Nahl suresi

Nahl suresi, 94. ayet

Nahl suresi, 94. ayet. وَلَا تَتَّخِذُوٓا۟ أَيْمَٰنَكُمْ دَخَلًۢا بَيْنَكُمْ فَتَزِلَّ قَدَمٌۢ بَعْدَ ثُبُوتِهَا وَتَذُوقُوا۟ ٱلسُّوٓءَ بِمَا صَدَدتُّمْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلَكُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

velâ tetteḫiẕû eymâneküm deḫalem beyneküm fetezille ḳademüm ba`de ŝübûtihâ veteẕûḳu-ssûe bimâ ṣadettüm `an sebîli-llâh. veleküm `aẕâbün `ażîm.

Diyanet İşleri

Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat sebebi yapmayın. Sonra sağlamca bastıktan sonra ayak(larınız) kayar da Allah yolundan sapmanız sebebiyle kötü azabı tadarsınız. (Ahirette de) sizin için büyük bir azap vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 91–97 · surenin 94. ayeti / 128

Konu Adalet, ihsan, akrabaya vermek ve ahde vefa Nahl 90–97 3

  1. Nahl 91

    Antlaşma yaptığınız zaman, Allah'a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin. Allah'ı kendinize kefil kılarak pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı bilir.

  2. Nahl 92

    Bir topluluk diğer bir topluluktan daha (güçlü ve) çoktur diye yeminlerinizi aranızda bir hile ve fesat sebebi yaparak, ipliğini iyice eğirip büktükten sonra (tekrar) çözüp bozan kadın gibi olmayın. Allah, bununla sizi ancak imtihan eder. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri kıyamet günü size elbette açıklayacaktır.

  3. Nahl 93

    Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.

  4. 94

    Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat sebebi yapmayın. Sonra sağlamca bastıktan sonra ayak(larınız) kayar da Allah yolundan sapmanız sebebiyle kötü azabı tadarsınız. (Ahirette de) sizin için büyük bir azap vardır.

  5. Nahl 95

    Allah'a verdiğiniz sözü az bir karşılığa değişmeyin. Eğer bilirseniz, şüphesiz Allah katında olan sizin için daha hayırlıdır.

  6. Nahl 96

    Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükafatlarını vereceğiz.

  7. Nahl 97

    Erkek veya kadın, kim mü'min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükafatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

94. “Yeminlerinizi” ve ahitlerinizle pekiştirdiğiniz sözlerinizi hevânıza uyarak “aranızda” istediğiniz zaman bağlı kaldığınız, istediğiniz zaman bozacağınız bir “hile ve fesat aracı edinmeyin.” Çünkü böyle yapacak olursanız, ayaklarınız dosdoğru yol üzere sebat bulduktan sonra hak yoldan kayıverir. “Allah yolundan sapıp alıkoyduğunuz” hem siz saptığınız hem de başkalarını saptırdığınız “için kötülüğü(n cezasını)” yani sizi üzecek olan azabı “tadarsınız. (Ahirette de)” kat kat arttırılmış “büyük bir azabı hak edersiniz.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ettiğiniz yeminleri, arzularınıza uyup da dilediğiniz zaman bozup, dilediğiniz zaman da onlara vefa göstererek birbirinizi dolandırdığınız birer tuzağa dönüştürmeyin. Şüphesiz siz eğer böyle yaparsanız; ayaklarınız sabit olmasının ardından dosdoğru yoldan kayıverir de azabın tadına bakarsınız. Allah’ın yolundan sapmanız ve başkalarını da saptırmanız sebebiyle sizin için iki misli azap vardır.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la
  2. تَتَّخِذُوٓا۟ tettehizu yapmayın kök: اخذ
  3. أَيْمَـٰنَكُمْ eymanekum yeminlerinizi kök: يمن
  4. دَخَلًۢا dehalen bozan bir şey kök: دخل
  5. بَيْنَكُمْ beynekum aranızı kök: بين
  6. فَتَزِلَّ fetezille kayar kök: زلل
  7. قَدَمٌۢ kademun ayak kök: قدم
  8. بَعْدَ bea'de sonra kök: بعد
  9. ثُبُوتِهَا subutiha sağlam bastıktan kök: ثبت
  10. وَتَذُوقُوا۟ ve tezuku ve tadarsınız kök: ذوق
  11. ٱلسُّوٓءَ s-su'e kötülüğü kök: سوا
  12. بِمَا bima dolayı
  13. صَدَدتُّمْ sadedtum engel olduğunuzdan kök: صدد
  14. عَن an -dan
  15. سَبِيلِ sebili yolu- kök: سبل
  16. ٱللَّهِ ۖ llahi Allah'ın kök: اله
  17. وَلَكُمْ velekum ve sizin için vardır
  18. عَذَابٌ azabun bir azab kök: عذب
  19. عَظِيمٌۭ azimun büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    İnkar edenler ile Allah'ın yolundan ve içinde, yerli, misafir bütün insanları eşit kıldığımız Mescid-i Haram'dan alıkoyanlar (azabı hak etmişlerdir.)…

  • Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Onlar yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah'ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.

  • Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Yeminlerini kalkan yaptılar da insanları Allah'ın yolundan çevirdiler. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!

  • Aynı kök: زلل (4 geçiş)

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kök: زلل (4 geçiş)

    Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  • Aynı kök: زلل (4 geçiş)

    İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip kaçanları, şeytan ancak yaptıkları bazı hatalardan dolayı yoldan kaydırmak istemişti. Ama yine…

  • Aynı kök: ثبت (18 geçiş) · Aynı kök: قدم (48 geçiş)

    (Talut'un askerleri) Calut ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve…

  • Aynı kök: ثبت (18 geçiş) · Aynı kök: قدم (48 geçiş)

    Onların sözleri ancak, "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kafir topluma…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yeminlerinizi aranızda aldatma sebebi edinmeyin! Aksi hâlde sağlam bastıktan sonra ayaklar(ınız) kayar da (insanları) Allah yolundan alıkoymanız sebebiyle kötülüğü tadarsınız. Sizin için (ahirette de) büyük bir azap vardır.

Mustafa İslamoğlu

Asla yeminlerinizi bir kandırma aracına dönüştürmeyin; yoksa ayağınızı sağlam basmışken (zemin alttan) kayıp gider ve Allah yolundan uzaklaşmanızın kötü sonuçlarını (yudum yudum) tadarsınız; üstelik (ötede) sizi bekleyen daha korkunç bir azap bulursunuz.

Muhammed Esed

(Bunun içindir ki,) yeminlerinizi aranızda bir aldatma aracı olarak kullanmayın; yoksa ayağ(ınız), sağlamca basmış olduğunuz halde, kayar ve böylece Allah yolundan dönüp uzaklaşmanızın kötü (sonuçlarını) tatmak zorunda kalırsınız; ayrıca bu takdirde sizi (öte dünyada da) çok büyük bir azap bekliyecektir.

Ahmed Hulusi

Yeminlerinizi aranızda aldatma aracı olarak kullanmayın! (Aksi takdirde, İslam'da) sağlamca yer almışken ayağınız kayar ve Allah yolundan saptığınız için kötülüğü tadarsınız. . . Sizin için çok büyük azap oluşur.

Ali Bulaç

Yeminlerinizi kendi aranızda, bir bozuculuk unsuru edinmeyin; sonra sapasağlam basan ayak kayar ve Allah'ın yolundan alıkoyduğunuz için kötülüğü tadarsınız. (Ayrıca) Büyük azab da sizin içindir.

Ali Özek ve heyeti

Yeminlerinizi aranızda fesada araç edinmeyin, aksi halde (İslâm'da) sebat etmişken ayağınız kayar da insanları Allah yolundan alıkoymanız sebebiyle (dünyada) kötülüğü tadarsınız. Sizin için (ahirette de) büyük bir azap vardır.

Ali Rıza Safa

Yeminlerinizi aranızda aldatma aracı yapmayın. Yoksa sağlam bastığınız ayak kayar ve Allah'ın yolundan alıkoyduğunuz için kötülüğü tadarsınız. Ayrıca, sizin için büyük bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Birbirinizi aldatmak için yemin etmeyiniz; yoksa sağlam basmış olan ayak sürçebilir ve Allah'ın yolundan alıkoymuş olacağınızdan dolayı da acı azabı tadarsınız. Üstelik büyük bir azaba da uğrarsınız.

Edip Yüksel

Yeminlerinizi aranızda kötüye kullanmayın ki sağlam basmış ayağınız kaymasın. ALLAH'ın yolundan saptığınız için perişanlığı tadar ve acı bir azabı hakedersiniz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yeminlerinizi aranızda kötüye kullanmayın ki sağlam basmış ayağınız kayar. ALLAH'ın yolundan saptığınız için perişanlığı tadar ve acı bir azabı hakkedersiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yeminlerinizi, aranızda hile ve bozgunculuğa vesile edinmeyin, sonra sağlam basmışken bir ayak kayar ve Allah yolundan saptığınız için fena acı tadarsınız; artık ahirette de size pek büyük bir azap olur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yeminlerinizi aranızda hud'a ve fesada vesile ittihaz etmeyin ki sonra sağlam basmışken bir ayak kayar ve Allah yolundan saptığınız için fena acı tadarsınız, Ahırette de size pek büyük bir azab olur

Erhan Aktaş

Yeminlerinizi, aranızda aldatma ve bozgunculuğa araç yapmayın. Yoksa yere sağlam bastıktan sonra dipnot 1 ayak kayar. Allah'ın yoluna engel olduğunuzdan dolayı kötülükle karşı karşıya kalırsınız. Ve büyük bir azaba uğrarsınız.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hakk ve adalet üzerinde yaşarken.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yeminlerinizi, aranızda aldatma ve bozgunculuğa araç yapmayın. Yoksa yere sağlam bastıktan sonra dipnot 1 ayak kayar. Allah'ın yoluna engel olduğunuzdan dolayı kötülükle karşı karşıya kalırsınız. Ve büyük bir azaba uğrarsınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hakk ve adalet üzerinde yaşarken.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yeminlerinizi, aranızda aldatma ve bozgunculuğa araç yapmayın. Yoksa yere sağlam bastıktan sonra dipnot 1 ayak kayar. Allah'ın yolundan saptığınız için kötülükle karşı karşıya kalırsınız. Ve ahirette de büyük bir azaba uğrarsınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hakk ve adalet üzerinde yaşarken.

Gültekin Onan

Yeminlerinizi kendi aranızda, bir bozuculuk unsuru edinmeyin; sonra sapasağlam basan ayak kayar ve Tanrı'nın yolundan alıkoyduğunuz için kötülüğü tadarsınız. (Ayrıca) Büyük azab da sizin içindir.

Hasan Basri Çantay

Yeminlerinizi aranızda hıyle ve fesad (mevzuu) edinmeyin. Çünkü sapasağlam yerleşdikden sonra (öyle) bir ayak kayar (ki)! Allahın yolundan sapdığınıza karşılık (dünyada) fena azab tadacaksınız. (Ahiretde) hakkınız (daha) büyük bir azabdır.

İbni Kesir

Yeminlerinizi aranızda hile ve bozgun vesilesi yapmayın. Çünkü bu yüzden sağlamca yere basmakta olan ayak, kayabilir. Allah yolundan alıkoyduğunuz için kötü bir azab tadarsınız. Ve sizin için büyük bir azab vardır.

Mehmet Alagaş

(90-97) Allah denkleştirmeyi / adaleti, güzel davranmayı, yakınlığı olana vermeyi emreder, iğrençliği / fuhşiyatı, tanımamayı / inkârı, azgınlığı yasak eder / nehyedir, size belki hatırlarsınız diye öğüt veriyor. Ahitleştiğiniz de Allah’ın ahdine vefalı davranın. (Allah’a da bir sözünüz olduğunu unutmayın). İyice sağlamlaştırdığınız yeminlerinizi bozmayın , Allah’ı üzerinize kefil tayin etmiştiniz , (Kefil olarak Allah’ı göstermiştiniz) Allah yaptıklarınızı kesinlikle bilir , tıpkı ipi bükerek kuvvetlendirdikten sonra çözerek gevşeten gibi olmayın, bir topluluğun diğer topluluğa karşı fazlalaşması için aralarına girmekte / onlara katılmakta yeminlerinizi kullanmayın. (Valla ben sizdenim, sizin gibi düşünüyorum) Allah bunla sizi imtihan eder. Allah size karşıtlaştığınız / ihtilaf ettiğiniz konularda kıyamet günü açıklamalarda bulunacaktır. (Belki bilgisizce yemin ederek girdiğin taraf yanlış taraf mahcup olmayasın) Allah isteseydi sizi tek bir topluluk /ümmet yapardı. Fakat istediği kişiyi saptırır istediği kişiyi de yo la iletir / yola sokar. Yaptığınız şeylerden sorulacaksınız. Yeminlerinizi birbirinize katılmak konusunda kullanmayın sağlam basan ayak sonrasında kayar da Allah’ın yolundan uzaklaşmanız sebebiyle kötüyü tadarsınız ve size büyük bir azap / azametli bir azap var olur. Allah’a verdiğiniz sözü / ahdi az bir pahaya satmayın. Eğer biliyor olsaydınız ki Allah’ın yanında olan sizin için daha hayırlıdır, sizin yanınızdakiler tükenir / bitimlidir, Allah’ın yanındakiler kalıcıdır / bakidir, sabredenleri yaptıklarından dolayı güzel bir ücretle / ödülle karşılıklandıracağız. Erkekten yahut kadından kim ıslah edici amel işlerse işte o iman edendir , Ona hoş bir hayat yaşatırız, yapıyor olduklarının daha güzeli bir ücret ile /ecir ile onları karşılıklandırırız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat sebebi yapmayın. Sonra sağlamca bastıktan sonra ayaklarınız kayar da Allah yolundan sapmanız sebebiyle kötülüğü tadarsınız. (Ahirette de) sizin için büyük bir azap vardır.

Süleyman Ateş

Yeminlerinizi aranızı bozan bir şey yapmayın, sonra sağlam basmış olan ayak, kayar ve Allah'ın yoluna engel olduğunuzdan dolayı kötülüğü(n cezasını) tadarsınız ve büyük bir azaba uğrarsınız.

Süleymaniye Vakfı

Yeminlerinizi aranıza sokulmuş önemsiz bir şey saymayın dipnot 1 ; yoksa ayağınız sağlam basmışken kayıverir ve Allah'ın yolundan çıkmanızın kötülüğünü tadarsınız. (O zaman) Sizin için büyük bir azap da vardır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Aranızda yeminlerinizi bozulabilir saymayın; yoksa ayak sağlam basmışken kayıverir de Allah'ın yolundan dönmenizin kötülüğünü tadarsınız. Sizin için büyük bir azap sebebi olur.

Şaban Britch

Birbirinizi aldatmak için yemin etmeyin. Yoksa sağlam basmış olan ayak sürçebilir Allah yolundan alıkoymanız sebebiyle azabı tadarsınız. Sizin için büyük bir azap vardır.

Şaban Piriş

Birbirinizi aldatmak için yemin etmeyin. Eğer böyle yaparsanız, ayak sağlamca yere bastıktan sonra kaymış olur. Allah yolundan saptığınız için azabı tadarsınız. Ve size büyük bir azap dokunur.

Yaşar Nuri Öztürk

Yeminlerinizi aranızda hile ve aldatma aracı yapmayın; aksi halde, ayak sağlam bastıktan sonra kayar ve Allah yolundan alıkoyduğunuz için acıyı tadarsınız. Üstelik büyük bir azaba da uğrarsınız.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And do not carelessly use your oaths among yourselves to practise deception lest one's foot should slide and lose its hold after it has been holding in a stable position and you suffer the evil consequence for precluding Allah's spirit of truth from guiding into all truth and you suffer the torment laid upon the damned.

Abdul Haleem

Do not use your oaths to deceive each other lest any foot should slip after being firmly placed and lest you should taste the penalty for having hindered others from the path of God, and suffer terrible torment.

Abdullah Yusuf Ali

And take not your oaths, to practise deception between yourselves, with the result that someone's foot may slip after it was firmly planted, and ye may have to taste the evil (consequences) of having hindered (men) from the Path of Allah, and a Mighty Wrath descend on you.

Abul A'la Maududi

Do not make your oaths a means of deceiving one another or else your foot may slip after having been firm, dipnot 1 and you may suffer evil consequences because of hindering people from the way of Allah. A mighty chastisement awaits you.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, someone who might have been convinced of Islam, seeing your dishonest conduct should become disgusted and hold back from joining the believers. For he might argue like this: As these Muslims are not much different from the disbelievers in their morals and dealings, there is no reason why I should join them.

Aisha Bewley

Do not make your oaths a means of deceiving one another or your foot will slip after it was firmly placed and you will taste evil for barring access to the Way of Allah and you will have a terrible punishment.

Al-Hilali & Khan

And make not your oaths a means of deception among yourselves, lest a foot should slip after being firmly planted, and you may have to taste the evil (punishment in this world) of having hindered (men) from the Path of Allâh (i.e. Belief in the Oneness of Allâh and His Messenger, Muhammad صلى الله عليه و سلم), and yours will be a great torment (i.e. the Fire of Hell in the Hereafter).

Ali Quli Qarai

Do not make your oaths a means of [mutual] deceit among yourselves lest feet should stumble after being steady and [lest] you suffer ill for barring from the way of Allah and there be a great punishment for you.

Amatul Rahman Omar

Do not use your oaths to deceive one another or you will lose your foothold (again) after having gained stability and you will suffer evil consequences for your barring (the people) from (following) Allâh's way and for forsaking the path of Allâh and you shall receive great punishment.

Arthur John Arberry

Take not your oaths as mere mutual deceit, lest any foot should slip after it has stood firm, and you should taste evil, for that you barred from the way of God, and lest there should await you a mighty chastisement.

Bijan Moeinian

When you promise something to somebody, take it seriously. Do not let your foot to slip (after having firmly held on the ground) and end up in misery. Such is the consequence of tempting people to leave the path of God. If you do so, an awful punishment will be waiting for you.

E. Henry Palmer

Take not therefore your oaths for mutual intrigue, lest a foot slip after being planted firmly, and ye taste of evil for that ye turned folks off the path of God, and for you there be mighty woe!

Edip-Layth

Do not use your oaths as a means of deception between you, that a foot will falter after it had been firm, and you will taste the evil of turning away from the path of God, and you will have a great retribution.

George Sale

Therefore take not your oaths between you deceitfully, lest your foot slip, after it hath been stedfastly fixed, and ye taste evil in this life, for that ye have turned aside from the way of God; and ye suffer a grievous punishment in the life to come.

Hamid S. Aziz

Take not therefore your oaths for mutual deceit, lest a foot slip after being planted firmly, and you taste of evil in that you turned folks off the path of Allah, and your s should be a mighty doom.

Mahmoud Ghali

And do not take to yourselves your oaths fraudulently among yourselves for that a foot should slide back after firm (steadiness) and you should taste the odious (reward) for that you barred from the way of Allah; and you will have a tremendous torment.

Marmaduke Pickthall

Make not your oaths a deceit between you, lest a foot should slip after being firmly planted and ye should taste evil forasmuch as ye debarred (men) from the way of Allah, and yours should be an awful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

So do not make your oaths a means of deceiving one another, lest your foot should slip after having found its hold, and you taste of evil for having hindered (others) from the way of God, and suffer a grievous punishment.

Muhammad Asad

And do not use your oaths as a means of deceiving one another-or else [your] foot will slip after having been firm, and then you will have to taste the evil [consequences] of your having turned away from the path of God, with tremendous suffering awaiting you [in the life to come].

Mustafa Khattab

And do not take your oaths as a means of deceiving one another or your feet will slip after they have been firm. Then you will taste the evil ˹consequences˺ of hindering ˹others˺ from the Way of Allah, and you will suffer a tremendous punishment.

Progressive Muslims

And do not use your oaths as a means of deception between you, that a foot will falter after it had been firm, and you will taste the evil of turning away from the path of God, and you will have a great retribution.

Rashad Khalifa

Do not abuse the oaths among you, lest you slide back after having a strong foothold, then you incur misery. Such is the consequence of repelling from the path of GOD (by setting a bad example); you incur a terrible retribution.

Sahih International

And do not take your oaths as [means of] deceit between you, lest a foot slip after it was [once] firm, and you would taste evil [in this world] for what [people] you diverted from the way of Allah, and you would have [in the Hereafter] a great punishment.

Sam Gerrans

And take not your oaths as a deception between you lest a foot slip after its being firm and you taste evil for turning away from the path of God, and for you there be a great punishment.

Shabbir Ahmed

Do not abuse the oaths among you. When you make pledges with people or sign treaties with other nations, be not deceitful. If you did that, you would be hindering people from the Path of Allah. And, you will lose the confidence of people and nations. Your feet will slip after being firmly planted and you will suffer a heavy punishment.

Syed Vickar Ahamed

And do not make your promises to (hide the) acts of dishonesty (and deception) between yourselves, with the effect that someone's foot may slip after it was firmly placed, and you may have to taste the evil (penalty) for having blocked (men) from the Path of Allah, and the mighty Anger (of Allah) come upon you.

Taqi Usmani

Do not make your oaths a means of mischief among yourselves, lest a foot should slip after it is firmly placed, and you taste evil consequences for your having prevented (others) from the path of Allah, and you incur a great punishment.

The Monotheist Group

And do not use your oaths as a means of deception between you, that a foot will slip after it has been made firm, and you will taste the evil of turning away from the path of God, and you will have a great retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 94. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 94. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 94. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩