Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 60. ayet

Mü'minûn suresi, 60. ayet. وَٱلَّذِينَ يُؤْتُونَ مَآ ءَاتَوا۟ وَّقُلُوبُهُمْ وَجِلَةٌ أَنَّهُمْ إِلَىٰ رَبِّهِمْ رَٰجِعُونَ

velleẕîne yü'tûne mâ âtev veḳulûbühüm veciletün ennehüm ilâ rabbihim râci`ûn.

Diyanet İşleri

Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 57–63 · surenin 60. ayeti / 118

Konu Hayır işlerine koşuşanlar Mü'minûn 57–62 3

  1. Mü'minûn 57

    Rablerinin azametinden korkup titreyenler,

  2. Mü'minûn 58

    Rablerinin ayetlerine inananlar,

  3. Mü'minûn 59

    Rablerine ortak koşmayanlar,

  4. 60

    Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,

  5. Mü'minûn 61

    İşte bunlar hayır işlerine koşuşurlar ve o uğurda öne geçerler.

  6. Mü'minûn 62

    Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.

  7. Mü'minûn 63

    Ancak kafirlerin kalbleri bu Kur'an'a karşı bir gaflet içindedir. Onların bundan başka yapageldikleri birtakım (kötü) işleri de vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

60. “Rablerine dönecekler diye yapmakta olduklarını kalpleri çarpa çarpa yapanlar.” kendilerinden istenen, emrolundukları namaz, zekât, hac, sadaka ve buna benzer güç yetirebildikleri her ameli işlemekle birlikte amelleri Rablerine arz olunup da O’nun huzurunda duracakları vakti hatırlayarak -O’nu tanıdıkları ve O’na layık olan ibadetlerin neler olduğunu bildiklerinden ötürü- kendi amellerinin, onları Allah’ın azabından kurtaramayacak olmasından korkarlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar; iyi ameller işlemekte gayret sarf eden ve salih amellerle Allah'a yakınlaşan kimselerdir. Onlar; kıyamet günü Allah'a döndüklerinde infaklarının ve salih amellerinin Allah tarafından kabul edilmemesinden korkarlar.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِينَ vellezine ve onlar ki
  2. يُؤْتُونَ yu'tune verirler kök: اتي
  3. مَآ ma şeyi
  4. ءَاتَوا۟ atev verdikleri kök: اتي
  5. وَّقُلُوبُهُمْ vekulubuhum kalbleri kök: قلب
  6. وَجِلَةٌ veciletun ürpererek kök: وجل
  7. أَنَّهُمْ ennehum şüphesiz onlar
  8. إِلَىٰ ila
  9. رَبِّهِمْ rabbihim Rablerinin huzuruna kök: ربب
  10. رَٰجِعُونَ raciune dönecekler kök: رجع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وجل (5 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Mü'minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. O'nun ayetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır.…

  • Aynı kök: وجل (5 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen musibetlere sabreden, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak…

  • Aynı kök: وجل (5 geçiş)

    Hani misafirler İbrahim'in yanına girmiş ve "Selam" demişlerdi. O da, "Gerçekten biz sizden korkuyoruz" demişti.

  • Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Yusuf, adamlarına dedi ki: "Onların ödedikleri zahire bedellerini yüklerinin içine koyun. Umulur ki ailelerine varınca onu anlarlar da belki yine…

  • Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Sonra tekrar tekrar bak; bakışların (aradığı çatlak ve düzensizliği bulamayıp) aciz ve bitkin halde sana dönecektir.

  • Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

  • Bakara 7 olası

    Ortak kavram: Kalp

    Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.

  • Ortak kavram: Kalp

    Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

66 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rablerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri korkudan ürpererek verenler; dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah duyarlı müminlerin bu özelliğini "yaptıkları iyilikleri Allah'a dönecekleri bilinciyle yapmaları" şeklinde belirlemektedir. Gerek zekât, sadaka, kefaret ve infak gibi ekonomik türden, gerekse adalet, bilgi, ilgi, sevgi, tecrübe, bedensel yardım, şahitlik vs. türden olsun insanların yaptıkları işleri, verdikleri yardımları mahşerde Yüce Allah'a dönecekleri bilinciyle ve kalpleri ürpererek gerçekleştirmelerinden söz edilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

en sonunda yine Rablerine döneceklerine inandıklarından, yüreklerinde tarifsiz bir ürperti duyarak vermeleri gerekeni verenler:

Muhammed Esed

sonunda Rablerine dönecekleri düşüncesi içinde kalpleri titreyerek vermeleri gerekeni verenler:

Ahmed Hulusi

Onlar ki verdiklerini, Rablerine rücu edecekleri düşüncesiyle verirler.

Ali Bulaç

Ve gerçekten Rablerine dönecekler diye, vermekte olduklarını kalpleri ürpererek verenler;

Ali Özek ve heyeti

Rablerine döneceklerinden, verdikleri (sadakaları) ni kalpleri (onun kabul edilmemesinden) korkarak verenler;

Ali Rıza Safa

Efendilerine döneceklerini bildikleri için, verdiklerini yürekleri ürpererek verenler.

Bayraktar Bayraklı

Onlar ki Rablerinin huzuruna çıkacakları korkusuyla kalpleri titreyerek verirler.

Edip Yüksel

Rab'lerine döneceklerinin bilincinde olarak verenler,

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rab'lerine döneceklerinin bilincinde olarak verenler,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve, Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri titreyerek yapanlar;

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve, Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri titreyerek yapanlar;

Erhan Aktaş

Rabb'lerine döneceklerinin bilinciyle, derin bir saygı içinde vermeleri gerekenleri verirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'lerine döneceklerinin bilinciyle, derin bir saygı içinde vermeleri gerekenleri verirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'lerine döneceklerinin bilinciyle, derin bir saygı içinde vermeleri gerekenleri dipnot 1 verirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mallarından, imkanından ihtiyaç sahiplerine yardım ederlerken en iyisini yapmaya özen gösterirler.

Gültekin Onan

Ve gerçekten rablerine dönecekler diye vermekte olduklarını kalpleri ürpererek verenler;

Hasan Basri Çantay

(57-58-59-60-61) Hakıykaten Rablerini büyük tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin ayetlerine iman etmekde sebat gösterenler, Rablerine eş tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna döneceklerinden yürekleri kork (u ile çarp) arak vergilerini verenler (yok mu?) İşte bunlardır ki hayırlarda sür'at yarışı yaparlar ve bunlar onun için ta önde gidenlerdir.

İbni Kesir

Ve Rabblarına döneceklerinden kalbleri ürpererek vermeleri gerekenleri verenler,

Mehmet Alagaş

(57-61) Onlar ki Rabbinin ürpertisinden titrerler, onlar ki Rablerinin ayetlerine iman ederler, onlar ki Rablerine ortak koşmazlar, verdiklerimizden verirler, kalpleri endişe / cille içindedir, kesinlikle onlar Rablerine geri döneceklerdir, işte onlar hayırda yarışanlardır ve o yarışta öne geçenlerdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,

Süleyman Ateş

Verdiklerini, Rablerinin huzuruna dönecekleri düşüncesiyle kalbleri korkudan ürpererek verirler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rablerinin huzuruna dönecekleri için, verdiklerini kalpleri ürpererek verenler var ya.

Şaban Britch

Rablerine dönecek oldukları için kalpleri çarparak vereceklerini verenler.

Şaban Piriş

Rab'lerine dönecek oldukları için kalpleri çarparak vereceklerini verenler..

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar ki, verdiklerini, Rablerine dönecekleri için kalpleri ürpererek verirler;

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

d) Who give in benevolence, no matter what, lifting to Allah their inward sight and laying to their hearts their fate in Day of Judgement, an event they realize however unseen and approximate however remote,

Abdul Haleem

who always give with hearts that tremble at the thought that they must return to Him,

Abdullah Yusuf Ali

And those who dispense their charity with their hearts full of fear, because they will return to their Lord;-

Abul A'la Maududi

who give, whatever they give in charity, with their hearts trembling at the thought that they are destined to return to their Lord; dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This verse (60) may be elaborated like this: They serve their Lord and try their best to obey Him and do righteous deeds, but all along they remain humble in their hearts and are not puffed up with the pride of their piety. Nay, in spite of all their good deeds, their hearts are always filled with awe that they shall have to render an account to their Lord, and they are not sure whether they will come out successful in the judgment of their Lord or not. A concrete interpretation of this verse is afforded by Umar. Although he served his Allah in a way that was exemplary, yet he was so afraid of accountability to Him that he is reported to have said before death: I shall consider it a favor, if I am neither rewarded nor punished in the Hereafter. Hasan Basri has expressed the same thing in a beautiful manner: A believer obeys Allah and is yet fearful of Him, and a hypocrite disobeys Allah and is yet fearless of Him.

Aisha Bewley

those who give what they have given, their hearts fearful of their return to their Lord,

Al-Hilali & Khan

And those who give that (their charity) which they give (and also do other good deeds) with their hearts full of fear (whether their alms and charities have been accepted or not),[1] because they are sure to return to their Lord (for reckoning).

Ali Quli Qarai

and who give whatever they give while their hearts tremble with awe that they are going to return to their Lord

Amatul Rahman Omar

And those who give whatever they can afford to give (as alms in the way of their Lord), while their hearts tremble (at the thought) that they are returning to their Lord (and whether their deeds will find His approval or not).

Arthur John Arberry

and those who give what they give, their hearts quaking that they are returning to their Lord --

Bijan Moeinian

those who devote a part of their God given income to charity and they are looking forward to return to their Lord;

E. Henry Palmer

and those who give what they do give while their hearts are afraid that they unto their Lord will return, -

Edip-Layth

They give of what they were given, and their hearts are full of reverence that they will return to their Lord.

George Sale

and who give that which they give in alms, their hearts being struck with dread, for that they must return unto their Lord:

Hamid S. Aziz

And those who ascribe not partners unto their Lord

Mahmoud Ghali

And the ones who bring whatever they bring with hearts tremulous that they are returning to their Lord.

Marmaduke Pickthall

And those who give that which they give with hearts afraid because they are about to return unto their Lord,

Mohamed Ahmed - Samira

Who give whatsoever they give (in His way), and their hearts tremble with fear that they have to go back to their Lord,

Muhammad Asad

and who give whatever they [have to] give with their hearts trembling at the thought that unto their Sustainer they must return:

Mustafa Khattab

and who do whatever ˹good˺ they do with their hearts fearful, ˹knowing˺ that they will return to their Lord[1]—

Progressive Muslims

And they give of what they were given, and their hearts are full of reverence that they will return to their Lord.

Rashad Khalifa

As they give their charities, their hearts are fully reverent. For they recognize that they will be summoned before their Lord,

Sahih International

And they who give what they give while their hearts are fearful because they will be returning to their Lord -

Sam Gerrans

And those who give what they give with their hearts in dread that they are returning to their Lord:

Shabbir Ahmed

And those who give (in the Cause of Allah of their wealth and person) whatever they can, and are still afraid (that they have not done enough and) because they have to return to their Lord,

Syed Vickar Ahamed

And those who give out their charity with their hearts full of fear, because they will return to their Lord—

Taqi Usmani

And those who give whatever they give, with their hearts full of fear that to their Lord they are to return

The Monotheist Group

Andthey give of what they were given, and their hearts are full of reverence that they will return to their Lord.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 60. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 60. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 60. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩