Secde suresi

Secde suresi, 19. ayet

Secde suresi, 19. ayet. أَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَلَهُمْ جَنَّٰتُ ٱلْمَأْوَىٰ نُزُلًۢا بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

emme-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti felehüm cennâtü-lme'vâ. nüzülem bimâ kânû ya`melûn.

Diyanet İşleri

İman edip salih amel işleyenlere gelince, onlar için, yapmakta olduklarına karşılık bir mükafat olarak Me'va cennetleri vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Secde 16–22 · surenin 19. ayeti / 30
  1. Secde 16

    Onlar, korkarak ve ümid ederek Rablerine ibadet etmek için yataklarından kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah için harcarlar.

  2. Secde 17

    Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.

  3. Secde 18

    Hiç mü'min, fasık gibi olur mu? Bunlar (elbette) eşit olmazlar.

  4. 19

    İman edip salih amel işleyenlere gelince, onlar için, yapmakta olduklarına karşılık bir mükafat olarak Me'va cennetleri vardır.

  5. Secde 20

    Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara, "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın" denir.

  6. Secde 21

    Andolsun, dönsünler diye biz onlara (ahiretteki) en büyük azaptan önce (dünyadaki) yakın azabı elbette tattıracağız.

  7. Secde 22

    Kim, Rabbinin ayetleri kendisine hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalimdir? Şüphesiz ki biz suçlulardan intikam alıcıyız.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

19. “İman edip” farz ve nafile türünden “salih ameller işleyenlere gelince onlar için yapmakta olduklarına karşılık bir ikram olarak (ebediyen) kalacakları cennetler vardır.” Yani lezzetlerin barınak yeri, her türlü hayırın kaynağı, mutluluk yurdu, kalplerin, ruhların ve canların nimetlere gark olacağı yer, ebedilik diyarı, mutlak egemen ve yegane mabud Allah’a yakın olunacak, yakınlığı ile lezzet alınacak, cemaline bakılacak, hitabı duyulacak olan cennetlere yerleşeceklerdir. Bu, onlara “bir ikram olarak” verilecek, yani bir misâfir gibi ağırlanacaklardır.

Buna vesile olan şeyse işlemiş oldukları amelleridir. Amelleri sebebi ile Allah onlara bu lütuflarını ihsan edecektir. Bu değerli ve yüce mertebelere onları ulaştıran, amelleridir. Buralara mal harcamakla, askerlerle, hizmetkârlarla, çoluk çocuklarla ulaşmak, hatta canı vermekle dahi ulaşmak mümkün değildir. Buraya sadece iman ve salih ameller ile ulaşılabilir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'a iman edip salih ameller işleyenlere gelince, Allah'ın ikramı olarak içinde kalacakları cennetler, onlar için hazırlanmış mükâfattır. Bu da, dünyada yapmış oldukları salih amellerin karşılığıdır.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَمَّا emma fakat
  2. ٱلَّذِينَ ellezine
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inananlar kök: امن
  4. وَعَمِلُوا۟ ve amilu ve yapanlar kök: عمل
  5. ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ s-salihati iyi işler kök: صلح
  6. فَلَهُمْ felehum onlar
  7. جَنَّـٰتُ cennatu cennetlerde kök: جنن
  8. ٱلْمَأْوَىٰ l-me'va durulmağa değer kök: اوي
  9. نُزُلًۢا nuzulen ağırlanırlar kök: نزل
  10. بِمَا bima karşılık
  11. كَانُوا۟ kanu olduklarına kök: كون
  12. يَعْمَلُونَ yea'melune yapıyor(lar) kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: اوي (36 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih'tir" diyenler kesinlikle kafir oldu. Oysa Mesih şöyle demişti: "Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin…

  • Aynı kök: اوي (36 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Me'va cenneti onun (Sidre'nin) yanındadır.

  • Aynı kök: اوي (36 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    (40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.

  • Ortak kavram: Cennet

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Ortak kavram: Cennet

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Ortak kavram: Cennet

    İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

88 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İman edip iyi işler yapanlara gelince, yaptıklarının karşılığında bir ikram olarak onlar için barınılacak cennetler vardır.

Mustafa İslamoğlu

İman eden ve o imana uygun değer üretenlere gelince: yapa geldiklerinden dolayı mükellef bir ikram olarak ağırlanacakları cennetler onların konağı olacaktır.

Muhammed Esed

İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince; yaptıklarına karşılık (Allah'tan) bir mükafat olarak onları dinlenip huzur bulacakları bahçeler beklemektedir.

Ahmed Hulusi

İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, onlar için yaptıkları çalışmaların sonucu olarak, nüzul yollu (hakikatlerinden açığa çıkarak yaşanılan) Me'va Cennetleri vardır.

Ali Bulaç

İman eden ve salih amellerde bulunanlar ise, artık onlar için, yaptıklarına karşılık olmak üzere, bir ağırlanma konağı olarak barınma cennetleri vardır.

Ali Özek ve heyeti

İman edip de, salih ameller işleyenlere gelince, onlar için yaptıklarına karşılık olarak varıp kalacakları cennet konakları vardır.

Ali Rıza Safa

İnanmış olarak erdemli edimler yapanlara gelince; yaptıklarına karşılık bir ödül olarak, barınacakları cennet konakları vardır.

Bayraktar Bayraklı

İnanıp iyi amelde bulunanlara gelince; onlar için, yaptıklarına karşılık konaklayacakları cennetler vardır.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayıp erdemli davrananlar için bahçe konakları vardır. Yaptıklarının bir karşılığı olarak.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnanıp erdemli davrananlar için cennet konakları vardır. Yaptıklarının bir karşılığı olarak.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Evet, iman edip de o salih amelleri işleyen kimselerin yaptıklarına karşılık konukluk olarak kendilerine Me'va cennetleri vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Evet, iyman edib o salih amelleri işliyen kimselerin amellerine mukabil konukluk olarak kendilerine me'va cennetleri vardır

Erhan Aktaş

İman eden ve salihatı yapanlar, dipnot 1 işte onlar için, yapmış olduklarından dolayı konaklama yeri olarak Me'va Cennetleri var.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 28:67. ayetin 2. dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İman eden ve salihatı yapanlar, işte onlar için, yapmış olduklarından dolayı konaklama yeri olarak Me'va Cennetleri var.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnanan ve salihatı yapanlar dipnot 1 , işte onlar için, yapmış olduklarından dolayı konaklama yeri olarak Cennetlerde ağırlanırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, iyi olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.

Gültekin Onan

İnanan ve salih amellerde bulunanlar ise, artık onlar için, yaptıklarına karşılık olmak üzere, bir ağırlanma konağı olarak barınma cennetleri vardır.

Hasan Basri Çantay

İman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar için, yapmış oldukları (iyi) amellere mukaabil, konak olmak üzere, Me'va cennetleri vardır.

İbni Kesir

İman edip salih amel işleyenlere gelince; onlar için yapmış oldukları amellere karşılık koymak üzere Me'va Cennetleri vardır.

Mehmet Alagaş

(15-19) Ayetlerimize iman edenler ise ayetlerle hatırlatıldıkları vakit secdeye kapanırlar ve överek / hamd ederek onu üstün kılarlar, o nlar büyüklenmezler , yanları yataklarından kalkar, Rablerine korku ve ümit ile / büyük bir iştiyak ile dua ederler, kendilerini r ızıklandırdığımız şeylerden de infak ederler. Hiç kimse yaptıklarının karşılığı olarak kendilerine sürpriz şekilde saklanmış göz aydınlığı olacak şeyleri bilemez, İman eden kimse ile fasık kimse bir seviyede midir? İman edenler ve salih amel yapanlar için onlar için Me’va cennetleri vardır, yaptıklarından dolayı oraya indirileceklerdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

İman edip salih amel işleyenlere gelince, onlar için yaptıklarına karşılık konak olarak içinde barınacakları Cennetler vardır.

Süleyman Ateş

İnanan ve iyi işler yapanlara gelince, onlar, yaptıklarına karşılık, durulmağa değer cennetlerde ağırlanırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnanan ve iyi iş yapanların alacakları karşılık, konuk olarak yerleşecekleri cennetlerdir.

Şaban Britch

İman edenler ve salih amellerde bulunanlar için yaptıktlarına karşılık olarak varıp kalacakları, konakları cennetler vardır.

Şaban Piriş

İman edenler ve doğruları yapanlar için yaptıklarına karşılık olarak konakları Me'va Cennetleri'dir.

Yaşar Nuri Öztürk

İnanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, onlar için, yaptıklarına karşılık olarak barınacakları cennet konakları vardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But those whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues and their deeds wisdom and piety must expect the Gardens of bliss in which they shall be homed with home-felt delight wherein each one shall come into close relation with oneself and with others in requital of all the good they had accomplished in life.

Abdul Haleem

Those who believe and do good deeds will have Gardens awaiting them as their home and as a reward for what they have done.

Abdullah Yusuf Ali

For those who believe and do righteous deeds are Gardens as hospitable homes, for their (good) deeds.

Abul A'la Maududi

As for those who believe and act righteously, theirs shall be Gardens to dwell in, dipnot 1 a hospitality to reward them for their deeds.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, "The Gardens will not merely be a means of entertainment for them, but the same will be their dwellingplaces in which they will live for ever."

Aisha Bewley

As for those who have iman and do right actions, they will have the Gardens of Safe Refuge as hospitality for what they used to do.

Al-Hilali & Khan

As for those who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) and do righteous good deeds, for them are Gardens (Paradise) as an entertainment for what they used to do.

Ali Quli Qarai

As for those who have faith and do righteous deeds, for them are gardens of the Abode —a hospitality for what they used to do.

Amatul Rahman Omar

There awaits those who believe and do deeds of righteousness Gardens of Eternal Abode in hospitality in return for their good deeds.

Arthur John Arberry

As for those who believe, and do deeds of righteousness, there await them the Gardens of the Refuge, in hospitality for that they were doing.

Bijan Moeinian

Those who believe and do the good deeds, will end up in beautiful Gardens and be entertained. This is their reward for their good deeds.

E. Henry Palmer

As for those who believe and do right, for them are the gardens of resort, an entertainment for that which they have done!

Edip-Layth

As for those who acknowledge and promote reforms, for them are eternal Paradises as an abode, in return for their works.

George Sale

As to those who believe, and do that which is right, they shall have gardens of perpetual abode, an ample recompense for that which they shall have wrought:

Hamid S. Aziz

Is he then who is a believer like him who is an evil-liver (transgressor)? They are not alike (equal).

Mahmoud Ghali

As for the ones who have believed and done deeds of righteousness, then for them are the Gardens of Abode as quarters for whatever they were doing.

Marmaduke Pickthall

But as for those who believe and do good works, for them are the Gardens of Retreat - a welcome (in reward) for what they used to do.

Mohamed Ahmed - Samira

As for those who believe and do the right, there are gardens for abode as welcome for what they had done.

Muhammad Asad

As for those who attain to faith and do righteous deeds - gardens of rest await them, as a welcome [from God], in result of what they did;

Mustafa Khattab

As for those who believe and do good, they will have the Gardens of ˹Eternal˺ Residence—as an accommodation for what they used to do.

Progressive Muslims

As for those who believe and do good works, for them are eternal Paradises as an abode, in return for their works.

Rashad Khalifa

As for those who believe and lead a righteous life, they have deserved the eternal Paradise. Such is their abode, in return for their works.

Sahih International

As for those who believed and did righteous deeds, for them will be the Gardens of Refuge as accommodation for what they used to do.

Sam Gerrans

As for those who heed warning and do righteous deeds: for them are the Gardens of Shelter as a welcome for what they did.

Shabbir Ahmed

As for those who attain belief and develop their personalities by fulfilling the needs of others - are Gardens of Resort, as a welcome, for what they did.

Syed Vickar Ahamed

As for those who believe and do righteous good deeds, for them are Gardens as inviting homes, because of (their good deeds), what they used to do.

Taqi Usmani

As for those who believe and do righteous deeds, for them there are gardens to dwell, as an honorable hospitality for what they used to do.

The Monotheist Group

As for those who believe and do good works, for them are eternal gardens as an abode for what they used to work.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Secde suresi, 19. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Secde suresi, 19. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Secde suresi, 19. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩