Mü'min suresi

Mü'min suresi, 3. ayet

Mü'min suresi, 3. ayet. غَافِرِ ٱلذَّنۢبِ وَقَابِلِ ٱلتَّوْبِ شَدِيدِ ٱلْعِقَابِ ذِى ٱلطَّوْلِ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ إِلَيْهِ ٱلْمَصِيرُ

gâfiri-ẕẕembi veḳâbili-ttevbi şedîdi-l`iḳâbi ẕi-ṭṭavl. lâ ilâhe illâ hû. ileyhi-lmeṣîr.

Diyanet İşleri

(2-3) Bu kitabın indirilmesi, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, azabı ağır olan, lütuf sahibi Allah tarafındandır. O'ndan başka ilah yoktur. Dönüş ancak O'nadır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'min 1–6 · surenin 3. ayeti / 85

Konu Kitabın indirilişi ve Arş'ı taşıyan meleklerin duası Mü'min 1–9 3

  1. Mü'min 1

    Ha Mim.

  2. 2–3

    (2-3) Bu kitabın indirilmesi, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, azabı ağır olan, lütuf sahibi Allah tarafındandır. O'ndan başka ilah yoktur. Dönüş ancak O'nadır.

  3. Mü'min 4

    Allah'ın ayetleri hakkında inkar edenlerden başkası tartışmaya girişmez. Onların şehirlerde gezip dolaşmaları seni aldatmasın.

  4. Mü'min 5

    Onlardan önce Nuh'un kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Her ümmet kendi peygamberini yakalayıp cezalandırmaya azmetmişti. Hakkı yok etmek için batıl şeyler ileri sürerek tartışmışlardı. Bu yüzden onları kıskıvrak yakaladım. Benim cezalandırmam nasılmış, (gördüler)!

  5. Mü'min 6

    Böylece Rabbinin, inkar edenler hakkındaki, "Onlar cehennemliklerdir" sözü gerçekleşmiş oldu.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–3. ayetler için yazılmıştır.

2. Yüce Allah, yüce Kitabından bahsetmekte ve onun, kemali dolayısı ile fiillerinde ortağı bulunmadığı için yegane mabud ve ilâh olan Allah tarafından indirildiğini bildirmektedir. O Allah, hem bütün yaratıkları hükmünün altında bulunduran ve onları hükmünün mahkûmu kılan “Aziz” hem de her şeyi bilen “Alim”dir.

3. “O” günahkârlara “günahları bağışlayan” tevbe edenlerden “tevbeleri kabul eden” günah işleme cesaretini göstererek günahlardan tevbe etmeyen kimselere karşı “cezası çetin ve” her şeyi kapsayan nimet ve ihsanı ile de “lütfu pek bol olandır.”

Allah, kemâline dair bazı açıklamalarda bulunduktan sonra ve bu da amellerin yalnızca kendisine ihlâsla yapılması gereken yegane ilâh olmasını gerektirdiğinden dolayı devamla “O’ndan başka (hak) ilâh yoktur, dönüş de yalnız O’nadır” buyurmaktadır.

Kur’ân-ı Kerîm’in, bu vasıflara sahip olan Allah tarafından indirilmiş olması arasındaki ilişkiye gelince bu sıfatlar, Kur’ân-ı Kerîm’in kapsadığı bütün manâları gerekli kılmaktadır.

Çünkü Kur’ân-ı Kerîm ya Allah’ın isimleri, sıfatları ve fiilleri hakkında haber vermektedir ki burada sayılanlar da O’nun isim, sıfat ve fiilleridir. Ya da Kur'ân, geçmişteki ve gelecekteki gayblere dair haber vermektedir ki bunların hepsi de her şeyi bilen (Alim) Allah’ın kullarına öğrettikleri cümlesindendir.

Ya da Kur’ân-ı Kerîm, Allah’ın pek büyük nimetleri, pek muazzam ihsanları hakkında bilgi verip bunlara ulaştıran emirleri içermektedir ki burada: “Ve lütfu pek bol olandır” buyruğu buna delalet etmektedir.

Yahut Kur’ân-ı Kerîm, O’nun oldukça çetin cezalarını ve bu cezaları gerektiren masiyetleri haber vermektedir ki burada O’nun “cezası çetin” buyruğu buna delâlet etmektedir.

Yahut Kur’ân-ı Kerîm, günahkârları tevbeye, Allah’a dönmeye, Allah’tan mağfiret dilemeye davet etmektedir ki buna da Yüce Allah’ın: “O, günahları bağışlayan, tevbeleri kabul eden” buyruğu delildir.

Ya da Kur’ân-ı Kerîm, Yüce Allah’ın yegane ilâh ve mabud olduğunu haber vermekte, buna dair aklî ve naklî delilleri ortaya koymakta, buna teşvik etmekte, Allah’ın dışındaki varlıklara ibadeti de yasaklamakta, onlara ibadetin yanlışlığına dair aklî ve naklî delilleri ortaya koymakta, bundan dolayı uyarıda bulunmaktadır ki burada Yüce Allah’ın: “O’ndan başka (hak) ilâh yoktur” buyruğu buna delalet etmektedir.

Yahut da Kur’ân-ı Kerîm’in buyrukları, O’nun mutlak adaletli olan cezaî hükümlerini, iyilikte bulunanların mükâfatını ve isyankârların cezalarını haber vermektedir ki buna da Yüce Allah’ın: “Dönüş de yalnız O’nadır” buyruğu delalet etmektedir.

İşte bunlar, Kur’ân-ı Kerîm’in kapsadığı bu oldukça yüksek manaların tümünün özetidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Günâhkarların günahını bağışlayan, kullarından tövbe edenin tövbesini kabul eden, günahlarından tövbe etmeyene karşı azabı şiddetli olan ihsan ve lütuf sahibidir. Ondan başka (hak) ilah yoktur, kıyamet günü kullarının dönüşü yalnızca O’nadır. Onlara hak ettiklerinin karşılığını verecektir.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. غَافِرِ gafiri bağışlayandır kök: غفر
  2. ٱلذَّنۢبِ z-zenbi günahı kök: ذنب
  3. وَقَابِلِ ve kabili ve kabul edendir kök: قبل
  4. ٱلتَّوْبِ t-tevbi tevbeyi kök: توب
  5. شَدِيدِ şedidi çetin olandır kök: شدد
  6. ٱلْعِقَابِ l-ikabi azabı kök: عقب
  7. ذِى zi sahibidir
  8. ٱلطَّوْلِ ۖ t-tavli lutuf kök: طول
  9. لَآ la yoktur
  10. إِلَـٰهَ ilahe tanrı kök: اله
  11. إِلَّا illa başka
  12. هُوَ ۖ huve O'ndan
  13. إِلَيْهِ ileyhi O'nadır
  14. ٱلْمَصِيرُ l-mesiru dönüş kök: صير

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    (Bunların durumu) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir: Ayetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah,…

  • Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar etmişler, Allah da kendilerini günahları…

  • Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlü ve yeryüzündeki…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve…

  • Aynı kök: صير (29 geçiş) · Aynı kök: ذنب (39 geçiş)

    (Bir de) yahudiler ve hıristiyanlar, "Biz Allah'ın oğulları ve sevgili kullarıyız" dediler. De ki: "Öyleyse (Allah) size neden günahlarınız sebebiyle…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    İsrailoğullarına sor; biz onlara nice açık mucizeler verdik. Kendisine geldikten sonra kim Allah'ın nimetini değiştirirse, (bilsin ki) şüphesiz…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

64 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O, günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, azabı şiddetli olandır, lütuf sahibidir. O'ndan başka ilah yoktur; dönüş de yalnızca O'nadır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah'ın sıfatları arasında [vâv] edatının kullanılmamasıyla ilgili bkz. Fâtiha 1:1, dipnot 1.

Mustafa İslamoğlu

(O) günahları bağışlayan, kendine yönelenin yönelişini kabul eden, cezalandırması çetin, keremi de sınırsız olandır: O'ndan başka ilah yoktur ve tüm yolların sonu O'na çıkar.

Muhammed Esed

Günahları bağışlayan, tevbeleri kabul eden, intikamı çetin, lütfu sınırsız olan (Allah'tan). Ondan başka ilah yoktur, varış O'nadır.

Ahmed Hulusi

Ğafir'iz Zenb (suçları bağışlayıcı), Kabilit Tevb (tövbeyi - hakikatine dönmeyi kabul edici), Şediyd ül 'Ikab (suçları acımasız şiddetle cezalandıran) ve Züt Tavl'dır (lütfu ihsanı bol olan). . . Tanrı yok, sadece "HU"! O'nadır dönüş.

Ali Bulaç

Günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, cezası pek şiddetli olan ve lütuf sahibi (Allah'tan). O'ndan başka ilah yoktur. Dönüş O'nadır.

Ali Özek ve heyeti

Günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, azabı çetin, lütuf sahibi O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur, dönüş ancak O'nadır.

Ali Rıza Safa

Suçları bağışlayan ve pişmanlıkları kabul eden, cezası yaman, gücü sınırsızdır. O'ndan başka Tanrı yoktur. Dönüş, O'na olacaktır.

Bayraktar Bayraklı

- Bu kitap, mutlak galip, hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, azabı çetin, lütuf sahibi olan Allah tarafından indirilmiştir. O'ndan başka tanrı yoktur, dönüş ancak O'nadır.

Edip Yüksel

Günahları Bağışlayan, Tövbeyi Kabul Eden, Cezası Şiddetli, Sonsuz Güç Sahibi... O'ndan başka tanrı yoktur. Dönüş O'nadır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Günahları Bağışlayan, Tevbeyi Kabul Eden, Cezası Şiddetli, Sonsuz Güç Sahibi... O'ndan başka tanrı yoktur. Dönüş O'nadır

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O günahkarları bağışlayan, tevbeyi kabul eden, cezalandırması şiddetli, bol lütuf sahibi Allah'tan ki, O'ndan başka tapılacak yoktur. Dönüş de O'nadır.

Elmalılı Hamdi Yazır

O günah bağışlayıcı ve tevbe kabul edici ıkabı şiddetli, fadıl sahibi Allahdandır ki ondan başka tapılacak yok, hem onadır dönüm

Erhan Aktaş

O, suçu bağışlayan, tevbeyi kabul eden, cezası şiddetli, sınırsız güç dipnot 1 sahibi olandır. O'ndan başka ilah yoktur. Dönüş, yalnızca O'nadır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Zi't-tavl" ifadesine, çevirilerde "ihsan", "lütuf", "kerem", "ni'met" şeklinde anlam verilmektedir. Bu kelimenin, "kudret/güç sahibi" demek olan anlamının tercih edilmesi daha uygundur. Zira eğer kast edilen şey; "ihsan, nimet, lütuf ve ikram" demek olunsaydı, "tavl" kelimesi yerine -birçok ayette olduğu gibi- doğrudan bu kelimelerin kendisi kullanılırdı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O, suçu bağışlayan, tevbeyi kabul eden, cezası şiddetli, sınırsız güç dipnot 1 sahibi olandır. O'ndan başka ilah yoktur. Dönüş, yalnızca O'nadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Zi't-tavl" ifadesine, çevirilerde "ihsan", "lütuf", "kerem", "ni'met" şeklinde anlam verilmektedir. Bu sözcüğün, "kudret/güç sahibi" demek olan anlamının tercih edilmesi daha uygundur. Zira eğer kast edilen şey; "ihsan, nimet, lütuf ve ikram" demek olunsaydı, "tavl" sözcüğü yerine -birçok ayette olduğu gibi- doğrudan bu sözcüklerin kendisi kullanılırdı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, suçu bağışlayan, tövbeyi kabul eden, cezası şiddetli, sınırsız güç dipnot 1 sahibi olandır. O'ndan başka ilah yoktur. Dönüş, yalnızca O'nadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "zi't-tavl" ifadesi, çevirilerde "ihsan", "lütuf", "kerem", "ni'met" şeklinde yer almaktadır. Bu sözcüğün, "kudret/güç sahibi" demek olan anlamının tercih edilmesi daha uygundur. Zira eğer kast edilen şey; "ihsan, nimet, lütuf ve ikram" demek olunsaydı,"tavl" sözcüğü yerine -birçok ayette olduğu gibi- doğrudan bu sözcüklerin kendisi kullanılırdı.

Gültekin Onan

Günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden cezası pek şiddetli olan ve lütuf sahibi (Tanrı'dan). O'ndan başka tanrı yoktur. Dönüş O'nadır.

Hasan Basri Çantay

(2-3) (Bu) kitabın indirilmesi; O mutlak gaalib, O (her şey'i) hakkıyle bilen, (mü'minlerin) günahı (nı) yarlığayan, tevbesini kabul eden, (kafirler ve muhaalifler için) azabı çetin, (ariflere) fazl (-u kerem) saahibi olan Allahdandır. Ondan başka hiçbir Tanrı yokdur. Dönüş ancak Onadır.

İbni Kesir

Günahları bağışlayan, tevbeyi kabul eden, cezası şiddetli, lutfu bol olandır. O'ndan başka ilah yoktur, dönüş O'nadır.

Mehmet Alagaş

(1-9) Hâ, Mim, Kitap; kıymetli ve bilen, günahları bağışlayan, vazgeçmeleri / tövbeleri kabul eden şiddetli karşılık veren güç ve kudret sahibi Allah’tan indirilmedir. Ondan başka ilah yoktur, gelece ği yer O’dur. Ancak kafirler Allah’ın ayetleri ile çekişirler/mücadele ederler, beldelere dönüp dolaşmaları seni aldatmasın (bu tipler aynı) Önceden de Nuh kavmi ve onlardan sonraki gruplar da yalanladılar, her bir ümmet / toplu m Resullerini ele geçirme niyetinde oldu, b atılı kullanarak hakkı yok etmek için cedelleştiler / mücadele ettiler , onları yakaladım, sonuçları / akıbetleri nasılmış? İşte böylece Rabbinin kafirler üzerindeki kelimeleri / kelamı gerçekleşti, muhakkak ki onlar ateşin halkıdır. Tahtı / Arşı taşıyanlar ve etrafında kim varsa övgü ile / hamd ile rablerini üstün tutuyorlar / tesbih ediyorlar, O’na iman ediyorlar, iman edenler içinde “Rabbimiz, esirgemesi / rahmeti ve ilmi ile her şeyi kuşatmıştır , vazgeçenleri yoluna tabi olanları bağışla, cehennem azabından onları koru” şeklinde bağışlanma diliyorlar . Rabbimiz onları söz verdiğin / vaadettiğin adn cennetlerine onları sok, Babalarından, zevcelerinden, soylarından / zürriyetlerinden ıslah olmuş kimler varsa onları da sok! Kesinlikle sen kıymetlisin ve hikmetli karar verensin. Onları kötülüklerden koru, kimi eğer kötülüklerden korursa işte o gün o kesinlikle esirgenmiştir / merhamet edilmiştir, işte o büyük bir kurtuluştur.

Rowwad Tercüme Merkezi

O günahları bağışlayan, tevbeleri kabul eden, azabı çetin ve nimeti pek bol olandır. Ondan başka ilâh yoktur, dönüş yalnız Onadır.

Süleyman Ateş

Günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, azabı çetin olan, lutuf sahibi (Allah tarafından). O'ndan başka tanrı yoktur, dönüş O'nadır.

Süleymaniye Vakfı

günahları bağışlayan, tövbeleri kabul eden dipnot 1 , cezası çetin dipnot 2 ve ihsanı bol olanın (katındandır). Ondan başka ilah yoktur, dönüp varılacak yer onun huzurudur.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İşlenen günah ne olursa olsun, ölüm gelmeden önce terk edilerek tövbe edilir ve doğru yola girilirse Allah, günahı bağışlamakla kalmaz, onu sevaba çevirerek ikramda da bulunur (Al-i İmran 3/135-136, Nisa 4/17, 48, 116, A'raf 7/153, Nahl 16/119, Taha 20/82, Furkan 25/68 -71, Zümer 39/53)
  2. metne dön, dipnot 2
    Çetin, ayetteki şedid'in (شديد) karşılığıdır. Şedid, 'güçlü bağla bağlı' anlamındadır. Allah, vereceği cezayı, kulunun suçuna bağlamıştır. Çetinlik, işlenen suçun karşılığının bir misli artırılacak olmasındandır (En'am 6/160, Nahl 16/126).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Günahları bağışlar, dönüşleri (tevbeleri) kabul eder, cezaları pek ağır ve imkanları geniştir. Ondan başka ilah yoktur, dönüş O'nadır.

Şaban Britch

Günahları bağışlayan, tevbeleri kabul eden, azabı şiddetli ve bol lütuf sahibidir. Ondan başka (hak) ilah yoktur, dönüş O’nadır.

Şaban Piriş

Günahları bağışlayan, tevbeleri kabul eden, azabı şiddetli ve bol lütuf sahibidir. Ondan başka ilah yoktur, dönüş O'nadır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ğafir'dir, günahı affedendir. Tövbeyi kabul eden, azabı çetin, lütfu bol olandır O. İlah yoktur O'ndan gayrı. Yalnız O'nadır varış ve dönüş.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Who gives up claim to requital for a violation of a religious or a moral principle, Who accepts penitence of those who in lowliest plight repentant stood, Who also justly strikes at the root or foundation tending to the utter destruction, Who has the rightful claim to Omnipotence; No Ilah there is but He; He is the end and the purpose for which all are destined.

Abdul Haleem

Forgiver of sins and Accepter of repentance, severe in punishment, infinite in bounty. There is no god but Him; to Him is the ultimate return.

Abdullah Yusuf Ali

Who forgiveth sin, accepteth repentance, is strict in punishment, and hath a long reach (in all things). there is no god but He: to Him is the final goal.

Abul A'la Maududi

the Forgiver of sins, the Accepter of repentance, the Stern in retribution, the Bountiful. There is no god but He. To Him are all destined to return. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is the introduction to the discourse. By this the listener has been forewarned to the effect: What is being presented before you is not the word of an ordinary being but of that God Who has infinite power. After this, some of Allah’s attributes have been mentioned, one after the other, which bear a deep relevance to the following theme:

Aisha Bewley

The Forgiver of wrong action, the Accepter of tawba, the Severe in retribution, the Possessor of abundance. There is no god but Him. He is the final destination.

Al-Hilali & Khan

The Forgiver of sin, the Acceptor of repentance, the Severe in punishment, the Bestower (of favours). Lâ ilâha illâ Huwa (none has the right to be worshipped but He), to Him is the final return.

Ali Quli Qarai

forgiver of sins and acceptor of repentance, severe in retribution, [yet] all-bountiful, there is no god except Him, [and] toward Him is the destination.

Amatul Rahman Omar

Granter of protection against all sins and Acceptor of repentance, Severe in respect of punishment and the Lord of beneficence. There is no other, cannot be and will never be One worthy of worship but He. Towards Him is the eventual return.

Arthur John Arberry

Forgiver of sins, Accepter of penitence, Terrible in retribution, the Bountiful; there is no god but He, and unto Him is the homecoming.

Bijan Moeinian

God in one hand accepts repentance and forgives the sins and, on the other hand, severely punishes those who are too arrogant to ask for forgiveness and continue to oppose God’s orders. God is the only One worthy of worship; he showers the believers with favors and everyone eventually has to stand Him face to face.

E. Henry Palmer

the forgiver of sin and accepter of repentance, keen at punishment, longsuffering! there is no god but He! to whom the journey is!

Edip-Layth

Forgiver of sins, and acceptor of repentance, severe in retribution, with ability to reach. There is no god other than Him, to Him is the ultimate destiny.

George Sale

the forgiver of sin, and the accepter of repentance; severe in punishing; long suffering. There is no God but He: Before Him shall be the general assembly at the last day.

Hamid S. Aziz

The Forgiver of the faults and the Acceptor of repentance, Severe in punishment, Who has a Long Reach; there is no God but He; to Him is the journeying (the Final Goal).

Mahmoud Ghali

The Forgiver of (every) guilty (deed), and The Accepter of penance, strict in punishment, The Owner of Ampleness; there is no god except He; to Him is the Destiny.

Marmaduke Pickthall

The Forgiver of sin, the Accepter of repentance, the Stern in punishment, the Bountiful. There is no Allah save Him. Unto Him is the journeying.

Mohamed Ahmed - Samira

Forgiver of trespasses, acceptor of repentance, severe of retribution, lord of power. There is no god but He. Towards Him is your destination.

Muhammad Asad

forgiving sins and accepting repentance, severe in retribution, limitless in His bounty. There is no deity save Him: with Him is all journeys’ end.

Mustafa Khattab

the Forgiver of sin and Accepter of repentance, the Severe in punishment, and Infinite in bounty. There is no god ˹worthy of worship˺ except Him. To Him ˹alone˺  is the final return.

Progressive Muslims

Forgiver of sins, and acceptor of repentance, severe in retribution, with ability to reach. There is no god other than Him, to Him is the ultimate destiny.

Rashad Khalifa

Forgiver of sins, acceptor of repentance, strict in enforcing retribution, and possessor of all power. There is no other god beside Him. To Him is the ultimate destiny.

Sahih International

The forgiver of sin, acceptor of repentance, severe in punishment, owner of abundance. There is no deity except Him; to Him is the destination.

Sam Gerrans

The Forgiver of Transgression, and the Accepter of Repentance, the Severe in Retribution, the Owner of Abundance. There is no god save He; unto Him is the journey’s end.

Shabbir Ahmed

Absolver of actions that cause you to trail behind in humanity, Acceptor of repentance, Stern in grasping, Infinite in Authority - there is no god but He. Unto Him is the destination of all journeying.

Syed Vickar Ahamed

The Forgiver of sin, the Acceptor of repentance, the Severe in punishment, the Bestower (of Mercy). There is no god but He: To Him is the Final Return.

Taqi Usmani

the One who forgives sins and accepts repentance, the One who is severe in punishment, the One who is the source of all power. There is no god but He. To Him is the ultimate return (of all).

The Monotheist Group

Forgiver of sins, and accepter of repentance, severe in retribution, with ability to reach. There is no god other than Him, to Him is the ultimate destiny.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 3. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 3. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 3. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩