Diyanet İşleri
O peygamber, "Ey Rabbim! Yalanlamalarına karşı bana yardım et!" dedi.
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 39. ayet. قَالَ رَبِّ ٱنصُرْنِى بِمَا كَذَّبُونِ
ḳâle rabbi-nṣurnî bimâ keẕẕebûn.
O peygamber, "Ey Rabbim! Yalanlamalarına karşı bana yardım et!" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sonraki nesiller ve peygamberleri Mü'minûn 31–44 3
"Halbuki bu size vaad olunan şey, ne kadar da uzak!"
"Hayat, bu dünya hayatından ibarettir. Ölürüz ve yaşarız. Biz tekrar diriltilecek değiliz."
"Bu, Allah'a karşı yalan uyduran bir kimseden başkası değildir. Biz ona inanmayız."
O peygamber, "Ey Rabbim! Yalanlamalarına karşı bana yardım et!" dedi.
Allah, "Yakın zamanda mutlaka pişman olacaklardır!" dedi.
Derken onları o korkunç ses, kaçınılmaz olarak kıskıvrak yakalayıverdi de kendilerini çör çöp yığını haline getirdik. Zalimler topluluğu, Allah'ın rahmetinden uzak olsun!
Sonra bunların arkalarından başka nesiller yarattık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
39. Küfürleri alabildiğine katmerleşip, yapılan uyarı ve korkutmalar onlara hiç fayda sağlamayınca peygamberleri onlara beddua ederek şöyle dedi: “Rabbim! Beni yalanlamalarına karşı” onları helâk etmek ve âhiretten önce dünyada da rezil etmek sureti ile “bana yardım et!” dedi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Peygamber şöyle dedi: "Rabbim! Beni yalanlamaları sebebi ile onlardan intikam alarak onlara karşı bana yardım et!"
Ortak kavram: Yardım (nusret)
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…
Ortak kavram: Yardım (nusret)
Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…
Ortak kavram: Yardım (nusret)
Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Hud) "Rabbim! Beni yalanlamalarına karşı bana yardım et!" demişti. dipnot 1
(Elçi) dedi ki: "Rabbim! Onların beni yalanlamalarına karşı bana yardım et!"
(Bunun üzerine peygamber:) "Ey Rabbim!" der, "Bunların (bu) yalanlamalarına karşı bana destek ol!"
(Rasul) dedi ki: "Rabbim! Yardım et, beni yalanlamalarına karşın bana!"
(Peygamber) Dedi ki: "Rabbim, beni yalanlamalarına karşı bana yardım et."
O peygamber: Rabbim! dedi, beni yalanlamalarına karşılık bana yardımcı ol!
"Efendim!" dedi; "Beni yalanlamaları karşısında bana yardım et!"
O peygamber, "Rabbim!Beni yalanlamalarına karşılık bana yardımcı ol!" dedi.
Dedi ki, "Efendim, yalanlamalarına karşılık bana yardım et."
Dedi ki, 'Rabbim, yalanlamalarına karşılık bana yardım et.'
O peygamber: "Ey Rabbim, bana yalan söylüyorsun demelerinin öcünü al!" dedi.
Ya rab! dedi: beni tekzib ettikleri cihetle öcümü al
"Rabbim! Yalanlamaları nedeniyle bana yardım et." dedi.
"Rabbim! Yalanlamaları nedeniyle bana yardım et." dedi.
"Rabbim! Yalanlamaları nedeniyle bana yardım et." dedi.
(Peygamber) Dedi ki: "Rabbim, beni yalanlamalarına karşı bana yardım et."
(O peygamber): "Rabbim, dedi, beni tekzib etmelerine mukaabil Sen bana yardım et".
O peygamber: Rabbım, beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et, dedi.
(2, 23, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44) Kesin olan şu ki, Nuh’u kavmine gönderdik ve kavmine dedi ki Ey kavmim, Allah’a ibadet edin, O’ndan başka size ilah yok. Sakınmıyor musunuz? Kavminin ileri gelen kafirleri dediler ki; Ne ki bu? Sizin gibi bir beşer , sizin üzerinizde bir üstün olma / fazilet arayışı var , Allah isteseydi melek indirirdi , biz evvelki babalarımızdan böyle bir şey işitmedik. O sadece cinlenmiş bir adam belli bir süre onu gözleyin. Nuh dedi ki Rabbim yalanlamalarına dair bana yardım et, biz de O’na gözümüz önünde ve vahiylerimizle bir gemi yap diye vahyettik, emrimiz geldiğinde ve tandır kaynayıp taşınca da her bir türden birer çift alarak ona yükle ve sözümüzden / azaptan etkilenecek olanlar hariç yakın çevreni de yükle, zalimlerle de asla muhatap olma, ki onlar boğularak ölecekler diye vahyet tik, sen ve beraberindekiler gemiye yerleştiğiniz de / istiva ettiğinizde deyin ki “Bizi zalim kavimden kurtaran Allah’a hamdolsun” ve deki “Rabbim bereketli / mübarek bir iniş yerine indir , sen en hayırlı indiricisin” İşte bunda ayetler vardır , biz, imtihan edendik. Sonra onların ardından başka nesiller inşa ettik, onlara kendilerinden olan Resuller gönderdik, Allah’a ibadet edin, O’ndan başka size ilah yok , sakınmıyor musunuz? (Resullerin ortak söylemi) Kavmin ileri gelen kafirleri ve ahiret ile buluşmayı yalanlayanlar ve dünya hayatında refah içinde ettiklerimiz (ahiret inanıp ta ahiret varmış gibi davranmamak onu yalanlamaktır) dediler ki; Ne ki bu? Sizin gibi bir beşer (aynı Nuh AS kavmi gibi dediler) O da sizin yediklerinizden yiyor sizin içtiklerinizden içiyor, sizin gibi bir beşere mi tabi oluyorsunuz? İşte o zaman tam olarak hasara uğramış olursunuz, öldüğünüzde toprak ve kemik olduğunuzda siz çıkarılacaksınız diye mi vaat ediyor? Ne kadar uzak / heyhat ki heyhat size vaat edilen (çok uzak bir ihtima l) Sadece dünya hayatımız vardır ölür ve yaşarız tekrar diriliş bize yoktur , O da Allah’a yalanı iftira eden bir adamdır , Ona iman edecek değiliz dediler. Resul dedi ki Rabbim bana, onların yalanlamalarına dair yardım et , Allah dedi ki Az kaldı pişman olanlar / nedamet getirenler olacaklar , gerçek bir ses onları yakaladı aldı , onlar çer çöp yaptık , zalim kavim uzak olsun! Sonra onların ardından başkaca nesiller inşa ettik. Hiçbir topluluk süresini geçemez yahut erteleteme , s onra ard arda elçiler göndeririz , her bir topluluğa elçilerimiz geldiğinde onu yalanladılar, onlardan bazıları bazılarına uydurduk / tabi ettirdik onlara hadiseler haline getirdik , iman etmeyen kavim uzak olsun!
O peygamber: "Rabbim, beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et!" dedi.
(O peygamber): "Rabbim, dedi, beni yalanlamaları karşısında bana yardım et."
Elçi dedi ki: "Rabbim! Beni yalanlamalarına karşı bana yardım et."
Elçi dedi ki, "Rabbim! Beni yalancı saymalarına karşı bana yardım et."
Rabbim, dedi. Beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et!
-Rabbim, dedi. Beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et!
O peygamber şöyle yakardı: "Rabbim, beni yalanlamaları karşısında yardım et bana!"
And there, he prayed: "O Allah, my Creator, give me victory over them; they have accused me of falsehood. "
The prophet said, ‘My Lord, help me! They call me a liar,’
(The prophet) said: "O my Lord! help me: for that they accuse me of falsehood."
The Messenger said: "My Lord! Come to my help at their accusing me of lying."
He said, ‘My Lord, help me because of their calling me a liar!’
He said: "O my Lord! Help me because they deny me."
He said, ‘My Lord! Help me, as they impugn me. ’
He said (praying), `My Lord! help me for they treat me as a liar. '
He said, 'O my Lord, help me, for that they cry me lies. '
Their Prophet said: "Help me as they have treated me like an imposter. "
Said he, 'My Lord! help me, for they call me liar!'
He said, "My Lord, grant me victory for what they denied me."
Their apostle said, O Lord, defend me; for that they have accused me of imposture.
"He is only a man who invents a lie about Allah. And we believe him not."
He said, "Lord! Vindicate me for that they cry me lies. "
He said: My Lord! Help me because they deny me.
(The apostle prayed): "O Lord, deliver me, for they accuse me of lies. "
[Whereupon the prophet] would say: "O my Sustainer! Succour me against their accusation of lying!"
The messenger prayed, "My Lord! Help me, because they have denied ˹me˺."
He said: "My Lord, grant me victory for what they denied me. "
He said, "My Lord, grant me victory, for they have disbelieved me."
He said, "My Lord, support me because they have denied me. "
He said: “My Lord: help Thou me because they have denied me.”
(Whereupon the Messenger) would say, "My Lord! Help me, for they accuse me of lying. "
(The prophet) said: "O my Lord! Help me; Because they deny me (and blame me of lying). "
He said, "My Lord, help me, for they have rejected me."
He said: "My Lord, grant me victory for what they denied me."