Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 101. ayet

Mü'minûn suresi, 101. ayet. فَإِذَا نُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَلَآ أَنسَابَ بَيْنَهُمْ يَوْمَئِذٍ وَلَا يَتَسَآءَلُونَ

feiẕâ nüfiḫa fi-ṣṣûri felâ ensâbe beynehüm yevmeiẕiv velâ yetesâelûn.

Diyanet İşleri

Sur'a üfürüldüğü zaman, (işte) o gün ne aralarında soy sop yakınlığı kalacak, ne de birbirlerini arayıp soracaklardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 98–104 · surenin 101. ayeti / 118

Konu Ölüm, berzah, sûr ve hesap Mü'minûn 99–118 3

  1. Mü'minûn 98

    "Ey Rabbim! Onların benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım."

  2. Mü'minûn 99–100

    (99-100) Nihayet onlardan birine ölüm gelince, "Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım" der. Hayır! Bu, sadece onun söylediği (boş) bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır.

  3. 101

    Sur'a üfürüldüğü zaman, (işte) o gün ne aralarında soy sop yakınlığı kalacak, ne de birbirlerini arayıp soracaklardır.

  4. Mü'minûn 102

    Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

  5. Mü'minûn 103

    Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. Onlar cehennemde ebedi kalacaklardır.

  6. Mü'minûn 104

    Ateş yüzlerini yalar ve onlar orada sırıtır kalırlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

101. Allah, kıyamet gününün dehşetini ve o günde insanı tedirgin edici halleri haber vermektedir. Sûr’a öldükten sonra diriliş için üfürüleceği vakit bütün insanlar, vadesi belli bir günde hep birlikte toplanmış, haşredilmiş olacaktır. O vakit insanlar bu dehşetlerin etkisi ile en önemli bağ olan nesep bağlarını dahi unutacaklardır. Nesep bağı dışındaki bağlılıkların unutulması ise öncelikle söz konusudur. Kimse kimseye: Halin nedir? diye sormayacaktır. Çünkü herkes kendisi ile meşgul olacaktır. Acaba arkasından bedbahtlık söz konusu olmayan bir şekilde mutlu olacak mı? Yoksa arkasından mutluluğun söz konusu olmayacağı bir bedbahtlığa mı mahkum olacak? Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “O kulakları sağır edici (sura ikinci üfürüş) geldiği zaman. O gün kişi, kardeşinden, annesinden ve babasından, eşinden ve çocuklarından kaçar. O gün onlardan her birinin kendine yeter bir işi vardır.” (Abese, 80/33-37)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Görevli olan melek (İsrafil -aleyhisselam-), kıyameti ilan eden Sûr'a ikinci kez üflediğinde; ahiret gününün korkuları ile meşgul olmaları sebebi ile onların birbirlerine karşı övündükleri soy bağı kalmaz. Kendilerini ilgilendiren şeyle meşgul olmaları sebebi ile birbirlerine hiçbir şey soramazlar.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَإِذَا feiza zaman
  2. نُفِخَ nufiha üflendiği kök: نفخ
  3. فِى fi
  4. ٱلصُّورِ s-suri Sur'a kök: صور
  5. فَلَآ fela artık yoktur
  6. أَنسَابَ ensabe soylar kök: نسب
  7. بَيْنَهُمْ beynehum aralarında kök: بين
  8. يَوْمَئِذٍۢ yevmeizin o gün kök: يوم
  9. وَلَا ve la ve
  10. يَتَسَآءَلُونَ yetesa'elune sormazlar kök: سال

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نسب (3 geçiş)

    O, sudan bir insan yaratıp ondan soy sop ve hısımlık meydana getirendir. Rabbin, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  • Aynı kök: نسب (3 geçiş)

    Allah ile cinler arasında da nesep bağı kurdular. Oysa cinler de kendilerinin Allah'ın huzuruna getirileceklerini bilirler.

  • Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)

    O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a…

  • Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)

    O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sura üfürülür de onları toptan bir araya getiririz.

  • Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)

    O gün günahkarları, (gözleri korkudan donup) gömgök kesilmiş olarak haşredeceğiz.

  • Aynı kök: نفخ (20 geçiş)

    Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): "Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben…

  • Aynı kök: نفخ (20 geçiş)

    O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile…

  • Aynı kök: نفخ (20 geçiş)

    (28-29) Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sûr'a üflendiği zaman dipnot 1 artık aralarında akrabalık bağları kalmamıştır; dipnot 2 birbirlerini de soramazlar. dipnot 3

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:73; Kehf 18:99; Tâhâ 20:102; Neml 27:87; Yâsîn 36:51; Zümer 39:68; Kâf 50:20; Hâkka 69:13; Nebe' 78:18.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet Zuhruf 43:67, Me‘âric 70:11-14 ve ‘Abese 80:34-37. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu ayet Me‘âric 70:10. ayetle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Ve kalk borusu çaldığı zaman, artık o gün ne aralarındaki soy yakınlığı işe yarar ne de birbirlerine (olan biteni) sorabilirler.

Muhammed Esed

Ve sonra, (kıyamet) suru üflendiği zaman, o Gün artık ne aralarındaki kan bağları işe yarayacaktır ne de birbirlerine (olup biten hakkında) soru sorabileceklerdir.

Ahmed Hulusi

Sur'a üflendiğinde (yeni bir ba's için süreç başladığında), o gün aralarında nispetler (beşeri mensubiyetler, akrabalıklar, etiketler; dünyada birbirlerini tanımalarını sağlayan görünümleri) olmayacak! Sualleşmezler de (dünyadaki nispetlere/iletişime göre birbirlerini sormazlar da).

Ali Bulaç

Böylece Sur'a üfürüldüğü zaman artık o gün aralarında soylar (veya soybağları) yoktur ve (üstünlük unsuru olarak soyluluğu veya birbirlerine durumlarını) soruşturmazlar da.

Ali Özek ve heyeti

Sûra üflendiği zaman artık aralarında akrabalık bağları kalmamıştır; birbirlerini de arayıp sormazlar.

Ali Rıza Safa

Boruya üflendiğinde, artık o gün, ne aralarında kan ilişkisi kalacak ne de birbirlerini soracaklar.

Bayraktar Bayraklı

Sura üflendiği zaman artık aralarında akrabalık bağları kalmayacaktır; birbirlerini de arayıp sormazlar.

Edip Yüksel

Boruya üfürüldüğünde o gün artık aralarında akrabalık yoktur ve birbirleriyle de ilgilenemezler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Boruya üfürüldüğünde o gün artık aralarında akrabalık yoktur ve birbirleriyle de ilgilenemezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sur'a üfrüldüğü zaman, artık o gün ne aralarında soy sop ilişkisi olacak, ne de birbirlerini soracaklar.

Elmalılı Hamdi Yazır

O vakıt Sur üfürüldü mü artık beyinlerinde o gün ne ensab vardır ne de soruşurlar

Erhan Aktaş

Sura üfürüldüğü gün, artık ailenin, akrabanın bir yararı yoktur. Birbirlerinden soramazlar!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sura üfürüldüğü gün, artık ailenin, akrabanın bir yararı yoktur. Birbirlerinden soramazlar!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sura üfürüldüğü gün, artık ailenin, akrabanın bir yararı yoktur. Birbirlerinden yardım da göremezler!

Gültekin Onan

Böylece Sur'a üfürüldüğü zaman artık o gün aralarında soylar (veya soybağları) yoktur ve (üstünlük unsuru olarak soyluluğu veya birbirlerine durumlarını) soruşturmazlar da.

Hasan Basri Çantay

Suur'a üfürüldüğü zaman da artık aralarında o gün (böbürlenecekleri) soyları soplar (ı) olmadığı gibi (birbirinin haalini) de soruşmazlar onlar.

İbni Kesir

Sur'a üflendiği zaman; o gün, artık aralarındaki soy yakınlığı fayda vermez. Birbirlerine bir şey de soramazlar.

Mehmet Alagaş

(93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111) Deki Rabbim; vaat ettiğini bana göstereceksen eğer, beni zalim kavimin içinde bulundurma , muhakkak ki biz onlara vaat ettiğimizi sana göstermeye kâdiriz. (Ama sen yine de böyle dua et) İyilikle, kötülüğü defet , b iz onların vasıflandırmalarını biliyoruz , De ki Rabbim Şeytanın kışkırtmalarından sana sığınırım , s ana, hazırlanmış ol arak getirilmekten yine sana sığınırım (Azaba götürüleceklerin hazır edilmesi) Onlardan birine ölüm geldiğinde, derki Rabbim beni geri gönder , böylelikle bende terk ettiğim salih ame lleri işleyeyim, Hayır Asla! Kesinlikle onun söylediği boş bir kelimedir (K-V-L: Kalıcı etkili olmayan söz, kavil, K-L-M: Kalıcı etkili söz Kelam) Onun arkalarında ise tekrar diriliş gününe kadar bir engel / berzah vardır. Sur’a üfürüldüğü vakit, o gün aralarında soy bağı kalmaz ve birbirlerini sorup soruşturamazlar, k imin tartısı ağır ise işte onlar kurtuluşa erenlerdir. (Felah için yarıp çıkmak anlamından kaynaklı kurtuluş denmiştir) Kimin de tartısı hafif ise işte onlar nefislerini hasara uğrattılar, cehennemde kalıcıdırlar, yüzlerine ateş çarpar ve onlarda (eti yanmış dişleri ile ) sırıtık vaziyettedirler, Ayetlerim okunurken onları yalanlayanlar siz değil miydiniz? Dediler ki Rabbimiz bizi bahtsızlığımız (mutluğun zıddı) yendi / galip geldi , Rabbimiz bundan bizi sen çıkar , eğer tekrar geri (inkara) dönersek zalimleriz diye söylediler. Dedi ki orada sinin ses çıkarmayın ve benle kelam etmeyin, Kullarımdan bir fırka / bölüm vardı ki diyorlardı “Rabbimiz! Biz iman ettik bağışla bizi, merhamet et bize, sen merhametlilerin en merhametlisisin” onları dahi alay konusu ettiniz, beni hatırl amayı unuttunuz ve onlara da gülüyordunuz. Ben de onlara sabırlarından dolayı kesinlikle karşılıklarını verdim, işte onlar kazananlardır / başarıya erenlerdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sûr’a üflendiği zaman, işte o gün aralarında soy bağı kalmaz, birbirlerine bir şey de soramazlar.

Süleyman Ateş

Sur'a üflendiği zaman, artık o gün aralarında soylar yoktur ve (insanlar, birbirlerine soylarını) sormazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sura üfürüldüğünde (kalk borusu çaldığında), aralarında ne bir akrabalık bağı kalır ne de birbirlerini arayıp sorarlar.

Şaban Britch

Sûr’a üflendiği zaman, işte o gün, aralarında soy bağı kalmaz, birbirlerine birşey de soramazlar.

Şaban Piriş

Sur'a üflendiği zaman, işte o gün, aralarında soy bağı kalmaz, birbirlerinden birşey de isteyemezler.

Yaşar Nuri Öztürk

Sura üfürüldüğünde, aralarında artık soy sop / şuna buna mensup olmalar söz konusu edilemez. Birbirlerini soruşturamazlar da.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when the trumpet is sounded in Day of Judgement no ties of kinship of any kind or degree shall be of avail in accomplishing a purpose. Ties are simply dissolved and each one is tried upon no other recommendation than the quality of his own deeds nor shall they be able to discourse on any point.

Abdul Haleem

On that Day when the Trumpet is blown, the ties between them will be as nothing and they will not ask about each other:

Abdullah Yusuf Ali

Then when the Trumpet is blown, there will be no more relationships between them that Day, nor will one ask after another!

Abul A'la Maududi

And then no sooner the Trumpet is blown than there will remain no kinship among them that Day, nor will they ask one another. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It does not mean that the father will not remain father and the son will not remain son, etc. It only means that they will not be able to help each other, nor shall they be able to inquire about each other as father and son, for each one will be worried and anxious about his own plight. See (Surah Al-Maarij, Ayats 10-14), and (Surah Abasa, Ayats 34- 37).

Aisha Bewley

Then when the Trumpet is blown, that Day there will be no family ties between them; they will not be able to question one another.

Al-Hilali & Khan

Then, when the Trumpet is blown, there will be no kinship among them that Day, nor will they ask of one another.

Ali Quli Qarai

And when the Trumpet is blown, there will be no ties between them on that day, nor will they ask [about] each other.

Amatul Rahman Omar

So when the trumpet is blown, ties of kinship will cease to exist between them (- the people to render assistance) that day, nor will they ask after one another.

Arthur John Arberry

For when the Trumpet is blown, that day there shall be no kinship any more between them, neither will they question one another.

Bijan Moeinian

When the horn is blown, all relationships will be forgotten and they will care the least about each other.

E. Henry Palmer

And when, the trumpet shall be blown, and there shall be no relation between them on that day, nor shall they beg of each other then!

Edip-Layth

So when the horn is blown, then there will be no kinship between them on that day, nor will they ask for one another.

George Sale

When therefore the trumpet shall be sounded, there shall be no relation between them which shall be regarded on that day; neither shall they ask assistance of each other.

Hamid S. Aziz

That I may do right in that which I have left behind. " Nay! It is but a mere word he speaks; behind them is a barrier until the Day they shall be raised.

Mahmoud Ghali

Then when the Trumpet is blown, upon that Day there will be no consanguity (any more) among them, nor will they ask one another.

Marmaduke Pickthall

And when the trumpet is blown there will be no kinship among them that day, nor will they ask of one another.

Mohamed Ahmed - Samira

When the trumpet blast is sounded no ties of lineage will hold among them, nor will they ask after one another.

Muhammad Asad

Then, when the trumpet [of resurrection] is blown, no ties of kinship will on that Day prevail among them, and neither will they ask about one another.

Mustafa Khattab

Then, when the Trumpet will be blown,[1] there will be no kinship between them on that Day, nor will they ˹even care to˺ ask about one another.[2]

Progressive Muslims

So when the horn is blown, then there will be no kinship between them on that Day, nor will they ask for one another.

Rashad Khalifa

When the horn is blown, no relations among them will exist on that day, nor will they care about one another.

Sahih International

So when the Horn is blown, no relationship will there be among them that Day, nor will they ask about one another.

Sam Gerrans

And when the Trumpet is blown, then no ties of kinship are between them that day nor will they ask one of another.

Shabbir Ahmed

And when the Trumpet is blown, there will be no relationships between them that Day, nor will they ask about one another.

Syed Vickar Ahamed

Then, when the Trumpet is blown, there will be no relations between them that day, and they will not ask after another!

Taqi Usmani

Thereafter, when the Sūr (the trumpet) is blown, no ties of kinship will remain between them any more, nor will they inquire about one another.

The Monotheist Group

So when the horn is blown, then there will be no kinship between them on that Day, nor will they ask for one another.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 101. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 101. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 101. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩