Mutaffifîn suresi

Mutaffifîn suresi, 13. ayet

Mutaffifîn suresi, 13. ayet. إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

iẕâ tütlâ `aleyhi âyâtünâ ḳâle esâṭîru-l'evvelîn.

Diyanet İşleri

Ona ayetlerimiz okununca, "Eskilerin masalları" der.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mutaffifîn 10–16 · surenin 13. ayeti / 36

Konu Siccîn ve yalanlayanlar Mutaffifîn 7–17 3

  1. Mutaffifîn 10–11

    (10-11) O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!

  2. Mutaffifîn 12

    Onu, ancak her azgın, günahkar kimse inkar eder.

  3. 13

    Ona ayetlerimiz okununca, "Eskilerin masalları" der.

  4. Mutaffifîn 14

    Hayır, hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır.

  5. Mutaffifîn 15

    Hayır, şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.

  6. Mutaffifîn 16

    Sonra onlar muhakkak cehenneme gireceklerdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 10–13. ayetler için yazılmıştır.

10-11. “O gün yalanlayanların vay haline!” Daha sonra şu buyruğu ile bunların kim olduğunu açıklamaktadır: “Onlar ki o hesap gününü yalanlarlar.” Yani Allah’ın insanların amellerinin karşılığını kendilerine vereceği gün olan o ceza (amelerin karşılık) gününü yalanlarlar.

12. “Halbuki onu” Allah’ın haram sınırlarını çiğneyen, helali aşarak harama dalmak sureti ile “haddi aşan ve çok günahkâr kimseden başkası yalanlamaz.” İşte böylesinin haddi aşması kendisini yalanlamaya iter, büyüklenmesi de hakkı reddetmesini gerektirir. Bundan dolayı şöyle buyrulmaktadır:

13. “Böylesine” hakka ve peygamberlerin getirdiklerinin doğruluğuna delil teşkil eden “âyetlerimiz okunduğunda” onları yalanlar, onlara karşı inatla durur ve: Bunlar “Öncekilerin efsaneleri” yani daha önce geçmiş olanların akıl almaz sözleri, geçip gitmiş ümmetlerin kıssalarıdır. Bunlar, Allah’tan gelmiş şeyler değildir, “der” ve büyüklenerek, inat ederek bunları söyler.

İnsaf edip de maksadı apaçık hakkı görmek olan kimselere gelince onlar, hesap gününü yalanlamazlar. Çünkü Yüce Allah’ın hesap gününün gerçekliğine dair ortaya koymuş olduğu kesin delil ve belgeler, onun kesin bir gerçek olduğunu ortaya koymaktadır. Öyle ki bu günün gerçekliği onlar için gözlerin güneşi görmesi kadar açık bir gerçektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ona, peygamberimize indirilen ayetlerimiz okunduğu zaman şöyle der: “Bunlar önceki milletlerin kıssalarıdır ve Allah’ın katından gelmiş değildirler.”

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِذَا iza zaman
  2. تُتْلَىٰ tutla okunduğu kök: تلو
  3. عَلَيْهِ aleyhi ona
  4. ءَايَـٰتُنَا ayatuna ayetlerimiz kök: ايي
  5. قَالَ kale der kök: قول
  6. أَسَـٰطِيرُ esatiru masalları kök: سطر
  7. ٱلْأَوَّلِينَ l-evveline eskilerin kök: اول

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سطر (16 geçiş) · Aynı kök: تلو (63 geçiş)

    Onlara karşı ayetlerimiz okunduğu zaman, "Duyduk, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey…

  • Aynı kök: سطر (16 geçiş) · Aynı kök: تلو (63 geçiş)

    Ayetlerimiz kendisine okunduğu zaman, "Öncekilerin masalları!" der.

  • Aynı kök: سطر (16 geçiş)

    İçlerinden, (Kur'an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız. Her…

  • Aynı kök: تلو (63 geçiş)

    Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?

  • Aynı kök: تلو (63 geçiş)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: تلو (63 geçiş)

    Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

ne zaman (Hesap Günü'nü hatırlatan) ayetlerimiz kendilerine okunsa, "geçmişin masalları" derler.

Muhammed Esed

(işte böyle,) ne zaman mesajlarımız onlara iletilse, hep "Geçmişin masalları!" derler.

Ahmed Hulusi

Ona işaretlerimiz bildirildiğinde: "Evvelkilerin efsaneleri" dedi!

Ali Bulaç

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: "Geçmişlerin masallarıdır" dedi.

Ali Özek ve heyeti

Böyle birine âyetlerimiz okununca «Eskilerin masalları» derdi.

Ali Rıza Safa

Ayetlerimiz ona okunduğunda, şöyle dedi: "Öncekilerin söylenceleri!"

Bayraktar Bayraklı

Onlara ayetlerimiz okunduğunda, "Öncekilerin masallarıdır" derler.

Edip Yüksel

Kendisine ayetlerimiz iletildiğinde, "Efsane" derdi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendisine ayetlerimiz iletildiğinde, 'Efsane' derdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Karşısında ayetlerimiz okunduğunda: "Eskilerin masalları!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Karşısında ayetlerimiz okunurken evvelkilerin esatiri dedi

Erhan Aktaş

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman, "Eskilerin masalları." der.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman, "Eskilerin masalları." der.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman, "Eskilerin masalları." der.

Gültekin Onan

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: "Geçmişlerin masallarıdır" dedi.

Hasan Basri Çantay

Onun karşısında ayetlerimiz okununca "Evvelkilerin masallarıdır" demişdir o.

İbni Kesir

Ona ayetlerimiz okunduğunda; öncekilerin masalları, der.

Mehmet Alagaş

(7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ona ayetlerimiz okunsa; "Eskilerin masalları." der.

Süleyman Ateş

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: "Eskilerin masalları" der.

Süleymaniye Vakfı

Böyle birine ayetlerimiz bağlantıları ile birlikte okununca, "Bunlar öncekilerin yazıları! dipnot 1 " der.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen esatir (أَسَاطِيرُ) kelimesi, "bir şeye hiza vermek, saf tutturmak" anlamına gelen satr (سطر) kökünden türemiş olan usture (اسطورة) kelimesinin çoğuludur (Müfredat). Satara (سَطَرَ) fiilinin "yazı yazmak" anlamına gelmesi, harflerin hizaya sokulması, anlamlı bir şekilde sıralanması sebebiyledir. Dokuz yerde geçen esatiru'l-evvelin (أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ) ifadesi, Kur'an'da anlatılanların yeni olmadığını, önceki ilahi kitaplarda, diğer kitaplarda, yazıtlarda ya da anlatılarda zaten var olduğunu belirtmek için ayetleri görmezden gelenler tarafından kullanılan alaycı bir ifadedir. Bunu söyleyerek Kur'an'ın önceki ilahi kitapları tasdik etmesini de istismar etmişlerdir (En'am 6/25, Enfal 8/31, Nahl 16/24, Mü'minun 23/83, Furkan 25/5, Neml 27/68, Ahkaf 46/17, Kalem 68/15).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Böyle birine ayetlerimiz okunduğu zaman "bunlar eskilerin masallarıdır" der.

Şaban Britch

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman "evvelkilerin masalları" der.

Şaban Piriş

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman 'evvelkilerin masalları' der.

Yaşar Nuri Öztürk

Ayetlerimiz ona okunduğunda, "Daha öncekilerin efsaneleri!" deyiverir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Who closes his heart's ears to Our revelation when rendered to him in discourse and says: "Tales fabled by those of old".

Abdul Haleem

when Our revelations are recited to him, he says, ‘Ancient fables!’

Abdullah Yusuf Ali

When Our Signs are rehearsed to him, he says, "Tales of the ancients!"

Abul A'la Maududi

who, when Our verses are recited to him, dipnot 1 says: "Mere tales of olden times!"

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Our verses: Those verses in which news of the Day of Recompense has been given.

Aisha Bewley

When Our Signs are recited to him, he says, ‘Just myths and legends of the previous peoples!’

Al-Hilali & Khan

When Our Verses (of the Qur’ân) are recited to him he says: "Tales of the ancients!"

Ali Quli Qarai

When Our signs are recited to him, he says, ‘Myths of the ancients!’

Amatul Rahman Omar

(Who) when Our Messages are recited to him says, `(These are) mere fables of the ancients. '

Arthur John Arberry

When our signs are recited to him, he says, 'Fairy-tales of the ancients!'

Bijan Moeinian

When the verses of Qur’an is recited to such a person he will jokingly say these are nothing but the mythical stories of the past.

E. Henry Palmer

who, when our signs are read to him, says, Old folks tales!

Edip-Layth

When Our signs are recited to him, he says: "Tales of the ancients!"

George Sale

Who, when our signs are rehearsed unto him, saith, they are fables of the ancients.

Hamid S. Aziz

When Our revelations are recited to him, he says, "Stories of those of yore. "

Mahmoud Ghali

When Our ayat (Verses, signs) are recited to him, he says, "Myths of the earliest (people)!"

Marmaduke Pickthall

Who, when thou readest unto him Our revelations, saith: (Mere) fables of the men of old.

Mohamed Ahmed - Samira

When Our revelations are recited before him, he says: "These are fables of long ago. "

Muhammad Asad

[and so, ] whenever Our messages are conveyed to them, they but say, "Fables of ancient times!"

Mustafa Khattab

Whenever Our revelations are recited to them, they say, "Ancient fables!"

Progressive Muslims

When Our verses are recited to him, he says: "Tales of the ancients!"

Rashad Khalifa

When our revelations are recited to him, he says, "Tales from the past!"

Sahih International

When Our verses are recited to him, he says, "Legends of the former peoples. "

Sam Gerrans

When Our proofs are recited to him, he says: “Legends of the former peoples.”

Shabbir Ahmed

When Our Messages are conveyed to him, he says, "These are stories of the bygones. "

Syed Vickar Ahamed

When Our Signs are read (and repeated) to him, he says, "Tales of old!"

Taqi Usmani

When Our verses are recited to him, he says, "(These are) tales of the ancients."

The Monotheist Group

When Our revelations are recited to him, he says: "Fictional tales of old!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 13. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 13. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 13. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩