Diyanet İşleri
O gün günahkarları, (gözleri korkudan donup) gömgök kesilmiş olarak haşredeceğiz.
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 102. ayet. يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ وَنَحْشُرُ ٱلْمُجْرِمِينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقًا
yevme yünfeḫu fi-ṣṣûri venaḥşüru-lmücrimîne yevmeiẕin zürḳâ.
O gün günahkarları, (gözleri korkudan donup) gömgök kesilmiş olarak haşredeceğiz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Geçmişin haberleri, kıyamet sahnesi ve Arapça Kur'an Tâhâ 99–114 3
(Ey Muhammed!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan bir zikir (Kur'an) verdik.
Kim ondan yüz çevirirse şüphesiz ki o, kıyamet gününde ağır bir günah yükü yüklenecektir.
Onlar o günahın cezası içinde ebediyen kalacaklardır. Sura üfürüleceği gün, bu ağır yük onlar için ne kötü bir yüktür!
O gün günahkarları, (gözleri korkudan donup) gömgök kesilmiş olarak haşredeceğiz.
(103-104) Aralarında birbirlerine "(Dünya'da) sadece on (gün) kaldınız" diye gizli gizli konuşacaklar. -Onların, hakkında konuşacakları şeyi biz daha iyi biliriz.- O vakit içlerinden en aklı başında olanları, "Siz sadece bir gün kaldınız" diyecektir.
(Ey Muhammed!) Sana dağların (kıyamet günündeki) halini soruyorlar. De ki: "Rabbim onları toz edip savuracak."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 102–104. ayetler için yazılmıştır.
102-104. Yani Sûra üfürülüp da insanlar kabirlerinden çıkacakları vakit herkes kendi durumuna uygun bir halde olacaktır: Takvâ sahipleri, Rahmân olan Allah’ın huzuruna konuk heyetler halinde toplanacaklardır. Günahkârlar ise korkudan, tedirginlikten ve susuzluktan renkleri mor, gözleri mavi olarak haşrolacaklardır. Kendi aralarında gizlice fısıldaşarak dünyadaki hayat sürelerinin kısalığını, âhiretin çabucak gelişini söz konusu edeceklerdir. Onlardan kimisi: “Siz (dünyada) ancak on gün kaldınız” diyecekler, kimisi başka şeyler söyleyecekler. Yüce Allah, onların gizlice konuşmalarını çok iyi bilir ve neler söylediklerini işitir. “Onların görüşçe en iyi olanları” yani bu süreyi değerlendirme konusunda doğruya en çok yaklaşanları “der ki: Siz ancak bir gün kaldınız.” Bu ifadelerle o kısacak zamanı nasıl boşa harcadıklarına, gaflet içinde oyalanarak kendilerine fayda veren şeylerden yüz çevirip zarar verecek şeylere yönelerek o günleri nasıl zayi ettiklerine dair duyacakları pişmanlığı dile getireceklerdir. Artık amellerin karşılığının görüleceği vakit gelmiş ve vaad olunan günün hak olduğu ortaya çıkmıştır. Pişmanlık duymaktan, ah vah edip ölüm gelsin diye dua etmekten başka bir şey kalmamıştır. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Siz yeryüzünde kaç yıl kaldınız? diyecek, onlar: Bir gün yahut bir günün bir bölümü kadar kaldık. Onu sayanlara sor, diyecekler. Buyuracak ki: Siz, ancak çok az bir süre kaldınız. Keşke bilmiş olsaydınız…” (el-Mü’minun 23/112-114)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Meleğin Sûr'a yeniden diriliş için ikinci kez üfürdüğü gün, işte o gün kâfirlerin gözleri ve bedenlerini, ahiretin dehşetinin şiddetinden mosmor olarak haşrederiz.
Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a…
Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sura üfürülür de onları toptan bir araya getiririz.
Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
Sur'a üfürüldüğü zaman, (işte) o gün ne aralarında soy sop yakınlığı kalacak, ne de birbirlerini arayıp soracaklardır.
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç) · Ortak kavram: Diriliş
Sonra bunların ardından Firavun ile ileri gelenlerine de Musa ve Harun'u mucizelerimizle gönderdik. Ama büyüklük tasladılar ve suçlu bir toplum…
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri…
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de, Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O gün Sûr'a üflenecektir dipnot 1 ve biz o zaman suçluları, gözleri (korkudan) donuk bir hâlde toplayacağız.
O gün sura üflenecek; ve Biz de o gün günahı hayat tarzı haline getirmiş olanları, (korku ve dehşetten) morarmış olarak bir araya toplayacağız;
O Gün ki, sura üflenir; o Gün ki, suçlu olanları, gözleri (korku ve şaşkınlıktan) donuklaşmış olarak bir araya toplayacağız;
O süreçte Sur'a nefholunur! O gün suçluları gözleri dönmüş bir halde haşrederiz.
Sur'a üfürüleceği gün, biz suçlu günahkarları o gün, (yüzleri kara, gözleri) gömgök (kaskatı ve kör) olarak toplayacağız.
O günde Sûr’a üflenir ve biz o zaman günahkârları, gözleri (korkudan) gömgök bir halde mahşerde toplarız .
O gün, boruya üflenmiştir. Suçluları da gözleri donuklaşmış olarak, o gün toplayacağız.
Sur'a üflenildiği gün, işte o gün, suçluları gözleri korkudan göğermiş bir halde toplarız.
Boruya üfürüldüğü gün, suçluları o gün mavi (kederden yüzleri morarmış) olarak toplarız.
Boruya üfürüldüğü gün, suçluları o gün mavi (kederden yüzleri morarmış) olarak toplarız
O gün ki, sura üfrülecek ve suçluları o gün Biz, gömgök mahşere toplayacağız.
O gün ki sur üfürülecek ve mücrimler o gün gömgök mahşeri toplayacağız
O gün, Sur'a üfürülür. O gün, mücrimleri şaşkınlıktan gözleri donuklaşmış olarak toplayacağız.
O gün, Sur'a üfürülür. O gün, mücrimleri şaşkınlıktan gözleri donuklaşmış olarak toplayacağız.
O gün, sura üfürülür. O gün, suçluları şaşkınlıktan gözleri donuklaşmış olarak toplayacağız.
Sur'a üfürüleceği gün, biz suçlu günahkarları o gün, (yüzleri kara, gözleri) gömgök (kaskatı ve kör) olarak toplayacağız.
(Evet) "Suur" un üfleneceği günde ki biz günahkarları o gün gözleri gömgök bir halde, mahşerde toplayacağız.
Sur'a üflendiği gün, işte o gün; suçluları, gözleri korkudan gövermiş olarak toplarız.
(99-114) Kesin olan şu ki sana katımızdan bir zikir de verdik, kim ondan yüz çevirirse kesinlikle o, kıyamet günü sorumlulu ğunu taşır, orada kalıcıdır, kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür. Sur'a üfürüldüğü gün suçluları gözlerinin akı çıkmış şekilde toplayacağız, Aralarında gizli gizli sadece on gün kaldınız diye konuşurlar. Biz ne dediklerini biliyoruz, yine aynı yolda olanlar / yoldaşları ise siz ancak bir gün kaldınız diyorlar. Sana dağlardan soruyorlar de Rabbim onları toz haline getirip savuracaktır. Onları tümseksiz, düz bir ova şeklinde bırakacaktır. Orada / dünyada tepelik bir yer herhangi bir kıvrım göremeyeceksin. O gün işinde herhangi bir yanlış yapmayan çağırıcıya tabi olurlar. Rahman'a karşı sesleri kesiktir. Soluk sesleri /nefes hırıltıları dışında bir şey işitmezler. O gün Allah'ın sözlerinden hoşnut olup ta izin verdiği kimsenin ki hariç şefaatin de faydası yoktur. Onların elleriyle sunduklarını ve geri de bıraktıklarını bili r, onu ilmen kuşatamazlar. Yüzleri, ayakta olana, diri olana / Allah’a boyun eğmiştir. Zulüm taşıyan lar / zulüm yüklenenler kesin olarak mahvolmuştur. Her kim de iman ederek salih amel işliyorsa onun zulmedilme ve hakkının çiğnenmesi korkusu yoktur. Bu şekilde biz sana o Kur'an'ı Arapça / bedevi diliyle indirdik, onda vaatlerimizden bahsettik, böylelikle belki sakınırlar veya onlara anlatılan bir öğüt / yahut hatırlatma olur. Gerçek saltanat sahibi olan Allah, yücedir, Vahyin sana gerçekleşmesi tamamlanmadan önce Kuran da acele etme, Rabbim ilmimi artır de.
Sûr’a üflendiği gün, işte o gün suçluların gözleri (korkudan) mavi halde haşrederiz.
O gün Sur'a üflenir ve o gün suçluları, gömgök (kör bir durumda) süreriz.
(Bunlar) Sura üflendiği gün olacaktır. O gün suçluları gözleri donuklaşmış bir halde toplayacağız.
Sura üflendiği gün… İşte o gün günahkarları gözleri görmez dipnot 1 bir halde toplayacağız.
Sur’a üflendiği gün, işte o gün, suçluların gözleri (korkudan) mavi olur ve bu şekilde haşrederiz.
Sur'a üflendiği gün, işte o gün suçluları, uyuşmuş bir halde bir araya toplarız.
O gün sura üfrülür ve günahkarları o gün gözleri gömgök bir halde haşrederiz.
The Day shall come when the trumpet is sounded and We throng the sinful who shall look blue, being affected with terror, distress and anxiety.
When the trumpet is sounded and We gather the sinful, sightless,
The Day when the Trumpet will be sounded: that Day, We shall gather the sinful, blear-eyed (with terror).
the Day when the Trumpet shall be sounded dipnot 1 and We shall muster the sinners, their eyes turned blue with terror. dipnot 2
On the Day the Trumpet is blown – and We will gather the evildoers sightless on that Day –
The Day when the Trumpet will be blown (the second blowing): that Day, We shall gather the Mujrimûn (criminals, polytheists, sinners, disbelievers in the Oneness of Allâh) blue or blind-eyed with thirst.[1]
—the day the Trumpet will be blown— on that day We shall muster the guilty with blind eyes.
The Day when the trumpet shall be blown, and on that Day We shall gather the sinners together, blue-eyed (- the spiritually blind ones).
On the day the Trumpet is blown; and We shall muster the sinners upon that day with eyes staring,
When the horn on that Day is blown, the criminals will be resurrected blue (like the cadavers who have lost their natural color due to lack of blood circulation. )
On the day when the trumpet shall be blown, and we will gather the sinners in that day blue-eyed.
The day the horn is blown, and We gather the criminals on that day bleary-eyed.
On that day the trumpet shall be sounded; and we will gather the wicked together on that day, having grey eyes.
Abiding under it, an evil burden to bear on the Day of Resurrection.
The Day the Trumpet will be blown, and We will muster the criminals upon that day blue (with terror),
The day when the Trumpet is blown. On that day we assemble the guilty white-eyed (with terror),
The day the trumpet blast is sounded We shall raise the sinners blind,
on the Day when the trumpet is blown: for on that Day We will assemble all such as had been lost in sin, their eyes dimmed [by terror],
˹Beware of˺ the Day the Trumpet will be blown,[1] and We will gather the wicked on that Day blue-faced ˹from horror and thirst˺.[2]
The Day the horn is blown, and We gather the criminals on that Day white eyed.
That is the day when the horn is blown, and we summon the guilty on that day blue.
The Day the Horn will be blown. And We will gather the criminals, that Day, blue-eyed.
The day the Trumpet is blown. And We will assemble the lawbreakers, that day, white-eyed,
The Day when the Trumpet will be blown. On that Day We will assemble the guilty with their eyes dimmed in fear of retribution. (20:124).
The Day when the Trumpet will be sounded: That Day, We shall gather the criminals (disbelievers), (their) eyes dim (with fear).
The Day when the Horn (Sūr) will be blown, and We shall gather them together while they will have turned blue on that day,
The Day the horn is blown, and We gather the criminals on that Day white eyed.