Diyanet İşleri
Rablerinin azametinden korkup titreyenler,
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 57. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ هُم مِّنْ خَشْيَةِ رَبِّهِم مُّشْفِقُونَ
inne-lleẕîne hüm min ḫaşyeti rabbihim müşfiḳûn.
Rablerinin azametinden korkup titreyenler,
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hayır işlerine koşuşanlar Mü'minûn 57–62 3
Ey Muhammed! Sen onları bir zamana kadar, gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!
(55-56) Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkına varmıyorlar!
Rablerinin azametinden korkup titreyenler,
Rablerinin ayetlerine inananlar,
Rablerine ortak koşmayanlar,
Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
57. “Rablerinin korkusundan titreyenler.” Yüce Allah, kendilerine adaleti ile muamele eder de hiçbir iyilikleri kalmaz diye korkarak kendileri hakkında hüsn-ü zanda bulunmayıp Allah’ın hakkını gereği gibi yerine getiremediklerinden çekinenler, imanlarını kaybetmekten korkanlar, Rablerini celâl ve ikrâmına, azametine yakışacak şekilde tazim edemeyeceklerini bildiklerinden dolayı korkanlar ve bu sebebten ötürü kalpleri titreyenler... İşte bunların bu korkuları ve kalplerinin titremesi, günahlardan ve farzları aksatmaktan uzak durmalarını gerektirir ki zaten bunlar da korkuyu gerektirir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz imanları ve ihsanları (iyilikleri) ile Rablerinin (korkusundan) titreyenler,
Aynı kök: شفق (11 geçiş) · Aynı kök: خشي (48 geçiş)
Allah, onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da yapacaklarını da) bilir. Onlar, O'nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat…
Aynı kök: شفق (11 geçiş) · Aynı kök: خشي (48 geçiş)
Onlar, görmedikleri halde Rablerinden içten içe korkarlar. Onlar kıyamet gününden de korkarlar.
Aynı kök: شفق (11 geçiş)
Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. "Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey…
Aynı kök: خشي (48 geçiş)
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…
Aynı kök: خشي (48 geçiş)
(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. (Ey mü'minler!) Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü Mescid-i…
Aynı kök: خشي (48 geçiş)
Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, "İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun" dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki onlar; Rablerine olan saygıdan dolayı korkanlar,
Şüphesiz Rablerine karşı duydukları derin bir saygıdan dolayı tir tir titreyenler,
Ama, Rablerinden korkarak kendilerini saygı ve duyarlık içinde tutanlar,
Onlar ki Rablerinin haşyetinden titreyenlerdir (hakikati müşahede sonucu).
Gerçekten, Rablerine olan haşyetlerinden dolayı saygıyla korkanlar,
Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar;
Kuşkusuz, Efendilerinden saygıyla korkanlar.
- Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar,Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine ortak koşmayanlar,
Rab'lerine olan saygıdan ötürü alabildiğine dikkatli olanlar,
Rab'lerine olan saygıdan ötürü alabildiğine dikkatli olanlar,
Rablerine olan saygıdan dolayı titreyenler,
Rablerine olan saygıdan dolayı titreyenler,
Rabb'lerine karşı derin saygı duyan kimseler, O'nu incitmekten çekinirler.
Rabb'lerine karşı derin saygı duyan kimseler, O'nu incitmekten çekinirler.
Rabb'lerine karşı derin saygı duyan kimseler, O'nu incitmekten çekinirler.
Gerçekten, rablerine olan haşyetlerinden dolayı saygıyla korkanlar;
(57-58-59-60-61) Hakıykaten Rablerini büyük tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin ayetlerine iman etmekde sebat gösterenler, Rablerine eş tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna döneceklerinden yürekleri kork (u ile çarp) arak vergilerini verenler (yok mu?) İşte bunlardır ki hayırlarda sür'at yarışı yaparlar ve bunlar onun için ta önde gidenlerdir.
Muhakkak ki Rabblarından korktukları için titreyenler,
(57-61) Onlar ki Rabbinin ürpertisinden titrerler, onlar ki Rablerinin ayetlerine iman ederler, onlar ki Rablerine ortak koşmazlar, verdiklerimizden verirler, kalpleri endişe / cille içindedir, kesinlikle onlar Rablerine geri döneceklerdir, işte onlar hayırda yarışanlardır ve o yarışta öne geçenlerdir.
Şüphesiz ki Rablerinin korkusundan titreyenler,
Onlar ki Rablerine saygıdan titrerler.
Ama Rablerinden çekindikleri için korkudan titreyenler dipnot 1 ,
Ama Rablerinin korkusundan içleri titreyen,
Şüphesiz ki Rablerinin korkusundan titreyenler,
Şüphesiz ki Rab'lerinin korkusundan titreyenler,
Onlar ki, Rablerine saygıdan titrerler,
Conversely, those
Those who stand in awe of their Lord,
Verily those who live in awe for fear of their Lord;
Surely those who stand in awe for fear of their Lord, dipnot 1
Those who are filled with the fear of their Lord,
Verily those who live in awe for fear of their Lord;
Indeed those who are apprehensive for the fear of their Lord,
As for those who out of the Majesty of their Lord are full of awe and reverence to Him,
Surely those who tremble in fear of their Lord
Those who are at awe with their Lord;
Verily, those who shrink with terror at their Lord,
As for those who are in reverence from the awareness of their Lord.
Verily they who stand in awe, for fear of their Lord,
We hasten unto them with good things? Nay, but they perceive not.
Surely the ones who are (themselves) timorous in apprehension of their Lord.
Lo! those who go in awe for fear of their Lord.
Surely those who live in awe of their Lord,
Verily, [only] they who stand in reverent awe of their Sustainer,
Surely those who tremble in awe of their Lord,
As for those who are in reverence from the awareness of their Lord.
Surely, those who are reverently conscious of their Lord,
Indeed, they who are apprehensive from fear of their Lord
(Those who are from fear of their Lord in dread,
(It is people who must hasten to do good and become worthy of good things. ) Verily, those who are reverently conscious of their Lord,
Surely those who live in reverence for the fear of their Lord;
(Contrarily) those who are anxious out of awe of their Lord,
As for those who are, from the concern of their Lord, worried.