Mutaffifîn suresi

Mutaffifîn suresi, 16. ayet

Mutaffifîn suresi, 16. ayet. ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا۟ ٱلْجَحِيمِ

ŝümme innehüm leṣâlü-lceḥîm.

Diyanet İşleri

Sonra onlar muhakkak cehenneme gireceklerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mutaffifîn 13–19 · surenin 16. ayeti / 36

Konu Siccîn ve yalanlayanlar Mutaffifîn 7–17 3

  1. Mutaffifîn 13

    Ona ayetlerimiz okununca, "Eskilerin masalları" der.

  2. Mutaffifîn 14

    Hayır, hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır.

  3. Mutaffifîn 15

    Hayır, şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.

  4. 16

    Sonra onlar muhakkak cehenneme gireceklerdir.

  5. Mutaffifîn 17

    Sonra da onlara, "Yalanlamakta olduğunuz işte budur" denecektir.

  6. Mutaffifîn 18

    Hayır (sandıkları gibi değil!) iyilerin yazısı "İlliyyun"dadır.

  7. Mutaffifîn 19

    "İlliyyun"un ne olduğunu sen ne bileceksin.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 14–17. ayetler için yazılmıştır.

14-16. Ama işledikleri kalbini örten, günahları kalbini perdeleyen kimseler böyle değildirler. Bu gibi kimselerin önünde hakkı görmelerini engelleyen perdeler vardır. İşte bundan dolayı onlar da Yüce Allah'ı görmekten perdelenmek suretiyle cezalandırılacaklardır. Tıpkı kendileri, Allah’ın âyetlerine karşı kalplerini perdeledikleri gibi.

16-17. Bu, pek büyük cezanın yanı sıra “onlar hiç şüphesiz cehennemi boylayacaklardır.” Daha sonra da onlara azarlamak maksadı ile: “İşte sizin (dünyadayken) yalanlamakta olduğunuz şey budur, denilecektir.” Yüce Allah, onların üç türlü azaplarının olduğundan söz etmektedir: Cehennem azabı, azarlama ve kınama azabı, âlemlerin Rabbini göremeyerek bu nimetten mahrum kalma azabı ki bu da O’nun, onlara gazap etmesi ve öfkelenmesi anlamına gelir. Bu azap da onlar için cehennem azabından daha ağırdır.

Bu ayet-i kerimelerin mefhumu, mü’minlerin Kıyamet gününde ve cennette Rablerini göreceklerine, O’na bakmakla zevk alacaklarına, bu zevkin diğer zevk ve lezzetlerden çok daha büyük olacağına, O’nun hitabı ile sürûr ve neş’e ile dolacaklarına, O’na yakın olmaktan ötürü mutlu olacaklarına delil teşkil etmektedir. Nitekim Yüce Allah, bu hususu Kur’ân-ı Kerîm’in birkaç âyet-i kerimesinde zikretmiş ve bu konuda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den gelmiş nakiller de tevâtür derecesine ulaşmıştır.

Yine bu âyet-i kerimelerde günahlardan sakındırma da vardır. Çünkü günahlar, yavaş yavaş kalbi örtüp perdeler, nihâyet kalbin nuru büsbütün söner, basireti ölür. Artık onun için gerçekler tersyüz olur; batılı hak, hakkı batıl görür. Bu ise günahlara verilebilecek en büyük cezadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ardından da muhakkak cehennem ateşine sokulacaklar ve sıcağının ızdırabını çekeceklerdir.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. إِنَّهُمْ innehum onlar
  3. لَصَالُوا۟ lesalu elbette gireceklerdir kök: صلي
  4. ٱلْجَحِيمِ l-cehimi cehenneme kök: جحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Aynı kök: جحم (26 geçiş)

    (161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah'ın yolundan saptırabilirsiniz.

  • Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Aynı kök: جحم (26 geçiş)

    Bir de cehenneme atılma vardır.

  • Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Aynı kök: جحم (26 geçiş)

    "Sonra onu cehenneme atın."

  • Aynı kök: جحم (26 geçiş)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  • Aynı kök: جحم (26 geçiş)

    İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.

  • Aynı kök: جحم (26 geçiş)

    İnkar edenlere ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

56 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonra, şüphesiz ki onlar cehenneme girecekler.

Mustafa İslamoğlu

sonra onlar gözleri faltaşı gibi açan bir azaba sokulacaklar;

Muhammed Esed

ve sonra kesinlikle yakıcı ateşe girecekler

Ahmed Hulusi

Sonra, muhakkak ki onlar ateşe gireceklerdir.

Ali Bulaç

Sonra onlar, kuşkusuz cehenneme yollanacaklardır.

Ali Özek ve heyeti

Sonra onlar cehenneme girerler.

Ali Rıza Safa

Sonra, kesinlikle yakıcı ateşe gireceklerdir.

Bayraktar Bayraklı

- Sonra onlar cehenneme gireceklerdir. Sonra kendilerine, "İşte yalanladığınız budur" denilecektir.

Edip Yüksel

Ve böylece onlar cehenneme atılır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve böylece onlar cehenneme atılır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra onlar, mutlaka cehenneme yaslanacak

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra onlar muhakkak Cahime yaslanacaklar

Erhan Aktaş

Sonra onlar, Cehennem'e girecekler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra onlar, Cehennem'e girecekler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra onlar, Cehennem'e girecekler.

Gültekin Onan

Sonra onlar, kuşkusuz cehenneme yollanacaklardır.

Hasan Basri Çantay

Sonra onlar muhakkak ve muhakkak o alevli cehenneme gireceklerdir.

İbni Kesir

Sonra onlar, muhakkak cehenneme yuvarlanacaklardır.

Mehmet Alagaş

(7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra da Cehennem'e atılacaklardır.

Süleyman Ateş

Sonra onlar, elbette cehenneme gireceklerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra o alevli ateşte kızaracaklardır.

Şaban Britch

Sonra da onlar Cehennem'e sokulacaktır.

Şaban Piriş

Sonra da onlar cehenneme atılacaklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra onlar mutlaka cehenneme dalacaklardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

That is besides suffering the blazing Hell Fire.

Abdul Haleem

they will burn in Hell,

Abdullah Yusuf Ali

Further, they will enter the Fire of Hell.

Abul A'la Maududi

and then they shall enter Hell,

Aisha Bewley

Then they will roast in the Blazing Fire.

Al-Hilali & Khan

Then, verily, they will indeed enter (and taste) the burning flame of Hell.

Ali Quli Qarai

Then they will indeed enter hell,

Amatul Rahman Omar

Then they shall surely enter into the flaming Fire,

Arthur John Arberry

then they shall roast in Hell.

Bijan Moeinian

And be cast into the blazing Hellfire.

E. Henry Palmer

and then, verily, they shall broil in hell;

Edip-Layth

Then they will be entered into the hell.

George Sale

and they shall be sent into hell to be burned:

Hamid S. Aziz

Then most surely they shall enter the burning Fire.

Mahmoud Ghali

Thereafter surely they will indeed be roasting in Hell-Fire.

Marmaduke Pickthall

Then lo! they verily will burn in hell,

Mohamed Ahmed - Samira

Then they will indeed burn in Hell.

Muhammad Asad

and then, behold, they shall enter the blazing fire

Mustafa Khattab

Moreover, they will surely burn in Hell,

Progressive Muslims

Then they will be entered into the Hell.

Rashad Khalifa

Then they will be thrown into Hell.

Sahih International

Then indeed, they will [enter and] burn in Hellfire.

Sam Gerrans

Then will they burn in Hell;

Shabbir Ahmed

Then, behold, they shall enter the Blazing Fire. ('Jahim' = Insurmountable Barrier = Bar to progress = Obstruction that halts = Halting of evolution = Mere survival = Hellfire = Flames of anguish = Fire of regret).

Syed Vickar Ahamed

Further, they will enter the Fire of Hell.

Taqi Usmani

Then they will have to enter the Hell.

The Monotheist Group

Then they will be entered into Hell.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 16. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 16. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 16. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩