Mü'min suresi

Mü'min suresi, 30. ayet

Mü'min suresi, 30. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِىٓ ءَامَنَ يَٰقَوْمِ إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُم مِّثْلَ يَوْمِ ٱلْأَحْزَابِ

veḳâle-lleẕî âmene yâ ḳavmi innî eḫâfü `aleyküm miŝle yevmi-l'aḥzâb.

Diyanet İşleri

(30-31) İman etmiş olan adam dedi ki: "Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nuh kavmi, Ad kavmi, Semud kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen olayların sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum. Allah, kullarına asla zulmetmek istemez."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'min 27–33 · surenin 30. ayeti / 85

Konu Firavun ailesinden imanını gizleyen adam Mü'min 28–45 3

  1. Mü'min 27

    Musa da, "Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığınırım" dedi.

  2. Mü'min 28

    Firavun ailesinden, imanını gizlemekte olan mü'min bir adam şöyle dedi: "Rabbim Allah'tır, dediği için bir adamı öldürecek misiniz? Halbuki o, size Rabbinizden apaçık mucizeler getirdi. Eğer yalancı ise, yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru söylüyorsa, sizi tehdit ettiği şeylerin bir kısmı başınıza gelecektir. Şüphesiz Allah, aşırı giden, yalancılık eden kimseyi doğru yola eriştirmez."

  3. Mü'min 29

    "Ey kavmim! Bugün yeryüzüne hakim kimseler olarak iktidar ve saltanat sizindir. Ama başımıza geldiğinde bizi, Allah'ın azabından kim kurtarır?" Firavun, "Ben size ancak kendi görüşümü bildiriyorum ve sizi ancak doğru yola götürüyorum" dedi.

  4. 30–31

    (30-31) İman etmiş olan adam dedi ki: "Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nuh kavmi, Ad kavmi, Semud kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen olayların sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum. Allah, kullarına asla zulmetmek istemez."

  5. Mü'min 32–33

    (32-33) "Ey kavmim! Gerçekten sizin için, o bağrışıp çağrışma gününden, arkanıza dönüp kaçmaya çalışacağınız günden korkuyorum. (O gün) sizi, Allah'(ın azabın)dan kurtaracak kimse yoktur. Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek de yoktur."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

30. “İman eden o kişi” Yüce Allah’ın yoluna davet edenlerde görüldüğü gibi, kavminin hidâyetlerinden ümit kesmeksizin tekrar tekrar kavmini hidâyete davet etti. Rablerine davet edenler, bu davetlerini aralıksız yaparlar ve hiçbir şekilde bundan geri durmazlar. Davet ettikleri kimselerin batılda direnişleri, davetlerini tekrarlamaktan onları engellemez. Bu yüzden onlara şunları söyledi:

“Ey kavmim, Şüphesiz ben sizin için o (peygamberlere karşı birleşen) birliklerin (başına gelen azap) günü gibi bir günün gelmesinden korkuyorum.” Bununla Allah’ın peygamberlerine karşı gruplar halinde bir araya gelerek onlara karşı çıkmak için toplanan inkarcı ümmetleri kastetmişti. Daha sonra bunların kim olduklarını açıklayarak şunları söyledi:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İman eden kimse nasihat ederek kavmine şöyle dedi: "-Eğer Musa'yı zulüm ve düşmanlıkla öldürürseniz- Geçmişte resullerine karşı (düşmanlık etmek için) birleşen ve bundan dolayı da Allah'ın kendilerini helak ettiği toplulukların azabı gibi size de azap gelmesinden korkuyorum."

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالَ ve kale ve dedi ki kök: قول
  2. ٱلَّذِىٓ llezi (adam)
  3. ءَامَنَ amene inanan kök: امن
  4. يَـٰقَوْمِ ya kavmi kavmim kök: قوم
  5. إِنِّىٓ inni elbette ben
  6. أَخَافُ ehafu korkuyorum kök: خوف
  7. عَلَيْكُم aleykum üzerinize
  8. مِّثْلَ misle mislinden kök: مثل
  9. يَوْمِ yevmi gününün kök: يوم
  10. ٱلْأَحْزَابِ l-ehzabi öncekilerin kök: حزب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خوف (124 geçiş)

    (32-33) "Ey kavmim! Gerçekten sizin için, o bağrışıp çağrışma gününden, arkanıza dönüp kaçmaya çalışacağınız günden korkuyorum. (O gün) sizi,…

  • Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    (30-31) İman etmiş olan adam dedi ki: "Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nuh kavmi, Ad kavmi, Semud kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen…

  • Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Allah, şöyle dedi: "Tut onu. Korkma! Biz, onu yine eski durumuna döndüreceğiz."

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Musa ve Harun, şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize karşı aşırı davranmasından yahut azmasından korkuyoruz."

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Allah, size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Kölelerinizden, verdiğimiz rızıklarda sizinle eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İman eden kişi şöyle demişti: "Ey kavmim! Doğrusu ben üzerinize önceki toplulukların günü dipnot 1 gibi (bir felaket gelmesinden) korkuyorum.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen [yevmu'l-Ahzâbi] tamlaması ile kastedilen mesaj, sonraki ayetten de anlaşıldığı gibi, azgınlıkları sebebiyle başlarına gelen "felaket günleri"dir. Özellikle İbrâhîm 14:5, Câsiye 45:14, Fussilet 41:16, Kamer 54:19 ve Hâkka 69:7 gibi ayetlerde dile getirilen husus da budur.

Mustafa İslamoğlu

Yine iman eden kimse söze girerek dedi ki: "Ey kavmim! İnanın ki ben, şu (inkarda) ittifak etmiş toplulukların helakine benzer bir günün sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum;

Muhammed Esed

Bunun üzerine, imana ermiş olan adam: "Ey kavmim!" diye haykırdı, "(İlahi hakikate karşı) birleşmiş olan şu diğerlerinin başına vaktiyle gelmiş olan durumun sizin başınıza da gelmesinden korkuyorum.

Ahmed Hulusi

İman etmiş kimse dedi ki: "Ey kavmim! Muhakkak ki ben, sizin üzerinize hakikate karşı birleşmişlerin başına gelenlerin yaşadığı sürecin benzeriyle karşılaşmanızdan korkuyorum. "

Ali Bulaç

İman eden (adam) dedi ki: "Ey Kavmim, ben o fırkaların gününe benzer (bir günün felaketine uğrarsınız) diye korkuyorum."

Ali Özek ve heyeti

İman etmiş olan dedi ki: «Ey kavmim! Doğrusu ben sizin için, (peygamberleri yalanlayan) toplulukların başlarına gelen bir âkıbetten korkuyorum.

Ali Rıza Safa

İnanmış olan, şöyle dedi: "Ey toplumum! Aslında, Ayrımcıların Günü'ne benzemenizden korkarım!"

Bayraktar Bayraklı

- İman etmiş olan kişi dedi ki: "Ey kavmim! Doğrusu ben sizin için, Nuh kavminin, 'Ad, Semud ve onlardan sonra gelenlerin durumu gibi toplulukların başlarına gelen bir sonuçtan korkuyorum. Allah, kullarına bir zulüm dileyecek değildir."

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayan adam dedi ki, "Ey halkım daha önceki partilerin günü gibi bir sonuca uğramanızdan korkuyorum."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnanmış adam dedi ki, 'Ey halkım daha önceki partilerin günü gibi bir sonuca uğramanızdan korkuyorum.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O iman etmiş olan kişi: "Ey kavmim, doğrusu ben sizin hakkınızda Ahzab (eski topluluklar)ın günleri gibi bir günden korkuyorum.

Elmalılı Hamdi Yazır

O iyman etmiş olan zat da, ey kavmım! dedi doğrusu ben size Ahzab günleri gibi bir günden korkuyorum,

Erhan Aktaş

İman etmiş olan kimse: "Ey halkım! Ben daha önce birçok toplumun başına gelenin sizin başınıza da gelmesinden korkuyorum."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İman etmiş olan kimse: "Ey halkım! Ben daha önce birçok toplumun başına gelenin sizin başınıza da gelmesinden korkuyorum."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İman etmiş olan kimse: "Ey insanlar! Ben daha önce birçok toplumun başına gelenin sizin başınıza da gelmesinden korkuyorum."

Gültekin Onan

İnanan (adam) dedi ki: "Ey kavmim ben o fırkaların gününe benzer [bir günün felaketine uğrarsınız] diye korkuyorum."

Hasan Basri Çantay

(30-31) Mü'min olan (o zat) dedi ki: "Ey kavmim, hakıykat ben o sürüsürü fırkaların gününe misal (vermeniz) den, Nuuh kavminin, Aad'in, Semudun ve daha sonrakilerin haali gibi (bir maceraye sapıb felakete uğramanızdan) korkuyorum. (Yoksa) Allah kullarına bir zulüm dileyecek değildir".

İbni Kesir

İnanmış olan dedi ki: Ey kavmim; doğrusu ben, sizin hakkınızda peygamberleri yalanlayan toplulukların uğradıkları bir günün benzerinden korkuyorum.

Mehmet Alagaş

(23-52) Kesin olan şu ki, Musa’yı ayetlerimizle ve açık delillerimizle Firavun’a, Haman ve Karun’a gönderdik. (Musa’ya) yalancı ve sihirbaz dediler. Onlar a yanımızdan hakikati getirince de onunla beraber olan iman edenlerin, oğullarını öldürün kadınlarını hayatta bırakın dediler , Kafirlerin entrikası / tuzak planı ancak ve ancak sapar. (Hedefini bulmaz), Firavun dedi ki, bırakın beni Musa’yı öldüreyim, O da Rabbini çağırsın , dininizi değiştirmesinden / bir başka dinle mübadele etmesinden yahut arzda bozgun çıkarmasından kesinlikle korkuyorum. Musa dedi ki kibirlenenlerin ve hesap gününe iman etmeyenlerin her birinden Rabbime, sizin de Rabbiniz olana sığındım. Firavun’un a ilesinden imanını gizlemiş mümin bir adam dedi ki (Musa, Harun iki kişi idi bu gelen destek ile üç oldular, destek önemli) Rabbim Allah’tır demesi dolayısıyla bir adam mı öldüreceksiniz? (Adam öldürmek bu kadar kolay mı?) Üstelik size Rabbinizden açıklamalar / beyanatlar getirmiş! Eğer ki yalancı ise yalanı kendi aleyhine, eğer ki doğru sözlü ise bazılarınıza vadettiği isabet edebilir, Muhakkak Allah, savurgan kişiyi / israf edeni ve yalancı kimseyi yola yönlendirmez / hidayet etmez. Ey kavmim bugün göründüğü kadarıyla arzda mülk sizin / idari inisiyatif ve yetki sizde. Bize Allah’tan bir hışım / be’s gelirse, bize kim yardım eder ki? Firavun dedi ki size ne görüyorsam ancak onu gösteririm, sizi de ancak ve ancak yetişkinlik yoluna / rüşt yoluna yönlendiriyorum. İman eden kişi de dedi ki Ey kavmim Hizipler gününün / taraftarlar gününün bir benzerinin size gelmesinden korkarım, tıpkı Nuh kavminin Ad’ın ve Semud’un ve onlardan sonrakilerin başına gelenler gibi, Allah’ın kullarına zulmetmek gibi bir dileği / muradı yoktur. Ey kavmim size bağrışıp çığrışma gününün üzerinize gelmesinden , arkasını dönüp kaçış gününden korkuyorum , Allah’tan sizi kurtara n / asım yoktur. Allah kimi saptırır ise onu yola sokacak yoktur. Kesin olan şu ki önceden Yusuf’ta size açıklamalarla / beyanatlarla gelmişti, O’nun size getirdiklerinden şüpheye düşerek yanıldınız / (zelle) hatta helak olduğu zaman / öldüğü zaman da Allah bundan sonra resul falan yaratmaz dediniz, böylece Allah sizden savurgan / müsrif ve şüpheci olanları / mürteb olanları saptırdı. (Ama Yusuf’tan sonra Musa geldi) Kendilerine verilmiş bir delil dayanağı /bir ispat / bir sultan olmadan Allah’ın ayetleri hakkında mücadele ederler, bu, Allah’ın ve iman edenlerin yanında büyük bir nefret kaynağıdır, Allah büyüklenenin ve zorbanın / cebbarın bu şekilde kalbini kilitler / mühürler. Firavun dedi ki Ey Haman, bana bir kule yap / sarh yap, umarım sebeplere / nedenlere ulaşabilirim, göklerin sebeplerine ulaşabilirim, Musa’nın ilahını kavrarım / muttali olurum , ben O’nun kesinlikle yalancı olduğunu sanıyorum / zannediyorum, böylece kötü faaliyeti / ameli Firavun’a süslü gösterildi, yoldan saptırıldı, Firavunun tuzağı, ziyan olur / tebab olur. İman eden kişi dedi ki Ey kavmim bana uyun ki sizi yetişkin eden yola yönlendireyim, ey kavmim bu dünya hayatı geçimliktir / metalıktır, kesinlikle Ahiret ise varıp kalınacak / karar edilecek yurttur , kim kötülük işlerse sadece misliyle karşılığını bulur , Mümin kadın yahut erkek kim de ıslah edici faaliyetler icra ederse, işte onlar cennete girecekler, hesapsız bir şekilde orada rızıklandırılacaklar / erzaklandırılacaklar. Ey kavmim ben sizi kaçıp kurtulmaya / necate davet ediyorum, siz ise beni ateşe davet ediyorsunuz , Beni, Allah’ı yok saymaya / Allah’a küfretmeye davet ediyorsunuz, hakkında herhangi bir bilgi olmayan / ilim olmayan şeyleri O’na ortak koşmaya davet ediyorsunuz, ben de sizi saygıdeğer olana, çok defa bağışlayana çağırıyorum / davet ediyorum. Besbelli ki sizin beni çağırdığınız şeyin dünyada ve ahirette davet edilecek bir hakikati yok , kesinlikle dönüşümüz Allah’adır , kesinlikle savurganlar / müsrifler de ateşin halkıdır. Benim size dediklerimi ileride hatırlayacaksınız, ben işim i Allah’a havale ediyorum / üfevvizu ilallah, Allah kullarını görendir, Allah’ta, kurdukları tuzağın kötülüğünden, onu (kavimden mümin olan kişiyi) korudu. Firavun ailesinin başına da azabın kötüsü geldi. Ateş! .... Sabah akşam ona sunulurlar / arz edilirler, saatin / (kıyamet saatinin) ortaya çıktığı günde Firavun ailesini, azabın şiddetlisine atınız. Ateşte tartışma içindeyken, zayıf bırakılanlar / mustazaflar büyüklenenlere diyecekler ki; biz kesinlikle sizlere tabi olduk , Ateşten bize isabet edeni / nasip olanı bizden savabilir misiniz? Büyüklenenler de diyecekler ki; muhakkak ki hepimiz onun içindeyiz / ateşin içindeyiz, kulları arasında hakem olan / karar verecek olan Allah’tır. Ateş içinde olanlar cehennem bekçilerine derler ki Rabbinize çağrıda bulunun, bir gün bile olsa azabı bizden hafifleştirsin. (Bu kadarını da mı? yapmaz) Derler ki (bekçiler) size Resuller açıklamalarla / beyanatlarla gelmediler mi? Dediler ki evet (geldiler) peki onlara çağrı da bulunun (bizi aracı kılmayın) Kafirlerin çağrısı / duası ise ancak ve ancak sapmıştır (hedefini bulmaz) Kesinlikle biz, Resullerimize ve iman edenlere, dünyada ve şahit olunacak kıyam gününde / kalkış gününde yardım edeceğiz / nusret edeceğiz. O gün kafirlere, özür beyanları / mazeretleri bir fayda sağlamayacak, onlara lanet vardır, onlara kötü bir yurt vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

İman eden kimse şöyle dedi: "Ey halkım! Doğrusu ben üzerinize önceki toplulukların günü gibi bir günün gelmesinden korkuyorum."

Süleyman Ateş

İnanan adam dedi ki: "Ey kavmim, ben üzerinize önceki toplulukların günü gibi bir günün gelmesinden korkuyorum.

Süleymaniye Vakfı

O inanmış adam şöyle dedi: "Ey halkım! Birçok topluluğun yaşadığı kötü günlerin benzeri sizin de başınıza gelir diye korkuyorum;

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O mümin kişi sözlerini şöyle sürdürdü: "Ey halkım! O güçlü toplulukların yaşadıkları kötü günlerin sizin başınıza da gelmesinden korkuyorum.

Şaban Britch

İman eden kimse şöyle dedi: Ey halkım! Doğrusu ben üzerinize önceki toplulukların günü gibi, bir günün gelmesinden korkuyorum.

Şaban Piriş

(30-31) İman eden kimse şöyle dedi: -Ey halkım! Ben, Nuh, Ad, Semud kavminin ve ondan sonraki toplumların başına geldiği gibi bir Azap Günü'nün başınıza gelmesinden korkuyorum. Oysa Allah, kullarına zulmetmek istemez.

Yaşar Nuri Öztürk

İman etmiş olan bir adam dedi: "Ey toplumum, sizin üzerinize, diğer topluluklarınki gibi bir günün gelmesinden korkuyorum;

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Then said he whose heart had been touched with the divine hand :"O people :I have an uneasy sense of the probability of a misfortune which might befall you on an unlucky day, the like of the day of those who confederated their wits against their Messengers"

Abdul Haleem

The believer said, ‘My people, I fear your fate will be the fate of those others who opposed [their prophets]:

Abdullah Yusuf Ali

Then said the man who believed: "O my people! Truly I do fear for you something like the Day (of disaster) of the Confederates (in sin)!-

Abul A'la Maududi

He who had faith said: "My people, I fear that you will confront a day like that which overtook many parties before you,

Aisha Bewley

The man who had iman said, ‘My people! I fear for you a day like that of the Confederates,

Al-Hilali & Khan

And he who believed said: "O my people! Verily, I fear for you a fate like that day (of disaster) of the Confederates (of old)!

Ali Quli Qarai

And he who had faith said, ‘O my people! Indeed I fear for you [a day] like the day of the [heathen] factions;

Amatul Rahman Omar

And he who had infact believed (in the faith brought by Moses) said, `O my people! I fear lest you should encounter the like of the day (of disaster) which befell (other) parties of people (of the past);

Arthur John Arberry

Then said he who believed, 'My people, truly I fear for you the like of the day of the parties,

Bijan Moeinian

The believing man said: "O my people, I am afraid that you will have the same fate as the nations before you who provoked God’s anger:…

E. Henry Palmer

And he who believed said, 'O my people! verily, I fear for you the like of the day of the confederates,

Edip-Layth

The one who acknowledged said, "O my people, I fear for you the same fate as the day of the opponents."

George Sale

And he who had believed, said, O my people, verily I fear for you a day like that of the confederates against the prophets in former times;

Hamid S. Aziz

And he who believed said, "O my people! Surely I fear for you the like of what befell the parties of old.

Mahmoud Ghali

And he who believed said, "O my people, surely I fear for you the like of the Day of the (allied) parties;

Marmaduke Pickthall

And he who believed said: O my people! Lo! I fear for you a fate like that of the factions (of old);

Mohamed Ahmed - Samira

But the man of belief said: "O my people, what I fear for you is the like of what befell the communities (of old).

Muhammad Asad

Thereupon exclaimed he who had attained to faith: "O my people! Verily, I fear for you the like of what one day befell those others who were leagued together [against God’s truth] –

Mustafa Khattab

And the man who believed cautioned, "O my people! I truly fear for you the doom of ˹earlier˺ enemy forces—

Progressive Muslims

And the one who believed said: "O my people, I fear for you the same fate as the day of the opponents. "

Rashad Khalifa

The one who believed said, "O my people, I fear for you the same fate as the previous opponents.

Sahih International

And he who believed said, "O my people, indeed I fear for you [a fate] like the day of the companies -

Sam Gerrans

And he who heeded warning said: “O my people: I fear for you the like of the day of the parties,

Shabbir Ahmed

Thereupon the believer said, "O My people! Behold, I fear for you the day of disaster that befell prior peoples who banded together (against the Truth).

Syed Vickar Ahamed

Then the man who believed said: "O my people! I do truly fear for you something like the Day (of great suffering) for those who join together (in sin)!

Taqi Usmani

Said he who had believed, "I fear for you something like a day of the (disbelieving) groups (of the past),

The Monotheist Group

And the one who believed said: "O my people, I fear for you the same fate as the day of the Confederates."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 30. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 30. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 30. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩