Diyanet İşleri
Onların üzerinde ve gemilerde taşınırsınız.
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 22. ayet. وَعَلَيْهَا وَعَلَى ٱلْفُلْكِ تُحْمَلُونَ
ve`aleyhâ ve`ale-lfülki tuḥmelûn.
Onların üzerinde ve gemilerde taşınırsınız.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın yaratılış evreleri ve gökten inen su Mü'minûn 12–22 3
Onunla sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik. Bu bağ ve bahçelerde sizin için pek çok meyveler vardır ve siz onlardan yiyorsunuz.
Yine o su ile Sina dağında biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki hem yağ, hem de yiyenlere katık verir.
Hayvanlarda sizin için elbette bir ibret vardır. Onların içlerindeki sütten size içiririz. Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır ve onlardan yersiniz de.
Onların üzerinde ve gemilerde taşınırsınız.
Andolsun biz, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur. Allah'a karşı gelmekten hala sakınmaz mısınız?" dedi.
Bunun üzerine kendi kavminden inkar eden ileri gelenler şöyle dediler: "Bu ancak sizin gibi bir beşerdir, size üstünlük taslamak istiyor. Eğer Allah dileseydi, bir melek gönderirdi. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık."
"Bu, ancak cinnet getirmiş bir adamdır. Öyle ise bir müddet onu gözetleyiniz."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
22. “Hem onların üzerine, hem de gemilerin üzerine taşınırsınız.” Yüce Allah, bu hayvanları karada sizin emrinize vermiştir. Yüklerinizi sırtlarına yüklenir yarı canınız tükenmeden varamayacağınız yerlere götürürler. Diğer taraftan O, gemileri de denizde emrinize vermiştir. Bu gemiler hem sizleri hem de az olsun çok olsun yük ve eşyalarınızı taşırlar. Bunca nimetleri ihsan eden, çeşitli ihsanlarda ve en hayırlı ikramlarda bulunan O yüce zat elbette ki kelimenin tam anlamı ile şükre ve övgüye layıktır. O’na ibadet için bütün gayretimizi ortaya koymalı, O’nun nimetlerini kullanıp bunlarla O’na isyan etmemeliyiz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Karada develerin üzerinde ve denizde ise gemilerde taşınmaktasınız.
Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kök: حمل (64 geçiş)
Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.
Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kök: حمل (64 geçiş)
Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır. Gönüllerinizdeki ihtiyaçlara kendileri üzerinden ulaşasınız diye onları yaratmıştır. Onlarla ve…
Aynı kök: فلك (25 geçiş)
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…
Aynı kök: حمل (64 geçiş)
Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Musa…
Aynı kök: حمل (64 geçiş)
Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua…
Aynı kök: حمل (64 geçiş)
Kim bir hata işler veya bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş olur.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O (hayvan)ların ve gemilerin üzerinde taşınıyorsunuz.
Onlara (karada), tıpkı (denizdeki) gemilere (olduğu gibi) yük taşıtırsınız.
onlarla -(deniz üzerinde) gemiler(le taşındığınız) gibi- taşınıyorsunuz.
Onların (hayvanların) üzerinde ve gemilerin üzerinde yüklenilip taşınıyorsunuz.
Onların üzerinde ve gemilerde taşınmaktasınız.
Onların üzerinde ve gemilerde taşınırsınız.
Onların üzerinde ve gemilerin üzerinde taşınırsınız.
Onların üzerinde ve gemilerde taşınırsınız.
Onların üzerinde ve gemiler üzerinde taşınıyorsunuz.
Onların üzerinde ve gemiler üzerinde taşınıyorsunuz.
Ayrıca hem onlara, hem de gemiye yüklenip taşınırsınız.
Hem onlara ve hem gemiye yüklenirsiniz
Onları ve gemileri taşıma aracı olarak kullanırsınız.
Onları ve gemileri taşıma aracı olarak kullanırsınız.
Onları ve gemileri taşıma aracı olarak kullanırsınız.
Onların üzerinde ve gemilerde taşınmaktasınız.
Hem onların üzerine, hem gemilerin üstüne yükledilirsiniz.
Hem onların üzerinde, hem de gemilerin üstünde taşınırsınız.
(17-22) Kesin olan şu ki biz üzerinizde / fevkiniz de yedi adet yol / tarik yarattık , b izim yaratmak dikkatimizden kaçmaz / yaratmaktan gafil değiliz. (Tarik fiziki yol; sübülen yöntem metot) Gökten belli bir ayarda su indiriyoruz , onu Arzda yerleştiriyoruz / iskân ediyoruz , onun gitmesine de / giderilmesine de muktediriz, onunla hurma ve üzüm bahçeleri inşa ediyoruz, sizin için o bahçelerde çok meyveler var ve o meyvelerden yiyorsunuz, Tur-u Sina’da ki çıkan ağaçtan yağ elde edilir ve yiyenlere bir katık olur , hayvanlarda da sizin için dersler / ibretler vardır, karınlarındakinden size içiririz, o hayvanlarda, sizin için çok faydalar vardır, onlardan yersiniz, Onların üzerinde ve gemilerde taşınıyorsunuz.
Bir de hem onların üzerinde, hem gemilerin üzerinde taşınıyorsunuz.
O (hayva)nların üzerinde ve gemiler üzerinde taşınırsınız.
Hem onların üzerinde hem de gemilerde taşınırsınız.
Hem onlara, hem de gemilere bindirilirsiniz.
Onların üzerinde ve gemilerde taşınıyorsunuz.
Onların üzerinde ve gemilerde taşınıyorsunuz.
Hem onlar üzerinde hem de gemiler üzerinde taşınıyorsunuz.
And on their backs and on board ships you are carried -from one place to another-.
and you ride on them, as you do in ships.
And on them, as well as in ships, ye ride.
and are carried on them and also on ships. dipnot 1
and you are conveyed on them and on ships as well.
And on them, and on ships you are carried.
and you are carried on them and on ships.
You are borne on them as well as on the ships.
and upon them, and on the ships, you are borne.
I also let you use some of them as a mean of transportation, the same way that I let you use your ships for moving from one place to another on earth.
and on them and on ships ye are borne!
On them and on the ships you are carried.
And on them, and on ships, are ye carried.
And, verily, you have a lesson in the cattle; We give you to drink of what is in their bodies; and you have therein many uses, and of them you eat,
And upon them, and on the ships you are carried.
And on them and on the ship ye are carried.
And you are carried on them and on boats.
and by them - as by the ships [over the sea] - you are borne [overland].
And you are carried upon ˹some of˺ them and upon ships.
And on them and on the ships you are carried.
On them, and on the ships, you ride.
And upon them and on ships you are carried.
And upon them, and upon the ships, are you carried.
On them and on the ships you are carried.
And on them, as in ships, you ride.
and on them and on the boats you are transported.
Andon them and on the ships you are carried.