, a liar.

Amatul Rahman Omar

And a man who was a believer and belonged to the people of Pharaoh (and) kept his faith hidden said, `Are you bent upon killing a man simply because he says, "Allâh alone is my Lord," while he has already brought you clear proofs from your Lord? If he is a liar he will suffer (the sad consequences of) his lie, and if he is truthful then some of the things he threatens you with are sure to befall you. Indeed, Allâh does not guide (to success) the person who exceeds the bounds and is a great liar.

Arthur John Arberry

Then said a certain man, a believer 'of Pharaoh's folk that kept hidden his belief, 'What, will you slay a man because he says, "My Lord is God," yet he has brought you the clear signs from your Lord? If he is a liar, his lying is upon his own head; but if he is truthful, somewhat of that he promises you will smite you. Surely God guides not him who is prodigal and a liar.

Bijan Moeinian

At this time a believing man among Pharaoh’s people (who had kept his faith hidden) spoke out and said: "How can you kill a man just for saying that there is only One God? If in spite of all his outstanding miracles you regard him as a liar, then leave him alone [you do not kill someone in account of his belief]. If, on the other hand, he is truthful, then take advantage of his guidance. Know that if you go beyond the boundaries of justice [and kill Moses], God will never guide you kind of people.

E. Henry Palmer

And a believing man of Pharaoh's people, who concealed his faith, said, 'Will ye kill a man for saying, My Lord is God, when he has come to you with manifest signs from your Lord? and if he be a liar, against him is his lie; and if he be truthful, there will befall you somewhat of that which he threatens you; verily, God guides not him who is an extravagant liar.

Edip-Layth

An acknowledging man from among Pharaoh's people, who had concealed his acknowledgement, said, "Will you kill a man simply for saying: ‘My Lord is God', and he has come to you with proofs from your Lord? If he is a liar, then his lie will be upon him, and if he is truthful, then some of what he is promising you will afflict you. Surely, God does not guide any transgressor, liar."

George Sale

And a man who was a true believer, of the family of Pharaoh, and concealed in his faith, said, will ye put a man to death, because he saith, God is my Lord; seeing he is come unto you with evident signs from your Lord? If he be a liar, on him will the punishment of his falsehood light; but if he speaketh the truth, some of those judgments with which he threateneth you, will fall upon you: Verily God directeth not him who is a transgressor, or a liar.

Hamid S. Aziz

And a believing man of Pharaoh's people who hid his faith said, "What! Will you slay a man because he says, 'My Lord is Allah, and indeed he has brought to you clear arguments from your Lord? And if he be a liar, on him will be (the consequences of) his lie, and if he be truthful, there will befall you some of that of which he warns you; surely Allah does not guide him who is a transgressing liar:

Mahmoud Ghali

And a believing man of Firaawn's (Pharaoh) house who kept back his belief said, "Will you kill a man for that he says, ‘My Lord is Allah, ' and he has come to you with the supreme evidence (s) from your Lord? And in case he is a liar, then his lying is upon himself, and in case he is sincere, some of that which he promises you will alight on you. Surely Allah does not guide him who is extravagant, a constant liar.

Marmaduke Pickthall

And a believing man of Pharaoh's family, who hid his faith, said: Would ye kill a man because he saith: My Lord is Allah, and hath brought you clear proofs from your Lord? If he is lying, then his lie is upon him; and if he is truthful, then some of that wherewith he threateneth you will strike you. Lo! Allah guideth not one who is a prodigal, a liar.

Mohamed Ahmed - Samira

A believer from the House of Pharaoh who had kept his faith to himself, said: "Will you kill a man because he says: 'My Lord is God,' when he has brought clear signs from his Lord to you? If he is a liar his lie will recoil back on him; but in case he speaks the truth, then what he predicts will befall you. Surely God does not show the way to the shameful liar.

Muhammad Asad

At that, a believing man of Pharaoh’s family, who [until then] had concealed his faith, exclaimed: "Would you slay a man because he says, ‘God is my Sustainer’ - seeing, withal, that he has brought you all evidence of this truth from your Sustainer? Now if he be a liar, his lie will fall back on him; but if he is a man of truth, something [of the punishment] whereof he warns you is bound to befall you: for, verily, God would not grace with His guidance one who has wasted his own self by lying [about Him].

Mustafa Khattab

A believing man from Pharaoh’s people, who was hiding his faith, argued, "Will you kill a man[1] ˹only˺ for saying: ‘My Lord is Allah,’ while he has in fact come to you with clear proofs from your Lord? If he is a liar, it will be to his own loss. But if he is truthful, then you will be afflicted with some of what he is threatening you with. Surely Allah does not guide whoever is a transgressor, a total liar.

Progressive Muslims

And a believing man from among Pharaoh's people, who had concealed his belief, said: "Will you kill a man simply for saying: 'My Lord is God', and he has come to you with proofs from your Lord And if he is a liar, then his lie will be upon him, and if he is truthful, then some of what he is promising you will afflict you. Surely, God does not guide any transgressor, liar."

Rashad Khalifa

A believing man among Pharaoh's people, who was concealing his belief, said, "How can you kill a man just for saying, 'My Lord is GOD,' and he has shown you clear proofs from your Lord? If he is a liar, that is his problem, and if he is truthful, you benefit from his promises. Surely, GOD does not guide any transgressor, liar.

Sahih International

And a believing man from the family of Pharaoh who concealed his faith said, "Do you kill a man [merely] because he says, 'My Lord is Allah ' while he has brought you clear proofs from your Lord? And if he should be lying, then upon him is [the consequence of] his lie; but if he should be truthful, there will strike you some of what he promises you. Indeed, Allah does not guide one who is a transgressor and a liar.

Sam Gerrans

And there said a believing man of the house of Pharaoh who concealed his faith: “Would you kill a man because he says: ‘My Lord is God,’ and has brought you clear signs from your Lord? If he is lying, then upon him is his lie; and if he is truthful, some of what he promises you will befall you. God guides not him who is a committer of excess and a liar.

Shabbir Ahmed

Now a believing man among Pharaoh's folk who had thus far concealed his Faith, exclaimed, "Would you kill a man because he says, 'My Lord is Allah', and brought you all evidence of the Truth from your Lord? If he is a liar, then his lie will fall back upon him (he will soon be exposed). But if he is a man of truth, then some of the punishment he warns you against, will certainly befall you. Verily, Allah does not guide to success any who wastes his 'Self' being a persistent liar.

Syed Vickar Ahamed

And a believing man from the people of Firon (Pharaoh), who had hidden his faith, said: "Will you kill a man because he says, ‘My Lord is Allah?’— When he has indeed come to you with Clear (Signs) from your Lord? And if he is a liar, (the sin of) his lie is on him: But, if he is telling the Truth, then something of the (great misfortune) about which he warns you, will fall upon you: Truly, Allah does not guide the one who sins against (Him) and lies!

Taqi Usmani

And said a believing man from the House of Pharaoh who had kept his faith secret, "Would you kill a man because he says - ‘Allah is my Lord’ - while he has come to you with clear signs from your Lord? If he is a liar, his lie will fall back on himself, and if he is truthful, some of that (punishment) of which he warns you will afflict you. Indeed, Allah does not give guidance to anyone who is transgressor, a liar.

The Monotheist Group

And a believing man from among the people of Pharaoh, who had concealed his belief, said: "Will you kill a man simply for saying: 'My Lord is God', and he has come to you with proofs from your Lord? And if he is a liar, then his lie will be upon him, and if he is truthful, then some of what he is promising you will afflict you. For God does not guide any transgressor, liar."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 28. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 28. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 28. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩