Diyanet İşleri
"Bu, Allah'a karşı yalan uyduran bir kimseden başkası değildir. Biz ona inanmayız."
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 38. ayet. إِنْ هُوَ إِلَّا رَجُلٌ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا وَمَا نَحْنُ لَهُۥ بِمُؤْمِنِينَ
in hüve illâ racülün-fterâ `ale-llâhi keẕibev vemâ naḥnü lehû bimü'minîn.
"Bu, Allah'a karşı yalan uyduran bir kimseden başkası değildir. Biz ona inanmayız."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sonraki nesiller ve peygamberleri Mü'minûn 31–44 3
"O, öldüğünüz, toprak ve kemik haline geldiğiniz zaman sizin tekrar mutlaka (diriltilip) çıkarılacağınızı mı vaad ediyor?"
"Halbuki bu size vaad olunan şey, ne kadar da uzak!"
"Hayat, bu dünya hayatından ibarettir. Ölürüz ve yaşarız. Biz tekrar diriltilecek değiliz."
"Bu, Allah'a karşı yalan uyduran bir kimseden başkası değildir. Biz ona inanmayız."
O peygamber, "Ey Rabbim! Yalanlamalarına karşı bana yardım et!" dedi.
Allah, "Yakın zamanda mutlaka pişman olacaklardır!" dedi.
Derken onları o korkunç ses, kaçınılmaz olarak kıskıvrak yakalayıverdi de kendilerini çör çöp yığını haline getirdik. Zalimler topluluğu, Allah'ın rahmetinden uzak olsun!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
38. “Bu, ancak yalan uydurup Allah'a iftira eden bir adamdır. Biz ona inanmıyoruz.” Yalan uydurduğu için Allah’ın tevhidini, öldükten sonra dirilişi kabul eden birtakım haberler getirmiştir. “O, ancak delirmiş bir adamdır. O nedenle bir süre ona katlanıp bekleyin.” (el-Müminun, 23/25) Yani ona müsamaha edin, sakın öldürmeyin veya başka bir ceza vermeyin. Çünkü o, söylediklerinden sorumlu tutulmayan deli birisidir. Bâtıl zanlarına göre -aslında onun getirdikleri doğru olduğundan- onunla tartışmaya gerek kalmamıştı. Çünkü iddialarına göre onun söyledikleri batıl idi. Geriye de ona ceza verecekler mi vermeyecekler mi, bunu konuşmak kalmıştı. Güya sağlam ve tutarlı akılları gereğince, cezalandırılması gerektiği halde onu hayatta bırakıp ceza vermemeyi daha uygun gördüler. Acaba bu inat ve bu küfürden daha ötesi mümkün mü?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Size, resul olarak gönderildiğini iddia eden bu adam, ortaya attığı iddiası ile Allah hakkında yalan uyduran bir adamdır. Bizler ona iman etmiyoruz.
Aynı kök: فري (60 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş)
Ayetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğunda, "Bu sadece, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır" dediler.…
Aynı kök: فري (60 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş)
Ey Peygamber! Mü'min kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları…
Aynı kök: فري (60 geçiş)
Bunun sebebi, onların, "Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır." demeleridir. Uydurageldikleri şeyler dinleri konusunda kendilerini…
Aynı kök: رجل (73 geçiş)
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…
Aynı kök: رجل (73 geçiş)
Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size…
Aynı kök: رجل (73 geçiş)
Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O (Hud), Allah hakkında sadece yalan uyduran bir adamdır; biz ona asla inananlar değiliz."
Bu adam, sadece uydurduğu yalanı Allah'a isnat eden biri; bizim ona inanmamız ihtimal dışıdır!"
Bu adam kendi uydurduğu yalanları Allah'a yakıştıran bir yalancıdan başka biri değil; ve dolayısıyla, biz asla o'na inanacak değiliz!"
"O (Rasul), Allah'a iftira eden yalancıdır o! Biz Ona inanmayız!"
"O ise, yalnızca bir adam (insan)dır, Allah'a karşı yalan uydurmaktadır, bizler de ona inanacak değiliz."
«Bu adam, sadece Allah hakkında yalan uyduran bir kimsedir; biz ona inanmıyoruz.»
"Allah hakkında yalanlar söyleyerek iftira eden bir adamdan başkası değil bu. Zaten Ona inanacak değiliz!"
"O, Allah hakkında yalan uyduran bir kişiden başka biri değildir. Biz, ona asla inanmıyoruz."
"O, ALLAH'a yalan yakıştıran bir adamdan başkası değildir. Biz onu onaylayacak değiliz."
'O, ALLAH'a yalan yakıştıran bir adamdan başkası değildir. Biz ona inanacak değiliz.'
O, sadece Allah hakkında bir yalanı uyduran bir adamdır; biz ona inanacak değiliz."
O ancak öyle bir adam ki bir yalanı Allaha iftira etti, biz ona inanacak değiliz
"O, uydurduğu yalanı Allah'a dayandıran dipnot 1 bir kimsedir. Ona inanacak değiliz."
O, uydurduğu yalanı Allah'a dayandıran bir kimsedir. Ona inanacak değiliz."
O, uydurduğu yalanı Allah'a dayandıran bir kimsedir. Ona inanacak değiliz."
"O ise, yalnızca bir adam (insan)dır, Tanrı'ya karşı yalan uydurmaktadır, bizler de ona inançlı (olacak) değiliz."
"O, Allaha karşı yalan düzen bir adamdan başkası değildir. Biz onu tasdıyk ediciler değiliz".
O, sadece Allah'a karşı yalan uyduran biridir. Biz ona inanacak değiliz.
(2, 23, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44) Kesin olan şu ki, Nuh’u kavmine gönderdik ve kavmine dedi ki Ey kavmim, Allah’a ibadet edin, O’ndan başka size ilah yok. Sakınmıyor musunuz? Kavminin ileri gelen kafirleri dediler ki; Ne ki bu? Sizin gibi bir beşer , sizin üzerinizde bir üstün olma / fazilet arayışı var , Allah isteseydi melek indirirdi , biz evvelki babalarımızdan böyle bir şey işitmedik. O sadece cinlenmiş bir adam belli bir süre onu gözleyin. Nuh dedi ki Rabbim yalanlamalarına dair bana yardım et, biz de O’na gözümüz önünde ve vahiylerimizle bir gemi yap diye vahyettik, emrimiz geldiğinde ve tandır kaynayıp taşınca da her bir türden birer çift alarak ona yükle ve sözümüzden / azaptan etkilenecek olanlar hariç yakın çevreni de yükle, zalimlerle de asla muhatap olma, ki onlar boğularak ölecekler diye vahyet tik, sen ve beraberindekiler gemiye yerleştiğiniz de / istiva ettiğinizde deyin ki “Bizi zalim kavimden kurtaran Allah’a hamdolsun” ve deki “Rabbim bereketli / mübarek bir iniş yerine indir , sen en hayırlı indiricisin” İşte bunda ayetler vardır , biz, imtihan edendik. Sonra onların ardından başka nesiller inşa ettik, onlara kendilerinden olan Resuller gönderdik, Allah’a ibadet edin, O’ndan başka size ilah yok , sakınmıyor musunuz? (Resullerin ortak söylemi) Kavmin ileri gelen kafirleri ve ahiret ile buluşmayı yalanlayanlar ve dünya hayatında refah içinde ettiklerimiz (ahiret inanıp ta ahiret varmış gibi davranmamak onu yalanlamaktır) dediler ki; Ne ki bu? Sizin gibi bir beşer (aynı Nuh AS kavmi gibi dediler) O da sizin yediklerinizden yiyor sizin içtiklerinizden içiyor, sizin gibi bir beşere mi tabi oluyorsunuz? İşte o zaman tam olarak hasara uğramış olursunuz, öldüğünüzde toprak ve kemik olduğunuzda siz çıkarılacaksınız diye mi vaat ediyor? Ne kadar uzak / heyhat ki heyhat size vaat edilen (çok uzak bir ihtima l) Sadece dünya hayatımız vardır ölür ve yaşarız tekrar diriliş bize yoktur , O da Allah’a yalanı iftira eden bir adamdır , Ona iman edecek değiliz dediler. Resul dedi ki Rabbim bana, onların yalanlamalarına dair yardım et , Allah dedi ki Az kaldı pişman olanlar / nedamet getirenler olacaklar , gerçek bir ses onları yakaladı aldı , onlar çer çöp yaptık , zalim kavim uzak olsun! Sonra onların ardından başkaca nesiller inşa ettik. Hiçbir topluluk süresini geçemez yahut erteleteme , s onra ard arda elçiler göndeririz , her bir topluluğa elçilerimiz geldiğinde onu yalanladılar, onlardan bazıları bazılarına uydurduk / tabi ettirdik onlara hadiseler haline getirdik , iman etmeyen kavim uzak olsun!
Bu adam, sadece Allah hakkında yalan uyduran bir kimsedir; biz ona iman etmiyoruz.
"O, Allah'a yalan uydurandan başka bir adam değildir. Biz ona inanıcı(insan)lar değiliz."
O, uydurduğu yalanı Allah'a mal eden adamın tekidir. Biz ona inanacak değiliz."
Bu adamın yaptığı sadece Allah'a iftira etmektir. Biz ona inanacak değiliz."
O, Allah’a karşı ancak yalan uyduran bir adamdır. Biz, ona iman edecek değiliz.
O, Allah'a karşı ancak yalan uyduran bir adamdır. Biz, ona inanacak değiliz.
"O, yalan düzüp Allah'a iftira eden bir adamdan başkası değil. Biz ona inanmıyoruz."
"He is simply a man, " they continued, "who cheaply and viciously relates to Allah falsehood, and never shall we acknowledge him nor recognize his mission. "
He is just a man making lies up about God. We will never believe in him.’
"He is only a man who invents a lie against Allah, but we are not the ones to believe in him!"
This man has forged a mere lie in the name of Allah and we shall never believe what he says."
What is he but a man who has invented a lie against Allah? We do not have iman in him. ’
"He is only a man who has invented a lie against Allâh, and we are not going to believe in him."
He is just a man who has fabricated a lie against Allah, and we will not believe in him. ’
`He is only an ordinary man who has forged a lie in the name of Allâh and we are not at all going to believe in him. '
He is naught but a man who has forged against God a lie, and we will not believe him. '
"He has simply fabricated these lies, pretending they are God’s words. We will not believe in these none senses."
He is only a man who forges against God a lie. And we believe not in him!'
"He is but a man who has invented a lie against God, and we will not acknowledge him."
This is no other than a man, who deviseth a lie concerning God: But we will not believe him.
"There is only our life in this world. We die and we live, and we shall not be raised again.
Decidedly he is nothing except a man who has fabricated against Allah a lie, and in no way will we (become) believers to him. "
He is only a man who hath invented a lie about Allah. We are not going to put faith in him.
He is just a man who invents a lie about God; we cannot believe in him. "
He is nothing but a man who attributes his own lying inventions to God, and we are not going to believe him!"
He is no more than a man who has fabricated a lie about Allah, and we will never believe in him."
"He is but a man who has invented a lie against God, and we will not believe in him. "
"He is just a man who fabricated lies and attributed them to GOD. We will never believe him."
He is not but a man who has invented a lie about Allah, and we will not believe him. "
“He is only a man who invented a lie about God, and we will not believe him.”
He is just a man who has invented a lie about Allah. We are not going to believe in him."
"He is only a man who makes up a lie against Allah, but we are not the ones to believe in him!"
He is nothing but a man who has forged a lie against Allah, and we are not going to believe in him."
"Heis but a man who has invented a lie against God, and we will not believe in him."