Mürselât suresi

Mürselât suresi, 32. ayet

Mürselât suresi, 32. ayet. إِنَّهَا تَرْمِى بِشَرَرٍ كَٱلْقَصْرِ

innehâ termî bişerarin kelḳaṣr.

Diyanet İşleri

Şüphesiz cehennem, her biri saray büyüklüğünde kıvılcımlar saçar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mürselât 29–35 · surenin 32. ayeti / 50

Konu Yalanlayanların karşılığı Mürselât 29–40 3

  1. Mürselât 29

    Onlara şöyle denecek: "Yalanlamakta olduğunuz şeye (cehennem azabına) gidin."

  2. Mürselât 30–31

    (30-31) "Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur."

  3. 32

    Şüphesiz cehennem, her biri saray büyüklüğünde kıvılcımlar saçar.

  4. Mürselât 33

    Bunlar sanki birer kızıl devedir.

  5. Mürselât 34

    O gün vay yalanlayanların haline!

  6. Mürselât 35

    Bu, konuşamayacakları gündür.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 29–34. ayetler için yazılmıştır.

29 - 34. Yalancı günahkârlar için hazırlanıp onlara: “vay hallerine!” dedirten hususlardan birisi de Kıyamet gününde onlara söylenecek olan şu sözlerdir: “Haydi gidip yalanlamakta olduğunuz (o azaba) girin!” Daha sonra bu, şu buyruklarla açıklanmaktadır:

“Gidip üç kola ayrılmış bir gölgeye girin.” Yani ortasından üç kol, ateşten üç parça beliren, gidip gelen ve onunla bir arada bulunan cehennem ateşinin gölgesine gidin. Ancak “o, ne gölgelendirir.” Onda ne rahat, ne de huzur vardır. “ne de alevlere karşı” orada kalana bir “fayda sağlar.” Aksine alevler, sağından solundan, dört bir yanından onu çepeçevre kuşatır. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Onların üstlerinde de ateşten tabakalar vardır altlarında da.” (ez-Zümer, 39/16); “Onlara cehennemden bir döşek vardır. Üstlerinde de (ateşten) örtüler. İşte Biz zalimleri böyle cezalandırırız.” (el-Araf, 7/41)

Daha sonra Yüce Allah, cehennemdeki kıvılcımların büyüklüğüne, korkunç manzaralarına ve kötü görünüşlerine delil teşkil edecek şu ifadeleri zikretmektedir:

"O, her biri saray kadar büyük kıvılcımlar atar ki (her bir kıvılcım) kara-kızıl develeri andırır.” Kara-kızıl develer, sarıya çalan siyah renkli develerdir. Bu da cehennem ateşinin alevinin, kor ateşinin ve kıvılcımlarının karanlık ve siyah renkli olduğuna, görünüşünün dehşet verici ve oldukça da sıcak olduğuna delildir. Yüce Allah’tan ateşten kurtarıp esenliğe kavuşturmasını, oraya yakınlaştırıcı amellerden de uzak tutmasını dileriz. “O gün yalanlayanların vay haline!”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ateş, kıvılcımlar savurur ve onun her bir kıvılcımının büyüklüğü sanki bir saray kadardır.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّهَا inneha gerçekten o
  2. تَرْمِى termi saçar kök: رمي
  3. بِشَرَرٍۢ bişerarin kıvılcım(lar) kök: شرر
  4. كَٱلْقَصْرِ kalkasri kütük gibi kök: قصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Ortak kavram: Şer

    Savaş, hoşunuza gitmediği halde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin…

  • Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Ortak kavram: Şer

    Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir…

  • Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Ortak kavram: Şer

    De ki: "Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah'ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar…

  • Aynı kök: رمي (9 geçiş)

    Kim bir hata işler veya bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş olur.

  • Aynı kök: رمي (9 geçiş)

    (Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Mü'minleri, tarafından güzel bir…

  • Aynı kök: رمي (9 geçiş)

    Namuslu kadınlara zina isnat edip sonra da dört şahit getiremeyenlere seksen değnek vurun. Artık onların şahitliğini asla kabul etmeyin. İşte bunlar…

  • Aynı kök: قصر (11 geçiş)

    Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kafirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kafirler…

  • Aynı kök: قصر (11 geçiş)

    "Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

54 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki o (cehennem), kütükler (gibi büyük) kıvılcımlar saçar.

Mustafa İslamoğlu

O (alevin ateşi) dev yapılar gibi kıvılcımlar saçar;

Muhammed Esed

(yanan) kütükler gibi (ateşten) kıvılcımlar saçan,

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki o saray gibi büyük kıvılcımlar atar!

Ali Bulaç

Gerçekten o, sanki her biri saray olan bir kıvılcım saçar.

Ali Özek ve heyeti

O, saray gibi kocaman kıvılcım saçar.

Ali Rıza Safa

Aslında, kütükler gibi alevler saçar. dipnot 561

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 561
    "Kütükler gibi" tanımlaması, kimi Kur'an çevirilerinde, "Kocaman saray gibi" veya "Kızıl saray gibi" veya "Bina büyüklüğünde" veya "Sanki birer sarı deve; konak gibi de büyük" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

- Yalan sayageldiğiniz şeye doğru gidiniz! Üç boyutlu azaba, ne gölgelendiren ne de alevden koruyan bir gölgeye gidiniz. O saray gibi kocaman bir kıvılcım saçar. Her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir.

Edip Yüksel

Kıvılcımlar saçar, saraylar gibi...

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kıvılcımlar saçar, saraylar gibi...

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü o öyle kıvılcımlar atar ki, her biri bir saray gibi.

Elmalılı Hamdi Yazır

çünkü o, öyle şerareler atacaktır ki her biri bir saray gibi

Erhan Aktaş

O, kocaman kütükler gibi kıvılcımlar saçar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O, kocaman kütükler gibi kıvılcımlar saçar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, kocaman kütükler gibi kıvılcımlar saçar.

Gültekin Onan

Gerçekten o sanki her biri saray olan bir kıvılcım saçar.

Hasan Basri Çantay

Çünkü o (ateş) öyle kıvılcım atar ki herbiri sanki bir saraydır.

İbni Kesir

O; her biri bir saray gibi kıvılcımlar atar.

Mehmet Alagaş

(29-50) Yalanlamış olduğunuza doğru artık girin. Üç kola ayrık gölgeye girin. Ne gölgelendirir ne de aleve karşı bir faydası vardır. Muhakkak ki O (alev), Sarı deve sürüleri gibi (akkor halatlar gibi) köşkler / kasırlar kadar yüksek kıvılcımlar saçacaktır. O gün yalanlayanların vay haline! Bugün konuşulamayacak gündür / nutkun tutulacağı gündür. Onlara İzin verilmez ki mazeret sunsunlar. O gün yalanlayanların vay haline! Ayrışım günü budur. Sizi de Evvelkileri de topladık. Eğer sizin bir planınız varsa hemen planlayın . O gün yalanlayanların vay haline! Muhakkak ki sakınanlar / muttakiler onlarda gölgedeler ve de göze başındalar. İştahlandıkları ne ise onun içinde zevklenirler . Yaptıklarınızdan / Amellerinizden dolayı afiyetle yiyin için . İhsanda bulunanların / güzel davrananların karşılığı / cezası kesinlikle böyledir. O gün yalanlayanların vay haline! Suçlular olarak sizler birazcık geçinin / metalanın yiyin O gün yalanlayanların vay haline! Eğilin / Rükû edin denildiğinde rükû etmediler. O gün yalanlayanların vay haline! Bu sözden sonra hangi söze inanacaklar ki?

Rowwad Tercüme Merkezi

O, her biri saraylar gibi olan kıvılcımlar saçar.

Süleyman Ateş

O, kütük gibi kıvılcım(lar) saçar.

Süleymaniye Vakfı

Cehennem, her biri bir tomruk dipnot 1 gibi (kalın) kıvılcımlar saçar.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki "kasr (القصر)" kelimesi, "kasra (قصرة)"nın çoğuludur ve "ağaç gövdeleri" anlamına da gelir. (Keşşaf Tefsiri) (Mearic 70/15-16).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orası kalaslar gibi dipnot 1 kıvılcımlar saçar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    تفسير الكشاف مع الحواشى موافقا للمطبوع - (4 / 680) بشرار كَالْقَصْرِ أى كل شررة كالقصر من القصور في عظمها. وقيل : هو الغليظ من الشجر ، الواحدة قصرة ، نحو : جمرة وجمر. وقرئ : كالقصر ، بفتحتين : وهي أعناق الإبل ، أو أعناق النخل ، نحو شجرة وشجر. وقرأ ابن مسعود : كالقصر بمعنى القصور ، كرهن ورهن. وقرأ سعيد ابن جبير : كالقصر في جمع قصرة ، كحاجة وحوج جِمالَتٌ جمع جمال. أو جمالة جمع جمل ، شبهت بالقصور ، ثم بالجمال لبيان التشبيه. ألا تراهم يشبهون الإبل بالأفدان والمجادل «1». وقرئ : جمالات ، بالضم : وهي قلوس الجسور. وقيل : قلوس سفن البحر ، الواحدة جمالة.

Şaban Britch

O, köşk gibi kocaman kıvılcım saçar.

Şaban Piriş

Kütük büyüklüğünde kıvılcımlar atar.

Yaşar Nuri Öztürk

Gerçekten o, köşke benzer kıvılcımlar saçar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Fire throwing off sparks as immense as the fortress;

Abdul Haleem

it shoots out sparks as large as treetrunks

Abdullah Yusuf Ali

"Indeed it throws about sparks (huge) as Forts,

Abul A'la Maududi

it indeed throws up sparks like castles,

Aisha Bewley

shooting up great sparks the size of castles,

Al-Hilali & Khan

Verily, it (Hell) throws sparks (huge) as Al-Qasr (a fort or a huge log of wood),

Ali Quli Qarai

Indeed it throws up sparks [huge] like palaces,

Amatul Rahman Omar

Rather it throws huge sparks as huge and high as towers,

Arthur John Arberry

that shoots sparks like dry faggots,

Bijan Moeinian

Live in Hell and see how it throws sparks as high as mansions.

E. Henry Palmer

Verily, it throws off sparks like towers,-

Edip-Layth

It throws sparks as huge as logs.

George Sale

but it shall cast forth sparks as big as towers,

Hamid S. Aziz

Surely it sends up sparks like palaces,

Mahmoud Ghali

Surely it throws up sparks like palace (s) (Or: dry faggots).

Marmaduke Pickthall

Lo! it throweth up sparks like the castles,

Mohamed Ahmed - Samira

It will throw out sparks as logs of wood

Muhammad Asad

which – behold!- will throw up sparks like [burning] logs,

Mustafa Khattab

Indeed, it hurls sparks ˹as big˺ as huge castles,

Progressive Muslims

It throws sparks as huge as logs.

Rashad Khalifa

It throws sparks as big as mansions.

Sahih International

Indeed, it throws sparks [as huge] as a fortress,

Sam Gerrans

It throws sparks like logs,

Shabbir Ahmed

Behold, it throws up sparks huge as castles.

Syed Vickar Ahamed

"Verily, it (Hell) throws sparks (of fire huge) as Forts,

Taqi Usmani

It emits sparks (as huge) as castles,

The Monotheist Group

It throws sparks as huge as logs.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 32. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 32. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 32. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩