Diyanet İşleri
(40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.
Naziât suresi
Naziât suresi, 41. ayet. فَإِنَّ ٱلْجَنَّةَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ
feinne-lcennete hiye-lme'vâ.
(40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu En büyük felaket: iki yol Naziât 34–41 3
(37-39) Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.
(40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.
Sana, kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.
Onu bilip söylemek nerede, sen nerede?
Onun nihai bilgisi yalnız Rabbine aittir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 40–41. ayetler için yazılmıştır.
40-41. “Rabbinin” huzurunda durup adaletle amellerin karşılığını vereceğini beklemek üzere “huzuruna çıkmaktan korkup” bu korkunun etkisini kalbinde hissedip “nefsini” Allah’a itaati engellemek isteyen “kötü arzularından alıkoyana” ve böylelikle hevâsını Allah Rasûlü’nün getirdiklerine tabi kılan; hayırdan alıkoyan arzulara karşı direnip mücadele eden kimseye “gelince; (onun için)” bu niteliklere sahip olan kimseler için “varılacak tek yer” her türlü hayır, sevinç ve nimetleri ihtiva eden “cennettir.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu metin 40–41. ayetler için yazılmıştır.
Her kim de Rabbinin huzurunda olmaktan korkarak kendini Allah’ın haram kıldığı arzularından alıkoyarsa, muhakkak cennet onun barınacağı yerleşim yeridir.
Aynı kök: اوي (36 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih'tir" diyenler kesinlikle kafir oldu. Oysa Mesih şöyle demişti: "Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin…
Aynı kök: اوي (36 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
İman edip salih amel işleyenlere gelince, onlar için, yapmakta olduklarına karşılık bir mükafat olarak Me'va cennetleri vardır.
Aynı kök: اوي (36 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Me'va cenneti onun (Sidre'nin) yanındadır.
Ortak kavram: Cennet
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Ortak kavram: Cennet
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Ortak kavram: Cennet
İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(40, 41) Rabbinin makamından korkan ve kendisini arzulara (uymaktan) alıkoyanlara gelince, şüphesiz ki böylelerinin barınağı da cennettir.
işte onların varacağı yer de Cennet'dir.
varacağı yer cennettir!
Muhakkak ki cennet, barınağın ta kendisidir.
Artık şüphesiz cennet, (onun için) bir barınma yeridir.
şüphesiz cennet yegâne barınaktır.
Kuşkusuz, kalacağı yer artık cennettir.
- Ama, kim Rabbinin makamından korkup da, kendini kötülüklerden alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.
Gidilecek yer bahçe olacaktır.
Gidilecek yer cennet olacaktır.
muhakkak cennettir onun varacağı.
muhakak Cennettir onun varacağı
Cennet onun için barınaktır.
Cennet onun için barınaktır.
Cennet onun için barınaktır.
Artık şüphesiz cennet, (onun için) bir barınma yeridir.
işte muhakkak ki cennet onun varacağı yerin ta kendisidir.
Şüphesiz ki onun varacağı yer, cennettir.
(34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)
(O kimse için) Hiç şüphesiz Cennet yegâne barınaktır.
Onun barınağı da cennettir.
şüphesiz ki cennet, onun varıp kalacağı yer olur dipnot 1 .
cennet olacak onun konağı.
Cennet de onun barınağıdır.
Cennet de onun varacağı yerdir.
Cennet, barınağın ta kendisidir.
Paradise, for him, is certainly the abode.
Paradise will be home.
Their abode will be the Garden.
most surely his abode shall be Paradise. dipnot 1
the Garden will be his refuge.
Verily, Paradise will be his abode.
his refuge will indeed be paradise.
Then Garden (of bliss) shall surely be (his permanent) abode.
surely Paradise shall be the refuge.
… in consequence, shies away from low worldly desires; he will be housed in the gardens of Heaven.
verily, Paradise is the resort!
The Paradise will be the abode.
verily paradise shall be his abode.
Then surely the Garden, that is his abode.
Then surely the Garden will be the (only) abode.
Lo! the Garden will be his home.
Will surely have Paradise for abode.
paradise will truly be the goal!
Paradise will certainly be ˹their˺ home.
The Paradise will be the abode.
Paradise will be the abode.
Then indeed, Paradise will be [his] refuge.
The Garden will be the shelter.
Behold, the Paradise will be his home.
Their home will be the Garden.
the Paradise will be the abode.
The Paradise will be the abode.